Abrams tankları Ukrayna’da savaşın seyrini değiştirebilir mi?

Ukrayna ordu komutası, Rus savunma hatlarını geçmenin zorluğunu kabul etti.

Polonyalı askerler, 16 Eylül 2023’te tank eğitimi veriyor (Reuters)
Polonyalı askerler, 16 Eylül 2023’te tank eğitimi veriyor (Reuters)
TT

Abrams tankları Ukrayna’da savaşın seyrini değiştirebilir mi?

Polonyalı askerler, 16 Eylül 2023’te tank eğitimi veriyor (Reuters)
Polonyalı askerler, 16 Eylül 2023’te tank eğitimi veriyor (Reuters)

Halid Hamada

Ruya’nın geniş çaplı işgalinin ilk 10 ayında Ukrayna’nın uluslararası ortakları modern muharebe tanklarını teslim etme konusunda ihtiyatlıydı. Bunun yerine, aralarında Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nin de bulunduğu bir grup ülke, çok sayıda yenilenmiş Sovyet dönemi tankı sağladı. O zamanlar, Ukrayna kuvvetlerinin işletim sistemlerine aşinalığı ve yedek parçaların bulunabilirliği nedeniyle bu tankların saha durumu için uygun olduğu düşünülüyordu.

2023’ün başlarında Ukrayna’nın modern muharebe tankları edinme yönündeki tekrarlanan taleplerine yanıt verildi. İngiltere, Ocak ortasında Challenger-2 tanklarının Ukrayna’ya gönderilmesine onay verdiğini açıklayarak yanıt veren ilk ülke oldu. Berlin ise katılımının Washington’un Abrams tanklarını gönderme onayına bağlı olduğunu duyurdu. Öyle ki Almanya, Washington’la anlaşmaya vardıktan sonra Leopard tanklarını teslim ederek İngiltere örneğini takip etti ve diğer ülkelerin de aynısını yapmasına izin verdi.

Üç model, Ukrayna ordusunun kullanabileceği zırhın niteliksel gelişimini temsil ediyor. Bunlar daha iyi koruma, daha fazla hareket kabiliyeti ve gece görüş yetenekleri ve yüksek hassasiyetli ateş gücü için daha geniş menzil gibi bir dizi pratik avantaj sunuyor.

Değişen savaş sisteminde tankların rolü

ABD Başkanı Joe Biden’ın Ocak 2023’te açıkladığı karar doğrultusunda Ukrayna’nın alacağı toplam 31 adet Abrams tankından ilk kısım yerine ulaştı. Abrams, yaygın olarak şu anda kullanımda olan en güçlü tanklar arasında sayılıyor. Rus ordusunda kullanılan tanklardan önemli ölçüde daha gelişmiş ve bu nedenle Ukrayna’nın büyüyen Batı tankları cephaneliğine önemli bir katkı oluşturacak. Öte yandan çok az gözlemci, bunun savaş alanında önemli bir etki yaratmasını veya savaşın gidişatını değiştirmesini bekliyor.

“Abrams, yaygın olarak şu anda kullanımda olan en güçlü tanklar arasında sayılıyor. Rus ordusunda kullanılan tanklardan önemli ölçüde daha gelişmiş ve bu nedenle Ukrayna’nın büyüyen Batı tankları cephaneliğine önemli bir katkı oluşturacak.”

Ukrayna’nın modern muharebe tanklarının teslimini memnuniyetle karşılamasına paralel olarak, askeri liderler arasında bu tankların birleşik silah sistemine nasıl entegre edileceği konusunda büyük bir soru dolaşıyor; Yeteneklerini hangi savaş sistemine göre kullanacaklar? Bu soru, Ukrayna’nın hava üstünlüğünün olmayışı, Rusya’nın çok sayıda tank toplama stratejisi, son 19 ayda yaşanan büyük çaplı Rus işgali sırasında yaşanan ağır tank kayıpları ve modern savaş alanında tankların rolünü ortadan kaldıracak füze ve drone teknolojisindeki ilerlemelerin boşa çıkmasıyla tutarlı.

Öte yandan pek çok analist, Rusya’nın işgalin ilk aşamasındaki yıkıcı tank kayıplarının, modern savaşlarda tankların rolüyle ilgili temel sorunlara dayandırılamayacağını, daha ziyade tankların nasıl kullanıldığıyla ilgili olduğunu belirtiyor. Bu alanda Rus liderler zayıf planlama ve zayıf lojistik hazırlıkla suçlanıyor. Zira tank sütunları, onları tanksavar silahlarından veya artan insansız hava aracı saldırılarından korumak için yeterli piyade desteğinin olmadığı hassas noktalara rutin olarak konuşlandırıldı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, 9 Ekim 2023’te NATO Parlamenterler Asamblesi’nde video teknolojisi aracılığıyla konuşuyor (AP)
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, 9 Ekim 2023’te NATO Parlamenterler Asamblesi’nde video teknolojisi aracılığıyla konuşuyor (AP)

Savaş alanında zırhın rolünü savunanlar, zayıf bir stratejinin, ağır zırhın hatlara nüfuz etme veya serbest bırakıldıktan sonra bölgeyi kontrol etme ihtiyacını engellememesi gerektiğini söylüyor. Doğru stratejiler ve uygun hava savunma araçlarıyla tanklar, savaş alanında belirleyici bir rol oynamaya devam edebilir. Aynı şekilde tankları tamamen terk etmek, sahada konuşlanmış kuvvetler için korkunç sonuçlar doğurabilir. Dış Politika Araştırma Enstitüsü’nden araştırmacı Rob Lee’ye göre tanklar olmasaydı, geniş çaplı bir kara savaşına girişen bir ordu, aynı rolü yerine getirmek için zırhlı personel taşıyıcılara ve piyade savaş araçlarına güvenmek zorunda kalacaktı, bu da daha büyük oranda felaketle sonuçlanan kayıplara yol açabilirdi. Rob Lee ayrıca, “Tankın rolünü silmek için henüz çok erken. Dersleri henüz net olmayan bir çatışmaya dayanarak savaşın geleceği hakkında diğer kapsamlı çıkarımlara atlamaktan kaçınmalıyız” dedi.

Ukrayna şu ana kadar edindiği modern muharebe tanklarının yalnızca küçük bir kısmını konuşlandırdı. Ağustos sonundaki raporlara göre Ukrayna, karşı saldırının başlamasını takip eden on üç hafta içinde 71 Leopart 2 tankından yalnızca beşini kaybetti. Bu nedenle Ukraynalı komutanlar, güçlendirilmiş zırhlı kuvvetlerini konuşlandırmak için açıkça doğru zamanlamayı bekliyor. Rusya’nın Ukrayna’nın güneyindeki iyi hazırlanmış savunma pozisyonları zorlu bir engel olmaya devam ederken, Ukrayna kuvvetleri Rus hatlarına nüfuz edebilirse düz ve açık arazi tanklar için ideal olabilir.

Şu ana kadar kaydedilen ilerleme yavaş ve maliyetli görünüyor. Ancak oldukça istikrarlı. Çünkü asker taşıyıcıların ve tankların hareket edebilmesi için her aşamada derin mayın tarlalarının temizlenmesi gerekiyor. Sınırlı darbeler vuruldu. Ancak Rusya’nın Ukrayna’nın daha fazla ilerleyişini önlemek için önemli takviyeler getirmesiyle bu konu hâlâ sıcak bir şekilde tartışılıyor. Rusya’nın ilk savunma hatları yakınındaki mayın tarlalarının yoğunluğu, Abrams tanklarının ve diğer modern Batı zırhlılarının şu anda saldırı operasyonlarında önemli bir rol oynayamayacağı anlamına geliyor. Ukrayna tankları Rusya’nın ilk savunma hattının ötesinde konumlarını güçlendirmeyi başaramadığı ve daha az güçlendirilmiş bölgelere doğru ilerlemediği sürece bu durum değişmeyecek.

Abrams ve ortak silah operasyonlarında başarılı olmak için gerekenler

Bazılarının ‘Sadece Abrams tanklarının varlığı güçlü bir caydırıcılık oluşturacaktır’ şeklindeki sözlerini veya bazı eleştirmenlerin ‘31 Abrams tankının Ukrayna’ya tesliminin, sembolik bir jestten başka bir şey olmadığı’ yönündeki inancını kabul etmek mümkün değil. Bütün bunlara rağmen bu gelişmiş zırhlı muharebe aracı, Ukrayna’nın saldırı yeteneklerine niteliksel bir katkıyı temsil ediyor. Ancak bu, Ukraynalı liderlerin bu ABD yapımı araçları mevcut birimlere entegre etme ve bunları karmaşık birleşik silah operasyonlarında etkili bir şekilde kullanma ve insansız hava aracı saldırıları ile hava kontrolü eksikliğinden kaynaklanan riskleri takdir etme becerisine bağlı. Bu anlamda Ukrayna askeri istihbaratının başkanı Kirilo Budanov, tankların çok spesifik ve iyi tasarlanmış operasyonlar için kullanılması gerektiğini söyledi. Budanov, “Çünkü sadece ön cephede ve birleşik silahlı muharebede kullanılırlarsa muharebe sahasında uzun süre dayanamazlar. Sızma operasyonlarında kullanılmalılar, ama iyi hazırlanmış olmalılar” dedi.

“Tanklar savaş alanında önemli bir rol oynamaya devam edebilir ve tankların tamamen terk edilmesi, sahada konuşlanmış kuvvetler için korkunç sonuçlar doğurabilir.”

Hiç şüphe yok ki Abrams tanklarının gelişi Kiev’e yönelik hoş bir sinyaldir ve bazı kazanımların pekiştirilmesine katkıda bulunabilir. Ancak sahanın manzarasını önemli ölçüde değiştiremez. Peki bu tank, Alman yapımı Leopard-2 ve İngiliz yapımı Challenger-2 de dahil olmak üzere halihazırda savaşta olan diğer ana muharebe tanklarının performansına ne gibi niteliksel katkılar sağlayabilir? Ayrıca Rus hatlarında bir ilerleme sağlanana kadar Rus uzun menzilli füzelerin etkilerini sınırlayacak mı, yoksa hava savunmasında dengeyi yeniden mi değiştirecek?

Bu çerçevede İngiliz Kraliyet Tank Alayı'nın eski komutanı Hamish de Bretton-Gordon, Abrams’ın Ukrayna’ya teslimatlarının ‘karada olduğundan çok psikolojik olarak daha önemli’ olduğunu söyledi. “Rusya’nın Kırım’daki konumu, gün geçtikçe daha az savunulabilir hale gelirken, tanklar gerçekten önemli bir ana ulaştı” diyen eski komutan, Rus Karadeniz filosunun denizaltı ve gemi kayıplarına uğraması da dahil olmak üzere, Sivastopol’da yaşanan olaylara dikkati çekti.

Batılı tanklar üstün hareket kabiliyetine, ateş gücüne ve korumaya sahip. Bu durum, Ukrayna kuvvetleri Rusya’nın ilk savunma hattını geçtikten sonra uzun menzilli füzelerle desteklendiği sürece kazanımların pekiştirilmesine katkı sağlayabilir. Ancak Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde savunma araştırmaları ve askeri analist Johann Michel’e göre bu kolay değil. Michel, “Ukrayna, şu anda pek çok zorlukla karşı karşıya. Çünkü hava üstünlüğü yok ve hava üstünlüğü olmadan yoğun şekilde güçlendirilmiş bir mevziyi geçmeye veya yenmeye çalıştığınızda bu acı verici ve maliyetlidir” dedi.

Kremlin Batı’nın Ukrayna’ya takviye yapması konusunda ne diyor?

Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısından 18 ayı aşkın bir süre sonra Biden yönetimi, uzun müzakerelerin ardından Kremlin’de gerilimin tırmanmasına yol açabilecek tüm açık tabuları yıktı. Öyle ki önce toplar geldi, ardından çok sayıda roket sistemi ve birçok Demokratın muhalefetine rağmen gönderilen misket bombaları. Ayrıca müttefiklerine de derinlere inmeleri ve Sovyet döneminden kalma mühimmat ve hava savunma sistemlerini aramaları çağrısı yaptı. Daha sonra Ukraynalı pilotları, F-16 savaş uçakları için eğitmeyi kabul etti ve şimdi de en gelişmiş tanklar geldi. Aynı şekilde Washington’un Kiev’in bir yılı aşkın bir süredir istediği uzun menzilli taktik füze sistemini göndermesi konusu da hala büyük soru işareti olmaya devam ediyor.

“Bazılarının ‘Sadece Abrams tanklarının varlığı güçlü bir caydırıcılık oluşturacaktır’ şeklindeki sözlerini veya bazı eleştirmenlerin ‘31 Abrams tankının Ukrayna’ya tesliminin, sembolik bir jestten başka bir şey olmadığı’ yönündeki inancını kabul etmek mümkün değil. Bütün bunlara rağmen bu gelişmiş zırhlı muharebe aracı, Ukrayna’nın saldırı yeteneklerine niteliksel bir katkıyı temsil ediyor.”

Birleşik Krallık ve Fransa, Storm Shadow ve Scalp füzelerinin konuşlandırılmasıyla uzun menzilli silahları sahaya sürdü. Bunlar, savaş cephesinin dışına ve Rusya’nın içine saldırabileceği için sorunlu kabul ediliyor. Ancak ABD’li yetkililer, bu konuda sessiz.

Kremlin, ABD’nin Ukrayna’ya uzun menzilli ATACMS ve Abrams tankları tedarikinin savaş alanındaki durumu değiştirmeyeceğini söylüyor. Olağan basın toplantısında bu konuyla ilgili bir soruya yanıt olarak, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov, “Rus Silahlı Kuvvetleri, Moskova’nın Ukrayna’da kendi askeri operasyonu olarak adlandırdığı operasyonda sürekli olarak yeni silah türlerinin kullanımına uyum sağlıyor” dedi. Peskov, “Tüm bunlar, hiçbir şekilde sürecin özünü ve sonuçlarını etkileyemez. Savaş alanındaki güç dengesini değiştirebilecek sihirli bir tedavi ya da tek bir silah türü yok. Abrams da yanacak” ifadelerini kullandı.

Rus savunma hatlarına ilişkin sorular

ABD, Rus siperlerinin eteklerinde karşı saldırıları durdurulan ülkeye uzun zamandır beklenen ağır askeri yardımını ikiye katladı. Ancak Rusya’nın gerginliği daha da artırmasına yönelik korkular, Washington’un ‘Rus işgali altındaki topraklardaki ikmal hatlarını, hava üslerini ve demiryolu ağlarını hedef almak ve bozmak için’ orduya taktik füze sistemleri sağlama kararını kısıtlamaya devam ediyor.

Ukrayna ordusu, uzun menzilli silahlar sayesinde, ciddi bir tepki vermeden, savaşı Kırım Yarımadası gibi Rus işgali altındaki bölgelere taşımayı başardı. Tankları, tanksavar siperleri ağına ve topçu ateşinin yoğunluğuna rağmen batı Zaporijya’daki Rus savunma hattını geçmeyi de başardı.

“Batılı tanklar üstün hareket kabiliyetine, ateş gücüne ve korumaya sahip. Bu durum, Ukrayna kuvvetleri Rusya’nın ilk savunma hattını geçtikten sonra uzun menzilli füzelerle desteklendiği sürece kazanımların pekiştirilmesine katkı sağlayabilir.”

Abrams muharebe tankı, ölümcül ateş gücü, benzersiz şekilde hareket etme ve çevik manevra kabiliyeti, termal görüşlerden elde edilen diğer teknolojiler ve dost ve düşman hedefleri arasında ayrım yapabilen dijital savaş alanı yönetim sistemi gibi özelliklere sahip. Bu da onu, İngiltere’den Challenger-2 ve Alman Leopard-2’nin yanında şok ve imha gücü oluşturma kapasitesine sahip kılıyor. Ancak Ukrayna kuvvetlerinin bu avantajlardan yararlanmadaki başarısı üç faktöre bağlı:

Birinci faktör; Ukraynalı komutanların bu araçları mevcut birimlere entegre edebilmesi ve karmaşık birleşik silah operasyonlarında etkin bir şekilde konuşlandırabilmesi… Bir başka ifadeyle bir yandan savunma hatlarını delmeye hazırlık amacıyla onları yok edecek ateş gücüne sahip olarak başarı koşullarını güvence altına almak, diğer yandan da karşı saldırıyı engelleyebilecek Rus İHA’larının ve füzelerinin etkinliğini sınırlama yeteneği. Rusya’nın güney Ukrayna’daki iyi hazırlanmış savunma mevzileri tank ilerlemeleri önünde zorlu bir engel oluştururken, eğer Ukrayna kuvvetleri Rus hatlarını geçebilirse bölgenin düz ve açık arazisi tanklar için ideal olabilir.

İkinci faktör; Sonbahar yağmurları savaş alanını etkilemeye, kuru zemini çamura çevirmeye ve Abrams tankları ile Bradley ve Stryker savaş araçlarının ilerlemesini zorlaştırmaya başlamadan önce, savaşa elverişli kalan birkaç haftaya yatırım yapma. Bazı ABD’li yetkililer, Kiev’in hafif mobil saldırılarla ilerleme kaydetmeye devam edebileceğine inanıyor ve kapsamlı bir karşı saldırı konusunda büyük umutlar beslemiyor.

Üçüncü faktör; Batı desteğinin, özellikle de ABD’nin desteğinin devam etmesi, Ukrayna’nın, Rus füze çabalarının dikkatini dağıtmak ve Azak Denizi kıyılarına ulaşmayı başarmak için birden fazla eksende eşzamanlı karşı saldırılar başlatmasına olanak tanıyan bir dizi tank edinmesine yol açacak. Deniz saldırılarıyla eş zamanlı olarak Rus Karadeniz filosu denizaltı ve gemilerde kayıplara uğradı. Ayrıca destek, kontrolü savaşta belirleyici bir anı temsil edecek olan Kerç Köprüsü’ne (Kırım Köprüsü) giden yolu açıyor.

“Ukrayna ordusu, uzun menzilli silahlar sayesinde, ciddi bir tepki vermeden, savaşı Kırım Yarımadası gibi Rus işgali altındaki bölgelere taşımayı başardı. Tankları, tanksavar siperleri ağına ve topçu ateşinin yoğunluğuna rağmen batı Zaporijya’daki Rus savunma hattını geçmeyi de başardı.”

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya Savunma Bakanı Sergey Lavrov’a ‘karşı saldırıyı durdurmak için dört haftası var’ demesi, Rusya’nın Batı’nın takviyelerine tepki aşamasından çıkıp çatışmayı yeni bir aşamaya yönelme arzusunun açık bir göstergesi olabilir.

Yeni savaş sistemine geçiş

Liderlik ve saha yetkinliğinin, iklim koşullarının, ABD ve Avrupa’nın maddi desteğinin bulunmasını gerektiren yukarıda belirtilen üç faktörün devamının garantileri nelerdir? Başarı için mevcut fırsatlar, rakibin beklenmedik tepkileri, sahadaki sürprizler veya hesaplanmamış koşullarla ilgili olarak liderlerin kontrolü dışında -ve planlamanın ötesinde- koşullar nelerdir?

Her biri için Ukrayna hükümetinin veya müttefik ülkelerden herhangi birinin iradesini aşan çoklu karar alma referansları göz önüne alındığında, tüm bu faktörlerin birleşimi ve sürdürülebilirliği olasılıklarının başarılması zor görünmektedir. Bu durum, ABD hükümetinin Ukrayna’ya destek sağlamayı bırakmasıyla ortaya çıktı. Ayrıca bu, Avrupa’nın ABD desteğini telafi edemeyeceğini ilan eden bir tutum gerektiriyor.

Ukraynalı bir asker, 8 Ekim 2023’te Ukrayna’nın Donetsk bölgesindeki Rus kuvvetlerine havan topu atıyor. (Reuters)
Ukraynalı bir asker, 8 Ekim 2023’te Ukrayna’nın Donetsk bölgesindeki Rus kuvvetlerine havan topu atıyor. (Reuters)

Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yürüttüğü askeri harekatla ilgili Batı pozisyonları, ABD’nin Rusya’yı ekonomik ve askeri açıdan yenilgiye uğratma ve onu kayıtsız şartsız geri çekilmeye zorlama yönündeki tutumuna dayanıyor. Ancak ABD ve Batı’nın sahada bunu başarma konusundaki ısrarı, ilan edilen hedefe ulaşmayı sağlayacak güç dengesinde üstünlük sağlamaya dayanmıyor. Başka bir ifadeyle Batı’nın Ukrayna’ya destek sağlama çabası, gelişigüzel oldu. Öyle ki hazırlık, eğitim, savaş planlama ve uygulama aşamaları, tüm bu sorumlulukları üstlenen entegre bir komuta çerçevesi dışındaydı. Avrupa ve ABD, tutarsız silah sistemleri sağlama konusunda ortaktı ve Ukrayna, istenen hedeflerin mevcut araçlarla dengelenmesini sağlamadan savaşı planlama ve hedefleri, zamanlamayı ve savaş alanlarını seçme konusunda benzersizdi. Bu da savaşın en önemli ilkelerinden biri olarak sayılıyor. Tüm bunlardan çıkarılacak dersler üzerinde durmadan ve savaş sistemini gerçek güç dengesine uyacak şekilde değiştirmeden sahadaki sonuç ise daha fazla yıkım ve başarısızlık oldu.

Herhangi bir saldırı operasyonunun veya saldırı niteliğindeki herhangi bir operasyonun başarısının altın kuralı, kara kuvvetleri dengesinde ve ateş destek araçlarında açık bir üstünlüğe hava kontrolünde eşitliğin sağlanmasına dayanıyor. Bu, durum, füzeler, anti-zırh silahları ve diğer mühimmat veya lojistik destek türleri de dahil olmak üzere her türlü desteğin sağlanmasında, savaş alanına rastgele gelen onlarca tank grubu baz alınarak gerçekleşemez.

Ukrayna’nın müttefikleri üstünlük kompleksinden kurtulmalı ve mevcut güç dengesinin başarılı saldırılara izin vermediğini kabul etmeli. Bu da şimdiye kadar benimsenen savaş sisteminin yeniden gözden geçirilmesini gerektiriyor. Ukraynalı komutanlar, saldırı tanklarının imhasına yol açan Rus savunma hatlarını ve zırh karşıtı mayın tarlalarını geçmenin zorluğunu kabul ediyor. Bu durum ise geri adım atmayı ve yüzleşme tarzını değiştirmeyi gerekli kılıyor. Bu, savaşçıların kaynakları ve askeri kapasitelerinin eşit olmadığı ve taktiklerinin büyük ölçüde farklı olduğu durumlarda benimsenen bir model olarak, asimetrik savaş veya asimetrik angajman teknik ve yöntemlerinin benimsenmesinin gerekliliği anlamına gelir. Öyle ki zayıf taraf, başarıya ulaşmak için kendi yeteneklerinin veya kuvvetlerinin kalitesinin eksikliğini telafi etmek amacıyla diğer tarafın göreceli zayıflıklarından yararlanmaya başvurabiliyor.

“Savunma pozisyonları dışında Rus tanklarıyla mücadelede eşit fırsatlar nedeniyle Batı Amerika, İngiliz ve Alman tanklarının yeteneklerinden maksimum fayda sağlanabilecek.”

Rus işgal kuvvetlerinin güçlü noktalarını ortadan kaldırmak, onların konuşlandığı mevzilerinden çıkarılmasını gerektiriyor. Bu da iki birleşik seçeneğe başvurmak anlamına geliyor. Birincisi; Ukrayna’nın çabalarını, Rus kuvvetlerinin arka hatlarında, komuta merkezlerinde, lojistik üslerinde ve yedek bölgelerinde yoğun özel operasyonlar başlatmaya yönlendirmek ve bunların konuşlanma derinliğini tehdit etmek. Bu, Rusya’nın çabalarının dağılmasına, savunmasının zayıflamasına ve güçlerini korumak için savunma aygıtını değiştirmeye zorlanmasına yol açacak.

İkincisi; Hatlar boyunca Ukrayna saldırılarının durdurulması, Rus kuvvetlerini mevzilerini terk etmeye ve tekrar saldırıya geçerek Ukrayna’nın derinliklerine doğru ilerlemeye motive ediyor. Öyle ki düz coğrafyası, Rus tanklarının hazırlanmış pusuya ve mayın tarlalarına çekilmesine ve yenilgiye uğratılmasına olanak tanıyor. Bu manevrada savunma pozisyonları dışında Rus tanklarıyla mücadelede eşit fırsatlar nedeniyle Batı Amerika, İngiliz ve Alman tanklarının yeteneklerinden maksimum fayda sağlanabilecek.

Son olarak modern tarih, üstün bir ordu ile zafere ulaşmak için sınırlı kaynakları kullanmayı başaran zayıf bir ordu arasında birden fazla başarılı çatışma kaydediyor. Ayrıca Vietnam deneyiminden, özellikle de Dien Bien Phu Savaşı’ndaki Fransız yenilgisinden ve öncesinde Rusya’nın Leningrad’daki deneyiminden de yalnızca bir savaş modelinin benimsenmesiyle sınırlı olmayan, aynı zamanda bir yandan uzun vadeli çatışmalara ayak uydurabilecek bir siyasi ve ekonomik strateji geliştirmek, diğer yandan Ukrayna’nın dünyadaki dostları ve müttefikleri için küresel kamuoyuna ve uluslararası kurumlara yatırım yapabilecek dengeli bir diplomatik rol geliştirilebilecek, öğrenilmesi gereken birçok ders çıkarılabilir.

* Şarku’l Avsat tarafından Londra merkezli Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir.



ABD, Filistin Ulusal Yönetimi’yle ilişkileri geliştiriyor

Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)
Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)
TT

ABD, Filistin Ulusal Yönetimi’yle ilişkileri geliştiriyor

Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)
Donald Trump ve Mahmud Abbas, 8 yıl aradan sonra 13 Ekim 2025'te Mısır'daki Gazze zirvesinde bir araya gelmişti (AP)

ABD, Gazze'deki Barış Kurulu'nu ve İbrahim Anlaşmaları'nı ilerletmek için Filistin Ulusal Yönetimi'yle ilişkilerini güçlendirmek istiyor.

Times of Israel'in (ToI) aktardığına göre Donald Trump yönetimi, son yıllarda Filistin Ulusal Yönetimi'yle gerilen ilişkileri düzelterek bir mutabakat metni imzalamak için birkaç aydır Ramallah'la görüşme yapıyor.

ABD'nin, İsrail'in bloke ettiği yaklaşık 5 milyar dolarlık Filistin vergi gelirinin bir kısmını Gazze'nin yeniden inşası için Barış Kurulu'na aktarmaya çalıştığı belirtiliyor.

Ancak radikal sağcı İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich plana karşı çıkıyor. İsrail'de ekimde yapılması planlanan seçimlerden önce fonların serbest bırakılmasının öngörülmediği aktarılıyor.

Trump'ın arabuluculuğunda oluşturulan 20 maddelik barış planında, kapsamlı reformların ardından bölgenin Filistin Ulusal Yönetimi'ne devredilmesi planlanıyor.

Adlarının paylaşılmaması şartıyla konuşan Filistin Ulusal Yönetimi'nden yetkililer, Suudi Arabistan'ın Ramallah'ın reform sürecine destek verdiğini söylüyor. Riyad'ın, Filistin devletinin kurulmasına yönelik bir yol haritası oluşturulabilmesi için bu reformları gerekli gördüğü ifade ediliyor.

ABD'li bir yetkiliye göre Suudi Arabistan, Filistin devletine giden "geri döndürülemez bir süreç" oluşturulması halinde İsrail'le normalleşmeye sıcak bakıyor. Riyad ve Tel Aviv arasında Washington arabuluculuğunda yürütülen normalleşme görüşmeleri, 7 Ekim 2023'te patlak veren Gazze savaşı nedeniyle askıya alınmıştı.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın liderliğindeki Fetih hareketinde kapsamlı reformlar yapılması karşılığında Trump'ın Filistin Ulusal Yönetimi'ne yönelik yaptırımları kaldırmayı planladığı belirtiliyor.

Trump, ilk döneminde 2018'de Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Washington'daki ofisini kapatmıştı. Ramallah yönetimi ofisin tekrar açılmasını da talep ediyor.

Diğer yandan Tel Aviv, terör suçlarından hüküm giyen Filistinlilere sosyal yardım sistemi aracılığıyla ödeme yaptığı gerekçesiyle Filistin Ulusal Yönetimi'ni eleştiriyor. Ramallah ise sistemi 2025'te değiştirerek sadece maddi açıdan yardıma muhtaç kişilere finansal destek verileceğini bildirmişti.

Ancak Tel Aviv, İsrail'e saldırı düzenlemekten suçlu bulunan hiçbir Filistinlinin ailesinin yardımlardan faydalanmamasını talep ediyor. Kaynaklara göre reform görüşmeleriyle ilgili en büyük engellerden birini bu sosyal yardım sistemi hakkındaki anlaşmazlık oluşturuyor.

Independent Türkçe, Times of Israel, Reuters


Trump’ın “Hizbullah’ı Suriye’ye bırakın” mesajı ne anlama geliyor?

İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
TT

Trump’ın “Hizbullah’ı Suriye’ye bırakın” mesajı ne anlama geliyor?

İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)
İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edildi (Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hizbullah’la mücadeleyi İsrail yerine Suriye’nin üstlenmesi gerektiğini söylemesinin yankıları sürüyor.

Trump, G7 zirvesinde yaptığı açıklamada, İran’la mutabakat metni üzerinde anlaşmalarının ardından İsrail’in 14 Haziran’da Lübnan’ın başkenti Beyrut’a saldırmasını eleştirdi.

ABD Başkanı, İsrail lideri Binyamin Netanyahu’yla telefonda görüşerek "Hizbullah meselesini Suriye'nin halletmesini" önerdiğini belirtti. Ahmed Şara yönetiminin, Tahran destekli örgüte karşı "daha iyi iş çıkardığını" vurguladı.

CNN’in analizine göre Suriye’nin Hizbullah’la mücadelede ağırlığını artırması durumunda Şam ordusu Lübnan’ın güneyine girebilir ya da Şii örgüte silah akışının kesilmesine yönelik faaliyetler hızlandırılabilir.

Suriye ordusu 1976'da Lübnan iç savaşına müdahil olmuş, daha sonra yaklaşık 30 yıl boyunca ülkede kalmıştı.

Diğer yandan Şara, geçen haftaki açıklamasında Lübnan’a müdahale edilebileceği iddialarının asılsız olduğunu söylemişti.

Hizbullah, Suriye iç savaşında devrik lider Beşar Esad’ı destekleyerek İran'dan gelen silah tedariki koridorunun korunmasında kritik rol oynamıştı. Ancak Şara liderliğindeki isyancıların Aralık 2024’te Esad’ı devirmesiyle bu hatlar kesildi.

ABD merkezli düşünce kuruluşu Carnegie Ortadoğu Merkezi’nden Michael Young, Trump’ın teklifini "tamamen saçma" diye niteleyerek, Suriye ordusunun ülkeye girmesinin Lübnan’daki mezhepsel gerilimleri daha da artıracağını belirtti.

Hıristiyan, Dürzi ve Şii kesimlerin böyle bir müdahaleye karşı çıkacağını söylerken, hamlenin Hizbullah’ı daha da güçlendirebileceğine dikkat çekti.

İran yönetimi, ABD’yle anlaşma için İsrail’in Lübnan’daki saldırıları sonlandırmasını şart koşmuştu. Tahran ve Washington mutabakata varıldığını açıklarken, İsrail yönetimi anlaşmaya taraf olmadığını ve Lübnan’ın güneyinden çekilmeyeceğini duyurmuştu.

İran Devrim Muhafızları ise bugün yayımladığı açıklamada, İsrail’in Lübnan’a salı günü düzenlediği saldırıları kınayarak, Tel Aviv’in ateşkesi son iki günde en az 84 kez ihlal ettiğini bildirdi. İsrail ordusunun Lübnan’daki harekatı durdurmaması halinde "sert karşılık verileceği" ifade edildi.

Independent Türkçe, CNN, Iran Wire, Arab News


Eski Brezilya lideri Bolsonaro’nun oğluna hapis cezası

Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)
Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)
TT

Eski Brezilya lideri Bolsonaro’nun oğluna hapis cezası

Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)
Eduardo Bolsonaro hakkındaki suçlamaları reddetti (Reuters)

Eski Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Eduardo Bolsonaro'ya hapis cezası verildi.

Brezilya Yüksek Mahkemesi'nin salı günü açıkladığı kararda, geçen yıl babası hakkında yürütülen darbe komplosu davasında Donald Trump yönetiminin sürece müdahalesini istediği gerekçesiyle Eduardo'ya 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği bildirildi.

ABD'de yaşayan eski parlamenter Eduardo, Brezilya'ya döndüğünde tutuklanma riskiyle karşı karşıya.

Yüksek Mahkeme'nin Eylül 2025'te verdiği kararla Jair Bolsonaro, 2022 seçimlerini kaybettikten sonra "demokratik düzeni ortadan kaldırmaya yönelik darbe planı kurmak suçundan" 27 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Eduardo ise karar açıklanmadan birkaç ay önce ABD'ye gitmişti.

ABD Başkanı Trump, sağcı Bolsonaro hakkındaki hukuki süreci "cadı avı" diye nitelemişti. Beyaz Saray, Yüksek Mahkeme Yargıcı Alexandre de Moraes'i de yaptırım listesine almış daha sonra kararı geri çekmişti.

Eduardo, Trump yönetiminin desteğiyle davanın düşürülmesi için Washington'da lobicilik yapmıştı. Brezilya'ya gümrük vergisi ve yaptırım uygulanmasını sağlamak için ABD'de faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle geçen yıl hakkında hukuki süreç başlatılmıştı.

41 yaşındaki Eduardo, sosyal medyadan yaptığı açıklamada kararı "anlamsız ve asılsız" diye niteledi. Ayrıca süreçle ilgili kendisine resmi tebligat yapılmadığını, davadan yalnızca medya yoluyla haberdar olduğunu savundu.

Eduardo, Brezilya'da ekimde düzenlenecek devlet başkanlığı seçimlerinde, ülkenin lideri Luiz Inacio Lula da Silva'ya karşı aday olan kardeşi Flavio Bolsonaro'ya desteğini açıklamıştı. Trump, Flavio ve Eduardo'yu geçen ay Oval Ofis'te ağırlamıştı.

Brezilya'da iktidardaki İşçi Partisi, Trump'ın özellikle uyuşturucu kaçakçılığı ve organize suç meselelerini bahane ederek Lula'yı köşeye sıkıştırmayı deneyeceğini düşünüyor.

Flavio, Trump'la görüşmesinde kendisinden Brezilya'daki (Başkentin İlk Komandoları/Primer Comando de la Capital -PCC) ve Kızıl Komando (Comando Vermelho/CV) örgütlerini terör örgütü olarak tanımasını istediğini söylemişti. Beyaz Saray da 28 Mayıs'ta bunu yapmıştı.   

Independent Türkçe, BBC, Guardian, Agencia Brasil