Trump: İran’da rejim değişikliği olabilecek en iyi şey

Witkoff ve Kushner salı günü Cenevre’de İranlı yetkililerle görüşmelerde bulunacak

 Geçtiğimiz ay Amerikalı denizciler, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir Boeing EA-18G Growler uçağını hazırlıyor. (Arşiv – AP)
Geçtiğimiz ay Amerikalı denizciler, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir Boeing EA-18G Growler uçağını hazırlıyor. (Arşiv – AP)
TT

Trump: İran’da rejim değişikliği olabilecek en iyi şey

 Geçtiğimiz ay Amerikalı denizciler, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir Boeing EA-18G Growler uçağını hazırlıyor. (Arşiv – AP)
Geçtiğimiz ay Amerikalı denizciler, USS Abraham Lincoln uçak gemisinin güvertesinde bir Boeing EA-18G Growler uçağını hazırlıyor. (Arşiv – AP)

ABD Başkanı Donald Trump dün yaptığı açıklamada, İran rejiminde olası bir değişikliğe destek verdiğini belirterek, yakında Ortadoğu’da ‘muazzam bir güç’ olacağını açıkladı. Bu açıklama, ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) bölgeye ikinci bir uçak gemisi göndermesinin hemen ardından geldi.

Söz konusu askeri adımlar ve sert açıklamalar, Washington ile Tahran’ın uzun süredir devam eden nükleer anlaşmazlığı çözmek için diplomasiyi canlandırma çabalarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşiyor.

Konuya vakıf bir kaynak Reuters’a yaptığı açıklamada, ABD’nin özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner’ın salı günü Cenevre’de İran ile müzakereler yürüteceğini ve görüşmelerde aracılar olarak Umman temsilcilerinin de bulunacağını aktardı.

Kaynağa göre Witkoff ve Kushner salı günü Cenevre’de Rus ve Ukraynalı yetkililerle de bir araya gelecek; bu görüşmeler, ABD’nin Ukrayna’daki savaşı sona erdirme çabaları kapsamında yapılacak.

Trump, İran’da rejim değişikliği isteyip istemediği sorulduğunda, “Bence bu olacak en iyi şey olur” yanıtını verdi. Kimin iktidara geleceğini açıklamaktan kaçındı, ancak “Bazı kişiler var” dedi.

Trump, Kuzey Karolina, Fort Bragg’deki bir askeri etkinliğin ardından yaptığı açıklamada, “47 yıldır konuşuyorlar, konuşuyorlar, konuşuyorlar. Bu süre zarfında pek çok can kaybettik; bacaklar ve kollar kesildi, yüzler şekil değiştirdi. Bu durum çok uzun sürdü” ifadelerini kullandı.

Washington, İran ile yürütülen nükleer görüşmelerin, ülkenin balistik füzelerini, bölgedeki silahlı gruplara verdiği desteği ve İran halkına yönelik muameleyi de kapsamasını istiyor.

İran ise yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programına sınırlamalar getirmeyi görüşmeye hazır olduğunu belirtti, ancak bu müzakereleri füzelerle bağlamayı reddetti.

Trump, anlaşma sağlanamazsa İran’a saldırı düzenleyebileceği tehdidinde bulunurken, Tahran da misilleme sözü verdi. Bu durum, ABD’nin Ortadoğu’da askerî güç yığmasıyla birlikte daha geniş çaplı bir savaş endişesi yarattı.

ABD, geçen yıl İran’ın nükleer tesislerine saldırılar düzenlemişti.

Nükleer tesislerde geriye ne kaldığı sorulduğunda Trump, “Toz” yanıtını verdi ve ekledi: “Bunu yaparsak, bu yapabileceğimiz en az şey olur; ama muhtemelen geriye kalan her şeyi ele geçireceğiz.”

ABD Başkanı Donald Trump(AP)ABD Başkanı Donald Trump(AP)

Uzun vadeli konuşlandırma

ABD’li yetkililer, askeri varlıkların taşınmasının karmaşık bir operasyon olduğunu belirtti. USS Gerald R. Ford, USS Abraham Lincoln ve son haftalarda Ortadoğu’ya gönderilen seyir füzeli muhripler, savaş uçakları ve keşif uçaklarına katılacak.

USS Gerald R. Ford, ABD’nin en yeni ve dünyanın en büyük uçak gemisi olarak Karayipler bölgesinde görev yapıyor ve bu yılın başlarında Venezuela’daki operasyonlara katılmıştı.

Trump dün kendisine yöneltilen, ikinci bir uçak gemisinin Ortadoğu’ya gönderilme gerekçesi sorusuna yanıt olarak, “Anlaşma sağlanamazsa buna ihtiyacımız olacak… Ve gerekirse hazır olacak” dedi.

ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (AP)ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford (AP)

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan ABD’li bir yetkili, uçak gemisinin Ortadoğu’ya ulaşmasının en az bir hafta süreceğini söyledi. ABD, geçen yıl haziran ayında İran’daki nükleer tesislere yönelik saldırılar sırasında bölgeye son kez iki uçak gemisi göndermişti.

ABD ordusunun envanterinde 11 uçak gemisi bulunuyor; bu da bu kaynakları nadir ve planlaması uzun vadeli bir şekilde yapılan unsurlar haline getiriyor.

Amerika kıtasındaki operasyonları denetleyen ABD Güney Komutanlığı yaptığı açıklamada, ‘yasadışı faaliyetler ve kötü niyetli aktörlerle mücadeleye’ odaklanmaya devam edeceklerini belirtti.

USS Gerald R. Ford, esas olarak Haziran 2025’ten beri görevde ve başlangıçta Avrupa bölgesinde konuşlanması planlanmıştı; ancak Kasım ayında ani bir şekilde Karayipler’e gönderildi.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre uçak gemilerinin görev süreleri genellikle dokuz ay sürüyor; ancak artan ABD askeri faaliyetleri dönemlerinde bu sürenin uzatılması nadir değil.

Uzun görev sürelerinin mürettebatın moralini olumsuz etkileyebileceği konusunda deniz kuvvetleri yetkilileri uzun süredir uyarılarda bulunuyor.

Yetkililer, ABD yönetiminin başka bir uçak gemisi olan USS George H.W. Bush’u Ortadoğu’ya gönderme seçeneğini de değerlendirdiğini, ancak geminin sertifikasyon ve belge işlemlerinden geçtiğini ve bölgeye ulaşmasının bir aydan uzun süreceğini belirtti.

Nükleer reaktöre sahip USS Gerald R. Ford, 75’ten fazla savaş uçağı taşıyabiliyor; bunlar arasında F-18 Süper Hornet ve erken uyarı sistemi görevi görebilen E-2 Hawkeye modelleri bulunuyor.

USS Gerald R. Ford uçak gemisinin radar sistemi, hava trafiğini izleme ve kontrol etmede destek sağlayabiliyor. Ayrıca gemiyi koruyan eskort gemileri, yüzeyden havaya ve yüzeyden yüzeye saldırı yetenekleri ile denizaltılara karşı savunma kapasitelerine sahip.



İsrail ordusu, Gazze'ye giden yardım gemilerini kuşattı

İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)
İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'ye giden yardım gemilerini kuşattı

İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)
İsrail Donanması’na ait bir askeri unsur, geçtiğimiz ekim ayında durdurulduktan sonra ‘Sumud Filosu’na ait gemilerden birini Aşdod Limanı'na götürürken (Reuters)

İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik ablukasını kırmak ve oraya yardım ulaştırmak amacıyla bu ayın başlarında yola çıkan Sumud Filosu organizatörleri bugün İsrail Donanması'nın gemilerini uluslararası sularda kuşattığını ve bir kısmıyla iletişimin kesildiğini duyurdu.

Filonun organizatörleri tarafından gece yapılan açıklamada, “İsrail askeri gemileri, uluslararası sularda filoyu yasadışı biçimde kuşattı ve kaçırma ile şiddet kullanmaya dair tehditler savurdu” denildi. Açıklamada ayrıca "11 gemiyle iletişimin kesildiği" belirtildi.

Dün İsrail Ordu Radyosu, bir İsrail kaynağına dayandırdığı haberde İsrail'in kendi kıyılarından uzakta Gazze’ye doğru yol alan yardım gemilerini kontrol altına almaya başladığını bildirmişti. Haberde kaç gemiye müdahale edildiği ve gemilerin müdahale sırasındaki konumları belirtmedi.

Filo, son haftalarda Fransa'nın Marsilya, İspanya'nın Barselona ve İtalya'nın Sirakuza şehirlerinden hareket eden 50'den fazla gemiden oluşuyor. Filonun organizasyonuna ait internet sitesindeki canlı takip verilerine göre gemiler şu an Yunanistan'ın Girit Adası'nın batısında bulunuyor.

Filonun sosyal medya platformu X hesabından yapılan paylaşımda "Askeri botlar gemilerimizi durdurarak kendilerini 'İsrail'e ait' olarak tanıttı” denildi. Filonun organizatörleri, gemilerde bulunan kişilerin lazer ışınları ve yarı otomatik taarruz silahlarıyla hedef alındığını ve aktivistlere gemilerin ön tarafında toplanmaları ile dört ayak üstüne çömelmeleri emrinin verildiğini de belirtti.

İsrail Donanması, 2025 yılı sonunda İsveçli iklim aktivisti Greta Thunberg dahil olmak üzere aralarında siyasetçiler ve aktivistlerden oluşan yaklaşık 50 teknelik ilk filoya el koymuştu. Organizatörler ve Uluslararası Af Örgütü bunu yasadışı olarak nitelendirmişti.

Tüm mürettebat ve gemilerdekiler, İsrail tarafından gözaltına alınarak sınır dışı edilmişti.

Hamas’ın kontrolündeki Gazze Şeridi, 2007 yılından bu yana İsrail ablukası altında.


Lübnan’da Cumhurbaşkanı Avn ile Meclis Başkanı Berri arasında müzakere tartışması

Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)
Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)
TT

Lübnan’da Cumhurbaşkanı Avn ile Meclis Başkanı Berri arasında müzakere tartışması

Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)
Dün İsrail'in kuzeyin görülen, Lübnan'ın güneyindeki İsrail askeri araçları (AP)

İsrail ile doğrudan müzakereler, Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Meclis Başkanı Nebih Berri arasında sözlü tartışmaya neden oldu. Avn, bu alandaki tüm adımlarını Berri ve Başbakan Nevvaf Selam ile koordineli biçimde attığını söylerken Berri, Avn’ın ‘söylediklerinin doğru olmadığını’ öne sürerek sert tepki gösterdi.

Avn, İsrail'in önce ateşkesi tam anlamıyla uygulaması, ardından müzakerelere geçilmesi gerektiğini gerektiğini belirterek müzakerelerle ilgili her adımının ‘Berri ve Selam ile koordineli ve istişareli biçimde’ atıldığını vurguladı. Berri ise hiç vakit kaybetmeden verdiği yanıtta, “Avn'ın söyledikleri gerçeği yansıtmıyor, tabi buna başka bir şey demiyorsak” ifadelerini kullandı. Berri, bu değerlendirmenin 2024 yılının kasım ayında varılan ateşkes anlaşması ve müzakereler konusu için de geçerli olduğunu da ekledi.

Sahadaki gelişmelere gelince İsrail, ateş gücüyle Lübnan topraklarında bir ‘kırmızı hat’ dayattı. Bu hat, haftalarca önce ilan edilen sarı hat bölgesine paralel uzanarak onlarca Lübnan köyünü tehdit ediyor. Söz konusu geniş coğrafi alan, sınırdan 25 kilometre derinliğe kadar uzanırken aralıksız devam eden hava saldırılarına ve bölgenin tahliye edilmesi için yapılan uyarılara maruz kalıyor.


Trump: Amerika Birleşik Devletleri, Almanya'daki asker sayısını azaltmayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)
TT

Trump: Amerika Birleşik Devletleri, Almanya'daki asker sayısını azaltmayı değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump (AP)
ABD Başkanı Donald Trump (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, yaptığı açıklamada, Almanya’daki ABD askerî varlığının azaltılmasının değerlendirildiğini söyledi. Trump, bu kararın Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile İran savaşı konusundaki anlaşmazlıkların gölgesinde ele alındığını belirtti.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden dün yaptığı paylaşımda, “ABD, Almanya’daki asker sayısını azaltma ihtimalini değerlendiriyor ve gözden geçiriyor. Karar kısa süre içinde verilecek” ifadelerini kullandı.

2024 yılında ABD’nin Almanya’da 35 binden fazla asker konuşlandırdığı Kongre Araştırma Servisi verilerine dayanarak belirtilirken, Alman basını bu sayının 50 bine daha yakın olabileceğini belirtiyor.

Trump, görevde olduğu önceki dönemlerde de NATO içindeki müttefiklere yönelik eleştirileri kapsamında, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerindeki ABD asker sayısını azaltma tehdidinde bulunmuştu.

Son gelişmelerde Washington’un, İran savaşına destek vermeyen veya Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliği girişimlerine katkı sağlamayan müttefikleri cezalandırma eğiliminde olduğu iddia ediliyor. Hürmüz Boğazı bölgesi, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik önem taşıyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, karar öncesinde Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede İran’daki savaş ve Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün korunması konuları ele alındı.

Trump, Almanya Başbakanı Merz’i daha önce İran’ın nükleer silah edinimine ilişkin açıklamaları nedeniyle sert şekilde eleştirmiş ve “Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor” ifadelerini kullanmıştı.

Ancak Merz, çarşamba günü yaptığı açıklamada gerilimi küçümseyerek, ABD ile ilişkilerin güçlü olduğunu vurguladı. Berlin’de düzenlenen basın toplantısında, “Bana göre Başkan ile kişisel ilişkim eskisi gibi iyi” dedi.

Merz ayrıca, ABD-İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonuna başından beri şüpheyle yaklaştığını belirterek, Avrupa’nın bu gelişmelerin etkilerini ciddi şekilde hissettiğini ifade etti.