Alibaba Grup, Türkiye'ye 2 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/4552976-alibaba-grup-t%C3%BCrkiyeye-2-milyar-dolarl%C4%B1k-yat%C4%B1r%C4%B1m-yapmay%C4%B1-planl%C4%B1yor
Alibaba Grup, Türkiye'ye 2 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor
(AA)
Trendyol'dan yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Alibaba Grup Başkanı Evans ile Trendyol Grup Başkanı Çağlayan Çetin'i kabul etti.
İstanbul'da gerçekleşen görüşmede, Michael Evans, Türkiye'de yapmayı planladıkları yatırımlara ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bilgi vererek, Ankara'da hayata geçirdikleri veri ve lojistik merkezleri ile İstanbul Havalimanı'ndaki ihracat operasyon merkezi gibi yeni yatırımlara ilişkin detayları paylaştı.
Türkiye'ye duydukları güven neticesinde bugüne kadar Trendyol aracılığıyla ülkeye 1,4 milyar dolarlık yatırım yaptıklarını anlatan Alibaba Grup Başkanı Evans, Trendyol'un uluslararası büyüme stratejisini desteklediklerini bildirdi.
Evans, Türkiye'nin, dünyanın lider e-ihracat ülkesi olma potansiyeline sahip olduğunu belirterek, gelecek dönemde burada 2 milyar dolarlık yatırım planlarını olduğunu kaydetti.
Alibaba Grup Başkanı Evans, Trendyol'un da sponsorları arasında yer alması dolayısıyla Türkiye'nin ilk ve tek havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST'i de yakından takip ettiğini belirterek, bu organizasyonu Türkiye'nin dünya arenasında söz sahibi bir teknoloji oyuncusu olduğunun ispatı olarak gördüklerini anlattı.
Aynı zamanda altın madalya sahibi bir olimpiyat sporcusu olan Evans, Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımı'nın dünya çapındaki başarılarını da yakından takip ettiğini kaydederek, Trendyol'un spora ve sporculara verdiği destekten de son derece memnun olduklarını aktardı.
Suriye Petrol Şirketi'nden Şarku'l Avsat'a: ABD’li şirketlerle gaz anlaşmasındaki payımız % 56... Anlaşma enerji güvenliğini destekliyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5285714-suriye-petrol-%C5%9Firketinden-%C5%9Farkul-avsata-abd%E2%80%99li-%C5%9Firketlerle-gaz-anla%C5%9Fmas%C4%B1ndaki
Suriye Petrol Şirketi'nden Şarku'l Avsat'a: ABD’li şirketlerle gaz anlaşmasındaki payımız % 56... Anlaşma enerji güvenliğini destekliyor
Suriye Petrol Şirketi ile Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novaterra Energy arasında sözleşme imzalandı, (SANA)
Suriye devletine bağlı Suriye Petrol Şirketi'nin Medya Dairesi Müdürü Muhammed Nur el-Ahdeb bugün yaptığı açıklamada, şirketin ABD'li enerji şirketleri ConocoPhillips ve Novatera Energy ile gaz sahalarının geliştirilmesi ve üretimin artırılması amacıyla imzaladığı sözleşmede payının yüzde 56 olduğunu, yatırımcı şirketlerin toplam payının ise yüzde 44 seviyesinde bulunduğunu açıkladı.
El-Ahdeb, Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede, bu oranın “Suriye lehine olumlu” olduğunu belirterek, gaz geliştirme sözleşmelerinde yatırım büyüklüğü, teknik ve operasyonel riskler ile rehabilitasyon ve üretim faaliyetlerinin niteliği nedeniyle paylaşımların genellikle yarı yarıya olduğunu ifade etti.
Sözleşmenin ulusal çıkarları koruyacak şekilde tasarlandığını vurgulayan el-Ahdeb, “Bizim için en önemli nokta, yerel üretimin artırılması, enerji güvenliğinin desteklenmesi, ithalata bağımlılığın kademeli olarak azaltılması ve Suriyeli kadrolara bilgi ile teknoloji transferinin sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı.
Suriye Petrol Şirketi, salı günü ConocoPhillips ve Novatera Energy ile gaz sahalarının geliştirilmesi ve üretimin artırılmasına yönelik kapsamlı bir uygulama sözleşmesi imzalamıştı. Anlaşma, Beşşar Esed rejiminin 2024 yılı sonunda devrilmesinden bu yana Şam ile Washington arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerdeki en önemli stratejik gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Temmuz 2025'te yaptırımları kaldırma kararının ardından ülkenin uzun yıllar sonra imzaladığı ilk büyük Amerikan enerji anlaşması olarak görülüyor ve “uygulama aşamasına geçişin” somut göstergesi olarak nitelendiriliyor.
Bu sözleşme, 2026 yılının başlarında ABD'li şirketlerin Suriye enerji sektörüne yönelik attığı adımların devamı niteliğinde. Daha önce Chevron denizlerde hidrokarbon arama faaliyetleri için, HKN Energy ise Rumeylan kara sahaları için mutabakat zabıtları imzalamıştı. Ancak ConocoPhillips anlaşması, Suriye'nin doğal gaz sektörüne yönelik en büyük bağlayıcı uygulama sözleşmesi olması ve enerji krizinin çözümüne yönelik Körfez ve Avrupa destekli finansman mekanizmalarını içermesi bakımından öne çıkıyor.
El-Ahdeb, anlaşmanın Suriye gaz sektörünün yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, uluslararası ortaklarla iş birliğinin mutabakat aşamasından fiili uygulama aşamasına geçtiğini söyledi.
Anlaşmanın mevcut gaz sahalarının geliştirilmesini ve üretimin artırılmasını hedeflediğini ifade eden el-Ahdeb, bunun özellikle elektrik üretimi ve diğer hayati sektörler için gerekli gaz arzını güçlendireceğini kaydetti.
Ayrıca uluslararası teknik uzmanlık ve modern teknolojilerin değerlendirme, rehabilitasyon, işleme ve operasyonel verimlilik artırma süreçlerine dâhil edilmesinin de sözleşmenin önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.
El-Ahdeb, anlaşmanın Suriye Petrol Şirketi ile Enerji Bakanlığı'nın enerji sektörünün toparlanmasını hızlandırabilecek stratejik ortaklıklar kurma yönündeki yaklaşımını yansıttığını, aynı zamanda Suriyeli uzmanların eğitim ve bilgi transferi yoluyla güçlendirilmesini hedeflediğini kaydetti.
“Bu anlaşma yalnızca bir üretim sözleşmesi değil, enerji sektörünü teknik ve ekonomik açıdan sürdürülebilir temeller üzerinde yeniden inşa etmeyi amaçlayan daha geniş vizyonun parçasıdır” diyen el-Ahdeb, bunun orta ve uzun vadede ülke ekonomisine ve vatandaşların ihtiyaçlarına hizmet edeceğini vurguladı.
El-Ahdeb ayrıca sözleşmenin mevcut sahaların geliştirilmesi, operasyonel altyapının rehabilitasyonu ve gaz üretiminin kademeli olarak artırılmasına yönelik uygulama aşamalarını içerdiğini belirtti. İlerleyen süreçte teknik ve sözleşme değerlendirmelerine bağlı olarak ilave geliştirme ve arama faaliyetlerinin de gündeme gelebileceğini kaydetti.
Sözleşmenin süresinin teknik çalışmaların niteliği ile uygulama ve üretim aşamalarına bağlı olduğunu belirten el-Ahdeb, sözleşme detaylarının ilgili kanallar aracılığıyla duyurulacağını ve resmi olarak yayınlanacağını” ifade etti.
Suriye-ABD doğal gaz anlaşması mali darboğazı aşmak için atılan stratejik bir adım mı?https://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5285396-suriye-abd-do%C4%9Fal-gaz-anla%C5%9Fmas%C4%B1-mali-darbo%C4%9Faz%C4%B1-a%C5%9Fmak-i%C3%A7in-at%C4%B1lan-stratejik-bir-ad%C4%B1m
Cahar (Jahar) Sahası, Suriye'deki en önemli gaz sahalarından biri olup Humus vilayetine bağlı Tedmür (Palmyra) şehrinin batısındaki Çöl (Badiye) bölgesinde yer almaktadır. (Arşiv - Suriye Enerji Bakanlığı)
Suriye-ABD doğal gaz anlaşması mali darboğazı aşmak için atılan stratejik bir adım mı?
Cahar (Jahar) Sahası, Suriye'deki en önemli gaz sahalarından biri olup Humus vilayetine bağlı Tedmür (Palmyra) şehrinin batısındaki Çöl (Badiye) bölgesinde yer almaktadır. (Arşiv - Suriye Enerji Bakanlığı)
Suriye ile ABD arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerde, Beşşar Esed rejiminin 2024 yılı sonunda devrilmesinden bu yana en önemli stratejik gelişmelerden biri yaşandı. Suriye Petrol Şirketi, doğal gaz sahalarının geliştirilmesi ve üretimin artırılması amacıyla ABD merkezli ConocoPhillips ve Novaterra Energy şirketleriyle kapsamlı bir uygulama sözleşmesi imzaladı. Anlaşma, uzun yıllardan sonra ülkede gerçekleştirilen ilk büyük Amerikan enerji yatırımı olmasının yanı sıra, ABD Başkanı Donald Trump’ın Temmuz 2025’te yaptırımları kaldırma kararının ardından başlayan yeni dönemin somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Söz konusu sözleşme, 2026 yılının başlarında Chevron’un denizlerde hidrokarbon arama faaliyetleri ve HKN Energy’nin Rumeylan sahalarındaki girişimleriyle başlayan Amerikan yatırım hamlesinin devamı niteliğinde. Ancak ConocoPhillips anlaşması, ülkenin doğal gaz sektörüne yönelik en büyük bağlayıcı uygulama sözleşmesi olması ve enerji krizini sona erdirmeyi amaçlayan Körfez ve Avrupa destekli finansman mekanizmalarıyla desteklenmesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Enerji uzmanları, geçen kasım ayında varılan mutabakatların hayata geçirilmesi anlamına gelen bu anlaşmanın yalnızca teknik ve enerji boyutuyla sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda uluslararası yatırımcılar açısından bir “güven oyu” niteliği taşıdığını belirtiyor. Uzmanlara göre anlaşma, 2026 yılı için yaklaşık 1,8 milyar dolar bütçe açığıyla karşı karşıya bulunan yeni Suriye hükümetinin mali darboğazı aşmasına da katkı sağlayabilir.
"Suriye Petrol Şirketi" ile "ConocoPhillips" ve "Novaterra Energy" şirketleri arasında sözleşmenin imzalanmasının ardından (Suriye Enerji Bakanlığı)
Amerikan şirketlerinin dönüşü, aynı zamanda Suudi Arabistan, Katar ve Fransa gibi ülkelerden gelen yatırım girişimleriyle de eş zamanlı gerçekleşiyor. Suudi Arabistan merkezli ADES başta olmak üzere bölgesel ve uluslararası şirketlerin enerji sektörüne yönelmesi, Suriye doğal gaz sektörünü ekonomik toparlanma ve yeniden imar sürecinin temel motorlarından biri hâline getirebilecek yeni bir dönemin eşiğine taşıyor.
Mutabakattan uygulamaya
Anlaşma, daha önce imzalanan mutabakatların sahaya yansıması niteliğinde. Suriye Petrol Şirketi, Kasım 2025’te ConocoPhillips ve Novaterra Energy ile bir mutabakat zaptı imzalamış, ardından teknik, hukuki ve ticari müzakereler yürütülmüştü. Taraflar arasındaki bu süreç, nihayet bağlayıcı uygulama sözleşmesiyle sonuçlandı.
“Uluslararası güven sertifikası”
Suriye enerji uzmanı ve akademisyen Dr. Ziyad Arabş, anlaşmanın öneminin mutabakat aşamasından fiili uygulama aşamasına geçilmesinden kaynaklandığını belirterek bunun küresel piyasalara, Suriye’nin yeniden enerji yatırımlarına açık bir ülke hâline geldiği mesajını verdiğini söyledi.
Arabş’a göre anlaşma sayesinde:
• Petrol ve gaz sahalarında çalışan mühendis, teknisyen ve ekip sayısı artacak.
• Modern sondaj ekipmanları ve yeni teknolojiler devreye alınacak.
• Enerji sektörünün ihtiyaç duyduğu lojistik ve altyapı yatırımları hızlanacak.
• Yeni şirketlerin pazara girişini teşvik edecek rekabetçi bir yatırım ortamı oluşacak.
Arabş, “Suriye’de faaliyet gösteren şirket sayısı arttıkça maliyetler düşecek, uzmanlık paylaşımı yaygınlaşacak ve bu durum ulusal ekonomiye olumlu yansıyacak” dedi.
Uzmanlara göre ConocoPhillips gibi küresel ölçekte bir şirketin Suriye pazarına girmesi, diğer uluslararası yatırımcılar açısından da önemli bir güven göstergesi olacak. Bu durum, yatırım risklerinin algılanan düzeyini düşürürken, Şam yönetiminin yatırımcı dostu bir ortam oluşturma konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.
Suriye'nin Orta Bölge sahalarında yeniden faaliyete geçirilen "Uralmash 2" sondaj kulesi (Suriye Enerji Bakanlığı)
Nitekim Suriye Petrol Şirketi, Nisan ayında Suudi Arabistan merkezli ADES ile gaz sahalarının geliştirilmesine yönelik bir anlaşma imzalamış, daha önce de Chevron ve Katarlı şirketlerle çeşitli mutabakatlara varmıştı. Ayrıca kuzeydoğu Suriye’de Amerikan ve Suudi şirketleri arasında ortak yatırım projelerinin gündemde olduğu belirtiliyor.
Bütçe açığını azaltma potansiyeli
Yeni Suriye yönetimi, yıllar süren savaşın ardından ağır hasar almış bir ekonomi devraldı. Maliye Bakanı Yusr Berniyye’nin açıkladığı 2026 bütçesine göre devlet gelirlerinin yaklaşık 8,7 milyar dolar, harcamaların ise 10,5 milyar dolar seviyesinde olması bekleniyor.
Arabş’a göre yeni anlaşma, mali darboğazın aşılmasına iki temel yoldan katkı sağlayabilir:
1. İthalat maliyetlerinin azaltılması
Suriye hâlen elektrik üretimini desteklemek amacıyla bölgesel enerji tedarikine bağımlı durumda. Savaş öncesinde günlük yaklaşık 28 milyon metreküp olan doğal gaz üretimi, bugün bunun yaklaşık üçte biri seviyesine gerilemiş bulunuyor.
Hükümet, önümüzdeki yıl üretimi günlük 15 milyon metreküpe çıkarmayı hedefliyor. Anlaşmanın devreye girmesiyle ilk aşamada günlük 4-5 milyon metreküplük ilave üretim sağlanabileceği öngörülüyor. Bu artışın petrol ve türevleri ithalatına ayrılan kaynakları azaltması ve elektrik üretimi için gerekli gaz arzını güçlendirmesi bekleniyor.
2. İhracat gelirlerinin artırılması
Üretim fazlası oluşması hâlinde Suriye’nin doğal gaz ihracatına yönelmesi mümkün olacak. Böylece ülkeye döviz girdisi sağlanacak ve yeniden imar projelerinin finansmanında kullanılabilecek yeni gelir kaynakları ortaya çıkacak.
Arabş, öngörülen üretim artışının gerçekleşmesinin yaklaşık iki yıllık bir süreç gerektirebileceğini belirterek, “Günlük 5 milyon metreküplük ilave üretime ulaşmak için bir yıl daha eklemek gerekir” değerlendirmesinde bulundu.
Suriye-ABD ilişkilerinde yeni dönem
Anlaşma, Şam ile Trump yönetimi arasındaki ilişkilerin hızla geliştiği bir dönemde imzalandı. Arabş’a göre bu sözleşme, Esed yönetiminin devrilmesinden sonra bir Amerikan enerji deviyle yapılan ilk uygulama anlaşması olması bakımından büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, ekonomik iş birliğinin siyasi dosyalara da olumlu yansıyabileceğini ve bunun iki ülke arasında daha kapsamlı bir normalleşme sürecinin önünü açabileceğini düşünüyor.
Suriye Enerji Bakanı Muhammed el-Beşir’in geçtiğimiz hafta Amerikalı yetkililerle yaptığı görüşmelerde petrol ve gaz sektöründeki yatırım fırsatlarının ele alınması da bu sürecin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Arabş’a göre Baker Hughes, Hunt Energy ve Argent LNG gibi Amerikan şirketlerinin de Suriye enerji sektörüne yönelik kapsamlı projeler üzerinde çalışması, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da derinleşebileceğine işaret ediyor.
Gaz sektörünün mevcut durumu
Suriye’nin doğal gaz sektörü, 14 yıl süren savaşın ardından ciddi bir toparlanma süreciyle karşı karşıya bulunuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre petrol ve gaz sektörünün 2011-2023 dönemindeki doğrudan ve dolaylı kayıpları 115 milyar doları aştı.
Şam’daki ABD Büyükelçiliği tarafından yayımlanan verilere göre ülkenin günlük doğal gaz arzı bugün yalnızca 7 ila 10 milyon metreküp seviyesinde bulunuyor. Bu rakam savaş öncesinde günlük 30 milyon metreküpe kadar çıkıyordu.
Buna karşılık ülkenin günlük gaz talebi 23 ila 30 milyon metreküp arasında değişiyor. Özellikle elektrik üretimindeki yetersizlik nedeniyle her gün yaklaşık 15 milyon metreküplük arz açığı oluşuyor.
Bu nedenle hükümet, uluslararası ortaklıklar sayesinde 2030 yılına kadar doğal gaz üretimini iki katına çıkararak enerji sektörünü yeniden ayağa kaldırmayı hedefliyor.
Altyapı ve bölgesel tedarik
Savaş sırasında sahalar, tesisler ve iletim hatları ciddi zarar gördü. Ayrıca yaptırımlar nedeniyle bakım ve modernizasyon faaliyetleri uzun yıllar boyunca aksadı.
Buna rağmen Arabş, yaklaşık 285 milyar metreküplük kanıtlanmış doğal gaz rezervlerinin geliştirilmesi hâlinde ülkenin dört yıl içinde savaş öncesi günlük 28 milyon metreküplük üretim seviyesine geri dönebileceğini belirtiyor.
Suriye Enerji Bakanı Muhammed El-Beşir, Washington'daki Dünya Enerji Forumu etkinlikleri sırasında konuşma yapıyor (Suriye Enerji Bakanlığı)
Suriye şu anda elektrik arzını desteklemek için bölgesel kaynaklardan yararlanıyor. Katar finansmanıyla Azerbaycan gazının Türkiye üzerinden Suriye’ye ulaştırılmasını öngören proje kapsamında günlük yaklaşık 3,4 milyon metreküp gaz sağlanıyor. Katar’dan Ürdün üzerinden doğrudan tedarik seçeneği de gündemde bulunuyor.
Şam yönetimi, mevcut sahaların rehabilitasyonunu hızlandırırken uluslararası ortaklıklar aracılığıyla üretimi artırmayı amaçlıyor. ConocoPhillips ve Novaterra Energy ile yapılan anlaşma da bu stratejinin merkezinde yer alıyor.
Gaz sahaları nerede bulunuyor?
Anlaşmaların ardından Suriye Petrol Şirketi, daha önce kuzeydoğudaki Kürt özerk yönetiminin kontrolünde bulunan petrol ve gaz sahalarının yönetimini devraldı. Ülkenin enerji kaynakları üç ana bölgede yoğunlaşıyor:
Doğu Bölgesi (Deyrizor ve Haseke)
• Deyrizor’un kuzeydoğusundaki Koniko Gaz Sahası, ConocoPhillips tarafından 2001 yılında kurulmuştu. Yıllık 4,7 milyar metreküp kapasiteye sahip tesis, savaş öncesinde günlük yaklaşık 13 milyon metreküp üretim gerçekleştiriyordu.
• Haseke’deki Cebse Sahası ile birlikte, bu iki merkez 2011 öncesinde Suriye doğal gaz üretiminin yüzde 53’ünü karşılıyordu.
Orta Bölge ve Humus Çölü
• Ülkenin en büyük gaz sahası olan Şair Sahası,
• Tedmur’un batısındaki Cihar Sahası,
• Mehr ve Cezel sahaları bu bölgede yer alıyor.
Ekonomik toparlanmanın anahtarı
Dr. Ziyad Arabş’a göre ConocoPhillips ve Novaterra Energy ile imzalanan anlaşma, Suriye enerji sektörü açısından niteliksel bir dönüşüm anlamına geliyor. Anlaşma; mali darboğazın aşılması, enerji üretiminin artırılması, uluslararası yatırımcı güveninin yeniden kazanılması ve Suriye-ABD ilişkilerinde yeni bir ekonomik iş birliği sayfasının açılması açısından kritik önem taşıyor.
Arabş, “Bu anlaşmanın sonuçlarının bir yıl içinde görülmeye başlanması ve Suudi, Katarlı ve Fransız şirketlerle yürütülen paralel projelerin hayata geçmesi hâlinde, Suriye doğal gaz sektörü ekonomik toparlanmanın temel lokomotiflerinden biri olabilir. Ancak bunun için ihale ve uygulama süreçlerinde tam şeffaflık şarttır” ifadelerini kullandı.
FED’in yeni Başkan Warsh piyasalara ve Beyaz Saray’a ilk mesajını verdi: Faizler sabit kaldıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5285390-fed%E2%80%99-yeni-ba%C5%9Fkan-warsh-piyasalara-ve-beyaz-saray%E2%80%99-ilk-mesaj%C4%B1n%C4%B1-verdi-faizler-sabit
FED’in yeni Başkan Warsh piyasalara ve Beyaz Saray’a ilk mesajını verdi: Faizler sabit kaldı
ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Kevin Warsh, göreve başlama töreni günü bir konuşma yaparken (Reuters)
Kevin Warsh’ın ABD Merkez Bankası (FED) Başkanlığına atanmasına ilişkin kararın mürekkebi kurumadan, yeni başkan ilk ciddi sınavında Beyaz Saray’ın beklentilerine mesafe koymayı tercih etti. FED, çarşamba günü politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit bırakma kararı aldı.
Merkez Bankası’nın üst üste dördüncü kez faizleri değiştirmemesi, Başkan Donald Trump ve ekonomi ekibinin hedeflerine doğrudan bir darbe olarak değerlendiriliyor.
Trump, yalnızca birkaç gün önce, 7 Haziran’da yaptığı açıklamada açıkça “Faizlerin düşürülmesini istiyorum” demiş, hatta göreve kendisinin getirdiği Warsh’ı faiz indirmemesi halinde dava etmekle “şaka yollu” tehdit etmişti. Ancak Warsh, ilk toplantısında hem piyasalara hem de Beyaz Saray’a, FED kararlarının siyasi taleplerden ziyade ekonomik veriler ve teknik göstergeler doğrultusunda alınacağı mesajını verdi.
Piyasalar faizlerin sabit bırakılmasını büyük ölçüde önceden fiyatlamış olsa da asıl dikkat çeken unsur, Warsh’ın iletişim stratejisinde yaptığı radikal değişiklik oldu. Yeni FED Başkanı, toplantı sonrasında yayımlanan politika metnini alışılmışın dışında kısaltarak gelecekte faiz indirimi ihtimaline işaret eden ifadeleri tamamen çıkardı.
Powell, görev süresi sona ermeden önce düzenlediği son basın toplantısından bir kare (Reuters)
Bu haftaki açıklama yalnızca 130 kelimeden oluşurken, Nisan ayındaki metin 341 kelimeydi. Yeni açıklama, ekonomik dayanıklılık ve “fiyat istikrarını sağlama” taahhüdüne odaklanan kısa ve net bir metin olarak yayımlandı.
FED açıklamasında, “Ekonomik faaliyetler, kısmen Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklanan yüksek belirsizliğe rağmen ılımlı ve istikrarlı bir hızla genişlemektedir. Verimlilik artışı ve sermaye yatırımları güçlü seyretmekte, istihdam iş gücü artışıyla uyumlu ilerlemekte ve işsizlik oranında kayda değer bir değişiklik görülmemektedir” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Enflasyon, komitenin yüzde 2 hedefinin üzerinde kalmaya devam etmektedir. Bu durum kısmen enerji başta olmak üzere bazı sektörlerde fiyatları yükselten arz şoklarından kaynaklanmaktadır. Komite fiyat istikrarını sağlamaya kararlıdır” ifadeleri kullanıldı.
FED, bankacılık sistemindeki “bol rezerv” politikasını sürdürdüğünü ve büyüklüğü 6,7 trilyon dolara ulaşan tahvil portföyünü küçültmeye yönelik acil bir planı bulunmadığını da vurguladı. Bu yaklaşım, Warsh’ın uzun süredir savunduğu politikalar arasında yer alıyor.
Nokta grafiği gizemi ve faiz artışı ihtimali
Piyasaları asıl şaşırtan gelişme, FED üyelerinin faiz beklentilerini yansıtan tartışmalı “Dot Plot” (Nokta Grafiği) oldu.
Grafik, yetkililerin bu yıl için daha önce öngördükleri faiz indirimlerini tamamen kaldırdığını ve faiz artışının da masada bulunan seçeneklerden biri haline geldiğini ortaya koydu. Ancak olası bir sıkılaştırma adımının kesinleşmediği, faiz indirimi döngüsünün ise 2027 ve 2028 yıllarına ertelendiği görüldü. Yetkililer, İran savaşı sonrasında ortaya çıkan enflasyon baskılarının kalıcılığını izlemek istiyor.
Grafiğe göre yıl sonunda politika faizine ilişkin medyan beklenti yüzde 3,8 seviyesinde bulunuyor. Bu da mevcut seviyenin yaklaşık 0,16 puan üzerinde bir orana işaret ederek faiz artışı olasılığını güçlendiriyor.
Trump, Beyaz Saray’da düzenlenen yemin töreni sırasında Kevin Warsh ile tokalaşırken (Reuters)
Toplantı sırasında gözlemcilerin dikkatini çeken bir başka ayrıntı da ekonomik projeksiyonlarda ortaya çıktı. Toplam 19 üyesi bulunan komitede yalnızca 18 kişinin güncellenmiş tahmin sunduğu görüldü.
FED’i yakından takip eden çevreler, tahmin paylaşmayan kişinin Kevin Warsh olabileceğini düşünüyor. Warsh geçmişte ileriye dönük yönlendirme araçlarını ve büyüme-işsizlik hedeflerine dayalı tahmin sistemlerini sert şekilde eleştirmiş, hatta Dot Plot uygulamasının tamamen kaldırılmasını savunmuştu.
Halefinin döneminde oy kullanan Powell
Faiz kararının ötesinde, toplantının en dikkat çekici yönlerinden biri FED’in iç dinamikleri oldu.
Bu toplantı, Kevin Warsh’ın başkanlık ettiği ancak selefi Jerome Powell’ın hâlâ FEDeral Açık Piyasa Komitesi’nde oy kullanan üye olarak yer aldığı ilk toplantı olması nedeniyle özel önem taşıyordu. Bu durum, FED tarihinde nadir görülen ve kurumun alışılmadık bir geçiş sürecinden geçtiğini gösteren bir tablo olarak değerlendiriliyor.
Washington kulislerine göre Powell’ın görev süresi sona ermesine rağmen yönetim kurulundaki koltuğunu koruma kararı, FED merkez binasının maliyetli renovasyon projesine ilişkin soruşturmanın sonuçlarını yakından izleme isteğiyle bağlantılı.
Her ne kadar Columbia Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro geçen nisan ayında cezai soruşturmanın kapatıldığını açıklamış olsa da gerektiğinde dosyanın yeniden açılabileceğine yönelik mesajlar vermişti. Powell’ın, dosyanın tamamen kapanmasını görmek amacıyla görevde kalmayı tercih ettiği belirtiliyor.
Bu tablo, piyasaların FED içindeki iki farklı yaklaşımı yakından izlemesine yol açıyor: Temkinli çizgiyi temsil eden “Powell kanadı” ile enflasyonu daha sert yöntemlerle kontrol altına almak isteyen “Warsh kanadı”.
Warsh Doktrini ve enflasyon verilerine yaklaşım
Resmî üretici fiyat endeksi verilerindeki yükselişe rağmen Warsh’ın farklı bir para politikası yaklaşımı benimsediği görülüyor.
Yeni FED Başkanı, manşet enflasyon verilerinden ziyade bölgesel FED bankalarının hesapladığı ve aşırı fiyat hareketlerini dışarıda bırakan “Trimmed Mean” (Kırpılmış Ortalama) göstergelerine daha fazla önem veriyor. Bu göstergeler, petrol ve gıda gibi kalemlerdeki geçici dalgalanmaların etkisini azaltarak temel enflasyon eğilimini ölçmeyi amaçlıyor.
Bu yaklaşım doğrultusunda Warsh, Dallas FED’in yüzde 2,3 ve Cleveland FED’in yüzde 2,9 seviyesindeki enflasyon göstergelerini referans alarak, temel enflasyonun kontrol altında olduğu görüşünü savunuyor.
Buna göre enflasyon, ek faiz artırımı gerektirecek kadar yüksek değil; ancak Trump’ın talep ettiği ölçüde faiz indirimi yapılabilecek kadar da düşük değil.
Bütçe açığını dizginleme yolları
Warsh, göreve gelmeden önce yaptığı açıklamalarda FED’in piyasalara aşırı ölçüde yönlendirme verdiğini ve para politikası kararlarının yalnızca güncel veriler ışığında alınması gerektiğini sık sık dile getirmişti.
Bu anlayış, son toplantı sonrasında yayımlanan açıklamada da açık şekilde hissedildi. Metin, önceki dönemlerde faiz indirimi olasılığına işaret eden ifadelerden arındırılarak daha tarafsız bir tona büründü ve FED’e gelecekteki kararlarında daha geniş hareket alanı bıraktı.
Açıklama, güçlü iş gücü piyasası ve tüketici harcamalarının desteğiyle ekonomik faaliyetlerin dirençli kalmaya devam ettiğini vurgularken, enflasyonun da hâlâ yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğini belirtti.
Öte yandan FED, Orta Doğu’daki savaş nedeniyle daha önce yükselen enerji fiyatlarının yarattığı enflasyon risklerini dikkatle izlemeyi sürdürüyor. Ancak İran ile olası bir barış anlaşması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden enerji sevkiyatına açılabileceğine yönelik haberlerin ardından petrol fiyatlarında görülen gerileme, bu risklerin bir miktar hafiflemesine katkı sağlamış durumda.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة