Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu yine TÜPRAŞ oldu

İSO'nun hazırladığı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 Araştırması'na göre, TÜPRAŞ, üretimden satışlarda 418,4 milyar lirayla en büyük sanayi kuruluşu olma unvanını korudu

(AA)
(AA)
TT

Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu yine TÜPRAŞ oldu

(AA)
(AA)

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında, İSO'nun Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Araştırmaya göre, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ) üretimden satışlarda 418,4 milyar lirayla listede ilk sırayı alırken, 2021'de üçüncü sırada olan Star Rafineri 189,2 milyar lirayla ikinciliğe yükseldi. Geçen yıl ikinci sırada bulunan Ford Otomotiv ise 140,1 milyar liralık üretimden satışla 3'üncü oldu.

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) 87,8 milyar liralık üretimden satışla 4'üncü sırada yer alırken, İAR'ı, 69,5 milyar lirayla Ereğli Demir ve Çelik, 66,9 milyar lirayla İskenderun Demir ve Çelik izledi. İAR ile Ereğli Demir ve Çelik'in ikişer basamak yükselmesi dikkat çekti.

Toyota Otomotiv 65,9 milyar lirayla 7'nci, Arçelik 64,1 milyar lirayla 8'inci, Oyak-Renault 62,7 milyar lirayla 9'uncu, Tofaş 59,8 milyar lirayla 10'uncu sırada yer aldı. Toyota 3 basamak birden gerilerken, Arçelik, Oyak-Renault ve Tofaş'ın sıralamadaki yeri değişmedi.

İSO 500'ün üretimden satışları 4,5 trilyon liraya yükseldi

Toplantıda araştırmaya ilişkin açıklamalarda bulunan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO 500 çalışmasının açıklanma tarihini son yıllarda mayıs ayına çekmeyi başardıklarını, bu yıl Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle çalışmanın sonuçlarını gecikmeli olarak açıkladıklarını söyledi.

Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışlarının geçen yıl, 2021'e göre yüzde 119 artarak 4 trilyon 485 milyar liraya yükseldiğini dile getiren Bahçıvan, "Bu yüksek oranlı artışta, ihracattaki güçlü performansın yanı sıra canlı yurt içi talep, yükselen kur ve fiyatlar ile ihracat gelirlerinin TL karşılıklarındaki artışın belirleyici rol oynadığını söyleyebiliriz. 2022 yılının verileri yıl sonu tüketici enflasyonu ile arındırıldığında üretimden satışların reel olarak 2021 yılına göre yüzde 33,3 ile oldukça yüksek bir artış sergilediği görülüyor" dedi.

Bahçıvan, reel değişimleri hesaplarken yıl sonu TÜFE enflasyonunu kullandıklarını kaydederek, "Fakat diğer taraftan biliyoruz ki 2022 sonunda TÜFE enflasyonu yüzde 64,27 iken ÜFE enflasyonu yüzde 97,72'ye ulaşmıştı. Bu noktada sanayicinin ekonomik gerçeklerini yansıtan asıl enflasyonun ÜFE olduğunu hatırlatarak, ÜFE’nin çok daha hızlı arttığını ve üretici ile tüketici enflasyonu arasındaki makasın oldukça geniş olduğunu vurgulamak istiyorum. Nitekim yıl sonu ÜFE enflasyonu kullanıldığında, üretimden satışlardaki reel artış yüzde 10,8'e iniyor" açıklamasında bulundu.

500 büyük sanayi kuruluşundan 98 milyar dolarlık ihracat

Erdal Bahçıvan, üretimden satışların 50'lik gruplara göre dağılımına bakıldığında; ilk 50 kuruluşun uzun yıllardır yüzde 50 bandında seyreden ağırlığının bu yıl biraz daha arttığını ve yüzde 52'ye çıktığını, ilk 100 firmanın ise payının ise yüzde 65'lere ulaştığını bildirdi.

Türkiye'nin ihracatının 2022'de yüzde 12,9 artarak 254 milyar doları aştığını anımsatan Bahçıvan, "İSO 500'ün ihracatı ise yüzde 14,1'lik artışla 98 milyar dolara yaklaştı. İSO 500'ün ihracat artışı, Türkiye genelinin 1,2 puan üzerinde gerçekleşti. Böylece hem Türkiye hem de İSO 500 tarihindeki en yüksek ihracat rakamına ulaşılmış oldu. İSO 500'ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payına baktığımızda bu oranın yüzde 40'lar civarında olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.

Bahçıvan, 500 büyük sanayi kuruluşunun 2022'de faaliyet karının yüzde 96 artarak 671 milyar liraya çıktığını belirterek, buna karşılık faaliyet karlılığı oranının yüzde 14,8'den yüzde 12,8'e gerilediğini bildirdi.

Erdal Bahçıvan, "Faiz, amortisman ve vergi öncesi karın yüzde 100'e yakın bir artışla 808 milyar liraya yükseldiğini görüyoruz. Aynı yılda FAVÖK karlılığı oranı, aynen faaliyet karlılığında olduğu gibi 2,1 puan düşüşle yüzde 17,5'ten yüzde 15,4'e geriledi. Yine vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 121 artarak 485 milyar liraya yükseldi. Ancak satış karlılığı oranı 0,2 puan düşüşle yüzde 9,3'e indi. Bu da bize tüm karlılık rasyolarında geçen yıla göre daha düşük bir kar yılı geçirildiğini gösteriyor" açıklamasında bulundu.

Sanayi şirketlerinin son 10 yıldaki üretim faaliyeti dışı gelirlerinin toplam içerisindeki payında yaşanan düşüşe işaret eden Bahçıvan, "Görüldüğü üzere söz konusu bu oran, son 5 yılda yüzde 88 düzeyinden yüzde 23'lere kadar gerilemiş durumda. Bu da bize sanayicinin son yıllarda giderek daha fazla esas faaliyetlerine odaklandığını ve karını gerçek işinden elde ettiğini gösteriyor" diye konuştu.

Finansman giderlerindeki azalış dikkati çekti

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, finansman giderlerinin uzun yıllardan beri İSO 500'ün en dikkat edilen unsurlarından olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

İSO 500'ün finansman giderlerinin 2022'de yüzde 32,6 artarak 277 milyar liraya yükseldiğini görüyoruz. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı belirgin bir düşüş göstererek yüzde 61,1'den yüzde 41,3'e inmiş durumda. Yıllardan beri hep işaret ettiğimiz ve 2018'de yüzde 89'lara kadar çıkan bu oranın yüzde 40'lara gerilemiş olması dikkat çekiyor. Görüldüğü üzere 2022'de finansman giderleri işletmelere çok daha az yük olmuş. Ancak burada 2022'nin düşük faiz ortamı ve kredi kullanımını sıkı şartlara bağlayan düzenlemelerin de etkili olduğunu unutmamak gerekiyor. O günkü finansal koşullar, bugünkü faiz ve krediye erişim koşullarıyla karşılaştırıldığında aradaki makasın ne kadar yüksek olduğu biliniyor. Dolayısıyla finansman giderlerinin faaliyet karına oranındaki görece iyileşmenin, ne kadar sürdürülebilir olduğunu gelecek yıl açıklayacağımız 2023 yılı İSO 500 verilerinde daha net bir şekilde göreceğiz.

İSO 500'ün aktif toplamı 3,9 trilyon liraya, toplam borcu 2,5 trilyon liraya yükseldi

Erdal Bahçıvan, 2022'de İSO 500'ün aktif toplamının yüzde 83 artarak 3,9 trilyon liraya yükseldiğini belirterek, "Aktifler içerisinde ana kalemler incelendiğinde, dönen varlıklar yüzde 78 artışla 1,4 trilyon liradan 2,5 trilyon liraya; duran varlıklar ise yüzde 95 artışla 706 milyar liradan 1,4 trilyon liraya yükselmiş durumda. 2022’de özkaynaklar 624 milyar liradan 1,4 trilyon liraya yükselerek yüzde 124 artarken; toplam borçlar 1,5 trilyon liradan 2,5 trilyon liraya çıkarak yüzde 67 büyüdü" diye konuştu.

İSO 500 kuruluşlarında borçların payının yüzde 70,7'den yüzde 64,3'e gerilediğini, öz kaynakların payının yüzde 29,3'ten yüzde 35,7'ye çıktığını vurgulayan Bahçıvan, mali borçların yüzde 64 artışla 1,3 trilyon liraya, diğer borçların da yüzde 70'e yakın yükselişle 1,2 trilyon liraya yükseldiği anlattı.

Bahçıvan, "Ticari borç kullanımının artmasından, firmaların kaynak ihtiyacını finans kuruluşları dışında, kendi içlerinde borçlanarak çözmeye çalıştıklarını anlıyoruz" şeklinde konuştu.

En büyük 500 kuruluşun kısa vadeli mali borçlarındaki artışın yüzde 99, uzun vadeli borçlarındaki yükselişin ise yüzde 37 olduğunu aktaran Bahçıvan, kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payının ilk kez yüzde 50 bandını aşarak yüzde 52,1'e ulaştığını söyledi.

 



Katar, savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazından ilk LNG sevkiyatını yaptı

Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
TT

Katar, savaşın başından bu yana Hürmüz Boğazından ilk LNG sevkiyatını yaptı

Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)
Katar’daki Ras Laffan limanında yüklenen “Al Kharaitiyat ” adlı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tankeri. (X)

Katar’dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyan bir tanker, İran ile savaşın başlamasından bu yana bölgeden gerçekleştirilen ilk sevkiyat olarak Hürmüz Boğazı’nı geçti.

Şarku’l Avsat’ın Bloomberg’ten derlediği gemi takip verilerine göre ayın başlarında Katar’daki Ras Laffan ihracat terminalinde yüklenen Al Kharaitiyat adlı tanker boğazı terk etti ve şu anda Umman Körfezi’nde bulunuyor.

Veriler, geminin bir sonraki varış noktasının Pakistan olduğunu gösteriyor.

Görünüşe göre tanker, İran tarafından onaylanan ve Hürmüz Boğazı’ndan İran kıyısı boyunca uzanan kuzey rotasını kullandı.

London Stock Exchange Group verilerine göre Katar LNG tankeri Al Kharaitiyat, Katar’daki Ras Laffan limanından ayrıldıktan sonra Cumartesi günü Pakistan’ın Qasim Limanı’na doğru Hürmüz Boğazı’na yöneldi.

Bu geçiş, İran ile savaşın başlamasından bu yana bir Katar LNG tankerinin boğazdan yaptığı ilk geçiş olarak kaydedildi.

Reuters’a konuşan kaynaklar, Katar’ın bu LNG kargosunu Pakistan’a sattığını ve işlemin iki ülke hükümetleri arasında yapılan bir anlaşma kapsamında gerçekleştiğini söyledi.

Kaynaklara göre İran, Katar ve Pakistan arasındaki güveni artırmak amacıyla sevkiyata onay verdi.

Anlaşmaya yakın bir kaynak, Reuters’a Pakistan’ın gaz sıkıntısını hafifletmek için sınırlı sayıda LNG tankerinin boğazdan geçişine izin verilmesi konusunda İran ile görüşmeler yürüttüğünü aktardı.

Ayrıca İran’ın bu süreçte yardım sağlamayı kabul ettiği ve tarafların ilk geminin güvenli geçişi için koordinasyon içinde olduğu belirtildi.

Katar, Pakistan’ın başlıca LNG tedarikçileri arasında yer alıyor.

London Stock Exchange Group verilerine göre, Marshall Adaları bayraklı ve “Qatar Gas Transport Company (Nakilat)” tarafından işletilen tankerin kapasitesi 211 bin 986 metreküp.

Reuters’a konuşan bir kaynak, daha önce İran Devrim Muhafızları’nın 6 Nisan’da Hürmüz Boğazı’na doğru ilerleyen iki Katar LNG tankerini—“Al Thumama” ve “Rasheeda”—durdurduğunu ve gemilerin herhangi bir açıklama yapılmadan oldukları yerde beklemeleri emrini aldığını söyledi.

Katar, dünyanın en büyük ikinci LNG ihracatçısı konumunda olup sevkiyatlarının büyük kısmı Asya’daki alıcılara gidiyor.

İran saldırılarının Katar’ın LNG ihracat kapasitesinin yüzde 17’sini aksattığı, onarım çalışmalarının ise yıllık 12,8 milyon tonluk üretimde 3 ila 5 yıl sürecek kesintilere yol açmasının beklendiği bildirildi.


Aramco beklentileri aştı: İlk çeyrekte düzeltilmiş gelir 33,6 milyar dolara ulaştı

Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
TT

Aramco beklentileri aştı: İlk çeyrekte düzeltilmiş gelir 33,6 milyar dolara ulaştı

Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)
Suudi ve yabancı yatırımcılar, 10. Küresel Rekabetçilik Forumu sırasında “Aramco” logosunun önünde görülüyor (Arşiv - AFP)

Saudi Aramco, 2026 yılının ilk çeyreğinde güçlü operasyonel esnekliği ve küresel dalgalanmalara karşı yüksek hazırlık seviyesi sayesinde analist beklentilerini belirgin şekilde aşan olağanüstü bir finansal performans sergiledi.

Şirketin pazar günü yayımladığı mali sonuçlar açıklamasına göre, düzeltilmiş net gelir yaklaşık yüzde 26 artarak 33,6 milyar dolara (126 milyar riyal) yükseldi. Böylece analistlerin 109 milyar riyal seviyesindeki ortalama beklentisi aşılmış oldu. Geçen yılın aynı döneminde şirketin düzeltilmiş net geliri 99,8 milyar riyal seviyesindeydi.

Şirket ayrıca, sürdürülebilir ve artan getiri sağlama stratejisi doğrultusunda 21,89 milyar dolar (82,08 milyar riyal) tutarında temel temettü dağıtımını onayladı. Bu adım, nakit akışlarına ve finansal yapısının gücüne duyulan güveni yansıtıyor.

Sonuçlar, Aramconun karmaşık jeopolitik koşullara rağmen operasyonel faaliyetlerden 30,7 milyar dolar düzeyinde nakit akışı üretme kapasitesini koruduğunu da ortaya koydu.

Şirketin güçlü büyümesi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığını etkileyen mevcut jeopolitik gelişmelere karşı dayanıklılığını teyit etti. “Doğu-Batı” petrol boru hattının tam kapasiteyle işletilmesi kapsamında yapılan stratejik altyapı yatırımları, küresel piyasalara enerji akışının sürdürülmesinde ve enerji şokunun etkilerinin hafifletilmesinde kritik rol oynadı. Bu durum şirketin küresel enerji güvenliği açısından güvenilir ortak konumunu daha da güçlendirdi.

bgrbgrbg
Cidde’de bulunan ve Saudi Aramco şirketine ait bir petrol tesisi olan Kuzey Cidde Terminali’ndeki depolama tankları (AP)

İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine uyguladığı abluka ve ABD-İsrail çatışmasının enerji arzını daraltarak fiyatları yükseltmesi üzerine Aramco, doğu kıyısındaki ham petrol akışını Kızıldeniz’deki Yenbu Limanı’na yönlendirdi.

Aramco Başkanı ve CEO’su Mühendis Amin Nasser, “Günlük 7 milyon varil kapasiteye ulaşan Doğu-Batı boru hattımız, küresel enerji şokunun etkilerini hafifleten hayati bir tedarik damarı olduğunu kanıtladı” dedi. Nasser, “Güvenilir enerji arzı kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Ham petrol fiyatları yılın ilk çeyreğinde şubat başındaki 60 dolar seviyelerinden mart ayında varil başına 100 doların üzerine çıktı. Bu yükselişte İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının küresel enerji krizine yol açması etkili oldu.

Finansal Verilerin Analizi

Ayrıntılara göre düzeltilmiş net gelir 33,6 milyar dolar (125,97 milyar riyal) seviyesine ulaşarak analistlerin 31,16 milyar dolarlık ortalama tahminini geride bıraktı. Bu rakam, tek seferlik kalemler, ikame maliyetleri, bazı türev araçlardaki gerçeğe uygun değer dalgalanmaları ve finansman giderleri gibi toplamda yaklaşık 1,06 milyar dolar (3,96 milyar riyal) tutarındaki muhasebe etkileri hariç tutulduktan sonra şirket operasyonlarının gerçek performansını yansıtıyor. Söz konusu veriler, şirketin Suudi finans piyasası platformunda yayımlanan sonuçlarında yer aldı.

Net kâr, 2025’in aynı dönemine göre yüzde 25’in üzerinde artarak 25,51 milyar dolardan (95,68 milyar riyal) 32,04 milyar dolara (120,13 milyar riyal) yükseldi. Artışta ham petrol satışlarındaki yükseliş ve fiyat artışları etkili oldu.

Hissedarlara ait net gelir de yıllık bazda yüzde 25,5 artış kaydederek 32,04 milyar dolara ulaştı.

Bu yükselişin temel nedeni, toplam gelirlerin yüzde 7 artarak 115,49 milyar dolara (433,10 milyar riyal) çıkması oldu. Artış; ham petrol, rafine ürünler ve petrokimya ürünlerindeki fiyat yükselişi ile satılan ham petrol ve kimyasal ürün miktarlarındaki artıştan kaynaklandı. Satışlara bağlı diğer gelirler de 34,14 milyar riyale ulaştı.

sdfvbfrb
Amin Nasser, “Aramco”nun önceki bir etkinliğinde konuşma yaparken (Reuters)

Çeyreklik bazda bakıldığında ise şirketin net kârı 2025’in son çeyreğine göre yüzde 72,9 yükseldi. Kâr 18,53 milyar dolardan 32,04 milyar dolara çıktı. Bu güçlü büyümede kâr marjlarındaki iyileşme ve işletme maliyetlerindeki düşüş etkili oldu. Gelir vergisi ve zekât yükümlülükleri artsa da şirket, arama-üretim ile rafineri ve petrokimya sektörlerindeki verimlilik artışı sayesinde maliyet dalgalanmalarını yönetmeyi başardı.

Finansal yapı açısından Aramco, özkaynaklarını yıllık yüzde 3,9 artırarak 408,46 milyar dolara (1,5 trilyon riyal) yükseltti. Hisse başına kâr 0,13 dolar (0,50 riyal) olarak gerçekleşti. Bu da şirketin sürdürülebilir temettü politikasını sürdürme kapasitesine duyulan güveni artırdı.

Nakit Akışı ve Finansal Yapı

Şirket, faaliyetlerden 30,7 milyar dolar (115,2 milyar riyal) düzeyinde nakit akışı elde etti. Serbest nakit akışı ise geçen yılki 19,2 milyar dolardan 18,6 milyar dolara (69,9 milyar riyal) geriledi. Bu düşüşte, faaliyet sürekliliğini sağlamak amacıyla işletme sermayesinde yapılan 15,8 milyar dolarlık (59,1 milyar riyal) stratejik artış etkili oldu.

Şirket ayrıca güçlü sermaye yapısını koruyarak borçluluk oranını yüzde 3,8’den yüzde 4,8’e çıkardı. Ortalama yatırım sermayesi getirisi yüzde 20,7 olarak gerçekleşti ve bu durum varlık yönetimindeki etkinliği ortaya koydu.

Temettü ve Gelecek Büyüme Planları

Yönetim kurulu, güçlü performans doğrultusunda ilk çeyrek için 21,9 milyar dolar (82,1 milyar riyal) tutarında temel temettü dağıtımını açıkladı. Bu rakam yıllık bazda yüzde 3,5 artış anlamına geliyor. Ödemelerin yılın ikinci çeyreğinde yapılması planlanıyor.

Uzun vadeli büyümeyi güvence altına almak isteyen şirket, ilk çeyrekte üretim kapasitesini artırmak ve kritik altyapısını güçlendirmek amacıyla 12,1 milyar dolar (45,4 milyar riyal) sermaye harcaması gerçekleştirdi.

Operasyonel Esneklik ve Kriz Yönetimi

Sonuçları değerlendiren Amin Nasser, şirketin performansının güçlü operasyonel hazırlığını ve mevcut jeopolitik ortamın karmaşıklığına uyum sağlama kapasitesini ortaya koyduğunu söyledi.

Nasser, günlük 7 milyon varil kapasiteyle çalışan Doğu-Batı boru hattının petrol ve ürün akışını küresel pazarlara ulaştıran hayati bir arter haline geldiğini belirtti. Bu hattın, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat kısıtlamalarından etkilenen müşterilere destek sağladığını ve küresel enerji şokunun etkilerini hafiflettiğini ifade etti.

“Son gelişmeler, petrol ve doğal gazın enerji güvenliği ile küresel ekonominin sürdürülebilirliği açısından temel önemini açıkça ortaya koyuyor” diyen Nasser, “Tüm zorluklara rağmen ‘Aramco’, gelişmiş yerel altyapısı ve küresel ağı sayesinde stratejik önceliklerine odaklanmayı sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

Nasser, Reuters’a yaptığı açıklamada ise dünyanın son iki ayda yaklaşık 1 milyar varil petrol kaybettiğini söyledi. Enerji akışının yeniden başlaması durumunda bile sistemin normale dönmesinin zaman alacağını belirten Nasser, “Hedefimiz basit: Sistem üzerindeki baskıya rağmen enerji akışının sürmesini sağlamak” dedi.


Değeri 1 trilyon doları aşan Samsung’da grev tehdidi

Samsung işçileri geçen ay da greve gitmişti (AFP)
Samsung işçileri geçen ay da greve gitmişti (AFP)
TT

Değeri 1 trilyon doları aşan Samsung’da grev tehdidi

Samsung işçileri geçen ay da greve gitmişti (AFP)
Samsung işçileri geçen ay da greve gitmişti (AFP)

Samsung'un değeri 1 trilyon doların üzerine çıkarken, Güney Koreli sendikalar ikramiye ve ücretlerin artırılmasını istiyor.

Çarşamba günü Samsung, Asya'da piyasa değeri 1 trilyon doları aşan ikinci şirket oldu. Firmanın hisseleri, rekor kazançlar ve Apple'la çip üretimi anlaşması haberinin ardından fırladı.

1 trilyon barajını Asya'da geçen ilk çip üreticisiyse Tayvan merkezli TSMC'ydi.

Diğer yandan Financial Times'ın aktardığına göre Güney Kore'deki iki sendika, şirketten her birimin faaliyet kârının yüzde 15'ini işçilere dağıtmasını ve maaşlara yüzde 7 zam yapmasını talep ediyor.

Bu taleplerin karşılanmaması durumunda sendikalar, 21 Mayıs'tan itibaren 18 günlük grev yapılacağını bildirdi.

Bellek yongası arzının kısıtlı olduğu bir dönemde böyle bir grev, küresel tedarik zincirlerini aksatabilir.

Seul'deki Sungkyunkwan Üniversitesi'nden Kwon Seok-joon, 18 günlük bir grevin Samsung'u 10 trilyon ila 17 trilyon won (yaklaşık 310 ila 527 milyar TL) zarara uğratabileceğine dikkat çekiyor.

Böyle bir senaryo, Samsung'a tedarik sağlayan 1700 küçük şirket üzerinde de domino etkisi yaratabilir.

Kore Merkez Bankası'nın tahminlerine göre ülkenin ilk çeyrekteki yüzde 1,7'lik gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyümesinin yaklaşık yarısı yonga üretiminden geliyor.

Adının paylaşılmaması şartıyla gazeteye konuşan bir yetkili, Samsung'un faaliyet kârının yaklaşık yüzde 13'ünü tek seferlik ikramiye olarak vermeyi planladığını söylüyor.

Ancak sendikalar, ikramiyelerin sözleşmelere dahil edilmesini ve her yıl düzenli şekilde ödenmesini istiyor.

Ulusal Samsung Elektronik Sendikası Başkan Vekili Woo Ha-kyung, sendikaların istediği gibi ikramiyelerin sözleşmelere dahil edilmemesi nedeniyle müzakerelerin tıkandığını belirtiyor.

Diğer yandan Samsung, elektronik ev cihazları, akıllı telefon ve televizyon gibi birçok ürün üretiyor. Dev firmanın sadece yarı iletken biriminin maaş ve ikramiye anlaşması yapması halinde diğer bölümlerin de benzer taleplerde bulunabileceğine dikkat çekiliyor.

Independent Türkçe, Financial Times, Wall Street Journal