Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu yine TÜPRAŞ oldu

İSO'nun hazırladığı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2022 Araştırması'na göre, TÜPRAŞ, üretimden satışlarda 418,4 milyar lirayla en büyük sanayi kuruluşu olma unvanını korudu

(AA)
(AA)
TT

Türkiye'nin en büyük sanayi kuruluşu yine TÜPRAŞ oldu

(AA)
(AA)

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, düzenlediği basın toplantısında, İSO'nun Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Araştırmaya göre, Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ) üretimden satışlarda 418,4 milyar lirayla listede ilk sırayı alırken, 2021'de üçüncü sırada olan Star Rafineri 189,2 milyar lirayla ikinciliğe yükseldi. Geçen yıl ikinci sırada bulunan Ford Otomotiv ise 140,1 milyar liralık üretimden satışla 3'üncü oldu.

İstanbul Altın Rafinerisi (İAR) 87,8 milyar liralık üretimden satışla 4'üncü sırada yer alırken, İAR'ı, 69,5 milyar lirayla Ereğli Demir ve Çelik, 66,9 milyar lirayla İskenderun Demir ve Çelik izledi. İAR ile Ereğli Demir ve Çelik'in ikişer basamak yükselmesi dikkat çekti.

Toyota Otomotiv 65,9 milyar lirayla 7'nci, Arçelik 64,1 milyar lirayla 8'inci, Oyak-Renault 62,7 milyar lirayla 9'uncu, Tofaş 59,8 milyar lirayla 10'uncu sırada yer aldı. Toyota 3 basamak birden gerilerken, Arçelik, Oyak-Renault ve Tofaş'ın sıralamadaki yeri değişmedi.

İSO 500'ün üretimden satışları 4,5 trilyon liraya yükseldi

Toplantıda araştırmaya ilişkin açıklamalarda bulunan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO 500 çalışmasının açıklanma tarihini son yıllarda mayıs ayına çekmeyi başardıklarını, bu yıl Kahramanmaraş merkezli depremler nedeniyle çalışmanın sonuçlarını gecikmeli olarak açıkladıklarını söyledi.

Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşunun üretimden satışlarının geçen yıl, 2021'e göre yüzde 119 artarak 4 trilyon 485 milyar liraya yükseldiğini dile getiren Bahçıvan, "Bu yüksek oranlı artışta, ihracattaki güçlü performansın yanı sıra canlı yurt içi talep, yükselen kur ve fiyatlar ile ihracat gelirlerinin TL karşılıklarındaki artışın belirleyici rol oynadığını söyleyebiliriz. 2022 yılının verileri yıl sonu tüketici enflasyonu ile arındırıldığında üretimden satışların reel olarak 2021 yılına göre yüzde 33,3 ile oldukça yüksek bir artış sergilediği görülüyor" dedi.

Bahçıvan, reel değişimleri hesaplarken yıl sonu TÜFE enflasyonunu kullandıklarını kaydederek, "Fakat diğer taraftan biliyoruz ki 2022 sonunda TÜFE enflasyonu yüzde 64,27 iken ÜFE enflasyonu yüzde 97,72'ye ulaşmıştı. Bu noktada sanayicinin ekonomik gerçeklerini yansıtan asıl enflasyonun ÜFE olduğunu hatırlatarak, ÜFE’nin çok daha hızlı arttığını ve üretici ile tüketici enflasyonu arasındaki makasın oldukça geniş olduğunu vurgulamak istiyorum. Nitekim yıl sonu ÜFE enflasyonu kullanıldığında, üretimden satışlardaki reel artış yüzde 10,8'e iniyor" açıklamasında bulundu.

500 büyük sanayi kuruluşundan 98 milyar dolarlık ihracat

Erdal Bahçıvan, üretimden satışların 50'lik gruplara göre dağılımına bakıldığında; ilk 50 kuruluşun uzun yıllardır yüzde 50 bandında seyreden ağırlığının bu yıl biraz daha arttığını ve yüzde 52'ye çıktığını, ilk 100 firmanın ise payının ise yüzde 65'lere ulaştığını bildirdi.

Türkiye'nin ihracatının 2022'de yüzde 12,9 artarak 254 milyar doları aştığını anımsatan Bahçıvan, "İSO 500'ün ihracatı ise yüzde 14,1'lik artışla 98 milyar dolara yaklaştı. İSO 500'ün ihracat artışı, Türkiye genelinin 1,2 puan üzerinde gerçekleşti. Böylece hem Türkiye hem de İSO 500 tarihindeki en yüksek ihracat rakamına ulaşılmış oldu. İSO 500'ün Türkiye sanayi ihracatı içindeki payına baktığımızda bu oranın yüzde 40'lar civarında olduğunu görüyoruz" şeklinde konuştu.

Bahçıvan, 500 büyük sanayi kuruluşunun 2022'de faaliyet karının yüzde 96 artarak 671 milyar liraya çıktığını belirterek, buna karşılık faaliyet karlılığı oranının yüzde 14,8'den yüzde 12,8'e gerilediğini bildirdi.

Erdal Bahçıvan, "Faiz, amortisman ve vergi öncesi karın yüzde 100'e yakın bir artışla 808 milyar liraya yükseldiğini görüyoruz. Aynı yılda FAVÖK karlılığı oranı, aynen faaliyet karlılığında olduğu gibi 2,1 puan düşüşle yüzde 17,5'ten yüzde 15,4'e geriledi. Yine vergi öncesi kar ve zarar toplamı yüzde 121 artarak 485 milyar liraya yükseldi. Ancak satış karlılığı oranı 0,2 puan düşüşle yüzde 9,3'e indi. Bu da bize tüm karlılık rasyolarında geçen yıla göre daha düşük bir kar yılı geçirildiğini gösteriyor" açıklamasında bulundu.

Sanayi şirketlerinin son 10 yıldaki üretim faaliyeti dışı gelirlerinin toplam içerisindeki payında yaşanan düşüşe işaret eden Bahçıvan, "Görüldüğü üzere söz konusu bu oran, son 5 yılda yüzde 88 düzeyinden yüzde 23'lere kadar gerilemiş durumda. Bu da bize sanayicinin son yıllarda giderek daha fazla esas faaliyetlerine odaklandığını ve karını gerçek işinden elde ettiğini gösteriyor" diye konuştu.

Finansman giderlerindeki azalış dikkati çekti

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, finansman giderlerinin uzun yıllardan beri İSO 500'ün en dikkat edilen unsurlarından olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

İSO 500'ün finansman giderlerinin 2022'de yüzde 32,6 artarak 277 milyar liraya yükseldiğini görüyoruz. Böylece finansman giderlerinin faaliyet karına oranı belirgin bir düşüş göstererek yüzde 61,1'den yüzde 41,3'e inmiş durumda. Yıllardan beri hep işaret ettiğimiz ve 2018'de yüzde 89'lara kadar çıkan bu oranın yüzde 40'lara gerilemiş olması dikkat çekiyor. Görüldüğü üzere 2022'de finansman giderleri işletmelere çok daha az yük olmuş. Ancak burada 2022'nin düşük faiz ortamı ve kredi kullanımını sıkı şartlara bağlayan düzenlemelerin de etkili olduğunu unutmamak gerekiyor. O günkü finansal koşullar, bugünkü faiz ve krediye erişim koşullarıyla karşılaştırıldığında aradaki makasın ne kadar yüksek olduğu biliniyor. Dolayısıyla finansman giderlerinin faaliyet karına oranındaki görece iyileşmenin, ne kadar sürdürülebilir olduğunu gelecek yıl açıklayacağımız 2023 yılı İSO 500 verilerinde daha net bir şekilde göreceğiz.

İSO 500'ün aktif toplamı 3,9 trilyon liraya, toplam borcu 2,5 trilyon liraya yükseldi

Erdal Bahçıvan, 2022'de İSO 500'ün aktif toplamının yüzde 83 artarak 3,9 trilyon liraya yükseldiğini belirterek, "Aktifler içerisinde ana kalemler incelendiğinde, dönen varlıklar yüzde 78 artışla 1,4 trilyon liradan 2,5 trilyon liraya; duran varlıklar ise yüzde 95 artışla 706 milyar liradan 1,4 trilyon liraya yükselmiş durumda. 2022’de özkaynaklar 624 milyar liradan 1,4 trilyon liraya yükselerek yüzde 124 artarken; toplam borçlar 1,5 trilyon liradan 2,5 trilyon liraya çıkarak yüzde 67 büyüdü" diye konuştu.

İSO 500 kuruluşlarında borçların payının yüzde 70,7'den yüzde 64,3'e gerilediğini, öz kaynakların payının yüzde 29,3'ten yüzde 35,7'ye çıktığını vurgulayan Bahçıvan, mali borçların yüzde 64 artışla 1,3 trilyon liraya, diğer borçların da yüzde 70'e yakın yükselişle 1,2 trilyon liraya yükseldiği anlattı.

Bahçıvan, "Ticari borç kullanımının artmasından, firmaların kaynak ihtiyacını finans kuruluşları dışında, kendi içlerinde borçlanarak çözmeye çalıştıklarını anlıyoruz" şeklinde konuştu.

En büyük 500 kuruluşun kısa vadeli mali borçlarındaki artışın yüzde 99, uzun vadeli borçlarındaki yükselişin ise yüzde 37 olduğunu aktaran Bahçıvan, kısa vadeli mali borçların toplam mali borçlar içindeki payının ilk kez yüzde 50 bandını aşarak yüzde 52,1'e ulaştığını söyledi.

 



Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
TT

Lucid, Şarku’l Avsat’a mali baskılardan kaçınmak için 4 önceliği açıkladı

Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)
Lucid’in Suudi Arabistan’ın batısındaki yeni fabrikası (Şirketin resmî internet sitesi)

Lucid Motors, finansal baskılarla mücadele etme ve büyüme kapasitesini artırma çabalarını yoğunlaştırdığı bu dönemde; likiditeyi ve operasyonel disiplini iyileştirmeye, yeni ürünler sunmaya ve Suudi Arabistan’daki üretim faaliyetlerini genişletmeye odaklanan yeni bir aşamaya geçiyor. Şirket, bu adımlarla eş zamanlı olarak yeni pazarları hedefleyen teknoloji ve ürünler geliştirmeyi sürdürüyor.

Bu süreç, şirketin ticari faaliyetlerindeki büyümenin devam ettiği bir döneme denk geliyor. İkinci çeyrek gelirleri yıllık bazda yüzde 56 artışla 405 milyon dolara ulaşan Lucid’in araç teslimatları ise yüzde 19’luk artışla 3 bin 953 adet olarak gerçekleşti.

Buna karşın Lucid; arzı taleple uyumlu hale getirmek, stokları azaltmak ve likiditeyi korumak amacıyla üretimi kasıtlı olarak düşürdü. Şirketin toplam likiditesi çeyrek sonunda yaklaşık 3 milyar dolar seviyesinde kaydedildi.

Lucid CEO’su Silvio Napoli, Şarku’l Avsat’a verdiği özel demeçte önümüzdeki dönem için dört temel öncelik belirlediklerini ifade etti. Napoli; bu önceliklerin 2026 yılına kadar 1,4 milyar dolar tasarruf sağlamak amacıyla nakit akışı ve maliyetlerin iyileştirilmesini, Uber ve Nuro iş birliğiyle otonom taksi programının geliştirilmesini, Suudi Arabistan’daki AMP-2 fabrikasının tam entegre üretime geçişinin tamamlanmasını ve orta boy araç programında lansman aşamasına gelinmesini kapsadığını belirtti.

cvfgbhyj
Lucid CEO’su Silvio Napoli (Şarku’l Avsat)

Napoli, Lucid’in öncü teknolojilere ve üstün ürünlere sahip olduğunu, finansal zorluklarını uygulama aşamasında likidite ve maliyetler, müşteriler ve kalite, kurumsal kültür ve ekip olmak üzere üç temel sütuna odaklanarak çözmeye çalıştığını vurguladı.

Napoli’nin Şarku’l Avsat’a yaptığı bu açıklamalar, Riyad’da ‘Yeni Dünyalar’ temasıyla kapılarını açan LEAP 2026 Konferansı’nın oturum aralarında gerçekleşti. Lucid, elektrikli araç üretim sektöründeki en son teknolojilerini tanıtmak amacıyla bu önemli etkinlikte yer alıyor.

Sözlerini sürdüren Napoli, şirketin bugünkü odağının Lucid’in sahip olduğu güçlü yönleri sürdürülebilir ve tutarlı bir performansa dönüştürmesini sağlayacak disiplinli bir operasyonel model inşa etmek olduğunu belirterek, bu yeni aşamada hedeflerine ulaşmaya kararlı olduklarını kaydetti.

PIF’ın yatırımları

Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) ile olan ilişkisini geleneksel bir yatırımcı-şirket ilişkisinin ötesinde tanımlayarak, PIF’ın önemli bir stratejik ortak olduğunu ve sağladığı desteğin şirketin potansiyeline ve uzun vadeli büyüme vizyonuna duyulan karşılıklı güveni yansıttığını ifade etti.

Şirket ile PIF’ın ulaşımın geleceğini şekillendirmek ve Vizyon 2030 hedeflerini desteklemek adına ortak bir vizyon paylaştığını belirten Napoli, Lucid’in Suudi Arabistan’daki varlığının mühendislik yetkinliklerinden, araştırma imkanlarından ve gelişmiş hesaplama kaynaklarından yararlanma fırsatı sunduğunu kaydetti. Napoli, Kral Abdullah Ekonomi Şehri’nde yer alan ve ülkenin tam entegre ilk araç üretim tesisi konumundaki AMP-2 fabrikasındaki genişlemenin kilit bir adım olduğunu vurgulayarak, bu çerçevedeki hedeflerin ve taahhütlerin yalnızca elektrikli araç üretimiyle sınırlı kalmayıp, Krallık’ta bu sektöre, teknolojilere ve gelişmiş sanayiye yönelik entegre bir ekosistemin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını sözlerine ekledi.

dvfgthy
Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki Lucid fabrikasının açılış töreninden (SPA)

Lucid’in gelişim yolculuğundaki kritik aşamalarda PIF’ın ana yatırımcı konumunda bulunduğunu belirten Napoli, PIF’ın stratejik ortak olarak kilit bir rol oynamayı sürdürdüğünü ifade etti. Napoli, “Büyümenin bir sonraki aşamasına doğru ilerlerken, dönüşüm planımızı uygulayıp uluslararası pazarlardaki varlığımızı genişletirken bu ortaklık bize daha fazla istikrar sağlıyor. Aynı zamanda Lucid’in stratejisine, teknolojilerine ve uzun vadeli büyüme potansiyeline olan karşılıklı güvenimizi yansıtıyor” dedi.

Otomotiv endüstrisinin yerelleştirilmesi

Lucid’in Suudi Arabistan’da araç parçalarının yarı monte olarak birleştirildiği ilk aşamadan, araç gövdeleri, boyama ve parça üretimini de kapsayan tam entegre üretime kademeli geçişine ilişkin soruya yanıt veren Napoli, iddiayı doğrulayarak şirketin bugün Krallık’ta tam entegre araç üretimi aşamasına geçiş için çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.

Tesisin genişletilmesinin Lucid’in Krallık’taki endüstriyel varlığı ve yolculuğunda yeni bir sayfayı temsil ettiğini belirten Napoli, “1,36 milyon metrekarelik bir alanda araç gövde panellerinin preslenmesi ve tasarımı, ana gövde üretimi, boyama ve nihai montajın yanı sıra güç aktarma organlarının üretimi ve batarya paketlerinin montaj süreçleri entegre edilecek” dedi.

csdfvg
Suudi Arabistan’da üretilen Lucid marka bir araç (SPA)

Bu süreçlerin entegrasyonu için gerekli üretim sistemlerinin kurulumu ve devreye alınması çalışmalarının sürdüğünü açıklayan Napoli; fabrikanın, ürünlerin ve tedarikçi ekosisteminin hazır hale gelmesine paralel olarak üretimin planlı bir yaklaşımla artırılacağını kaydetti.

Napoli, şirketin hedefinin Krallık’ta uzun vadeli, entegre ve sürdürülebilir endüstriyel kabiliyetler inşa etmek, böylece elektrikli araç ekosisteminin ve gelişmiş sanayinin büyümesini desteklemek olduğunu sözlerine ekledi.

İş fırsatları

Napoli, AMP-2 üretim tesisinin operasyonları kademeli olarak büyüdükçe ve yıllık 150 bin araçlık hedef üretim kapasitesine ulaşıldıkça imalat, mühendislik, kalite güvence, lojistik ve tedarik zinciri alanlarındaki personel sayısında kayda değer bir artış öngörüldüğünü ifade etti.

Şirketin hedeflerinin yalnızca istihdam sağlamakla sınırlı kalmayıp Suudi Arabistan bünyesinde uzmanlaşmış kabiliyet ve deneyimlerin inşasına katkıda bulunmayı kapsadığını belirten Napoli, bu doğrultuda Lucid’in Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yaptığını kaydetti. Napoli, yerel yeteneklerin bu sektörün büyümesinde etkin rol almasını sağlamak amacıyla gelişmiş araç üretimi süreçleriyle doğrudan bağlantılı pratik eğitim programları ve planları sunulduğunu aktardı.

Napoli, şirketin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ndeki ilgili makamlarla yakın iş birliği içinde çalıştığını, ekonomi şehrinin daha geniş bir tedarikçi ve üretici ağıyla iletişim kurma çabalarına paralel olarak üretim ihtiyaçlarıyla bağlantılı tedarikçileri bölgeye çekmeye odaklandıklarını sözlerine ekledi.

Lucid’in ortak hedefinin Kral Abdullah Ekonomi Şehri’ni tedarikçiler için entegre bir merkeze dönüştürmek olduğunu belirten Napoli, şirketin bu stratejinin temel sütunlarından birini oluşturduğunu ve küresel ölçekteki 1. ve 2. Seviye lider tedarikçileri bölgeye çekmeyi amaçladıklarını vurguladı.

Napoli, Kral Selman Otomotiv Sanayi Kompleksi’ndeki tedarikçi merkezinin koltuklar, araç gövdeleri, preslenmiş parçalar, iç sistemler ve dış bileşenlerin imalatında uzmanlaşmış küresel şirketleri çekmede başarı sağladığını açıkladı. Napoli, “Yetkin tedarikçilerin merkeze yakın konumlanmalarını sağlayarak, Suudi yeteneklerin gelişimine yatırım yapıp yerli payı artırarak ve ekosistemin tüm unsurlarının küresel düzeyde rekabet için gerekli kalite ve ekonomik verimlilik standartlarına uyumunu güvence altına alarak bu modelin küresel ölçekte rekabet edebilir bir üretim ekosistemi inşa etmek için doğru temeli oluşturduğuna inanıyoruz” ifadesini kullandı.

Tedarik zincirleri

Napoli, şirketin Krallık’taki hedeflerinin araç üretiminin ötesine geçtiğini belirterek; mühendislik, tedarik zinciri geliştirme, bilimsel araştırma ve ulusal yeteneklerin yetiştirilmesini destekleyen entegre bir altyapı inşa etmek üzere çalıştıklarını vurguladı.

Bu çerçevede Suudi Arabistan’daki faaliyetlerini yerelleştiren tedarikçilerle, Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (KAUST) ve teknoloji ile inovasyon alanındaki diğer araştırma kurumlarıyla iş birliği yapıldığını ifade eden Napoli, İnsan Kaynaklarını Geliştirme Fonu (HADAF) ve Ulusal Otomotiv Akademisi ile de ortak çalışmalar yürütüldüğünü kaydetti.

Napoli sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kurumlar ve Suudi hükümeti ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği sayesinde 450’den fazla Suudi yeteneğin elektrikli araç sektöründe ve AMP-2 tesisinde çalışmak üzere eğitilmesine ve nitelik kazanmasına katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde daha fazla yerel yeteneğin bu programlardan ve fırsatlardan yararlanmasını hedefliyoruz.”


ABD-İran gerilimi petrolü yeniden yükseltti: Fiyatlar yüzde 3’ü aştı

Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
TT

ABD-İran gerilimi petrolü yeniden yükseltti: Fiyatlar yüzde 3’ü aştı

Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)
Kaliforniya eyaletindeki bir petrol sahasında çalışan sondaj kuleleri (Reuters)

Petrol fiyatları, haftanın ilk işlem gününde yüzde 3’ün üzerinde arttı. Fiyatlardaki artış, ABD’nin Hürmüz Boğazı’ndaki İran’a ait Lark Adası’na saldırı düzenlemesi ve Tahran’ın buna karşılık vermesinin ardından geldi.

Brent ham petrolünün vadeli kontratları yüzde 3,1 yükselerek TSİ 10.04 itibarıyla varil başına 91,38 dolara çıktı. ABD Batı Teksas türü ham petrolünün (WTI) varil fiyatı ise yüzde 3,2 artışla 86,28 dolara yükseldi.

ABD güçleri pazar günü Lark Adası’ndaki iki füze fırlatma platformunu vurdu. Bu, temmuz sonundan bu yana ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği bilinen ilk hava saldırısı oldu. Buna karşılık İran medyası pazartesi günü Tahran’ın Ürdün’deki iki ABD hava üssünü hedef aldığını bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı kısa bir paylaşımda İran’ın enerji merkezi Hark Adası’nın yerle bir edildiğini söyledi. Ancak adanın saldırıya uğradığını doğrulayan herhangi bir kanıt bulunmadı. Yapay zekâyla oluşturulmuş bir videonun da eşlik ettiği paylaşımda başka ayrıntıya yer verilmedi.

Savaşı sona erdirmeyi amaçlayan müzakereler çıkmaza girerken, arabulucular Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için girişimlerini sürdürüyor. Savaşın şubat sonunda başlamasından önce dünya petrol arzının beşte biri bu stratejik su yolundan geçiyordu.

Pazartesi günü yayımlanan deniz taşımacılığı verileri, hafta başında boğazdan geçen ve takip edilebilen ticari gemilerin sayısının günde beş gemiye kadar gerilediğini gösterdi. Bu durum, gemilerinin saldırıya uğramasından endişe eden şirketlerin temkinli davrandığına işaret ediyor.

Brent ve WTI petrolünün ağustos ayını sınırlı kayıplarla tamamlaması bekleniyor. Her iki gösterge petrol de geçen hafta yüzde 4’ten fazla gerileyerek üç haftanın ardından ilk haftalık düşüşünü kaydetmişti.

Trump pazar günü, Venezuela ile kısa süre önce varılan anlaşma kapsamında temin edilecek petrolün, yaklaşık 44 yılın en düşük seviyesine gerileyen ABD Stratejik Petrol Rezervi'nin yeniden doldurulmasında kullanılacağını söyledi.


TÜİK işsizlik verilerini açıkladı

İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)
İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)
TT

TÜİK işsizlik verilerini açıkladı

İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)
İstanbul’un simgelerinden, Mavi Cami olarak da bilinen Sultanahmet Camii’nin, Boğaz’da seyreden bir tekneden görünümü (AP)

Türkiye ekonomisinin büyüme hızı yılın ikinci çeyreğinde yavaşlarken, işsizlik oranının yükselmesi ekonomik faaliyet ve iş gücü piyasası üzerindeki baskıların sürdüğüne işaret etti.

Pazartesi günü açıklanan resmî verilere göre Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,3 büyüdü. Bu oran analistlerin beklentilerinin altında kalırken, ekonomik büyümede üst üste dördüncü çeyrekte de yavaşlama kaydedildi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,1 arttı.

Reuters’ın gerçekleştirdiği ankette, Türkiye ekonomisinin ikinci çeyrekte yüzde 2,9 büyümesi beklenirken, analistler 2026 yılının tamamında büyümenin yüzde 3,05 seviyesinde gerçekleşeceğini öngörüyordu.

TÜİK verilerine göre iş gücü piyasasındaki zayıflığa işaret eden bir diğer gelişmede ise Türkiye’de işsizlik oranı temmuz ayında bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 8,1’e yükseldi.

İş gücüne katılım oranı temmuz ayında 0,4 puan gerileyerek yüzde 52,5’e düşerken, mevsim etkilerinden arındırılmış atıl iş gücü oranı ise 1,8 puanlık artışla yüzde 30,6’ya yükseldi.

Veriler, Türkiye ekonomisinde büyümenin kademeli olarak yavaşladığını ve buna paralel olarak iş gücü piyasası üzerindeki baskıların arttığını ortaya koydu. Yetkililer ise bir yandan enflasyonla mücadele ederken, diğer yandan yüksek finansman maliyetlerinin ekonomiye yönelik oluşturduğu zorluklarla karşı karşıya bulunuyor.