Suudi Arabistan 2024 bütçesinde aldığı proaktif önlemlerle ekonomisini dış şoklardan korumayı hedefliyor

Sektörel stratejik planların daha hızlı hayata geçirilmesi için 333 milyar doların üzerinde harcama yapılması hedefleniyor

Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)
Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)
TT

Suudi Arabistan 2024 bütçesinde aldığı proaktif önlemlerle ekonomisini dış şoklardan korumayı hedefliyor

Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)
Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)

Riyad, Suudi Arabistan ekonomisinin karşılaşabileceği zorluklarla başa çıkma ve gelişmelere ayak uydurma becerisini geliştirmek ve finansal sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla birtakım proaktif önlemler aldı. Bu proaktif önlemlerin alınmasında olumlu hava, Suudi Arabistan’ın yaklaşık 1,2 trilyon riyallik (333 milyar dolar) harcama ve gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1,9'una denk gelen 79 milyar riyallik (21 milyar dolar) bütçe açığına karşın 1,1 trilyon riyal (312 milyar dolar) değerinde gelir elde etmeyi hedeflediği 2024 bütçesinin ön açıklamasında yer alan rakamlara da yansıdı.

Petrol dışı sektörün ekonomik büyümede temel bir itici güç haline gelmesi, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu çerçevesindeki en önemli hedeflerinden biri olan petrolden uzaklaşarak ekonomiyi çeşitlendirme hedefini başarıyla gerçekleştirdiğini gösterdi.

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre petrol dışı sektördeki faaliyetlerin bu yıl içinde yüzde 5,9 oranında büyümesi bekleniyor. Bu oran, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 6,1'e ulaşmıştı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, birkaç gün önce ABD merkezli Fox News televizyon kanalına verdiği röportajda, petrol dışı sektörün Suudi Arabistan’ın GSYİH’na katkısının arttığına ve bunun da Suudi Arabistan ekonomisinin 2022 yılında G20 ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranına ulaşmasına yardımcı olduğuna dikkati çekti. Petrol dışı sektörün aynı zamanda 2023 yılında G20 içinde ikinci en yüksek büyüme oranını kaydeden sektör olduğunu belirten Veliaht Prens, bu sektörde Hindistan ile Suudi Arabistan arasında iyi bir rekabet olduğunu da sözlerine ekledi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan ekonomisinin, petrole bağımlılığı azaltmak, gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve rekabet gücünü artırmak için çeşitli reformların uygulanmasının ardından bir dönüşüme tanık olduğunu açıkladı.

Reformlar

Uzmanlara göre Suudi Arabistan hükümeti tarafından gerçekleştirilen reformlar, petrol dışı sektör faaliyetlerinin GSYİH’daki büyümeye katkıda bulunmasını sağlarken ülkenin genel bütçe performansına da olumlu yansıdı.

Ekonomist Ahmed eş-Şehri, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede reformların, gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve petrol gelirlerine bağımlılığın azaltılması sayesinde petrol dışı sektör faaliyetlerinin bütçe performansı üzerindeki rolünü güçlendiğini belirtti.

Suudi Arabistan ekonomisinin mali bolluk ve yüksek döviz rezervleriyle desteklenen etkili reform ve kriz önleme politikaları uyguladığını söyleyen Şehri, Suudi Arabistan ekonomisinin sağlam ve güçlü temeller üzerine inşa edildiğini ve bunun da devletin 2024 yılı genel bütçesine yansıdığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan ekonomi uzmanı Ahmed el-Cubeyr, Suudi Arabistan hükümetinin, ülke ekonomisine yön verebilmek için özel sektörün desteğiyle ülke ekonomisini küresel krizlerden korumaya yönelik reformları hayata geçirdiğini söyledi.

GSYİH’daki büyümenin sürmesi için ekonomiyi çeşitlendirme ve petrol dışı sektörü destekleme politikasının genel bütçe performansı üzerindeki etkisine değinen Cubeyr, Suudi Arabistan hükümetinin, 2030 Vizyonu kapsamındaki büyük projelere, programlara ve girişimlere harcama yapmaya devam ettiğini vurguladı.

Küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklara rağmen 2024 bütçe beklentilerinin olumlu olduğunun altını çizen ekonomi uzmanı, Suudi Arabistan hükümetinin, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üye ülkeleri ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ ülkelerinin petrol piyasalarının istikrarı ve dengesini desteklemek adına aldığı tedbir amaçlı önemleri güçlendirmek amacıyla gönüllü olarak petrol üretiminde kesintiye gitmeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Ekonomi alanından kaynaklar, 2024 bütçesindeki açığın savunma, eğitim ve sağlık gibi önemli sektörlere yapılan harcamaların artmasından kaynaklandığını ve petrol dışı sektördeki önemli büyüme sayesinde gelirlerin beklenenden daha yüksek olmasının beklendiğini söylediler.

Al Rajhi Capital Şirketi, hükümetin 2023 bütçesi için gelir tahmininin brent ham petrol varil fiyatını 82 dolardan hesapladığını, petrol dışı gelirlerin büyümenin önemli bir itici gücü olmasının beklendiğini ve böylece ilerleyen dönemde artan harcamaların destekleneceğini açıkladı.

Maliye Bakanlığı, ekonomik büyüme tahminini yüzde 3,1’den yüzde 0,03’e düşürdü. Bakanlıktan yapılan açıklamada, bunun Suudi Arabistan’ın petrol üretiminde gönüllü olarak yaptığı petrol kesintisinden kaynaklandığı belirtildi. Bunun yanında GSYİH büyümesinin gelecek yıl yüzde 4,4, 2025 yılında yüzde 5,7 ve 2026 yılında yüzde 5,1 olması bekleniyor.

Suudi Arabistan hükümeti, ülke ekonomisini geliştirmek, çeşitlendirmek ve bir yandan finansal sürdürülebilirliği korurken diğer yandan kesintisiz büyümeyi devam ettirmek amacıyla mali ve ekonomik yönlerde reformları sürdürmeyi planladığını açıkladı.

Suudi Arabistan, 2024 bütçesine ilişkin ön açıklamada, harcamaların ve mali kontrolün verimliliğini ve etkinliğini artırmaya, kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine, ekonomik ve mali reformların uygulanmasına ve 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Yurtiçi yatırım

Bütçe ön açıklamasına göre hükümet, özel sektörü güçlendirerek yurtiçi yerel yatırımların artmasını teşvik etmenin yanı sıra vatandaşlara ve bölge sakinlerine sağlanan hizmetlerin kalitesini yükseltmeye çalışmaya devam ederken ülkenin tüm bölgelerini kapsayacak şekilde iyileştirecek.

Açıklama Suudi Arabistan ekonomisinin kapasitesini artırmak için gerçekleştirdiği proaktif yapısal ve mali reformları yansıtırken bu reformalar, GSYİH’da büyüme oranlarına ulaşılmaya devam edilmesine, petrol dışı sektörün performansının iyileştirilmesine, istihdam sayısının artmasına, sosyal koruma sistemine verilen desteğin sürmesine, mali sürdürülebilirlik programı hedeflerine ulaşmaya ve büyük programlar ve projelerle sektörel ve bölgesel stratejilerin uygulanmasını hızlandırmayı amaçlayan geliştirmelere yönelik harcamaların doğru yerlere yapılmasına katkıda bulundu.

Hükümet, tüm bu reformların yerli üretimin artmasına, yatırımcıları çekmeye, ekonominin canlanmasına ve bunun yanında finansal alanı büyüterek ve hükümet rezervleri oluşturarak kamudaki mali performansın geliştirilmesine katkıda bulunduğunu, böylece ekonominin küresel krizlerle başa çıkma becerisinin arttığını vurguladı.

Reformlar aynı zamanda ulusal varlık fonlarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yanı sıra kamu borcunun sürdürülebilir seviyelerde kalmasını ve kamu mali yapısında ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek ya da ekonomideki büyümeyi etkileyebilecek zorlukların üstesinden gelinmesini sağlayacak.

Ekonominin çeşitlendirilmesi

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, hükümetin 2030 Vizyonu kapsamındaki programları ve projeleri hayata geçirmeye devam ederek ülke ekonomisini geliştirmek, çeşitlendirmek ve finansal sürdürülebilirliği korurken büyümeyi devam ettirmek amacıyla reformları sürdüreceğini vurguladı. Bakan Cedan, aynı zamanda gelecek vaat eden sektörleri geliştirilmesine, yatırımcılar için cazibenin artırılmasına, sektörlerin teşvik edilmesine ve yerel üretimin ve petrol dışı ihracatın artırılmasına katkıda bulunan girişimler ve stratejiler başlatıldığını da sözlerine ekledi.

Petrol dışı sektör GSYİH’sinin orta vadede yüksek ve sürdürülebilir oranlarda büyümesini sağlayan yapısal reformlara devam edilmesinin yanı sıra Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve kalkınma fonlarının oynadığı etkin role dikkati çeken Bakan Cedan, ülkenin karşı karşıya olduğu mali ve ekonomik risklerin analiz edilmesi sürecinin, bu tür risklerle başa çıkacak etkili politikaların ve stratejilerin hayata geçirilmesine katkıda bulunduğundan mevcut durumu anlamada hayati öneme sahip olduğunun altını çizdi. Tüm dünyayı etkileyen krizlere, bunlara eşlik eden zorluklara ve bunların Kovid-19 salgınının yansımaları ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyen jeopolitik gerilimler nedeniyle küresel ekonomideki yavaşlama üzerindeki etkisine rağmen Suudi Arabistan ekonomisinin, hükümetin attığı sağlam adımlar sayesinde elde edilen finansal alan ve gelecekte ortaya çıkabilecek krizleri kontrol altına almaya olanak tanıyan sürdürülebilir kamu borç seviyeleriyle güçlü bir mali konuma sahip olduğunu söyledi.

Bakan Cedan’a göre Suudi Arabistan ekonomisinin ek harcamalardaki esnek yapısı da projelerin ve stratejilerin uygulama süresinin uzatılabilmesi sayesinde orta vadede harcama seviyesinin kontrol edilmesine katkıda bulunuyor. Bunun 2030 Vizyonu kapsamındaki pek çok reformun ve sektörel ve bölgesel stratejilerin bir sonucu olduğunu belirten Maliye Bakanı, hükümetin vatandaşları yerel ve küresel olumsuz ekonomik etkilerden korumayı amaçlayan sosyal destek ve koruma sisteminin güçlendirilmesine büyük önem verdiğini de belirtti

GSYİH büyümesi

Bakan Cedan, gelecek yılla ilgili ön tahminlere göre GSYİH’nın özel sektörün ekonomik büyümeye öncülük etmeye devam edeceği ve iş fırsatlarının artmasına ve işgücü piyasasında istihdam olanaklarının oluşturulmasına katkıda bulunacağı beklentisiyle petrol dışı sektörle desteklenerek yüzde 4,4 oranında büyümesinin beklendiğini söyledi. Cedan, ticaret dengesinin iyileştirilmesinin ve 2030 Vizyonu kapsamındaki programların ve projelerin hayata geçirilmeye devam edilmesinin yanı sıra sektörel ve bölgesel stratejiler, büyük kalkınma projeleri ve ekonomik faaliyetlerin orta vadede pozitif büyüme oranlarına ulaşmasının öngörüldüğünü kaydetti. Ülke ekonomisindeki toparlanmanın orta vadede gelir tarafında olumlu gelişmelere yol açmasının beklendiğini ifade eden Maliye Bakanı, bu toparlanmanın, kamu mali durumunun sürdürülmesi ve istikrara kavuşturulması amacıyla orta vadeli planlama sürecinin geliştirilmesine yönelik mali sürdürülebilirlik programı çerçevesinde hükümetin aldığı ekonomik reformların işe yaradığını gösterdiğini vurguladı. Bir yandan da gelir kaynaklarını çeşitlendirerek, harcama verimliliğini artırarak ve özel sektörün büyümesini teşvik ederek ekonomik büyüme oranlarının korunmasının hedeflendiğini vurgulayan Bakan Cedan, hükümetin, beklenen bütçe açığını finanse etmek ve 2024 yılında vadesi gelen anaparayı geri ödemek için onaylanmış yıllık plan doğrultusunda borçlanmaya devam ettiğini ve bir y andan önümüzdeki yıllara ait anapara borcunun ödenmesi için piyasa koşullarına göre uygun fırsatları araştırırken diğer yandan ek finansman operasyonları gerçekleştirdiğini belirtti.

Bakan Cedan’ın aktardığına göre Suudi Arabistan hükümeti, piyasaların verimliliğini korumak ve derinliğini artırmak amacıyla finansman kanallarını çeşitlendirmek, sermaye projelerini ve altyapıyı finanse etmek gibi ekonomik büyümeye katkıda bulunacak alternatif devlet borçlanma programlarını uygulamak için piyasa fırsatlarından yararlanmak amacıyla bazı stratejik projeleri de finanse etmeyi sürdürüyor.

Maliye Bakanı Cedan, 2023 Vizyonu hedeflerine ulaşmayı sağlayabilecek ekonomik ve sosyal getirisi olan bazı programların ve projelerin daha hızlı uygulanması için yapılan harcamaların artırılması sonucunda kamu borç portföyünün daha da büyümesinin beklendiğini de kaydetti.



Uçakta fotoğraf çekenlere kötü haber: British Airways kuralları sertleştirdi

British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
TT

Uçakta fotoğraf çekenlere kötü haber: British Airways kuralları sertleştirdi

British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)
British Airways taşımacılık koşullarını güncelledi (Reuters)

British Airways, kabin ekibini korumak amacıyla yolcuların uçak içinde fotoğraf çekmesine ilişkin kısıtlamaları sıkılaştırdı.

Bayrak taşıyıcı havayolu şirketi, British Airways personelinin izni olmadan videoya alınmasını, fotoğrafının çekilmesini veya canlı yayımlanmasını önlemek amacıyla taşıma koşullarını güncelledi.

Kurallara uymadıkları takdirde yolcular uçaktan çıkarılma veya havayolunun uçuş yasağıyla karşı karşıya kalacak.

Kabul edilemez davranışlarla ilgili 11a maddesinde artık şu ifadeler yer alıyor:

Uçakta bulunduğunuz sırada, kabin ekibimizi veya diğer çalışma arkadaşlarımızı rızaları dışında videoya aldığınıza, canlı yayımladığınıza veya fotoğrafını çektiğinize dair makul bir düşünce oluşursa… Bu davranışı sürdürmenizi önlemek için makul gördüğümüz her türlü önlemi alabiliriz.

Havayolu şirketi, uçak iniş yaptığında yolcuların uçaktan inmesini isteyebilir, yolculuğun geri kalan kısmı için taşıma hizmeti vermeyi reddedebilir veya cezai kovuşturma amacıyla olayı ilgili makamlara bildirebilir.

Kuralların, Meta gözlükleri ve GoPro'lar gibi cihazlarla yapılan çekimleri de kapsaması bekleniyor.

Çoğu havayolu şirketi, yolcuların diğer yolcuların mahremiyetine saygı gösterdiği sürece genellikle fotoğraf çekilmesinde bir sakınca olmadığını belirtiyor. Ancak kurallar uçuştan uçuşa değişiklik gösterebilir.

Birleşik Krallık Sivil Havacılık Otoritesi'ne (CAA) göre, video veya fotoğraf çekiminin "kabin güvenliğini hiçbir şekilde tehlikeye atmaması" koşuluyla, kuralları belirleme yetkisi kabin ekibine ve kaptana ait.

British Airways, kısa süre önce Elon Musk'ın Starlink internet sistemini kullanan Britanyalı ilk havayolu şirketi olurken ilk uçuş, Londra Heathrow'dan ABD'nin Houston kentine giden bir Boeing 787-8 uçağıyla gerçekleştirildi.

Havayolu şirketi, bu gelişmiş sistemin yolcuların uçuşları sırasında "internet yayınları, iş ve bağlantıda kalmak için hızlı ve güvenilir internete" erişmesini sağlayacağını belirtiyor.

The Independent cevap hakkı için British Airways'le temasa geçti.

Independent Türkçe


Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
TT

Çin-ABD teknoloji yarışı kızışıyor: Yapay zeka stratejik varlığa dönüştü

Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)
Çin ve ABD arasında son dönemde artan yapay zeka rekabeti, küresel teknoloji ve finans piyasasını da belirliyor (AP)

Çin hükümetinin, Meta'nın Manus'u satın alma işlemini durdurması, Washington-Pekin hattındaki teknoloji rekabetini kızıştırdı.

Vuhan'da üç mühendis tarafından kurulan Manus, otonom görevleri yerine getirebilen yapay zeka ajanıyla Silikon Vadisi'nin dikkatini çekmişti.

2025'in sonunda Meta, şirketi satın almak için anlaşmaya varmıştı. Bu gelişme, Çinli bir girişimin küresel pazara açılması için önemli bir fırsat olarak görülüyordu.

Ancak Pekin yönetimi, DeepSeek'ten sonra çok konuşulan yapay zeka şirketinin CEO'su Xiao Hong'la baş bilim insanı Ji Yichao'ya geçen ay yurtdışına çıkış yasağı getirmişti.

Çin hükümeti, ocak ayında süreçle ilgili inceleme de başlatmıştı. Ülkenin ana ekonomik planlama organı Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu'ndan (NDRC) pazartesi günü yapılan açıklamada, Manus'un devrinin yatırım kurallarını ihlal ettiğinin belirlendiği bildirilmişti.

New York Times'ın analizine göre, 2 milyar dolarlık anlaşmayı suya düşüren bu adım, Pekin'in yapay zeka teknolojilerini "stratejik varlık" olarak gördüğünü açık biçimde ortaya koydu.

Meta ve Manus'la ilgili son gelişmeler, Washington ve Pekin'in ileri teknoloji üzerinden yürüttüğü jeopolitik mücadeleyi de tırmandırdı.

Haberdeki verilere göre Çinli şirketlerle yabancı yatırımcılar arasındaki anlaşmalar 2021'den bu yana düşüşte. 2024'te işlem sayısı yüzde 73 azalırken, toplam hacim 54 milyar dolardan 7,8 milyar dolara geriledi.

Artan siyasi riskler nedeniyle birçok girişim ve yatırımcı strateji değiştiriyor. Çinli start-up'lar artık daha çok yerel yatırımcılara yönelirken, ABD'li fonlar da regülasyon risklerinden kaçınmak için geri çekiliyor.

Bazı şirketlerse Singapur gibi üçüncü ülkeler üzerinden küreselleşmeye çalışıyor. Örneğin TikTok'un sahibi ByteDance ve moda firması Shein, merkezlerini Singapur'a taşımıştı.

Geçen yıl Çin'de kurulan Manus da kısa süre içinde Singapur'a taşınmış, daha sonra da Meta tarafından satın alınmıştı.

Uzmanlara göre Çin'in müdahalesi yalnızca tek bir anlaşmayı değil gelecekteki benzer işlemleri de etkileyebilir.

Diğer yandan Çin Komünist Partisi'nin (ÇKP) yayın organı Global Times'ın analizinde, Pekin yönetiminin Manus'la ilgili adımı ABD'yle jeopolitik rekabet nedeniyle atmadığı savunuluyor.

Yapay zeka, veri ve algoritmaları içeren anlaşmaların "hiçbir zaman sıradan ticari işlemler olarak değerlendirilmediği" belirtilirken, Çin'in "stratejik teknoloji sektörlerinde güvenlik incelemeleri" yapma hakkına sahip olduğu ifade ediliyor.

Independent Türkçe, New York Times, Global Times


Tesla'nın elektrikli kamyonu 7 yıl gecikmeyle nihayet seri üretime giriyor

Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)
Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)
TT

Tesla'nın elektrikli kamyonu 7 yıl gecikmeyle nihayet seri üretime giriyor

Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)
Tesla Semi ilk olarak 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2019'da başlaması bekleniyordu (Tesla)

Tesla'nın Semi kamyonu, planlanandan 7 yıl sonra nihayet seri üretime girdi.

Tesla CEO'su Elon Musk, ilk olarak 2017'de tanıtılan elektrikli kamyonun üretimine 2019'da başlanacağına söz vermişti.

Bu hedef önce 2020'ye, ardından 2021'e, sonra da 2022'ye ertelendikten sonra sınırlı sayıda üretilen "pilot" serisinden ilk birkaç ünite PepsiCo'ya teslim edilmişti.

Tesla'nın Nevada'daki Gigafactory'sinde 3,6 milyar dolarlık bir genişletme projesi kapsamında 2023'te Semi kamyonlarına özel bir yüksek hacimli üretim fabrikası da inşa edilmiş ancak 2024'e gelindiğinde seri üretim hedefi bir kez daha 2026'ya ertelenmişti.

Oysa Volvo'nun elektrikli kamyonu, Tesla Semi'nin tanıtılmasından bir yıl sonra duyurulmuş ve sadece bir yıl sonra seri üretime girmişti.

İsveçli otomobil üreticisi, halihazırda elektrikli kamyon üretiminde dünya lideri.

Tesla'nın teslim tarihlerini kaçırması, Musk'ın çeşitli şirketlerinde belirlediği aşırı iyimser zaman çizelgelerinin devamı niteliğinde.

2017'de Semi'yle birlikte tanıtılan ikinci nesil Tesla Roadster'ın 2020'de üretime geçmesi planlanıyordu ancak halihazırda üretim tarihi 2027 olarak belirlendi.

Şirketin Tam Otonom Sürüş (Full Self-Driving / FSD) teknolojisinde de benzer gecikmelerle karşılaşıldı ve Model 3'ün piyasaya sürülmesini geciktiren üretim darboğazları yaşandı.

Musk, SpaceX'te ise roketleri Mars'a gönderme programını ertelemek zorunda kaldı. İlk başta şirketin devasa Starship roketiyle bu fırlatmanın 2022'de gerçekleşeceğini iddia etmişti.

2026 itibarıyla Starship roketi hâlâ testlerden geçerken Mars görevlerine daha yıllar var.

Semi modelinde üretim hedeflerine ulaşılamamasına rağmen Tesla, Teksas'taki yaklaşık 158 bin metrekarelik tesisinde yılda 50 bin adede kadar kamyon üretmeyi hedeflediğini belirtiyor.

Tesla Semi kamyonu yaklaşık 10 yıl önce ilk kez tanıtıldığında Musk, aracın 1000 beygir gücünün üzerinde bir performans sergileyeceğini ve "şimdiye kadarki en güvenli, en konforlu kamyon" olacağını iddia etmişti.

Kamyonun 0'dan 100 km/s'ye yalnızca 20 saniyede çıkabildiği belirtilmişti; bu da fosil yakıtlı ortalama bir çekiciden üç kat daha hızlı olduğu anlamına geliyor.

Musk ayrıca Long Range versiyonunun yaklaşık 800 km, Standard Range versiyonunun ise yaklaşık 523 km menzili olacağını söylemişti.

Kamyonu bizzat test ettikten sonra "sürüşünün spor arabaya benzediğini" ifade etmişti.

Independent Türkçe