Suudi Arabistan 2024 bütçesinde aldığı proaktif önlemlerle ekonomisini dış şoklardan korumayı hedefliyor

Sektörel stratejik planların daha hızlı hayata geçirilmesi için 333 milyar doların üzerinde harcama yapılması hedefleniyor

Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)
Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)
TT

Suudi Arabistan 2024 bütçesinde aldığı proaktif önlemlerle ekonomisini dış şoklardan korumayı hedefliyor

Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)
Suudi Arabistan'ın 2024 bütçe beklentileri küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklar karşısında olumlu (SPA)

Riyad, Suudi Arabistan ekonomisinin karşılaşabileceği zorluklarla başa çıkma ve gelişmelere ayak uydurma becerisini geliştirmek ve finansal sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla birtakım proaktif önlemler aldı. Bu proaktif önlemlerin alınmasında olumlu hava, Suudi Arabistan’ın yaklaşık 1,2 trilyon riyallik (333 milyar dolar) harcama ve gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 1,9'una denk gelen 79 milyar riyallik (21 milyar dolar) bütçe açığına karşın 1,1 trilyon riyal (312 milyar dolar) değerinde gelir elde etmeyi hedeflediği 2024 bütçesinin ön açıklamasında yer alan rakamlara da yansıdı.

Petrol dışı sektörün ekonomik büyümede temel bir itici güç haline gelmesi, Suudi Arabistan’ın 2030 Vizyonu çerçevesindeki en önemli hedeflerinden biri olan petrolden uzaklaşarak ekonomiyi çeşitlendirme hedefini başarıyla gerçekleştirdiğini gösterdi.

Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre petrol dışı sektördeki faaliyetlerin bu yıl içinde yüzde 5,9 oranında büyümesi bekleniyor. Bu oran, bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 6,1'e ulaşmıştı.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, birkaç gün önce ABD merkezli Fox News televizyon kanalına verdiği röportajda, petrol dışı sektörün Suudi Arabistan’ın GSYİH’na katkısının arttığına ve bunun da Suudi Arabistan ekonomisinin 2022 yılında G20 ülkeleri arasında en yüksek büyüme oranına ulaşmasına yardımcı olduğuna dikkati çekti. Petrol dışı sektörün aynı zamanda 2023 yılında G20 içinde ikinci en yüksek büyüme oranını kaydeden sektör olduğunu belirten Veliaht Prens, bu sektörde Hindistan ile Suudi Arabistan arasında iyi bir rekabet olduğunu da sözlerine ekledi.

Uluslararası Para Fonu (IMF) geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan ekonomisinin, petrole bağımlılığı azaltmak, gelir kaynaklarını çeşitlendirmek ve rekabet gücünü artırmak için çeşitli reformların uygulanmasının ardından bir dönüşüme tanık olduğunu açıkladı.

Reformlar

Uzmanlara göre Suudi Arabistan hükümeti tarafından gerçekleştirilen reformlar, petrol dışı sektör faaliyetlerinin GSYİH’daki büyümeye katkıda bulunmasını sağlarken ülkenin genel bütçe performansına da olumlu yansıdı.

Ekonomist Ahmed eş-Şehri, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede reformların, gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve petrol gelirlerine bağımlılığın azaltılması sayesinde petrol dışı sektör faaliyetlerinin bütçe performansı üzerindeki rolünü güçlendiğini belirtti.

Suudi Arabistan ekonomisinin mali bolluk ve yüksek döviz rezervleriyle desteklenen etkili reform ve kriz önleme politikaları uyguladığını söyleyen Şehri, Suudi Arabistan ekonomisinin sağlam ve güçlü temeller üzerine inşa edildiğini ve bunun da devletin 2024 yılı genel bütçesine yansıdığını ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan ekonomi uzmanı Ahmed el-Cubeyr, Suudi Arabistan hükümetinin, ülke ekonomisine yön verebilmek için özel sektörün desteğiyle ülke ekonomisini küresel krizlerden korumaya yönelik reformları hayata geçirdiğini söyledi.

GSYİH’daki büyümenin sürmesi için ekonomiyi çeşitlendirme ve petrol dışı sektörü destekleme politikasının genel bütçe performansı üzerindeki etkisine değinen Cubeyr, Suudi Arabistan hükümetinin, 2030 Vizyonu kapsamındaki büyük projelere, programlara ve girişimlere harcama yapmaya devam ettiğini vurguladı.

Küresel ekonomideki gelişmeler ve zorluklara rağmen 2024 bütçe beklentilerinin olumlu olduğunun altını çizen ekonomi uzmanı, Suudi Arabistan hükümetinin, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üye ülkeleri ve OPEC dışı bazı üretici ülkelerden oluşan OPEC+ ülkelerinin petrol piyasalarının istikrarı ve dengesini desteklemek adına aldığı tedbir amaçlı önemleri güçlendirmek amacıyla gönüllü olarak petrol üretiminde kesintiye gitmeyi sürdürdüğünü kaydetti.

Ekonomi alanından kaynaklar, 2024 bütçesindeki açığın savunma, eğitim ve sağlık gibi önemli sektörlere yapılan harcamaların artmasından kaynaklandığını ve petrol dışı sektördeki önemli büyüme sayesinde gelirlerin beklenenden daha yüksek olmasının beklendiğini söylediler.

Al Rajhi Capital Şirketi, hükümetin 2023 bütçesi için gelir tahmininin brent ham petrol varil fiyatını 82 dolardan hesapladığını, petrol dışı gelirlerin büyümenin önemli bir itici gücü olmasının beklendiğini ve böylece ilerleyen dönemde artan harcamaların destekleneceğini açıkladı.

Maliye Bakanlığı, ekonomik büyüme tahminini yüzde 3,1’den yüzde 0,03’e düşürdü. Bakanlıktan yapılan açıklamada, bunun Suudi Arabistan’ın petrol üretiminde gönüllü olarak yaptığı petrol kesintisinden kaynaklandığı belirtildi. Bunun yanında GSYİH büyümesinin gelecek yıl yüzde 4,4, 2025 yılında yüzde 5,7 ve 2026 yılında yüzde 5,1 olması bekleniyor.

Suudi Arabistan hükümeti, ülke ekonomisini geliştirmek, çeşitlendirmek ve bir yandan finansal sürdürülebilirliği korurken diğer yandan kesintisiz büyümeyi devam ettirmek amacıyla mali ve ekonomik yönlerde reformları sürdürmeyi planladığını açıkladı.

Suudi Arabistan, 2024 bütçesine ilişkin ön açıklamada, harcamaların ve mali kontrolün verimliliğini ve etkinliğini artırmaya, kamu maliyesinin sürdürülebilirliğine, ekonomik ve mali reformların uygulanmasına ve 2030 Vizyonu hedeflerine ulaşmaya yönelik çalışmaların devam ettiğini açıkladı.

Yurtiçi yatırım

Bütçe ön açıklamasına göre hükümet, özel sektörü güçlendirerek yurtiçi yerel yatırımların artmasını teşvik etmenin yanı sıra vatandaşlara ve bölge sakinlerine sağlanan hizmetlerin kalitesini yükseltmeye çalışmaya devam ederken ülkenin tüm bölgelerini kapsayacak şekilde iyileştirecek.

Açıklama Suudi Arabistan ekonomisinin kapasitesini artırmak için gerçekleştirdiği proaktif yapısal ve mali reformları yansıtırken bu reformalar, GSYİH’da büyüme oranlarına ulaşılmaya devam edilmesine, petrol dışı sektörün performansının iyileştirilmesine, istihdam sayısının artmasına, sosyal koruma sistemine verilen desteğin sürmesine, mali sürdürülebilirlik programı hedeflerine ulaşmaya ve büyük programlar ve projelerle sektörel ve bölgesel stratejilerin uygulanmasını hızlandırmayı amaçlayan geliştirmelere yönelik harcamaların doğru yerlere yapılmasına katkıda bulundu.

Hükümet, tüm bu reformların yerli üretimin artmasına, yatırımcıları çekmeye, ekonominin canlanmasına ve bunun yanında finansal alanı büyüterek ve hükümet rezervleri oluşturarak kamudaki mali performansın geliştirilmesine katkıda bulunduğunu, böylece ekonominin küresel krizlerle başa çıkma becerisinin arttığını vurguladı.

Reformlar aynı zamanda ulusal varlık fonlarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yanı sıra kamu borcunun sürdürülebilir seviyelerde kalmasını ve kamu mali yapısında ilerleyen dönemde ortaya çıkabilecek ya da ekonomideki büyümeyi etkileyebilecek zorlukların üstesinden gelinmesini sağlayacak.

Ekonominin çeşitlendirilmesi

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, hükümetin 2030 Vizyonu kapsamındaki programları ve projeleri hayata geçirmeye devam ederek ülke ekonomisini geliştirmek, çeşitlendirmek ve finansal sürdürülebilirliği korurken büyümeyi devam ettirmek amacıyla reformları sürdüreceğini vurguladı. Bakan Cedan, aynı zamanda gelecek vaat eden sektörleri geliştirilmesine, yatırımcılar için cazibenin artırılmasına, sektörlerin teşvik edilmesine ve yerel üretimin ve petrol dışı ihracatın artırılmasına katkıda bulunan girişimler ve stratejiler başlatıldığını da sözlerine ekledi.

Petrol dışı sektör GSYİH’sinin orta vadede yüksek ve sürdürülebilir oranlarda büyümesini sağlayan yapısal reformlara devam edilmesinin yanı sıra Kamu Yatırım Fonu (PIF) ve kalkınma fonlarının oynadığı etkin role dikkati çeken Bakan Cedan, ülkenin karşı karşıya olduğu mali ve ekonomik risklerin analiz edilmesi sürecinin, bu tür risklerle başa çıkacak etkili politikaların ve stratejilerin hayata geçirilmesine katkıda bulunduğundan mevcut durumu anlamada hayati öneme sahip olduğunun altını çizdi. Tüm dünyayı etkileyen krizlere, bunlara eşlik eden zorluklara ve bunların Kovid-19 salgınının yansımaları ve küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyen jeopolitik gerilimler nedeniyle küresel ekonomideki yavaşlama üzerindeki etkisine rağmen Suudi Arabistan ekonomisinin, hükümetin attığı sağlam adımlar sayesinde elde edilen finansal alan ve gelecekte ortaya çıkabilecek krizleri kontrol altına almaya olanak tanıyan sürdürülebilir kamu borç seviyeleriyle güçlü bir mali konuma sahip olduğunu söyledi.

Bakan Cedan’a göre Suudi Arabistan ekonomisinin ek harcamalardaki esnek yapısı da projelerin ve stratejilerin uygulama süresinin uzatılabilmesi sayesinde orta vadede harcama seviyesinin kontrol edilmesine katkıda bulunuyor. Bunun 2030 Vizyonu kapsamındaki pek çok reformun ve sektörel ve bölgesel stratejilerin bir sonucu olduğunu belirten Maliye Bakanı, hükümetin vatandaşları yerel ve küresel olumsuz ekonomik etkilerden korumayı amaçlayan sosyal destek ve koruma sisteminin güçlendirilmesine büyük önem verdiğini de belirtti

GSYİH büyümesi

Bakan Cedan, gelecek yılla ilgili ön tahminlere göre GSYİH’nın özel sektörün ekonomik büyümeye öncülük etmeye devam edeceği ve iş fırsatlarının artmasına ve işgücü piyasasında istihdam olanaklarının oluşturulmasına katkıda bulunacağı beklentisiyle petrol dışı sektörle desteklenerek yüzde 4,4 oranında büyümesinin beklendiğini söyledi. Cedan, ticaret dengesinin iyileştirilmesinin ve 2030 Vizyonu kapsamındaki programların ve projelerin hayata geçirilmeye devam edilmesinin yanı sıra sektörel ve bölgesel stratejiler, büyük kalkınma projeleri ve ekonomik faaliyetlerin orta vadede pozitif büyüme oranlarına ulaşmasının öngörüldüğünü kaydetti. Ülke ekonomisindeki toparlanmanın orta vadede gelir tarafında olumlu gelişmelere yol açmasının beklendiğini ifade eden Maliye Bakanı, bu toparlanmanın, kamu mali durumunun sürdürülmesi ve istikrara kavuşturulması amacıyla orta vadeli planlama sürecinin geliştirilmesine yönelik mali sürdürülebilirlik programı çerçevesinde hükümetin aldığı ekonomik reformların işe yaradığını gösterdiğini vurguladı. Bir yandan da gelir kaynaklarını çeşitlendirerek, harcama verimliliğini artırarak ve özel sektörün büyümesini teşvik ederek ekonomik büyüme oranlarının korunmasının hedeflendiğini vurgulayan Bakan Cedan, hükümetin, beklenen bütçe açığını finanse etmek ve 2024 yılında vadesi gelen anaparayı geri ödemek için onaylanmış yıllık plan doğrultusunda borçlanmaya devam ettiğini ve bir y andan önümüzdeki yıllara ait anapara borcunun ödenmesi için piyasa koşullarına göre uygun fırsatları araştırırken diğer yandan ek finansman operasyonları gerçekleştirdiğini belirtti.

Bakan Cedan’ın aktardığına göre Suudi Arabistan hükümeti, piyasaların verimliliğini korumak ve derinliğini artırmak amacıyla finansman kanallarını çeşitlendirmek, sermaye projelerini ve altyapıyı finanse etmek gibi ekonomik büyümeye katkıda bulunacak alternatif devlet borçlanma programlarını uygulamak için piyasa fırsatlarından yararlanmak amacıyla bazı stratejik projeleri de finanse etmeyi sürdürüyor.

Maliye Bakanı Cedan, 2023 Vizyonu hedeflerine ulaşmayı sağlayabilecek ekonomik ve sosyal getirisi olan bazı programların ve projelerin daha hızlı uygulanması için yapılan harcamaların artırılması sonucunda kamu borç portföyünün daha da büyümesinin beklendiğini de kaydetti.



Dünyanın en pahalı yiyeceklerinin besin değerleri gerçekten maddi değerlerine eşdeğer mi?

Havyar, trüf mantarı ve safran, 2026 yılında dünyanın en pahalı yiyecekleri oldu (Pexels)
Havyar, trüf mantarı ve safran, 2026 yılında dünyanın en pahalı yiyecekleri oldu (Pexels)
TT

Dünyanın en pahalı yiyeceklerinin besin değerleri gerçekten maddi değerlerine eşdeğer mi?

Havyar, trüf mantarı ve safran, 2026 yılında dünyanın en pahalı yiyecekleri oldu (Pexels)
Havyar, trüf mantarı ve safran, 2026 yılında dünyanın en pahalı yiyecekleri oldu (Pexels)

İran kökenli havyar ve safran, dünyanın en pahalı gıdaları listesinin başında yer alıyor. Bu durum, insanı neredeyse “Donald Trump, İran'la savaşa onun gıda zenginliklerine el koymak için mi girdi?” şeklindeki alaycı soruyu sormaya itiyor.

‘Zenginlik’ kelimesinin kullanımında hiçbir abartı yok. Safran ‘kızıl altın’ lakabıyla anılırken İran havyarı ‘elmas’ adıyla biliniyor ve bir kilosunun fiyatı 25 bin dolara kadar alıcı buluyor.

sdvbrth
Dünyanın en pahalı yiyeceklerinin kilogram başına fiyatları (Kaynak: Worldostats)

Birkaç hafta önce istatistik platformu Worldostats, 2026 yılının en pahalı yiyecekler listesini yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın Worldostats’tan aktardığı listenin zirvesinde adını hakkıyla taşıyan Elmas Havyarı yer aldı. İran kökenli Elmas Havyarı’nın kilosu 25 bin ile 35 bin dolar arasında değişiyor. Yalnızca İran'ın karasuları içindeki Hazar Denizi'nin güneyindeki derinliklerde bulunan bu havyar, daha önce dünyanın en pahalı yiyeceği olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na da girdi.

Bu astronomik rakamı belirleyen birkaç etken söz konusu. Bunların başında nadir bu havyarın bulunması ve sınırlı üretilmesi geliyor. Elmas Havyarı yalnızca son derece nadir bir tür olan beyaz mersin balığının yumurtalarından elde ediliyor. Bunun yanı sıra yalnızca 60 ila 100 yaşındaki balıklardan elde edilmesi, özgün niteliklerini daha da artırıyor. Üretim süreci de kalite ve özgünlüğü güvence altına alan sıkı koşullara tabi.

gbrhy
Elmas Havyarı'nın kilosunun fiyatı 25 bin ile 35 bin dolar arasında değişiyor (Facebook)

Elmas Havyarı’nın görüntüsü, açık altın sarısından beyaza doğru açılan bir renk skalasıyla inci tanelerine benziyor. Tek bir tanenin boyutu 4 milimetreyi geçmiyor. Tadı, ince ve zarif olup genellikle hafif bir tuzlulukla birlikte ceviz ve fındığa yakın bir lezzet olarak tanımlanıyor.

Elmas Havyarı'nın besin değeri maddi değeriyle boy ölçüşebilir. Sağlıklı yağlar, omega-3, B12 vitamini ve protein bakımından zengin olan bu havyar, kalp ve beyin sağlığına faydalıyken iltihabı azaltma, bağışıklığı güçlendirme ve cilt yaşlanmasıyla mücadele eden özellikleriyle biliniyor.

thjyum
Elmas Havyarı’nın elde edildiği beyaz mersin balığı (Reuters)

Beluga havyarı

İkinci sırada bir başka havyar türü yer alıyor. O da Hazar Denizi'nin derinliklerinden elde ediliyor. Beluga balinasindan aldığı adla anılan Beluga Havyarı'nın kilosu 7 bin ile 20 bin dolar arasında değişiyor.

Bu havyarın yüksek fiyatı, dişi mersin balığının son derece uzun olgunlaşma sürecinden kaynaklanıyor. Çünkü dişi mersin balığının yumurtlamaya hazır hale gelmesi 25 yıl alıyor. Bu durum, havyar yetiştiricisinin yatırımını geri almadan önce balıklarını beslemek için hem büyük miktarda para hem de uzun zaman harcamak zorunda olduğu anlamına geliyor. İklim değişikliği, yaşam alanlarının yok olması ve ithalat yasakları da bu havyarı daha da nadir hale getiriyor. Havyarın genel olarak fiyatının yüksek olmasının bir diğer nedeni ise lüks bir ürün olarak zenginliğin simgesi sayılması. Tarihte bu havyarı ilk popüler hale getirenlerin 12. yüzyılda Rus çarları olduğu biliniyor.

sdsd
Beluga Havyarı'nın fiyatı 7 bin ile 20 bin dolar arasında değişiyor (Pixabay)

Beluga Havyarı'nın rengi açık griden siyaha doğru bir skalada değişirken genellikle hiçbir ek malzeme kullanılmadan doğrudan kaşıkla yeniyor. Zaman zaman ‘Blini’ olarak bilinen küçük Rus gözlemesi üzerine de konuluyor.

Bu havyar türünün de kalp, beyin, bağışıklık sistemi ve cilt gençliği gibi sağlık üzerinde yararları bulunuyor.

dfvgth
Rus blini gözlemesiyle servis edilen Beluga Havyarı (Pexelsl)

Beyaz trüf mantarı

Mevsimlik yabani bir mantar türü olan trüfün pahalı olduğu herkes tarafından bilinir. Ancak belirli bir çeşidi fiyat açısından diğerlerinin çok üzerinde kalıyor. İtalyan beyaz trüfü mantarının kilosu 5 bin dolara ulaşıyor.

Beyaz trüf yalnızca erişilmesi güç, ıslak ve yabani ortamlarda, özellikle de İtalya'nın Alba bölgesinde yetişiyor. Karanlık oyuklar ve nadir ağaç kökleri arasında gizlendiğinden bulunması son derece güç olduğundan toprağın altında arama için özel olarak eğitilmiş köpeklerden yararlanılıyor.

Bu ürünü değerli kılan bir diğer etken da sezonunun (Eylül sonundan Aralık'a kadar) sınırlı olması. Hasat edilir edilmez kokusu ve ağırlığının yaklaşık yüzde beşini kaybetmeye başlayan beyaz trüfün yüksek maliyetlerle pazarlara hızla ulaştırılması gerekiyor.

cddsc
Beyaz trüfün kilosu 5 bin dolara ulaşıyor (Reuters)

Beyaz trüfün eşsiz kokusu ve aroması, onu dünya genelindeki restoranların sınırlı doğal üretimi aşan miktarlarda talep ettiği son derece aranan bir ürün haline getiriyor.

Genellikle çiğ olarak ince dilimler halinde sıcak ve sade yemeklerin üzerine servis edilen beyaz trüfün böylece güçlü aromasının açığa çıkması sağlanıyor. Bu yemeklerin başında makarna, risotto ve çırpılmış ya da kızartılmış yumurta geliyor.

Beyaz trüfün sağlık için de faydaları bulunuyor. İçerdiği antioksidan maddeler sayesinde hücreleri hasardan ve yaşlanmaya karşı korurken iltihaplanmayı önlüyor ve C vitamini ile selenyum bakımından zengin olması nedeniyle bağışıklık sistemini destekliyor.

sdcdvd
Makarna tabağının üzerine servis edilmiş beyaz trüf dilimleri (Pexels)

Safran

İran safranı ‘kızıl altın’ lakabıyla anılıyor ve kilosu 5 bin dolara satılıyor. Bilimsel adı ‘crocus sativus’ olan nadir mor çiçeklerden elde edilen bir baharat türüdür. Bu çiçeklerin her birinde yalnızca 3 kırmızı dişicik bulunur. Safran bu ince saplardan elde edilir. Yarım kilogram safran elde edebilmek için 83 bin çiçeğe ihtiyaç duyulur. Hasat süreci son derece titiz bir çalışma gerektirir, dişicikler elle tek tek koparılır ve bir kilogram kuru safran üretmek 400 saatlik emek ister.

cdsvds
Safranın elde edildiği kırmızı dişicikli çiçek (Pexels)

Bu çiçek yalnızca dondurucu kışları ve sıcak yazları olan belirli bir iklimde yetişebiliyor ve hasat dönemi yalnızca 6 hafta sürüyor. Dünya safran arzının yüzde doksanından fazlasını İran karşılıyor ve gıda, kozmetik ve tıbbi kullanım amaçlı yüksek talep fiyatları yukarı çekiyor.

Gıda alanında safran, pilavlarda, deniz ürünlerinde ve tatlılarda altın rengi ve kendine özgü aroma katması için kullanılmiyor. Tıbbi açıdan ise depresyon ve anksiyete vakalarında yardımcı olan bir besin takviyesi olan safranın Alzheimer hastalığı belirtilerini hafiflettiği biliniyor.

sdfv
Bir kilogram safran üretmek için 400 saatlik emek harcanıyor (Pexels)

Geyik peyniri

Dünyada bu peyniri üreten yalnızca tek bir çiftlik bulunuyor. İsveç'teki bu çiftlikte süt veren yalnızca 3 geyik yaşıyor. Bu durum peyniri son derece nadir kılıyor.

Geyik peynirinin kilosu 2 bin 200 doları buluyor. Üretim koşulları da bu peyniri daha da özel hale getiriyor. Her bir geyiğin sağılması iki saat sürüyor ve hayvanları strese sokup sütlerinin kesilmesini önlemek amacıyla bu süreç tam bir sessizlik içinde gerçekleştiriliyor. Her geyik günlük yalnızca 5 litre süt üretiyor ve bu üretim yalnızca mayıs ile eylül ayları arasında gerçekleşiyor.

grth
Dünyanın en pahalı peynirinin (pecorino) elde edildiği Moza geyiği (Pexels)

Geyik peyniri genellikle İsveç'in lüks restoranlarına satılır. Ekmek ve kraker eşliğinde ya da kremsi ve hafif ekşi aromasını ön plana çıkaran salatalarda servis edilir.

Bu peynir türünün yüksek omega-3, çinko, demir ve selenyum içeriği sayesinde sağlık için önemli faydaları bulunuyor. İltihaplanmayı azaltma ve kalp hastalıkları ile obezite riskini düşürme konusundaki rolü de biliniyor.

sdvfgt
Gazelle peyniri (İsveç Çiftliği Üretimi)

En pahalı yiyecekler listesi, kilogram fiyatı 2 bin dolara ulaşan Japon ‘Matsutake’ mantarıyla devam ediyor. Onu İspanya’nın ‘İberya’ eti, Endonezya’nın ‘Kopi Luwak’ kahvesi, Japonya’nın ‘Kobe’ eti ve ‘Otoro’ adlı mavi yüzgeçli ton balığı izliyor.


Şahbaz Şerif, Pakistan'ın borçlarının ödenmesinde oynadığı "önemli" rol nedeniyle Suudi liderliğine teşekkür etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)
TT

Şahbaz Şerif, Pakistan'ın borçlarının ödenmesinde oynadığı "önemli" rol nedeniyle Suudi liderliğine teşekkür etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, 12 Mart 2026'da Cidde'de Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile görüştü (Arşiv-SPA)

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülkesinin mevcut mali krizleri aşmasında oynadığı kritik rol nedeniyle Suudi Arabistan yönetimine  teşekkür etti.

Şerif bugün, Bakanlar Kurulu toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Pakistan’ın büyük mali yükümlülüklerini Riyad ile yürütülen yakın iş birliği sayesinde yerine getirebildiğini belirtti.

Pakistan Başbakanı, ülkesinin yaklaşık 3,5 milyar dolar tutarındaki zorunlu dış borçlarını, ikili krediler kapsamında geri ödemeyi başardığını açıkladı. Bu çerçevede Kral Selman bin Abdulaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a özel teşekkürlerini ileten Şerif, her iki ismin de bu büyük mali sorunların çözümünde ‘kilit rol oynadığını’ vurguladı. Bu katkının, Pakistan Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin mevcut seviyelerde istikrar kazanmasına yardımcı olduğu ifade edildi.

Şerif, ortaya çıkan olumlu sonuçların, iki ülke arasında karşılıklı iş birliğinin güçlendirilmesi ve kurumsal düzeyde bürokratik engellerin kaldırılmasının doğrudan bir sonucu olduğunu belirtti.

Pakistan Başbakanı ayrıca, kalan ekonomik sorunların da bu iş birliği yaklaşımı sayesinde kısa sürede çözüme kavuşacağına olan güvenini dile getirerek, ülkesinin bölgesel ve uluslararası barışı destekleme çabalarının sürdüğünü vurguladı.


Çin yatırımı artırıyor: Endonezya alüminyum devi olma yolunda

Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)
Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)
TT

Çin yatırımı artırıyor: Endonezya alüminyum devi olma yolunda

Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)
Endonezya hükümeti, işlenmiş ürün ihracatını artırarak daha fazla katma değer elde etmek için alüminyum üretiminde kullanılan boksit cevherinin ihracatını 2023'te yasaklamıştı (Reuters)

Dünyanın en büyük nikel üreticisi Endonezya, Çinli firmaların yatırımlarıyla alüminyum sektöründe de ivme yakalamaya hazırlanıyor.

Güneydoğu Asya'nın popüler turistik noktalarından Bintan Adası, artık Çinli alüminyum şirketlerinin yatırımlarıyla gündemde.

Financial Times'ın analizine göre, Çin merkezli Shandong Nanshan Aluminium'un çoğunluk hissesine sahip olduğu Bintan'daki tesis, Güneydoğu Asya'nın en büyük alümina üretim merkezlerinden biri haline geldi. Alümina, genellikle ticari veya endüstriyel kullanım için işlenerek alüminyum oksit haline getiriliyor.

Çinli Tsingshan Holding Group da Endonezya'nın Kuzey Maluku bölgesinde 3 milyar dolarlık yeni bir alüminyum eritme tesisi kurulmasıyla ilgili görüşmeler yapıyor.

Goldman Sachs'ın tahminlerine göre Endonezya'nın küresel birincil alüminyum üretimindeki payı 2030'a kadar yüzde 1'den yüzde 5'e çıkacak. Ülke aynı zamanda küresel üretim artışının yüzde 40'ını tek başına karşılayabilir.

Ev eşyalarından savunma sanayine ve yapay zeka veri merkezlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip madenin tedarik zincirindeki kırılganlık, İran savaşıyla bir kez daha gündemde. Ortadoğu, küresel alüminyum arzının yaklaşık yüzde 10'unu sağlıyor.

Diğer yandan Endonezya'da alümina üretimi hızlı bir yükseliş gösterdi. 2022'de 3,3 milyon ton olan üretim, geçen yıl 5,9 milyon tona çıktı. Liman verileri de hem yerel hem ithal kaynaklardan yapılan sevkıyatların belirgin şekilde arttığını ortaya koyuyor.

Bu büyümenin arkasında önemli bir neden de Çin'deki üretim kısıtlamaları. Pekin yönetimi 2017'de alüminyum eritme kapasitesine üst sınır getirmişti. Bu nedenle Çinli şirketler yeni yatırımlar için yurtdışına yöneliyor.

Bazı uzmanlar, Endonezya'daki üretim artışının Ortadoğu kaynaklı kayıpları telafi edebileceğini savunuyor.

JPMorgan'dan Greg Shearer, son dönemdeki yüksek fiyatların Endonezya'daki kapasite artışını hızlandırabileceğini ancak yeni arzın etkisinin tesisler devreye girdikçe 2027'den itibaren hissedileceğini söylüyor.

Öte yandan aşırı arz riskine dikkat çeken Wittsend Commodity Advisors'ın başkanı Greg Wittbecker şu yorumu yapıyor:

Endonezya'daki bu metal üretiminin piyasayı bir anda aşırı arzla doldurarak yükseliş eğilimini sonlandırmasından endişeleniliyor. Yine de bu metale ihtiyacımız var.

Independent Türkçe, Financial Times, Fastmarkets