Suudi Arabistan Maliye Bakanı: Petrol dışı GSYİH’da bu yılın sonuna kadar yüzde 6 büyüme bekliyoruz

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan Maliye Bakanı: Petrol dışı GSYİH’da bu yılın sonuna kadar yüzde 6 büyüme bekliyoruz

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan Geleceğe Yatırım Girişimi Konferansı’nda (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan, ülkesinin petrol dışı gayri safi yurtiçi hasılasında (GSYİH) bu yıl yaklaşık yüzde 6 oranında büyüme beklendiğini söyledi.

Başkent Riyad’da düzenlenen Geleceğe Yatırım Girişimi (FII) Konferansı’nın bir oturumunda konuşan Cedan, ülkesinin 2016 yılında 2030 Vizyonu’nun lansmanından bu yana, küresel değişimlerle başa çıkabilmek ve hem kendine hem de diğer ülkelere destek olabilmek için gelir kaynaklarını çeşitlendirerek ekonomisini güçlendirmeye çalıştığını vurguladı.

Dünya Bankası (WB) ile Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) geçtiğimiz günlerde Fas’ın Marakeş kentinde gerçekleştirdiği yıllık toplantının sonuçlarının, jeopolitik olaylara rağmen olumlu çıktığını söyleyen Cedan, şu ifadelerle devam etti:

“Pek çok ülke yüksek enflasyon oranlarından muzdarip. Bu da yaklaşık 24 düşük gelirli ülkenin yüzde 10’dan fazla devlet faizi ödemek zorunda kalacağını ortaya koyuyor. Bu da mantıksız.”

Ülkesinin artık GSYİH yerine petrol dışı sektörün gelişimine odaklandığını belirten Cedan, şunları söyledi:

“Suudi Arabistan, en büyük ticaret ortağı olan Çin’in yanı sıra ABD ile de stratejik bir ilişkiye sahip. Dolayısıyla bu ilişkiyi sürdürmemiz, köprüler kurmaya devam etmemiz ve her konuda aynı fikirde olmayabileceğimiz kişilerle bile iletişim kurduğumuzdan emin olmamız gerekiyor.”

Ekonomik parçalanmanın ülke ekonomilerine zarar verdiğini vurgulayan Cedan, uluslararası ticaretteki kısıtlamaların azaltılması çağrısında bulundu.

Konuşmasında İsrail-Hamas savaşında gerilimi azaltma çağrısında bulunan Cedan, “Gazze’deki sivillerin acılarını paylaşıyoruz. Krizle uluslararası hukuka uygun şekilde mücadele edilmesi çağrısında bulunuyoruz” dedi.

Bahreyn Maliye Bakanı Selman Al Halife, “Kalkınma yolu çeşitli Körfez ekonomilerinde çeşitlenmeye doğru ilerliyor. Suudi Arabistan bu alanda çok büyük atılımlar yaptı” diye konuştu.

Selman Al Halife, “Manama petrol dışı GSYİH’nın yüzde 83’üne ulaşmayı başardı. Bu, ülkenin uzun zamandan beri takip ettiği bir kalkınma yoludur” dedi.

Aynı oturumda konuşan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise Türkiye’nin yeni bir ekonomik program yürüttüğünü ve belirsizliklerin tamamen ortadan kalktığını söyledi. Ayrıca, jeopolitik gelişmelerin uzun vadeli yansımalarından endişe duyduklarını da ekledi.

Şimşek, Türkiye ekonomisinin temmuz ayına kadar büyüme oranının yüzde 2 ile yüzde 2,5 arasında değiştiğini de ifade etti.

IMF Başkanı Kristalina Georgieva da gelecek yıl yüksek enflasyon oranlarıyla baş etmenin maliyetli olacağını söyledi.

Georgieva, “İsrail ve Hamas savaşının, Mısır, Ürdün ve Lübnan üzerinde ekonomik yansımaları var” dedi.

Şu anda küresel ticareti engelleyen 3 bin koruyucu tedbir olduğunu söyleyen Georgieva, “Enflasyonun hala yüksek olması ve faiz oranlarının artmaya devam etmesi büyümenin yavaşlamasına yol açacak” diye ekledi.



Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
TT

Macaristan'daki BYD fabrikasında kötü muamele iddiası: Gözler Manisa projesinde

4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)
4 milyar euroluk yatırımla Avrupa pazarına yılda 300 bin otomobil sunulması bekleniyor (Reuters)

Çinli elektrikli araç üreticisi BYD, Avrupa'daki ilk fabrikasını 2027'de Macaristan'ın Szeged kentinde açmaya hazırlanırken işçilere kötü muamele iddialarıyla gündem oldu.

50'yi aşkın göçmen işçiyle görüşen New York merkezli China Labor Watch (CLW), inşaatta Avrupa Birliği'nin iş yasalarının ihlal edildiğini bildiriyor. 

Çin'den getirilen işçilerin izin kullanmadan haftanın 7 günü görev yaptığı, borçlandırarak çalıştırıldığı, ekstra mesailerde yasal limitlerin aşıldığı ve katı bir şekilde yönetilen çalışanların zor koşullarda yaşadığı öne sürülüyor. 

12 ila 14 saati bulan çalışma sürelerine rağmen fazla mesai ücreti ödenmediği aktarılıyor. Maaşlardaki gecikmenin üç ayı bulabildiği de iddialar arasında.

Çoğu işçi doğrudan BYD adına değil, taşeronlar tarafından çalıştırılırken bazılarının işe girmek için 2400 euroyu bulan paralar ödediği belirtiliyor. 

Hak savunucuları, bunun borç esaretine yol açabileceğini vurguluyor. 

Avrupa Komisyonu suçlamalardan haberdar olduğunu ve Macaristan makamlarının konuyla ilgili soruşturmasının sürdüğünü açıkladı.

BYD ise 14 Şubat'ta gerçekleşen bir kazada bir işçinin öldüğünü doğrularken olaya dair incelemenin devam ettiğini belirtti. 

Szeged sakinleri, bu inşaatın çevreye ve bölgede yaşayanların sağlığına vereceği zararlar ve kentin altyapısına bindireceği yüklere dair yeterince bilgilendirilmediklerini söylüyor. 

Sayıları 4 bini bulan işçiler arasında verem vakaları görüldüğüne dair söylentiler de kentte dolaşıyor.

Brezilya'da da benzer suçlamalarla karşılaşan BYD'nin Manisa'da üretim tesisi açması planlanıyor.  

Geçen ay yapılan genel seçimleri büyük farkla kaybeden Viktor Orban, Çin'le ilişkileri derinleştirmek istiyordu. 

Aralarında batarya şirketi CATL'nin de aralarında olduğu Çin şirketleri ülkeye önemli yatırımlar yaptı.

Ülkenin yeni lideri Péter Magyar, bu projelerin bazılarının gözden geçirileceğini söylüyor. 

Independent Türkçe, Guardian, CBC


ABD'de servet eşitsizliği 40 yılın zirvesine çıktı

Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
TT

ABD'de servet eşitsizliği 40 yılın zirvesine çıktı

Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)
Federal verilere göre ABD'deki servet eşitsizliği onlarca yılın en yüksek seviyesinde ve Trump yönetiminin imza niteliğindeki vergi yasası ultra zenginlere daha da fazla fayda sağladı (AFP)

Federal verilere göre ABD'de servet eşitsizliği, Trump yönetimi altında ekonominin giderek zenginleri daha fazla kayırdığı bir dönemde, neredeyse son 40 yılın en yüksek seviyesine çıktı.

2025'in sonu itibarıyla, hanelerin en zengin yüzde 1'i servetin yüzde 31,7'sine sahipti ve bu, ABD Merkez Bankası'nın 1989'da bu oranı takip etmeye başlamasından bu yana kaydedilen en yüksek pay.

Eski Çalışma Bakanı ve Kaliforniya Üniversitesi Berkeley Kampüsü'nde onursal profesör olan Robert Reich, NBC News'a, "Donald Trump işçi sınıfından çok bahsediyor, MAGA tabanı da büyük ölçüde işçi sınıfından oluşuyor ancak verilere bakıldığında işçi sınıfının ikinci Trump yönetiminde durumu çok kötü" dedi.

İkinci Trump yönetimindeki gerçek büyüme, şirket kârlarında ve en zenginlerin servetinde oldu.

BD, gelir dağılımının en üstündekilerin orta sınıfın büyük çoğunluğuna kıyasla daha fazla avantaj elde ettiği bir tür "K şeklinde" ekonomiye dönüşmüş durumda.

Gözlemciler bu uçurumu açıklamak için çeşitli faktörlere işaret ediyor; bunlar arasında, İran savaşı küresel enerji piyasalarını kaosa sürükleyip benzin fiyatlarını yükseltirken bile, yapay zeka patlamasıyla ilgili umutların etkisiyle yıl boyunca rekorlar kırmaya devam eden borsa da var.

New York Merkez Bankası'nın bulgularına göre yüksek benzin fiyatlarına tepki olarak düşük gelirli Amerikalılar martta benzin tüketimini yaklaşık yüzde 7 azalttı ancak yine de daha yüksek fiyatlar nedeniyle yüzde 12 daha fazla harcama yaptı. Yüksek gelirli hanelerin tüketim alışkanlıklarıysa büyük ölçüde değişmedi.

Diğer makroekonomik göstergeler de benzer bir zengin-fakir uçurumunu gösterdi.

Genel olarak, işsizlik nisanda sabit kaldı ve ABD, beklenenden daha fazla, 115 bin kişilik istihdam yarattı. Ancak Wharton İşletme Okulu'nda profesör ve Allianz'ın baş ekonomi danışmanı olan Mohamed El-Erian, PBS'e, sonuçlardaki ırksal eşitsizliklerin devam ettiğini söyledi.

İstihdam raporunun ayrıntılarına bakarsanız, örneğin, siyah ve Hispanik işsizliğinin kötüleştiğini, Asyalı ve beyaz işsizliğininse aynı kaldığını veya iyileştiğini göreceksiniz. Siyah işsizliği artık beyaz işsizliğinin iki katı. Yani, ortalama olarak iyi görünen bir ekonomide, endişelendirmesi gereken büyük farklılıklar görüyoruz.

Trump yönetimi, ortalama vergi iadesinin artmasını, enflasyonun düşmesini, yeni doğan bebekler için 1000 dolarlık "Trump hesapları" açılmasını ve yabancı şirketlerin ABD'ye yatırım yapmayı taahhüt ettiğini söylediği trilyonlarca doları gerekçe göstererek ekonomi rakamlarını tüm Amerikalıları kapsayan bir "Altın Çağ"ın parçası diye övüyor.

Ancak geçen yıl kabul edilen imza niteliğindeki vergi yasası, orantısız bir şekilde zenginlere fayda sağladı.

Harcama paketi ayrıca Medicaid'e ayrılan fonları da kesti ve Cumhuriyetçiler, Uygun Fiyatlı Bakım Yasası kapsamındaki sübvansiyonların 2025 sonunda sona ermesine izin verdi.

The Independent, konuyla ilgili yorum almak için Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Independent Türkçe


İki petrol tankeri, takip cihazlarını kapattıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
TT

İki petrol tankeri, takip cihazlarını kapattıktan sonra Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldı

Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)
Hürmüz Boğazı'ndan geçerken bir mermi isabet eden Güney Kore gemisinde hasar oluştu (Reuters)

Küresel gemi takip ve enerji analiz şirketi Kpler'in verileri, ham petrol yüklü iki petrol tankerinin bu hafta Hürmüz Boğazı'ndan ayrılmadan önce İran saldırılarından kaçınmak amacıyla takip cihazlarını kapattığını ortaya koydu. Bu durum, Ortadoğu'dan petrol ihracatını sürdürmeye yönelik eğilimdeki artışı teyit etti.

Pazartesi günü açıklanan veriler, dev petrol tankeri Basra Energy'nin 1 Mayıs'ta Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi'ne (ADNOC) ait Zirku Limanı'ndan 2 milyon varil Üst Zakum ham petrolü yükleyerek 6 Mayıs'ta Hürmüz Boğazı'ndan ayrıldığını gösterdi. Verilere göre Panama bayraklı gemi, yükünü 8 Mayıs'ta Fuceyra'daki tanker terminallerinde boşalttı.

Sinocor şirketinin sahip olduğu ve işlettiği tankeri kimin kiraladığı henüz netlik kazanmadı. Sinocor, mesai saatleri dışında yapılan yorum talebine şimdiye kadar yanıt vermedi. ADNOC ve alıcıları, Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle Körfez'de mahsur kalan petrolü taşımak amacıyla son dönemde Hürmüz Boğazı üzerinden birkaç ham petrol tankeri sevk etti. Bir diğer gelişme olarak veriler, bir diğer dev petrol tankeri Chiara M’nin de dün pazar günü transponderini (gemilerin seyir güvenliği, konumu, hızı ve diğer temel bilgilerini ileten) kapatarak Körfez'den ayrıldığını gösterdi.

San Marino bandıralı tankerin, 2 milyon varillik Irak ham petrol yükünü nerede boşaltacağı henüz bilinmiyor.