Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, yaklaşık 3 yılın ardından ilk kez 350 baz puanın altına indihttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/4674211-t%C3%BCrkiyenin-5-y%C4%B1ll%C4%B1k-kredi-risk-primi-yakla%C5%9F%C4%B1k-3-y%C4%B1l%C4%B1n-ard%C4%B1ndan-ilk-kez-350-baz
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi, yaklaşık 3 yılın ardından ilk kez 350 baz puanın altına indi
(AA)
Mayıs ayında 700 baz puan seviyesinde olan Türkiye'nin CDS'i son altı ayda yaklaşık 350 baz puan gerileyerek 350 baz puan seviyesinin altına indi.
TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan'ın son Enflasyon Raporu sunumundaki ifadelerinin enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığı ortaya koymasıyla Türkiye'nin CDS'indeki gerileme yeniden hız kazanarak 3 Kasım Cuma günü 365 baz puan civarına inmişti. Gerileme eğilimini sürdüren CDS bugün de 348,2 baz puanda bulunuyor.
Türk lirası varlıklara yabancı yatırımcı ilgisini de yansıtan CDS düşüşü, devam eden jeopolitik risklere karşın TCMB'nin dezenflasyonun tesis edilmesine yönelik kararlı adımları, Türkiye'nin dış finansmana erişimi artırmayı sürdürmesi, yabancı yatırımcılarla gerçekleştirilen görüşmelerden olumlu sinyallerle birlikte devam ediyor.
SAL, küresel ticaret haritasındaki değişimle birlikte lojistik seçeneklerini genişletiyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5326192-sal-k%C3%BCresel-ticaret-haritas%C4%B1ndaki-de%C4%9Fi%C5%9Fimle-birlikte-lojistik-se%C3%A7eneklerini
SAL şirketinin Suudi Depolama ve Lojistik Fuarı’ndaki standı (Şarku’l Avsat)
Riyad:Sarah bin Şamran
TT
Riyad:Sarah bin Şamran
TT
SAL, küresel ticaret haritasındaki değişimle birlikte lojistik seçeneklerini genişletiyor
SAL şirketinin Suudi Depolama ve Lojistik Fuarı’ndaki standı (Şarku’l Avsat)
Lojistik sektöründe şirketlerin tercihlerini belirleyen tek unsur artık yalnızca sevkiyat hızı ve maliyet değil. Jeopolitik dalgalanmalar ile küresel ticaret rotalarındaki değişimler, tedarik zincirinde verimlilik kavramını yeniden tanımladı. Alternatif taşıma rotalarının güvence altına alınması, koridorlar ile taşıma türleri arasında hızlı geçiş yapabilme kabiliyeti ve mal akışının kesintisiz sürdürülmesi, müşteri kararlarında belirleyici ana faktörler haline geldi.
Suudi Arabistan’da bu dönüşüm; genişleyen sanayi faaliyetleri, artan ithalat ve altyapı yatırımlarına paralel olarak entegre lojistik hizmetlerine yönelik talebe yansıyor. Sektörde faaliyet gösteren şirketler, operasyonel kapasitelerini artırmak ve küresel ticaretteki değişimlere karşı daha yüksek esneklik sunan hava, kara ve deniz taşımacılığını birleştiren çözümler geliştirmek amacıyla bu eğilimden yararlanıyor.
Bu talepten en çok faydalanan şirketlerin başında gelen SAL, bu yılın ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 30 artışla 512,1 milyon riyal (136,6 milyon dolar) ile tarihinin en yüksek çeyreklik gelirini kaydetti. Şirketin net kârı ise yüzde 18 artarak yaklaşık 191 milyon riyale (50,9 milyon dolar) yükseldi. Yılın ilk yarısında ise gelirler yüzde 23,1 artışla 957,9 milyon riyale (255,4 milyon dolar) ulaştı.
SAL Lojistik Bölümü Başkanı Rayan Albakri konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Güvenilirlik ve esneklik, müşterilerin kararlarını ve küresel tedarik zincirlerini etkileyen en önemli unsurlar haline geldi” ifadesini kullandı. Albakri, belirli ticaret koridorlarında veya taşıma rotalarında operasyonel zorluklar ya da öngörülemeyen gelişmeler yaşandığında, müşterilerin iş sürekliliğini ve pazarlara hızlı erişimi garanti eden çözümlere yöneldiğine dikkat çekti.
SAL Lojistik Bölümü Başkanı Rayan Albakri (SAL)
Şarku’l Avsat’a özel açıklamalarda bulunan Albakri, SAL’ın her müşterinin ihtiyacına göre birden fazla taşıma türünü birleştiren entegre lojistik çözümlere yönelik artan bir ilgiye tanıklık ettiğini belirtti. Albakri, şirketin hava veya kara taşımacılığını deniz taşımacılığının doğrudan bir alternatifi olarak görmediğini, aksine bunları mal hareketinde verimlilik ve esneklik sağlamayı hedefleyen tek bir sistem içindeki tamamlayıcı unsurlar olarak değerlendirdiğini vurguladı.
“Farklı araçlar kullanılsa da mallar nihai müşteriye ulaşmanın bir yolunu her zaman bulur” diyen Albakri, müşterilere sunulan lojistik bağlantı seçeneklerini genişletmek amacıyla stratejik ortaklıklar kurmaya devam ettiklerini ifade etti. Bu kapsamda SAL’ın, Umman’daki Sohar Limanı ile Kral Selman Enerji Şehri’ndeki (SPARK) kara limanı arasındaki yeni kara koridorunu faal hale getirmek üzere SPARK Logistics ile gerçekleştirdiği iş birliğine değinen Albakri, bu rotanın bölgesel ticaret akışını güçlendirdiğini, tedarik zincirlerinin esnekliğini ve güvenilirliğini artırdığını dile getirdi.
Albakri ayrıca, havalimanlarındaki operasyonel kapasitelerin artırıldığını, iç pazar ve Körfez pazarlarındaki müşteri ve ortakların taleplerini karşılayacak çözümler sunulduğunu ve tedarik zincirlerindeki esnekliği pekiştirmek amacıyla havalimanlarının entegre bir operasyon ağıyla birbirine bağlandığını aktardı.
Talep konusunda olumlu beklentiler
Albakri, gelen kargolardaki sürekli büyüme, sanayi faaliyetlerine yönelik yedek parça ve ekipman ithalatındaki artış ile bölge genelinde daha entegre ve esnek lojistik çözümlere duyulan ihtiyacın yükselmesi doğrultusunda, önümüzdeki dönemde SAL’ın hizmetlerine yönelik talep beklentilerini olumlu değerlendiriyor.
Albakri’ye göre bu olumlu tablo; müşteri tabanının çeşitliliği, uzmanlaşmış lojistik hizmetlerin genişlemesi ve şirketin operasyonel kapasitesi ile altyapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği yatırımlar gibi bir dizi faktöre dayanıyor.
Ayrıca yerel tüketim ve birçok üründe stratejik stok oluşturma süreçleri, genel olarak sektör için sürdürülebilir büyüme fırsatları yaratılmasına katkı sağlıyor.
Öte yandan sektör; taşıma, sigorta ve enerji maliyetlerinin yanı sıra uluslararası ticaret hareketini etkileyebilecek jeopolitik gelişmeler de dahil olmak üzere kârlılığı ve operasyonel giderleri etkileyebilecek bir dizi küresel değişkenle karşı karşıya bulunuyor.
Buna karşılık SAL’ın operasyonel verimliliği artırmaya, üretkenliği iyileştirmeye, modern teknolojilerden yararlanmaya ve gelir kaynaklarını çeşitlendirmeye odaklandığını belirten Albakri, bu adımların uzun vadeli performans sürdürülebilirliğini desteklediğini vurguladı.
Albakri, değişkenlere hızla uyum sağlama kabiliyetinin yanı sıra operasyonel disiplin ve katma değerli hizmetlere yapılan sürekli yatırımların, farklı sektörlerdeki ortaklar ve müşteriler için iş sürekliliğini ile hizmet kalitesini güvence altına alarak önümüzdeki dönemde şirketin performansını destekleyen en önemli unsurlar olmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.
Altyapı genişlemesi
Altyapı ve operasyonel kapasiteye yapılan yatırımlar, SAL’ın büyüme stratejisinin temel bir parçasını oluşturuyor. Şirket, operasyonel hazırlığı artırmayı, lojistik sektörü güçlendirmeyi ve Krallığın küresel bir lojistik merkezi olarak konumunu pekiştirmeyi hedefleyen bir dizi paralel girişim üzerinde çalışıyor.
Albakri, şirketin mevcut önceliklerinin Krallık havalimanlarındaki operasyonel kapasitelerin artırılmasını, SAL lojistik bölgelerinin geliştirilmesini ve operasyonların verimliliğini yükselterek tedarik zincirinin tüm aşamalarında kargo akışını hızlandıran dijital çözümler ile akıllı teknolojilere yatırım yapılmasını kapsadığını belirtti.
SAL ayrıca, Krallık’taki kritik ve büyüyen sektörlerin ihtiyaçlarıyla uyumlu olacak şekilde, uzmanlaşmış hizmetleri ve entegre lojistik çözümleri destekleyen altyapıyı geliştirmeye odaklanıyor.
Bu kapsamda Albakri, şirketin Aviapartner Liege şirketini satın alarak uluslararası varlığını genişletmeye devam ettiğine işaret etti. Bu hamlenin, müşterilerin Avrupa’daki önemli kargo merkezlerinden biriyle olan bağlantısını güçlendirdiğini ve SAL’ın küresel ticaret rotalarındaki erişimini desteklediğini vurguladı.
Cidde İstasyonu’ndaki SAL depolarından bir görünüm (SAL)
Buna paralel olarak şirket, gelişmiş lojistik hizmetleri ve altyapının geliştirilmesini destekleyen küresel ortaklık ağını genişletiyor. Bu doğrultuda, kargo elleçleme sistemleri, otomasyon, robotik ve otonom araçlar alanındaki iş birliği fırsatlarını değerlendirmek amacıyla CIMC Ortadoğu Grubu ile iki mutabakat zaptı imzalandı.
İş birliği alanları; SAL lojistik bölgeleri bünyesindeki tesis ve depoların geliştirilmesini, ayrıca küresel yatırımlar ile uluslararası şirketlerin Krallığa çekilmesini kapsıyor. Bu durum, ülkenin bölgesel bir üretim, lojistik ve uluslararası ticaret merkezi olma konumunu pekiştiriyor.
Otomasyon ve özel hizmetler
Dijital dönüşüm tarafında ise SAL, modern teknolojilere ve akıllı çözümlere yatırım yapmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda, lojistik sektöründe yapay zekâ, 5G ve bulut bilişim uygulamalarını değerlendirmek amacıyla Huawei Tech Investment Saudi Arabia ile iş birliği yürütüyor.
Albakri, bu çabaların daha akıllı lojistik bölgelerin geliştirilmesini desteklediğini, operasyonel verimliliği artırdığını ve tedarik zincirinin tüm aşamalarında müşteri deneyimini güçlendirdiğini açıkladı.
Eş zamanlı olarak; yüksek düzeyde hassasiyet ve güvenilirlik gerektiren ilaç, tıbbi malzeme ve soğuk zincir taşımacılığı başta olmak üzere uzmanlaşmış lojistik hizmetler sürekli bir büyüme sergiliyor.
Albakri, gelişmiş operasyonel kapasiteler, özel altyapı ve nitelikli uzmanlık gerektirmesinin yanı sıra müşterilere sunduğu katma değer nedeniyle bu hizmetlerin SAL’ın stratejisinde giderek daha fazla önem kazandığını ifade etti.
Şirket; operasyonel verimliliği, elleçleme hassasiyetini ve hızlı karar alma süreçlerini güçlendiren akıllı teknoloji ve çözümlere yatırım yaparak otomasyon ile dijital dönüşüm çalışmalarını hızlandırmaya devam ediyor.
SAL ayrıca, kaynak kullanım verimliliğini artıran ve Krallık’taki lojistik sektörünün hedeflerini destekleyen uygulama ve çözümleri benimseyerek sürdürülebilirliğe de önem veriyor.
Albakri, şirketin vizyonunun; uzmanlaşmış ve entegre hizmetleri genişletmek, bunları modern teknolojilerle desteklemek ve müşterilerin beklentilerini karşılayarak sektörün bölgesel ile küresel ölçekte yaşadığı dönüşüme ayak uyduran daha sürdürülebilir lojistik çözümler geliştirmek olduğunu vurguladı.
Aramco CEO'su: 3 milyar varillik petrol kaybı yaşandı... Stokların yeniden oluşturulması iki yıl sürebilirhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5326157-aramco-ceosu-3-milyar-varillik-petrol-kayb%C4%B1-ya%C5%9Fand%C4%B1-stoklar%C4%B1n-yeniden
Aramco CEO'su: 3 milyar varillik petrol kaybı yaşandı... Stokların yeniden oluşturulması iki yıl sürebilir
Aramco CEO'su Emin en-Nasır basın toplantısında konuşurken (Arşiv - Reuters)
Suudi Arabistan'ın petrol şirketi Saudi Aramco'nun Üst Yöneticisi (CEO) Emin en-Nasır, küresel petrol piyasalarını arz şoklarına karşı koruyan güvenlik tamponu niteliğindeki petrol stoklarının “son derece endişe verici” seviyelere gerilediğini belirterek Hürmüz Boğazı'ndan geçişlerin tamamen yeniden başlamaması ve piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmemesi halinde petrol ve yakıt piyasalarındaki baskının daha da artacağı uyarısında bulundu.
Nasır, pazartesi günü Londra'da düzenlenen Enerji Bilgi Forumu’nda yaptığı açıklamada, acil durum petrol stoklarının piyasaya sürülmesinin ekonomilere bir miktar zaman kazandıracağını ancak arz ve talep dengesizliklerini gidermeye yetmeyeceğini söyledi. Nasır, boğazın yeniden açılmasının ardından stokların yeniden oluşturulmasının iki yıla kadar sürebileceğini ifade etti.
Nasır, “Hürmüz tamamen yeniden açılana ve güven yeniden tesis edilene kadar acı gerçek şu ki petrol piyasasının her iki tarafındaki baskı daha da artacak” dedi. Ham petrol fiyatları üzerindeki baskının ciddi olduğunu belirten Nasır, rafine petrol ürünlerinin fiyatlarının ise çok daha sert yükseldiğine dikkati çekti.
Dünyanın en büyük ekonomilerine sahip ülkelerin hükümetleri, yükselen yakıt maliyetlerini yatıştırmak amacıyla acil durum petrol ve dizel stoklarından 100 milyon varile kadar petrolün piyasaya sürülmesine yönelik planlarını açıklamıştı.
Nasır, çatışmalar sırasında Aramco'nun petrol arzının dayanıklılık gösterdiğini belirterek bunda uluslararası depolama tesislerine dayanılmasının ve hasar gören altyapının hızla onarılmasına yönelik çalışmaların etkili olduğunu söyledi. Aramco'nun ham petrol ihracatı için alternatif güzergâhlar ve yurt dışında ilave depolama tesisleri aradığını belirten Nasır, bunun küresel alıcılara ulaşmak için herhangi bir tek yönteme bağımlılığı azaltmayı amaçladığını ifade etti.
Nasır'a göre dünya krize yaklaşık 10 milyar varillik petrol stoku ile girdi. Halen kalan ticari stokların ise 6 milyar varilin altında olduğunu belirten Nasır, bunların büyük bölümünün fiilen kullanıma hazır olmadığını söyledi. Kayıp arzın 1 milyar varilden fazlasının bu stoklardan karşılandığını belirten Nasır, bunun büyük ölçüde “son büyük araç” olarak nitelendirdiği kara üzerindeki ticari stoklardan sağlandığını ifade etti.
Nasır, toplam petrol arzının yaklaşık 3 milyar varilinin kaybedildiğini ve bunun Hürmüz Boğazı'ndan normal şartlarda geçen ham petrol ve petrol ürünlerinin yaklaşık yarısına denk geldiğini belirtti. Kayıp arzın 1 milyar varilden fazlasının stoklardan karşılanmasının mevcut güvenlik tamponunun önemli bölümünü tükettiğini kaydeden Nasır, küresel talep karşılanmaya devam ederken stokların yeniden doldurulmasının iki yıla kadar sürebileceğini söyledi.
Ortadoğu petrol ihracatı, Hürmüz’deki belirsizliğe rağmen savaş öncesi seviyeleri aştıhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5326063-ortado%C4%9Fu-petrol-ihracat%C4%B1-h%C3%BCrm%C3%BCz%E2%80%99deki-belirsizli%C4%9Fe-ra%C4%9Fmen-sava%C5%9F-%C3%B6ncesi-seviyeleri
Ortadoğu petrol ihracatı, Hürmüz’deki belirsizliğe rağmen savaş öncesi seviyeleri aştı
Hürmüz Boğazı’ndaki gemiler, Umman’ın Musandam bölgesinden görülüyor (Reuters)
Kpler verilerine göre, İran hariç Ortadoğu’dan haftalık ortalama petrol sevkiyatları, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik saldırılarının başlamasından bu yana ilk kez savaş öncesi günlük yaklaşık 18 milyon varillik seviyeyi aştı.
Veriler, bölgeden yapılan ham petrol ihracatının eylül ayında savaş öncesi seviyelere döndüğünü gösterdi. İran hariç tutulduğunda bölgeden günde en az 16,5 milyon varil petrol sevk edildi.
Kpler, bu akışların yaklaşık yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı’nı geçmeden gerçekleştirildiğini, boğazdan geçen sevkiyatların önemli bir bölümünde ise petrol tankerlerinin denizde değiştirilmesi yöntemine başvurulduğunu belirtti. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre alternatif akışların büyük bölümü Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki boru hatları üzerinden gerçekleşiyor.
Verilere, Kızıldeniz üzerinden yapılan sevkiyatlar da dahil edildi. Kızıldeniz, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğine getirmeye çalıştığı kısıtlamaları aşmak açısından giderek daha önemli bir güzergâh hâline geliyor. Savaş öncesinde küresel petrol arzının yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyordu.
İran, boğaz üzerindeki kontrolünü hâlâ sürdürdüğünü ve izni olmadan boğazdan geçen gemilerin saldırıya uğrama riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguluyor. Buna rağmen petrol akışları, alternatif güzergâhların kullanımının artması ve bu hatların kapasite sınırlarına yakın seviyelerde işletilmesiyle toparlanmaya başladı.
Alternatif güzergâhlar
Suudi Arabistan, özellikle Doğu-Batı Boru Hattı’nın yeniden faaliyete geçirilmesinden yararlanıyor. Bu hat, ülkenin doğusundaki başlıca petrol sahalarından çıkarılan petrolü Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşıyarak, Hürmüz Boğazı’nın bypass edilmesini sağlıyor.
Kpler analisti Amena Bakr’ın belirttiğine göre hat, Irak’tan düzenlenen saldırılar sonucunda 11 Eylül’de devre dışı kaldı ve 22 Eylül’de yeniden faaliyete geçti.
Birleşik Arap Emirlikleri de Abu Dabi’deki petrol sahalarının üretimini, Hürmüz Boğazı’nın dışında Umman Körfezi kıyısında bulunan Fuceyrah’a taşıyan boru hattı sayesinde boğazı aşabiliyor.
Bununla birlikte analistler, ihracatın toparlanmasının petrol piyasasının normale döndüğü anlamına gelmediğine dikkat çekti. Deniz taşımacılığındaki aksaklıklar sürerken İran, limanlarına yönelik ABD ablukası nedeniyle ihracatının önemli bir bölümünü hâlâ gerçekleştiremiyor.
Piyasalarda ise Brent petrolünün aralık vadeli kontratı bugün 03.10 itibarıyla yüzde 0,79 düşerek varil başına 101,44 dolara geriledi. Kasım vadeli Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) fiyatı da yüzde 1,20 düşüşle 90,02 dolara indi.
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة