Starbucks'ın piyasa değeri 20 günde 12 milyar dolardan fazla azaldı

ABD'li kahve zinciri Starbucks'ın hisseleri yatırımcıların satışların yavaşladığına ilişkin endişelerinin artmasıyla kayıp serisini 12'inci güne taşırken, şirketin piyasa değerinde 20 günde 12 milyar doların üzerinde azalış oldu.

AA
AA
TT

Starbucks'ın piyasa değeri 20 günde 12 milyar dolardan fazla azaldı

AA
AA

Şirketin hisseleri satış rakamlarının ticari büyümede önemli bir yavaşlamaya işaret etmesi nedeniyle bugün TSİ 20.00 itibarıyla yüzde 1'den fazla değer kaybederken hisseler, 12 günle şirketin 1992'de gerçekleşen halka açılmadan bu zamana kadarki en uzun düşüş serisini gördü.

Şirketin hisseleri, müşterilere promosyonlu ürünlerin sunulduğu "Kırmızı Kupa Günü" olarak anılan ve ABD'de binlerce çalışanın iş bıraktığı 16 Kasım'dan beri yüzde 10'dan fazla değer kaybetti.

Starbucks'ın piyasa değeri, 20 günlük süreçte 12 milyar dolardan fazla azalarak 110 milyar doların altına geriledi.

ABD'de Starbucks'ın yüzlerce şubesinin çalışanları, 16 Kasım'da çalışma şartlarının iyileştirilmesi talebiyle greve gitmişti.

Öte yandan, Starbucks'ın, işçi sendikasının X sosyal medya platformunda, "Filistin ile Dayanışma!" paylaşımında bulunmasının ardından sendikayı dava etme kararı tartışmalara neden olmuştu. Şirketin bu kararı, sosyal medya platformlarındaki eylem çağrılarıyla birlikte bir dizi boykota yol açmıştı.

Bu arada, Starbucks İcra Kurulu Başkanı Laxman Narasimhan, Morgan Stanley Küresel Tüketici ve Perakende Konferansı'nda yaptığı sunumda, Çin'de toparlanmanın beklendiği kadar olmadığını belirtmişti.

Analistler, Çin menşeli kahve zinciri Luckin Coffee'nin yoğun taleple hızla büyümesinin Çin'de Starbucks için rekabet baskısı oluşturduğuna işaret ederek, Luckin başarılı olunca diğer kahve zincirlerinin Çin pazarına odaklanmasının ABD'li şirketi zor duruma sokacağını belirtti.



Avrupa Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başından bu yana LNG kapasitesini 53,5 milyar metreküp artırdı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Avrupa Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başından bu yana LNG kapasitesini 53,5 milyar metreküp artırdı

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türkiye ve Birleşik Krallık'la birlikte Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başladığı Şubat 2022'den bu yana, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalat kapasitesini 53,5 milyar metreküp artırarak 310,3 milyar metreküpe yükseltti.AA muhabirinin derlediği Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) ve Gas Infrastructure Europe'dan LNG terminali ve Yüzer LNG Depolama ve Gazlaştırma Ünitesi (FSRU) verilerine göre, enerji verimliliğine yönelik atılan adımlar ve yenilenebilir enerji yatırımlarının artışı nedenleriyle LNG terminallerinin kullanımının yanı sıra doğal gaz tüketiminin de azalması sonucu, Avrupa'daki 37 LNG terminalinin kullanım oranı 2022'deki yüzde 63'ten geçen yıl yüzde 58,5'e geriledi.

Kullanım kapasitesi yüzde 50'nin altında kalan 8 LNG terminalinden dördü Fransa'da, diğerleri İtalya, Yunanistan, Finlandiya ve Almanya'da yer aldı.IEEFA'nın öngörüsüne göre, Avrupa'nın LNG talebi 2030 itibarıyla 135 milyar metreküp civarında olacak. Bu da yaklaşık 265-270 milyar metreküplük kullanılmayan kapasite anlamına gelecek.

Avrupa'nın geçen yıl ithal ettiği LNG'nin yüzde 46'sı ABD, yüzde 12,1'i, Katar, yüzde 11,7'si Rusya, yüzde 9,4'ü Cezayir, yüzde 5,6'sı Nijerya ve geri kalanı diğer ülkelerden geldi.

dscvds

Geçen yıl en çok LNG ithal eden ülkeler sırasıyla Fransa, İspanya, Hollanda, Birleşik Krallık, İtalya ve Türkiye olarak kayıtlara geçti.

Küresel piyasada LNG'nin yüzde 70'i uzun vadeli kontratlarla ihraç ediliyor. Bu nedenle kalan yüzde 30'luk LNG, spot piyasada en yüksek teklifi veren ülkeye satılıyor. Rusya-Ukrayna Savaşı'na kadar LNG'yi aktif bir şekilde kullanmayan birçok Avrupa ülkesi son iki yıldır bu seçeneği ciddi şekilde değerlendiriyor.

Türkiye ve Birleşik Krallık'la birlikte Avrupa Birliği ülkeleri Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başladığı Şubat 2022'den bu yana, Avrupa'nın Rus enerji kaynaklarına bağımlılığını azaltma çabaları kapsamında LNG ithalat kapasitesini 53,5 milyar metreküp artırarak 310,3 milyar metreküpe yükseltti.

Bu rakam savaş başlamadan önce 256,9 milyar metreküptü. 2022'de 20,8 milyar metreküp ve geçen yıl 32,7 milyar metreküplük kapasite artışına gidildi.

8 yeni terminal inşa edildi
Şubat 2022'den bu yana toplamda 4 terminalde kapasite artırımına gidilirken, İspanya'da kullanılmayan bir terminal tekrar aktif hale getirildi ve 8 yeni terminal inşa edildi.

Bu süreçte, İtalya'da Adriatic LNG, Hollanda'da Gate, Fransa'da Fos Cavaou ve Hırvatistan'da Krk terminallerinin kapasitesi yükseltildi.

Eylül 2022'de Hollanda'da Eemshaven FSRU, Aralık 2022'de Almanya'da Hoegh Esperanza FSRU, Ocak 2023'te Finlandiya'da Exemplar FSRU, Şubat 2023'te Türkiye'de Saros FSRU ve Mart 2023'te Almanya'da Brunsbüttel'de Hoegh Gannet FSRU operasyonel hale getirildi.

Bölge LNG alımlarına katkı sunan bu FSRU'lara Nisan 2023'te yine Almanya'da FSRU Neptune, Temmuz 2023'te İtalya'da Golar Tundra FSRU ve Ekim 2023'te Fransa'da Cape Ann FSRU katıldı.

Doğal gaz talebindeki düşüş nedeniyle 2012'de kapatılmasına karar verilen İspanya'daki El Musel LNG terminali Ağustos 2023'te tekrar devreye alındı.

Avrupa'da ilave 94 milyar metreküplük yeni LNG ithalat kapasitesi planlama aşamasında bulunuyor ve 2030'a kadar faaliyete geçecek bu projelerle bölgenin LNG ithalat kapasitesi 405 milyar metreküpe çıkacak.

Avrupa'nın LNG terminalleri
İspanya, yıllık 68,1 milyar metreküp kapasiteye sahip 7 terminalle Avrupa'da en fazla LNG terminalinin bulunduğu ülke olarak kayıtlarda yer alıyor.

Türkiye ise Aliağa, Marmara Ereğlisi LNG terminalleri, Ertuğrul Gazi, Saros ve İzmir'deki Etki Liman FSRU ile toplam 50 milyar metreküpü aşkın kapasiteyle ikinci sırada bulunuyor.

3 LNG terminali bulunan ve yıllık 48,1 milyar metreküp kapasiteye sahip Birleşik Krallık'ı, 39,5 milyar metreküp kapasiteli 4 LNG terminaline sahip Fransa, 24 milyar metreküplük 2 terminalle Hollanda, 4 terminalle 20,9 milyar metreküp ithalat kapasitesi bulunan İtalya ve 16 milyar metreküplük 3 terminalle Almanya izliyor.

Bunların yanı sıra Belçika'da 9 milyar metreküp kapasiteli Zeebrugge, Hırvatistan'da 2,9 milyar metreküp kapasiteli Krk, Litvanya'da 4 milyar metreküp kapasiteli Independence, Yunanistan'da 7 milyar metreküp kapasiteli Revithoussa LNG terminalleri bulunuyor.

Ayrıca, Atina yönetimi kapasitesi 15 milyar metreküpü aşan 3'ten fazla terminal planlıyor.

Polonya, Portekiz, Finlandiya, Malta gibi ülkeler de birer LNG terminali ve genişletme projesi olan ülkeler olarak dikkati çekiyor.


BDDK'den konut kredisinde riskli yapı sahiplerine kolaylık

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

BDDK'den konut kredisinde riskli yapı sahiplerine kolaylık

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), kentsel dönüşüm kapsamındaki riskli konutlar için kredi sınırı muafiyeti getirdi.BDDK'den yapılan açıklamada, Kurulun internet sitesinde yer alan "Konut Kredilerine İlişkin 24 Ağustos 2023 tarihli 10655 ve 10656 sayılı Kurul Kararlarının Uygulanması Hakkında Kurul Kararı"na ilişkin şu ifadelere yer verildi:

24 Ağustos 2023 tarihli ve 10656 sayılı Kurul kararı kapsamında belirlenen azami kredi tutarının teminat olarak alınan konutun değerine oranı uygulaması ile 24 Ağustos 2023 tarihli ve 10655 sayılı Kurul kararı kapsamında belirlenen yüksek risk ağırlığı uygulanmasında yapılacak konut malikliği durumu değerlendirmesinde, tüketicinin kendisinin, eşinin veya 18 yaş altındaki çocuklarının malik olduğu tek bir konutun bulunması ve bu konutun 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun kapsamında riskli yapı tespit edilmesi nedeniyle yıkılmış olması veya hakkında yıkım kararı alınması halinde, söz konusu konutun konut malikliği durumu değerlendirmesinde dikkate alınmamasına karar verilmiştir.


Türkiye ekonomisi 2023'te yüzde 4,5 büyüdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA
TT

Türkiye ekonomisi 2023'te yüzde 4,5 büyüdü

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

Türkiye, 2023'ün son çeyreğinde, yıllık bazda, ekonomik büyüme verisi açıklanan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütüne (OECD) üye ülkeler arasında ikinci, G20 ülkeleri arasında üçüncü ülke oldu.

AA muhabirinin yaptığı derlemeye göre Türkiye, 2023'te yıllık bazda yüzde 4,5, Ekim-Aralık 2023 döneminde, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 4 büyüdü.

Türkiye, geçen yılın son çeyreğinde, yıllık bazda, ekonomik büyüme verisi açıklanan OECD'ye üye ülkeler arasında en hızlı büyüyen ikinci ekonomi olarak kayıtlara geçti. Sıralamada yüzde 4,3 ile ilk sırada Hırvatistan yer alırken, Türkiye'yi yüzde 2,2 ile Slovenya takip etti.

G20 ülkeleri arasında yüzde 5,2 ile en hızlı büyüyen ülke Çin oldu. Bu ülkeyi yüzde 5 ile Endonezya izlerken, Türkiye ise listede üçüncü sırada yer aldı.

Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ilişkin çeyreklik büyüme tahminlerinin gerçekleşmesi durumunda Türkiye, bu ülkeler arasında ekonomisi en hızlı büyüyen ülke konumuna gelecek.

Verisi açıklanan bazı ülkelerin 2023 yılı dördüncü çeyrek büyüme oranlarının yıllık bazda değişimleri şöyle:

Ülkeler    Değişim (yüzde)
Türkiye    4
Çin    5,2
Endonezya    5
Hırvatistan    4,3
ABD    3,2
Meksika    2,5
Slovenya    2,2
Slovenya    2,2
Belçika    1,5
Belçika    1,5
Fransa    0,7
Norveç    0,5
Kolombiya    0,3
İsveç    -0,2
Almanya    -0,2
Avusturya    -1,7
 


Likidite eksikliği Libyalıları Ramazan öncesinde öfkelendiriyor

Genellikle pazarlarda bir kalabalığa şahit olunan ramazan ayı öncesinde Bingazi halkı yüksek gıda fiyatlarından şikâyetçi (AFP)
Genellikle pazarlarda bir kalabalığa şahit olunan ramazan ayı öncesinde Bingazi halkı yüksek gıda fiyatlarından şikâyetçi (AFP)
TT

Likidite eksikliği Libyalıları Ramazan öncesinde öfkelendiriyor

Genellikle pazarlarda bir kalabalığa şahit olunan ramazan ayı öncesinde Bingazi halkı yüksek gıda fiyatlarından şikâyetçi (AFP)
Genellikle pazarlarda bir kalabalığa şahit olunan ramazan ayı öncesinde Bingazi halkı yüksek gıda fiyatlarından şikâyetçi (AFP)

Libya’nın tamamı değilse de Bingazi şehriyle doğu şehirleri, bankalarda likidite eksikliğiyle yüzleşiyor. Bu durum maaşlarının gecikmesi ve dinarın dolar karışışında değer kaybetmesi nedeniyle sıkıntı çeken Libyalıları endişelendiriyor.

Genelde alışverişe talebin arttığı ve pazarların kalabalıklaştığı Ramazan öncesinde Bingazi halkı, gıda fiyatlarının yükselmesinden şikâyetçi. Sağlık sektöründe çalışan ve beş çocuk babası olan Muhammed el-Bergasi, Reuters haber ajansına verdiği demeçte, “Maalesef ki halen rahat değiliz. Zira bir krizden çıkar çıkmaz yeni bir krize giriyoruz. Bankadan para çekmeye çalışıyorum, ancak yapamıyorum. İki elim boş çıktım” dedi.

ferbr
Libya Merkez Bankası Başkanı, eski müttefiki Abdülhamid Dibeybe’ye açıkça meydan okuyarak birleşik bir ulusal bütçe çağrısında bulundu (el-Vahde)

Bergasi, “Evin ihtiyaçlarını karşılamak için bankacılık hizmetlerini etkinleştirdim. Geçici de olsa sorunumu çözdüm, evet. Ama bankacılık hizmetlerinin vatandaşları sömürdüğünü hissediyorum” dedi.

Kamu sektörü çalışanları, Ocak ve Şubat ayı maaşlarını daha iki gün önce alabildiler.

Bingazi’de gıda malzemelerinin ticaretini yapan Salah el-Amami ise şöyle diyor:

“Nakit akışı konusunda ilk günlere geri döndük gibi duruyor. Biz tüccar sınıfı, nakit akışındaki eksiklikten ve doların yükselmesinden ötürü büyük sıkıntı yaşıyoruz. Son iki haftadır müşteri talebinde bir kıtlık söz konusu.”

Doların fiyatı, resmî piyasada 4,8 dinar iken paralel piyasada 7,39 dinar.

Bingazi’deki Libya Merkez Bankası’ndan bir yetkili, adının açıklanmaması koşuluyla Reuters’e şu açıklamayı yaptı:

“Likidite eksikliğinin sebebi, son dönemde kredilerin kapatılması. Ancak krediler açılacağı için Ramazan ayı öncesinde krizde bir rahatlama bekliyoruz.”

Reuters’e konuşan Libyalı ekonomi uzmanı Atiyye eş-Şerif’e göre ise şu anki likidite sıkıntısı aralıklı ve dalgalı önlemler ile Libya Merkez Bankası’nın rastgele aldığı kararlar yüzünden yaşanıyor. Bu durum; banka ile vatandaş ve tüccar arasında bir güven kopukluğuna sebep oldu. Libyalı vatandaş, az az para çekiyor, tüccar da parasını bankalara yatırmıyor. Bu da enflasyona neden oluyor. Libya Merkez Bankası’nı tek bir kişi yönetiyor; onu hesaba çekecek veya ondan sonra başvurulacak biri yok.

rftgrt
Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir (Şarku’l Avsat)

Libya dinarı değer kaybederken, Salı günü Libya Merkez Bankası Başkanı Sıddık el-Kebir, eski müttefiki Başbakan Abdülhamid Dibeybe’ye açıkça meydan okuyarak birleşik bir ulusal bütçe çağrısı yaptı. Kebir, Dibeybe’ye hitaben bir mesaj yayınlayarak, devletin mali sürdürülebilirliğini korumak adına, onun deyimiyle ‘kaynağı belirsiz’ paralel harcamaya son verilmesi çağrısında bulundu.

Devletin mali kaynaklarına erişim konusundaki anlaşmazlıklar, çoğunlukla hizipler arasındaki rekabetin odağı oldu. Libya, 2011 yılında NATO’nun desteğini alan ayaklanmadan bu yana bu rekabetin sıkıntısını çekiyor. Gözlemcilere göre Kebir’in, birleşik bir bütçe kararı alınması yönündeki talebi, Libya’daki siyasi bölünmelerin bir işareti.

Belirtmek gerekir ki Dibeybe liderliğindeki geçici Ulusal Birlik Hükümeti, Trablus’ta ve batıda faaliyet gösterirken, doğuda parlamentonun desteğiyle paralel bir yönetim hüküm sürüyor. Libya Merkez Bankası, iç savaş nedeniyle yaklaşık on yıl boyunca iki şubeye ayrıldıktan sonra geçtiğimiz Ağustos ayında tekrar birleşik egemen bir kurum haline geldi.

 


Çin'deki emlak krizi ağırlaşıyor: Dev şirket zorda

Country Garden hisseleri yüzde 10'dan fazla değer kaybetti (Reuters)
Country Garden hisseleri yüzde 10'dan fazla değer kaybetti (Reuters)
TT

Çin'deki emlak krizi ağırlaşıyor: Dev şirket zorda

Country Garden hisseleri yüzde 10'dan fazla değer kaybetti (Reuters)
Country Garden hisseleri yüzde 10'dan fazla değer kaybetti (Reuters)

Çin'in en büyük emlak ve gayrimenkul şirketi Country Garden hakkında tasfiye dilekçesi verildi.

Hong Kong merkezli Ever Credit'in şirkete verdiği 204,5 milyon dolarlık krediyi geri alamadığı belirtildi.

Ekimde yurtdışı borçları için temerrüde düşen şirket, dilekçeye kararlı bir şekilde karşı çıktıklarını açıkladı. Açıklamada dilekçeyle ilgili ilk duruşmanın 17 Mayıs'ta görüleceği ifade edildi. 

Finans şirketi iFast'ten Jason Sze, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Country Garden'a karşı tasfiye dilekçesi verilmesi bizim için sürpriz olmadı" diyerek şirketin kötüleşen durumuna dikkat çekti.

Geçen ay Hong Kong'da bir mahkeme Country Garden'ın rakibi emlak devi Evergrande'nin tasfiye edilmesine karar vermişti.

Çin'de yaşanan emlak krizinin sembolü haline gelen Evergrande'nin 300 milyon dolardan fazla borcu olduğu açıklanmıştı.

Görülen dava sonucu Evergrande'nin yeniden yapılandırma stratejisini belirlemek için şirket yönetimine tasfiye memurları atanmıştı. 

Tasfiye süreci şirketin varlıklarına el konulması veya satılmasıyla sonuçlanabiliyor.

Ancak Çin hükümetinin, krizdeki şirketlerin tasfiye edilerek gayrimenkul projelerinin durdurulmasına sıcak bakmayacağı düşünülüyor. Zira ülkedeki binlerce çalışan, ödemelerini çoktan yaptıkları evlerin teslim edilmesini bekilyor.

Çin'de emlak sektörü, 2021'de şirketlerin borçlanma miktarını azaltacak tedbirlerin ardından büyük bir finansal sıkıntı içine girmişti. O günden bu yana birkaç büyük emlak şirketi borçlarını ödeyemeyerek temerrüde düşmüştü.

 

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Bitcoin'in fiyatı Kasım 2021'den bu yana ilk kez 60 bin doları geçti

AA
AA
TT

Bitcoin'in fiyatı Kasım 2021'den bu yana ilk kez 60 bin doları geçti

AA
AA

Analiz şirketi Coinmarketcap'in verilerine göre, Bitcoin dahil küresel kripto para piyasasının değeri 24 saatte yüzde 3,3 artarak 2 trilyon 230 milyar doları aştı.

En büyük kripto para birimi Bitcoin, spot Bitcoin ETF'lerine yatırım artışının sürdürmesiyle son 24 saatte yüzde 6'dan fazla değer kazandı.

Büyük merkez bankalarının bu yıl faiz oranlarını düşürmeye başlayarak daha destekleyici bir para politikasına yöneleceğine ilişkin beklentiler de Bitcoin'deki artışı destekliyor.

Bugün TSİ 16.25 itibarıyla 60 bin 500 dolardan işlem gören Bitcoin, Kasım 2021'den bu yana en yüksek değerine ulaştı. Bitcoin'in haftalık değer kazancı da yüzde 18'i aştı.

Bitcoin geçen yıl yaklaşık yüzde 157 değer kazanmıştı.

Analistler, nisanda gerçekleşecek ve yeni Bitcoin arzını azaltacak yarılanma (halving) süreci nedeniyle kripto paranın fiyatındaki yukarı yönlü ivmenin sürebileceğine işaret ediyor.

Bitcoin'in fiyatı, Mayıs 2020'deki son yarılanma sürecinin ardından Kasım 2021'de rekor seviyeye ulaşmıştı.

Piyasa değeri bakımından 2. sırada yer alan Ethereum da son 24 saatte yüzde 2,6 değer kazanarak 3 bin 339 dolar seviyesine ulaştı. Ethereum da 2021'de 4 bin doların üzerine çıkarak rekor kırmıştı.

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), 11 farklı spot Bitcoin ETF başvurusunu 11 Ocak'ta onaylamıştı.


Yüksek enflasyon ve ekonomik krize maruz kalan İranlılar seçimlere ilgisiz

İranlı bir öğrenci Tahran Üniversitesi’nin girişinde seçim posterlerinin yanından geçiyor (EPA)
İranlı bir öğrenci Tahran Üniversitesi’nin girişinde seçim posterlerinin yanından geçiyor (EPA)
TT

Yüksek enflasyon ve ekonomik krize maruz kalan İranlılar seçimlere ilgisiz

İranlı bir öğrenci Tahran Üniversitesi’nin girişinde seçim posterlerinin yanından geçiyor (EPA)
İranlı bir öğrenci Tahran Üniversitesi’nin girişinde seçim posterlerinin yanından geçiyor (EPA)

Parlamento ve Uzmanlar Meclisi seçimleri için 1 Mart’ta sandığa gidecek olan İranlılar, iyi bir aday seçmekten çok, zorlu yaşam koşullarıyla ilgileniyor.

İranlılar yüksek enflasyondan endişe ederken, yetkililerin ısrarına rağmen, seçim konusunda kamuoyunun dikkatini çekmede zorluk yaşanıyor.

Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığı habere göre, adayların seçim kampanyası posterlerindeki vaatleri ‘yolsuzlukla mücadeleden, ekonomik durumu iyileştirmeye’ kadar çeşitlilik gösteriyor.

Ancak pek çok seçmenin zihnindeki ekonomik zorluklar, ülkenin uluslararası yaptırımlar ve hızla artan enflasyon nedeniyle sıkıntı çektiği bir dönemde, gerçekten de en can yakıcı konu.

Güven krizi

Pek çok kişi, hızlı bir çözümün ufukta göründüğünden şüphe ediyor.

Bunlardan biri olan emekli Ali Asgari (62), politikacıların ‘boş sloganlara son vermesini’ istedi.

Asgari, AFP muhabirine yaptığı açıklamada şunları söyledi;

Ekonomik durum son derece sıkıntılı. Vatandaşlar çok fazla yalan duyuyor ve seçimlere olan güvenlerini kaybetti. Ailemde hiç kimse seçimlere katılmaya istekli değil.

Nevruz’dan haftalar önce, çarşı ve pazarlar kalabalık.

Ancak Asghari’ye göre, ekonomik durum büyük endişe yarattığı için İranlılar bir şey satın almadan, sadece fiyatlara bakıp geçiyor.

Giyim mağazasının önünde duran Mehdi ise, “Bir şey satın almak isteyenlere ürünün fiyatını söylediğimde şikayet edip, hükümete hakaret ediyorlar” dedi.

58 yaşındaki mağaza sahibi, oy vermek için sandık başına gitmeyeceğini söyledi.

dcefver
26 Şubat’ta Tahran’da bir metro trenindeki yolcular (AFP)

Uzmanlar, seçime ‘katılmama’ oranının 45 yıl önce İran İslam Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana en yüksek seviyeye ulaşacağı ihtimalini göz ardı etmiyor.

Ülke genelindeki resmi rakamlara göre, 2020 yılındaki parlamento seçimlerinde katılım oranı yüzde 42,57 olarak kaydedildi.

İran parlamentosundaki 290 sandalyenin 30’unu elinde bulunduran, ülkenin en büyük seçim bölgesi olan Tahran’da bu oy yaklaşık yüzde 23’e kadar geriledi.

İran genelinde gergin ekonomik durum, siyasi huzursuzluğu artırdı.

Devlet televizyonunun anketi

İranlı yetkililerin ‘seçime katılma çağrısına’ rağmen, İran devlet televizyonunun yakın zamanda gerçekleştirdiği bir kamuoyu yoklaması, ankete katılanların yarısından fazlasının seçimlere kayıtsız kaldığını ortaya çıkardı.

85 milyonun üzerinde nüfusa sahip İran’daki birçok kişi için en büyük sorun, yüzde 50’ye yakın yıllık enflasyon, yüksek tüketici fiyatları ve değeri hızla düşen para birimi.

Pek çok insanın artık yeni kıyafet almaya parasının yetmediğini söyleyen 21 yaşındaki tekstilci Fatma, “İranlılar yeni bir parlamento seçti diye her şey ucuzlamayacak” dedi.

fdevnufd
İranlı bir kız, Tahran’daki bir seçim mitinginde ‘Bu sefer farklı’ yazan bir döviz tutuyor (EPA)

Durumun tam tersine kötüleşeceğinden korktuğunu söyleyen Fatma, “Halkın ekonomik durumu berbat” diyerek, anlamlı bir değişime dair çok az umut beslemesine rağmen yine de oy vereceğini ekledi.

Ülkenin devasa petrol ve gaz rezervlerine rağmen, eski ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden uyguladığı yaptırımlar nedeniyle hala zayıf olan ekonominin büyümesine ilişkin belirsizlik sürüyor.

Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi hükümetinin ekonomik durumun iyileşmesine ilişkin rakamlar sunmasına ve petrol satışına olanak sağlamasına rağmen, İranlıların yaşam durumu kötüleşiyor.

Durumu daha da kötüleştiren ise, Rusya-Ukrayna savaşıyla ilgili gerginlikler ve ardından Gazze Şeridi’nde İsrail ile Hamas arasında yaşanan savaş oldu.

Özel sektörde çalışan 40 yaşındaki Muhsin Omidbakş da, “Fiyatlar dramatik bir şekilde arttı. İnsanların cepleri boş, istediklerini alamıyorlar” şeklinde sitemde bulundu.

Boş sloganlar

Duvarlarda asılı olan, adayların seçim afişlerinde ‘ekonomide reform ve yolsuzlukla mücadele’ sözleri yer alıyor.

40 yaşındaki ev hanımı Masume, “Geçtiğimiz yıllar, seçim sloganlarının boş olduğu bize kanıtladı. Bunlar sadece söylemdi ve hiçbir eylem yoktu. Seçtiklerimizin de ekonomik durumu iyileştireceğini düşünmüyorum” diye konuştu.

1 Mart’ta yapılacak seçimler, Kürt genç kız Mahsa Amini’nin, Eylül 2022’de başörtüsünü kurallara uygun takmadığı gerekçesiyle alındığı gözaltında ölmesinin ardından İran’ı sarsan yaygın protesto hareketinden bu yana ilk seçim olacak.

Eski Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin grubu olan Ilımlılık ve Kalkınma Partisi’nden aday olan Muhammed Bagher Nobakht, seçim öncesinde İran için koşulların ‘elverişli olmadığını’ söyledi.

Nobakht, protestolara atıfta bulunarak, “Geçen sene tanık olduğumuz gibi bazen sokağa taşan bir memnuniyetsizlik var” dedi.

dsvefv
İranlı bir adam Tahran’daki bir sokakta seçim propagandası yapan bir arabanın yanında yürüyor (EPA)

Yerel basında çıkan haberlere göre, adayları incelemekle görevli hukukçular, 15 bin 200 kişinin (başvuran 49 bin adayın üçte birinden azı) parlamentoya aday olmasını onayladı.

Reformist politikacılar, başvuruda bulunan reformistlerden yalnızca 20 ila 30’unun adaylığının onaylandığını bildirdi.

Nobakht geçen ay düzenlediği basın toplantısında, bunun seçmen coşkusunu daha da azalttığını iddia etti.

Birçok reformist ve ılımlı adayın dışlanmasının ardından, yeni parlamentonun katı muhafazakarların kontrolünde kalmasından duyduğu üzüntüyü de dile getirdi.

Nobakht, mevcut parlamentonun ülkenin çeşitli meşru çıkarlarının tümünü temsil etmediğini belirterek, halk arasında artık önemli bir yere sahip olmadığını da sözlerine ekledi.

Tekstilci Fatma da, yeni parlamentonun farklı olacağına dair pek umudu olmadığını dile getirerek, “Parlamento yoksulları değil, yalnızca güçlü ve zengin sınıfı temsil ediyor” dedi.

78 yaşındaki emekli Ali Muhammed Abşari, biraz daha iyimser bakarak, “Belki de nitelikli ve düzgün insanlar parlamentoya girerse durum daha iyi olur. Oy vereceğim çünkü bunu yapmak İslami görevimizdir” diye konuştu.


Apple, elektrikli otomobil çalışmalarını iptal ediyor

AA
AA
TT

Apple, elektrikli otomobil çalışmalarını iptal ediyor

AA
AA

ABD'li teknoloji devi Apple'ın, elektrikli otomobil üretmeye yönelik çalışmalarını sonlandıracağı ve bu birimdeki birçok çalışanın üretken yapay zeka projelerine odaklanacağı bildirildi.

Bloomberg'in konuya ilişkin haberinde, iki yönetici tarafından şirket içinde yapılan duyurunun, elektrikli otomobil projesinde görevli yaklaşık 2 bin çalışanı şaşırttığı aktarıldı.

Yöneticilerin, çalışanlara projenin sona ermeye başlayacağını ve ekipteki birçok çalışanın yapay zeka bölümüne kaydırılacağını söylediği belirtilen haberde, söz konusu personelin Apple için giderek daha önemli bir öncelik haline gelen üretken yapay zeka projelerine odaklanacağının bildirildiği kaydedildi.

Haberde, Apple'ın elektrikli otomobil ekibinde yüzlerce donanım mühendisi ve otomobil tasarımcısının bulunduğu ve bu çalışanların diğer Apple ekiplerindeki işlere başvurmalarının mümkün olduğu ifade edildi.

İşten çıkarmaların da olacağı kaydedilen haberde, ancak işten çıkarmalarının kapsamının belli olmadığı ifade edildi.


Panama ve Süveyş'teki aksaklıklar küresel LNG ticaretinin yüzde 10'unundan fazlasını etkiliyor

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Panama ve Süveyş'teki aksaklıklar küresel LNG ticaretinin yüzde 10'unundan fazlasını etkiliyor

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü'nün son yayımladığı rapora göre, Panama Kanalı'nda gemi geçişlerine getirilen kısıtlamalar ve kuraklık nedeniyle, kanal üzerinden sevk edilen LNG hacmi Ağustos 2023-Ocak 2024 döneminde üçte iki düşüş gösterdi. Söz konusu ticaret hacminin şubatta sıfıra düşebileceği öngörülüyor.

Kızıldeniz'de Husilerin gemilere yönelik saldırıları sonucunda 12 Ocak'tan bu yana Kızıldeniz'den LNG kargosu geçmediğine işaret edilen raporda, "2023'te küresel LNG ihracatının yüzde 8'i Süveyş Kanalı, yüzde 2,5'i ise Panama Kanalı üzerinden gerçekleştirilmiştir. Bu noktalardaki kesinti, küresel LNG ticaretinin yüzde 10'undan biraz fazlasını etkilemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Kanallarda yaşanan aksaklılar Atlantik ve Pasifik Havzaları arasındaki nakliyeyi engellemiyor, ancak LNG kargolarının daha uzun rotalar üzerinden yeniden yönlendirilmesi sevkiyat kapasitesini azaltıyor.

Raporda bunun sonucu olarak geçen yıl 400 milyon ton olan küresel LNG arzının 5,4 milyon ton azalabileceği kaydedilerek, "Küresel arzdaki bu küçük azalma, küresel LNG talebindeki dalgalanmalara kıyasla nispeten sınırlıdır ve Avrupa ile Asya gösterge LNG fiyatlarındaki sınırlı tepkiyi açıklayabilir." öngörüsü paylaşıldı.

Kesintinin öncelikle Katar'dan Avrupa'ya ve ABD, Rusya, Cezayir ve Mısır'dan Asya'ya yapılan teslimatları etkilediğine dikkat çekilen raporda, şunlar kaydedildi:

Sonuç olarak kargolar Ümit Burnu (Güney Afrika) üzerinden yeniden yönlendiriliyor ya da başka pazarlara yönlendiriliyor. Daha uzun rotalar, daha yüksek nakliye maliyetleri ve belirli bir süre içinde her bir gemi tarafından teslim edilebilecek daha küçük bir LNG hacmi anlamına gelir. Bu ek maliyetler ancak kesintinin Avrupa ve Asya'daki LNG ithalat fiyatlarının yükselmesine neden olması halinde daha yüksek satış fiyatları yoluyla telafi edilecektir.


Bakan Şimşek'ten kredi kartı ile ilgili haberlere açıklama

Mehmet Şimşek (AA)
Mehmet Şimşek (AA)
TT

Bakan Şimşek'ten kredi kartı ile ilgili haberlere açıklama

Mehmet Şimşek (AA)
Mehmet Şimşek (AA)

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kredi kartı kullanımında taksit uygulamasının kaldırıldığı iddialarına yanıt vererek, "Vatandaşlarımızdan istirham ediyorum, lütfen bizden duymadığınız hiçbir habere itibar etmeyiniz." ifadesini kullandı.

Şimşek, sosyal medya hesabından, Dezenformasyonla Mücadele Merkezinin "Kredi kartına taksit kaldırıldı" iddialarının doğru olmadığına ilişkin paylaşımını alıntılayarak konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Piyasalarda tedirginlik ve güvensizlik oluşturmaya yönelik kasıtlı haberlerin dolaşıma sokulduğunu bildiren Şimşek, şunları kaydetti:

Orta Vadeli Program'ımızda uygulayacağımız politikaları net şekilde ortaya koyduk. Kurala dayalı ve öngörülebilir politikalarımız seçim sonrası dönemde de aynen devam edecektir. Bu çerçevede vatandaşlarımızdan istirham ediyorum, lütfen bizden duymadığınız hiçbir habere itibar etmeyiniz.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, "kredi kartına taksit kaldırıldı" iddialarını yalanlamıştı

Dezenformasyonla Mücadele Merkezinden yapılan açıklamada, bazı sosyal medya hesaplarında yer alan "kredi kartına taksit kaldırıldı" iddiasının doğru olmadığı belirtildi.

Açıklamada, şunlar kaydedildi:

Hazine ve Maliye Bakanlığı veya ilgili kuruluşlar tarafından, kredi kartı kullanımlarında taksit uygulamasının kaldırılmasına ilişkin hayata geçirilmiş herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Kredi kartları konusunda doğru olmayan bilgiler üzerinden, piyasanın işleyişini bozabilecek mesnetsiz ve spekülatif açıklamalar yapıldığı tespit edilmiştir. Resmi kurum ve yetkililerin dışında yapılan açıklamalara itibar etmeyiniz.