Yeni yılda uygulanacak gelir vergisi tarifesi ile vergi ve harç tutarları açıklandı

Yeni yıldan itibaren geçerli olmak üzere, bazı vergi ve harçlar yeniden değerleme oranında artırılırken, gelir vergisi tarifesi başta olmak üzere tarifeler ve mükelleflerin yararlanacağı istisna tutarları da belli oldu

 1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)
1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)
TT

Yeni yılda uygulanacak gelir vergisi tarifesi ile vergi ve harç tutarları açıklandı

 1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)
1 Ocak'tan itibaren 1 yıllık pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, A sınıfı sürücü belgesi harcı da 1308,40 lira oldu (AA)

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının, Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu Genel Tebliği, Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği, Harçlar Kanunu Genel Tebliği ve Gelir Vergisi Genel Tebliği, Resmi Gazete'nin bugünkü mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, Hazine ve Maliye Bakanlığınca, 2024 yılında uygulanacak olan vergi, harç ve diğer maktu tutarlar açıklandı. 2023 yılı için yeniden değerleme oranı, yüzde 58,46 olarak gerçekleşmiş ve Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile kasım ayında ilan edilmişti. Yeni yıldan itibaren geçerli olmak üzere, bazı vergi ve harçlar yeniden değerleme oranında artırılırken, gelir vergisi tarifesi başta olmak üzere tarifeler ve mükelleflerin yararlanacağı istisna tutarları da ilgili düzenlemelerle tespit edildi.

Gelir Vergisi Kanununda yer alan maktu had ve tutarlar, yeniden değerleme oranında artırıldı. Yayımlanan tebliğle, 2024 yılında uygulanacak olan gelir vergisi tarifesi belirlendi. 2024 yılında uygulanacak gelir vergisi tarifesinin, ilk dilimi 70 bin liradan 110 bin liraya, ikinci dilimi 150 bin liradan 230 bin liraya, üçüncü dilimi 370 bin liradan 580 bin liraya, dördüncü dilim ise 1 milyon 900 bin liradan 3 milyon liraya çıkarıldı.

Ücret geliri elde edenlerde ise 550 bin lira olan üçüncü dilim 870 bin lira olarak uygulanacak. İlk gelir dilimi 110 bin liradan başlayan yeni tarifeye göre, ücretliler başta olmak üzere tüm gelir vergisi mükellefleri daha geç üst dilimlerden vergi ödeyecek.

Asgari ücrete yüzde 49,1 oranında yapılan artış, gelir vergisi ve damga vergisi istisnasına da yansıdı, ücretlilerin ödeyeceği vergiyi azalttı. Asgari ücretin vergi dışı olması nedeniyle tüm ücretliler, 2024 yılında 37 bin 126,92 lira gelir vergisi ve damga vergisi ödemeyecek.

Ayrıca, günlük 110 lira olan yemek parası istisna tutarı 170 liraya, 56 lira olan yol parası istisna tutarı da 88 liraya çıktı. Böylece, aylık 4 bin 420 lira yemek parası, 2 bin 888 lira yol parası ödemeleri de vergiden istisna olarak çalışanlara ödenebilecek.

İstisna ve indirim tutarları yeniden değerleme oranında artırıldı

Gelir vergisinde kazanç unsurları itibarıyla düzenlenmiş çok sayıda mükellefin faydalandığı istisna ve indirim tutarları da yeniden değerleme oranında artırıldı.

Kira gelirlerindeki 21 bin lira olan istisna tutarı 33 bin liraya, değer artış kazançlarındaki 55 bin lira istisna tutarı 87 bin liraya, arızi kazançlardaki 129 bin lira istisna tutarı 200 bin liraya, tevkifata ve istisnaya konu olmayan menkul ve gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin beyanname verme sınırı 13 bin liraya çıktı.

Binek otomobillere ilişkin gider olarak indirim konusu yapılabilecek tutarlar da arttı. Binek otomobiller için gider olarak dikkate alınabilecek aylık kira bedeli 17 bin liradan 26 bin liraya, amortisman yoluyla gider yazılabilecek iktisap bedeli sınırı 950 bin liradan 1 milyon 500 bin liraya yükseltildi.

Engellilerin yararlandığı vergi indirimleri artırıldı

Gelir Vergisi Kanununa göre ücret geliri ve serbest meslek kazancı elde eden engelli vatandaşların gelirlerinin bir kısmı, engellilik indirimi yoluyla vergi dışı bırakıldı. Engellilerin yararlandığı gelir vergisi indirimi tutarlarında da artış oldu.

Engellilik derecesine göre, aylık 1100, 2 bin 600 ve 4 bin 400 lira olan indirim tutarları, sırasıyla 1700, 4 bin ve 6 bin 900 liraya çıktı.

Ayrıca, malul ve engelli vatandaşlar için araç alımında uygulanan istisna limiti de arttı. Buna göre, 2023 yılında 1 milyon 4 bin 200 lira olan ÖTV istisnası tutarı, 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yüzde 58,46 artışla 1 milyon 591 bin 200 liraya yükseldi.

Veraset, intikal ve esnaf vergileri istisna tutarları

Vergiden muaf esnaflığın kapsamı genişletilerek, evlerde imal ettiği ürünleri internet ve benzeri platformlarda satanlar da muafiyet kapsamına alınmıştı. Muafiyet limiti olan 700 bin lira yeniden değerleme oranında artırılarak 1 milyon 100 bin liraya çıktı.

Basit usule tabi mükelleflerin kira ve kazanç istisnası hadleri de arttı. Basit usule tabi mükelleflerin kazançları 2021 yılından itibaren gelir vergisinden istisna edilmişti. Basit usule tabi olma şartları arasında yer alan yıllık kira tutarları ile yıllık alım, satım ve iş hasılatı gibi bazı had ve tutarlar da güncellendi.

Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden beyannamelerini zamanında veren ve vergilerini ödeyen uyumlu mükellefler, 5 puanlık vergi indiriminden faydalandırılırken, vergi indirimi yapılabilecek tutarın üst limit de yeniden değerleme oranında artırılarak 4,4 milyon liradan 6,9 milyon liraya çıkarıldı.

Veraset ve İntikal Vergisinde istisna tutarları arttı ve vergi tarifesi güncellendi. Veraset yoluyla intikallerde eş ve çocuklar için uygulanan istisna tutarı 1 milyon 15 bin liradan 1 milyon 609 bin liraya, ivazsız intikaller ve ikramiyelere uygulanan istisna tutarı 23 bin 387 liradan 37 bin 59 liraya çıktı.

MTV, pasaport, ehliyet ve cep telefonu vergileri

Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) yüzde 58,46 arttırıldı. 2023 yılında 1479 lira motorlu taşıtlar vergisi olan bir aracın, 2024 yılı vergisi 2 bin 343 lira, 3 bin 323 lira motorlu taşıtlar vergisi olan bir aracın 2024 yılı vergisi ise 5 bin 265 lira oldu. Elektrik motorlu araçlar için ise tarifenin dörtte biri oranında vergi ödenecek.

Pasaport ve ehliyet harçları da arttı. Harçlar Kanunu Genel Tebliği'ne göre, 1 yıl süreli pasaportlar için harç tutarı 2 bin 396,60 lira, 3 yıl süreliler için 5 bin 558,30 lira ve 3 yıldan fazla süreli olanlar için 7 bin 833 lira olacak. 2024'te A sınıfı sürücü belgesi harcı 1308,40 lira olarak belirlenirken, bu tutar B sınıfı sürücü belgesi harçlarında 3 bin 945,40 lira olarak uygulanacak.

Yolcu beraberi getirilen cep telefonlarına ilişkin harç 20 bin liradan 31 bin 692 liraya çıktı.

Maktu damga vergisi tutarları da yüzde 58,46 oranında artırıldı. Ayrıca, 2024 yılında tutulacak defterler için uygulanacak defter tutma hadleri de yeniden belirlendi. Buna göre yıllık satış tutarı 2 milyon lirayı geçen mükellefler 2024 yılı defterlerini bilanço esasına göre tutacak.

Usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezaları da güncellendi. Fatura ve fiş vermeme cezası 3 bin 400 liraya çıktı. 2024 yılından itibaren, fatura düzenleme limiti 4 bin 400 liradan 6 bin 900 liraya çıkarıldı.



Trump küresel gümrük vergilerini %10'dan %15'e çıkardı

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)
TT

Trump küresel gümrük vergilerini %10'dan %15'e çıkardı

ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)
ABD Başkanı Donald Trump dün, Yüksek Mahkeme'nin gümrük vergilerini askıya alma kararıyla ilgili olarak medyaya açıklamalarda bulundu, (DPA)

ABD Başkanı Donald Trump bugün, ithalata uygulanan geçici küresel gümrük vergilerini yüzde 15'e çıkardığını duyurdu.

Bu karar, ABD Yüksek Mahkemesi'nin Trump'ın Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası kapsamında uyguladığı gümrük vergilerini reddetmesinin ardından geldi.


İkinci el araba analizi: Elektrikli araçlar önde

BMW iX, anket kapsamında incelenen tüm kullanılmış araçlar arasında sıfır arıza bildiren üç BMW ve 4 diğer otomobilden biriydi (BMW)
BMW iX, anket kapsamında incelenen tüm kullanılmış araçlar arasında sıfır arıza bildiren üç BMW ve 4 diğer otomobilden biriydi (BMW)
TT

İkinci el araba analizi: Elektrikli araçlar önde

BMW iX, anket kapsamında incelenen tüm kullanılmış araçlar arasında sıfır arıza bildiren üç BMW ve 4 diğer otomobilden biriydi (BMW)
BMW iX, anket kapsamında incelenen tüm kullanılmış araçlar arasında sıfır arıza bildiren üç BMW ve 4 diğer otomobilden biriydi (BMW)

Önde gelen bir araç muayene firmasının çok daha az arıza tespit etmesiyle elektrikli arabalar, ikinci el araç satın alımında en güvenli seçenek çıktı.

ClickMechanic'in 240 bin satın alma öncesi araç muayenesi üzerine yaptığı analiz, ankete dahil edilen 7 bin 365 elektrikli aracın sadece yüzde 1,51'ine "kötü" notu verildiğini, buna karşılık incelenen tüm benzinli ve dizel modellerin yüzde 7,48'inin kötü olarak değerlendirildiğini gösteriyor. Lüks SUV'lerin özellikle sorunlu çıktığı anlaşılıyor.

7 elektrikli araç yüzde 0 kötü not aldı; bu da BMW i4, BMW iX, BMW iX3, Kia EV9, MG5, Polestar 2 ve Volkswagen ID.3 modellerinde hiçbir arıza bulunmadığı anlamına geliyor. Anketteki en kötü elektrikli araç, yüzde 6,77'lik kötü notuyla Tesla Model 3 oldu. Yine de bu oran, benzinli ve dizel araçların ortalama kötü notunun epey altında.

sdgbhy
Ankete katılan elektrikli araçlar arasında Tesla Model 3, ortalama "kötü" puanlamada en zayıf performansı gösterse de benzinli ve dizel modellerin ortalamasından daha iyiydi (Steve Fowler)

Ölçeğin diğer ucundaysa yüzde 26,4'lük kötü puanlama oranıyla BMW X5 yer aldı. Onu sırasıyla Citroen Relay van (yüzde 23,7), Mercedes-Benz C-Serisi (yüzde 21,1), BMW 3 Serisi (yüzde 21) ve Ford Focus (yüzde 20,6) izledi.

ClickMechanic CEO'su Andrew Jervis şunları söyledi:

Denetim verilerimiz, ikinci el araç pazarında farklı modeller arasında ne kadar çok farklılık olabileceğini vurguluyor. Bazı yeni elektrikli modeller kontrollerimizde güçlü performans gösterirken, bazı eski, daha karmaşık araçlarda ciddi arıza oranları önemli ölçüde daha yüksek.

ClickMechanic araştırması ayrıca, Britanyalıların yüzde 15'inin arızalı bir araba sattığını ve yüzde 4'ünün de alıcılara olası bir sorun hakkında bilgi vermediğini ortaya koydu.

Jervis, "Araştırmalarımız, her yıl milyonlarca arızalı aracın el değiştirdiğini ve tüm sorunların paylaşılmadığını gösteriyor" dedi.

İşte bu yüzden satın alma öncesi muayeneler daha yaygın hale geliyor. Özellikle genç alıcıların kendilerini korumak için ekstra adımlar attığını görüyoruz. Birçok durumda, bir muayene sadece ciddi arızaları tespit etmekle kalmıyor, aynı zamanda alıcılara satış fiyatından yüzlerce pound indirim isteme gücü de veriyor.

ClickMechanic'e göre, ikinci el araç alıcılarının yüzde 27'si profesyonel bir satın alma öncesi muayene için ödeme yapıyor; bu oran genç alıcılarda yüzde 44'e, Londra'da ise yüzde 50'ye yükseliyor. Bu da herhangi bir bölge için en yüksek oran.

Otomotiv endüstrisi ticaret kuruluşu SMMT'nin son rakamlarına göre, ikinci el elektrikli araç satışları 2025'te yüzde 45 artarak, toplam ikinci el araç satışlarını art arda üçüncü yıl yükseltti ve geçen yıl toplam 7 milyon 807 bin 872 ikinci el araç işlemi gerçekleşti.

Independent Türkçe


Harvard’ın önde gelen uluslararası ticaret teorisyeni: Suudi Arabistan, parçalanmış bir dünyada başarıya ulaşmanın ‘şifresine’ sahip

Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
TT

Harvard’ın önde gelen uluslararası ticaret teorisyeni: Suudi Arabistan, parçalanmış bir dünyada başarıya ulaşmanın ‘şifresine’ sahip

Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)
Prof. Dr. Pol Antras, El-Ula Konferansı’ndaki panel tartışmalarından birinde dinleyicilere hitap ediyor. (Şarku’l Avsat)

Harvard Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Pol Antras, Suudi Arabistan’ın küresel ticaretteki dönüşüm sahnesinde istisnai bir model sunduğunu ve geleneksel gelişmekte olan piyasa kalıplarından köklü şekilde farklılaştığını belirtti. Antras, küreselleşmenin sona ermediğini, aksine ‘parçalı entegrasyon’ adıyla yeniden şekillendiğini vurguladı. Şarku’l Avsat’a konuşan Antras, Suudi Arabistan’ın vizyonu ve yapısal reformlarının, ülkeyi dünyadaki bu parçalı entegrasyon sürecinden faydalanabilecek avantajlı bir konuma getirdiğini söyledi. Antras, ülkenin lojistik ve yapay zekâ alanındaki yatırımlarının, küresel krizlerin yarattığı gürültüyü aşan sürdürülebilir büyümenin gerçek motoru olduğunu kaydetti.

Pol Antras, modern dönemin önde gelen ekonomi teorisyenlerinden biri olarak kabul ediliyor ve Harvard Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor. Uluslararası ticaret konusundaki araştırmaları, şirketlerin üretim süreçlerini sınırlar ötesinde nasıl organize ettiklerini ve küresel değer zincirlerini anlamada çığır açıcı nitelikte.

Geleneksel ekonomi sınıflandırmalarını eleştirerek konuşmasına başlayan Antras, “Gelişmekte olan piyasaların uluslararası ticaret dönüşümünden nasıl faydalandığı konusunda genel ifadeler kullanmak çok zor. Bunun nedeni, genellikle ülkeleri kıtalarda veya benzer gruplarda toplama eğilimimizdir” dedi. Antras, ‘gelişmekte olan piyasalar’ kavramının altında çok farklı sanayi yapılarının saklı olduğunu vurgulayarak Suudi Arabistan’ın durumunu örnek gösterdi: “Bazı ekonomiler büyük ölçüde imalat ihracatına dayanıyor ve ticari entegrasyon ile pazar erişimi onların hayat damarları. Buna karşılık Suudi Arabistan gibi bir ekonomi, çok fazla ihraç yapmasına rağmen Çin ile temel ürünlerinde çok az rekabetle karşılaşıyor.” Bu durumun Suudi Arabistan için eşsiz bir fırsat yarattığını belirten Antras, “Suudi Arabistan için bu dönem, Çin’den daha düşük maliyetle mal temin etmek veya daha önce yalnızca ABD pazarına giden ürün çeşitlerine erişim sağlamak için büyük bir fırsat” dedi.

Gelişmekte olan piyasaların ‘damping’ ve rekabet baskısıyla nasıl başa çıkması gerektiği sorulduğunda Antras, açık bir tavsiye verdi: “Bence gelişmekte olan piyasalar olabildiğince az korumacı eğilim göstermeli. Bu kolay olmayacak; çünkü Çin’in ihracat artışı bazı yerel üreticileri etkileyecek ve onları koruma yönünde siyasi baskı yaratacak. Ancak geleceğe doğru yol, kendinizi çok taraflı sisteme bağlı bir ekonomi olarak konumlandırmak, yabancı üreticilerin pazara girmesine izin vermek ve aynı zamanda yerli üreticilerin dış pazarlara açılmasını teşvik etmektir. Büyük ülkelerin uygulamalarını taklit etmekten tamamen kaçınmalıyız.”

Yerel sanayilerin korunmasıyla ilgili olarak ise Antras şu ifadeleri kullandı: “Evet, Çin’in damping uygulamaları bazı ülkelerde ciddi kaygı yaratıyor, çünkü bu ülkelerin yerli üretim tabanları Çin ürünleriyle doğrudan rekabet ediyor. Ancak Suudi Arabistan için endişe daha az; çünkü Çin ürünleriyle doğrudan çatışan bir üretim tabanı yok. Aslında ucuz ithalat, Suudi tüketiciye fayda sağlayabilir. Eğer bir sektör zarar görürse, insanları korumanın daha iyi yolları var: kredi planları sağlamak, sübvansiyonlar vermek veya şirketlerin iş modellerini yeniden düşünmelerine ve geliştirmelerine yardımcı olmak gibi.”

Küreselleşme ölmedi... sadece ‘parçalandı’

‘Küreselleşmenin sona erip ermediği’ sorusuna yanıt veren Antras, yeni bir kavram ortaya koyarak şöyle dedi: “Bence küreselleşme bitmedi, ben bunu ‘parçalı entegrasyon’ (Fragmented Integration) olarak adlandırıyorum. Entegrasyon süreci devam edecek, ancak ticaret anlaşmaları farklı yollarla yapılacak. Artık sadece çok taraflı müzakerelere güvenemeyiz; çünkü bu anlaşmalara bağlılık hissi dünya genelinde azaldı. Anlaşmalar imzalanmaya devam edecek, ancak süreç daha karmaşık olacak ve belirsizlik en belirgin özellik olarak kalacak.”

Faiz ve yapay zekâ: madalyonun diğer yüzü

Yüksek faiz oranlarının gelişmekte olan ülkelerin karmaşık sanayilere geçiş planları üzerindeki etkisine de değinen Antras, “Yüksek faiz oranları, gelişmekte olan piyasaların karşılaştığı risk primiyle birlikte, yatırımları şüphesiz sınırlıyor. İhracat, kredi, yatırım ve kalite iyileştirmesi gerektiriyor. Ancak faizlerin yükselmesinin temel bir nedeni var; bu, yapay zekâ ve teknolojik değişim kaynaklı yüksek büyüme beklentilerini yansıtıyor” ifadelerini kullandı.

Antras, bu büyümenin aynı zamanda çözüm sunduğunu belirterek şöyle devam etti: “Eğer bu büyüme potansiyeli gerçekleşirse, verimlilik önemli ölçüde artacak ve KOBİ’ler talebi daha iyi öngörebilecek, daha önce keşfedilmemiş pazarlara erişim sağlayacak. Dolayısıyla evet, faizler kısa vadede olumsuz bir güç, ancak gerçek bir büyüme potansiyelinden kaynaklanıyorsa durum o kadar da kötü olmayabilir.”

İş kaygısı ve devlet müdahalesi

Antras, işgücü piyasasına ilişkin derin endişelerini de dile getirdi. Önümüzdeki zorlukların çift yönlü ve ciddi olduğunu belirten Antras, Çin’in rekabeti ile yapay zekâ aracılığıyla otomasyonun işgücü üzerindeki etkisinin birleştiğini vurguladı. Antras, “İşgücünün geleceği konusunda ciddi endişelerim var; Çin’den gelen yoğun ihracat rekabeti, yapay zekâ ile işlerin otomatikleşmesiyle birleşirse, özellikle genç işçiler arasında ciddi işgücü piyasası sıkıntılarına yol açabilir” dedi.

Bu durumun piyasaya bırakılmaması gerektiğini söyleyen Antras, “Burada hükümet müdahalesine acil ihtiyaç var; bu müdahale, büyük mali kaynaklar ve yüksek düzeyde hazırlık gerektiriyor” dedi. Tek çözümün ‘verimlilik şartı’ olduğunu belirten Antras sözlerini şöyle noktaladı: “Yeni teknolojiler beklenen ölçüde verimliliği artırırsa, bu büyüme hükümetlere zarar görenleri telafi etmek ve insan kaynaklarını yeniden eğitmek için gerekli mali alanı sağlayacaktır. Başarı, kısa vadeli olumsuz etkileri yönetmek ile uzun vadeli stratejik kazançlara yatırım yapmak arasında hassas bir denge kurmakta yatıyor.”