Bakan Şimşek: Suudi Arabistan, Türkiye'nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldi

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Forum kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (solda), Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (sağ 2), Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih (sağda) ve Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb (sol 2) katıldı. (AA)
Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Forum kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (solda), Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (sağ 2), Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih (sağda) ve Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb (sol 2) katıldı. (AA)
TT

Bakan Şimşek: Suudi Arabistan, Türkiye'nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldi

Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Forum kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (solda), Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (sağ 2), Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih (sağda) ve Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb (sol 2) katıldı. (AA)
Hazine ve Maliye Bakanlığı ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Forum kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek (solda), Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (sağ 2), Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih (sağda) ve Suudi Arabistan Turizm Bakanı Ahmed Al Khateeb (sol 2) katıldı. (AA)

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Suudi Arabistan’ın Türkiye'nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldiğini belirterek "Türkiye'nin müteahhitlerine, Türkiye'nin iş insanlarına doğru dönüyorlar. Onlar da Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) organizasyonuyla düzenlenen "Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu" İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi.

AA
AA

Bakan Şimşek, forum kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"nda yaptığı konuşmada, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın birçok başarı hikayesine sahip olduğunu ve iki ülkenin de bu başarı öykülerinden ilham aldığını dile getirdi.

"Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar"

Uzun vadede bakıldığında verimlilik ve inovasyonun, sürdürülebilir bir refahın en önemli kaynakları olduğuna dikkati çeken Şimşek, bunun için mutlaka kaliteli kurumlar ve yanında rekabetin gerektiğini ifade etti.

Bakan Şimşek, Suudi Arabistan’ın Türkiye'nin üreticileriyle iş yapmaya yöneldiğini belirterek "Türkiye'nin müteahhitlerine, Türkiye'nin iş insanlarına doğru dönüyorlar. Türkiye'nin bu yolculuktan başarıyla geçtiğini biliyorlar ve onlar da aynı şekilde Türk şirketlerle çalışmak istiyorlar." dedi.

Suudi Arabistan'ın iddialı planlarını gerçekleştirmek için çok büyük kaynakları bulunduğuna dikkati çeken Şimşek, bu doğrultuda kamu yatırım fonlarının son derece önemli olduğunu kaydetti.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (solda) ve Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih (sağda), İstanbul'da bir otelde gerçekleştirilen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"na katıldı. (AA)
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy (solda) ve Suudi Arabistan Yatırım Bakanı Khalid A. Al Falih (sağda), İstanbul'da bir otelde gerçekleştirilen Türkiye-Suudi Arabistan Yatırım ve İş Forumu kapsamında düzenlenen "Bakanlar Paneli Oturumu"na katıldı. (AA)

Suudi Arabistan’ın vizyonunda ciddi bir değişim ve dönüşüm programı olduğuna değinen Bakan Şimşek, kamu-özel sektör işbirliği (KÖİ) bakımından Türkiye'nin güzel bir örnek teşkil ettiğini vurguladı.

İstanbul Havalimanı'nın KÖİ projeleri açısından bir başarı öyküsü olduğunu anlatan Şimşek, şunları kaydetti:

"Havalimanı inşaatı özel sektör tarafından yapıldı ve bu sayede bölgedeki ekonomik faaliyetlerin önü açıldı. Bu noktada kritik olan husus ülkelerin bir iş modeli kurması, bunu yapmayı öğrenmesidir. Suudi Arabistan'a baktığımızda, kamu kaynaklarının büyüklüğü dikkat çekiyor. Kendilerinin belki de özel sektör parasına ihtiyacı yok. Ancak, özel sektörün becerilerine, bilgisine ve etkinliğine ihtiyaçları var. Bu yönde atılacak adımlar, kurulacak ortak girişimler gelecekte öyle durumlar yaratacaktır ki, Afrika havalimanları belki bizlerin müteahhitleri tarafından inşa edilecek ve işletilecektir. Yani bizim vizyonumuz bu olmalıdır. Sizde finansman ve kaynak var. Bizde kapasiteler var, beceriler var, yetkinlikler var. Özetle Türkiye'de önemli bir know-how kapasitesi var. Tabii ki bahsettiğim bu modeli Suudi Arabistan kendisi de yapabilir. Ancak, biz bunu birlikte yaptığımızda çok daha güzel sonuçlar sağlayabiliriz. Her iki taraf da bundan fazlasıyla yararlanabilir. Bu benim önerim olacak."

İslam dünyasının geçmişte bilimsel araştırmalarda, refahı artırmada ve bu sayede büyük medeniyetler oluşturmada kendini kanıtladığını dile getiren Şimşek, "İşte DNA'larımızda olan bu özelliklerden ötürü ben bu değişimin zor olacağını düşünmüyorum. Liderlik lazım, vizyon lazım, iyi bir program lazım ve kaynakları verimli alanlara yönlendirmek lazım. Suudi Arabistan'ın aslında şu anda yaptığı da tam olarak bu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'de biz zaten bunu başarıyla gerçekleştirdik. Karşılaştığımız zorlulara rağmen, bölgesel şoklara rağmen, çok büyük başarı öykülerine imza attık ve bu yolculuğumuz da devam edecektir." diyerek sözlerini tamamladı.



ABD, Rus petrol şirketi Lukoil'e yönelik yaptırım muafiyetini uzattı

ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
TT

ABD, Rus petrol şirketi Lukoil'e yönelik yaptırım muafiyetini uzattı

ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)
ABD'nin New Jersey eyaletindeki Newark bir Lukoil benzin istasyonu (Arşiv-Reuters)

ABD'li yetkililer dün, Trump yönetiminin ham petrol fiyatlarındaki yükselişi sınırlama çabaları kapsamında, Rus petrol devi “Lukoil”un yaptırım muafiyetinin, Rusya dışındaki akaryakıt istasyonlarını da kapsayacak şekilde uzatıldığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC) tarafından alınan bu karar, ABD gibi ülkelerdeki “Lukoil” istasyonlarının 29 Ekim'e kadar müşterilerine hizmet vermeye devam edebilmesine imkan sağlıyor.

Ofis, bu önlemin benzin istasyonlarının araç malzemeleri satın alma, sigorta primlerini ödeme ve çalışanların maaşlarını ödeme gibi «olağan iş akışı» kapsamındaki işlemleri gerçekleştirmelerine imkan tanıdığını açıkladı.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırı başlatmasıyla Ortadoğu'da savaşın fitili ateşlendi ve petrol fiyatları keskin bir artış gösterdi.

Ofis, bu muafiyetin «Lukoil’in Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi listesine alınmasının tüketiciler üzerindeki etkilerini hafifletmeye» yönelik bir girişim olduğunu ifade etti.

Lukoil için OFAC tarafından Aralık 2025'te verilen ve 29 Nisan'da sona erecek olan bir muafiyet kararı vardı.

Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana ABD ve Avrupa'nın yaptırımlarına maruz kalıyor.

ABD'de benzin fiyatları galon başına 4 doları aşarak 2022'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı; bu durum Trump yönetimi üzerindeki siyasi baskıyı artırdı.

9 Mart'ta Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmelerin ardından petrol üzerindeki bazı yaptırımları kaldırma planlarını açıkladı ve bu adımın “fiyatları düşürmeyi” amaçladığını belirtti.


ABD'de milyonerlerin sayısı artsa da zenginlik anlayışı değişti

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

ABD'de milyonerlerin sayısı artsa da zenginlik anlayışı değişti

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yeni bir habere göre artık rekor sayıda Amerikalı milyoner var ancak servetlerinin değeri eskisi gibi değil.

The Washington Post'un federal veriler üzerinde yaptığı analize göre, ABD'de ortalama hane halkı net serveti 1 milyon doları aştı ve ailelerin yaklaşık yüzde 16'sının servetleri bu eşiği geçti.

Ancak 1 milyon dolar, birkaç 10 yıl öncesine göre çok daha az değerli. Örneğin Çalışma İstatistikleri Bürosu'nun Tüketici Fiyat Endeksi Enflasyon Hesaplayıcısı'na göre, 1996'da 1 milyon doların satın alma gücü bugün 2,1 milyon dolara eşdeğerdi.

Bugün birçok Amerikalı milyoner kendilerini kayda değer derecede zengin saymıyor gibi görünüyor. Northwestern Mutual'ın 2025 Planlama ve İlerleme Çalışması'na göre, en az 1 milyon dolarlık yatırım yapılabilir varlığa sahip Amerikalıların yaklaşık yüzde 64'ü kendilerini "zengin" olarak görmüyor.

Indiana'daki Donaldson Capital Management'tan finans danışman Nathan Winklepleck, The Washington Post'a, 1 milyon dolarlık servetin bir "kilometre taşı" olduğunu ancak "artık süper zengin olduğunuz anlamına gelmediğini" söyledi.

Gazeteye, "Eskiden olduğu gibi nadir bir statü değil" diye konuştu.

Yazılım sektöründe çalışan 27 yaşındaki Seattle sakini Martin Xu, The Washington Post'a geçen yıl 1 milyon dolara ulaştığını ancak hâlâ "küçük, sade bir dairede" yalnız yaşadığını ve genellikle evde yediğini söylemişti..

"Gerçekten güzel bir kilometre taşı" diye eklemişti.

Ama elbette o zamanki 1 milyon dolar, şimdikiyle aynı değil. Babamın yıllar önce bahsettiği 1 milyon dolara sahip değilim.

Konut fiyatları da artıyor. 2025 Zillow raporuna göre, ABD'de başlangıç ​​seviyesindeki bir evin 1 milyon dolar veya daha fazla olduğu 230'dan fazla şehir var. Bu şehirlerin çoğu Kaliforniya, New Jersey ve New York'ta yoğunlaşmış olsa da ABD'nin her yerinde bulunabiliyorlar.

Zillow'un raporunda, "Elbette, Kaliforniya hâlâ 1 milyon dolarlık başlangıç ​​evleri bulunan açık ara en fazla şehre (113) sahip ancak ABD eyaletlerinin tam yarısında en az bir böyle şehir var, listeye geçen yıl katılan Minnesota ve Rhode Island da bunların arasında" deniyor.

Bu haber, ABD'de giderek genişleyen servet uçurumuna ilişkin endişeler artarken geldi. Ocak ayında açıklanan Merkez Bankası verilerine göre, ABD'deki en zengin yüzde 1'lik kesim geçen yıl servetlerini yaklaşık 5 trilyon dolar artırdı ve artık toplamda yaklaşık 55 trilyon dolara sahipler; bu da en alttaki yüzde 90'lık kesimin neredeyse tüm servetine denk geliyor.

Forbes'un geçen ay bildirdiğine göre ABD ayrıca tahmini 989 milyardere ev sahipliği yapıyor ki bu da yeni bir rekor.

Independent Türkçe


Savaş riski toparlanmayı tehdit ediyor… Uluslararası Para Fonu küresel büyüme tahminlerini düşürdü

Gourinchas, Washington’da düzenlenen “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunun sunulduğu basın toplantısında konuşuyor (EPA)
Gourinchas, Washington’da düzenlenen “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunun sunulduğu basın toplantısında konuşuyor (EPA)
TT

Savaş riski toparlanmayı tehdit ediyor… Uluslararası Para Fonu küresel büyüme tahminlerini düşürdü

Gourinchas, Washington’da düzenlenen “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunun sunulduğu basın toplantısında konuşuyor (EPA)
Gourinchas, Washington’da düzenlenen “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunun sunulduğu basın toplantısında konuşuyor (EPA)

Uluslararası Para Fonu (IMF), Salı günü 2026 yılına ilişkin küresel büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ederek, Ortadoğu’daki savaşın küresel ekonomik toparlanma sürecini sekteye uğratabileceği uyarısında bulundu. Kuruma göre, çatışmalar emtia piyasalarında dalgalanmalara ve fiyat artışlarına yol açıyor.

IMF, Washington’da düzenlenen Bahar Toplantıları kapsamında yayımladığı “Dünya Ekonomik Görünümü” raporunda, küresel ekonominin bu yıl yüzde 3,1 büyüyeceğini öngördü. Bu oran, Ocak ayında açıklanan yüzde 3,3’lük tahmine kıyasla düşüş anlamına geliyor. Söz konusu revizyon, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran’ın karşılık vermesiyle bölgede tırmanan gerilimin etkisiyle yapıldı.

IMF Başekonomisti Pierre-Olivier Gourinchas, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Savaş olmasaydı 2026 büyüme tahminimizi yüzde 3,4’e yükseltmeyi planlıyorduk” dedi.

ervgf
Grays’ta bulunan Navigator tesisindeki petrol, doğal gaz ve yakıt depolama üniteleri (EPA)

Raporda, petrol, doğal gaz ve gübre fiyatlarındaki artışın doğrudan çatışmalarla bağlantılı olduğu belirtildi. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığının aksaması ve bölgede artan askeri önlemler, enerji arzı üzerinde baskı oluşturuyor.

IMF, küresel enflasyonun bu yıl yüzde 4,4’e yükseleceğini, bunun da Ocak tahminlerine göre 0,6 puanlık artış anlamına geldiğini açıkladı. Gourinchas, enflasyondaki düşüş eğiliminin ilerleyen dönemde yeniden başlayabileceğini ifade etti.

Ancak bu tahminler, çatışmanın sınırlı süreli kalacağı ve enerji piyasalarındaki şokların geçici olacağı varsayımına dayanıyor. Gourinchas, “Bu durumun büyük bir enerji krizine dönüşme ihtimalinden ciddi şekilde endişe duymalıyız” uyarısında bulundu.

Daha olumsuz senaryolarda ise enerji fiyatlarının uzun süre yüksek kalması halinde küresel büyümenin yüzde 2,5’e, hatta yaklaşık yüzde 2’ye kadar gerileyebileceği belirtiliyor. Gourinchas, “1980’den bu yana küresel büyüme yalnızca birkaç kez yüzde 2 seviyesine düşmüştür” diyerek 2008 küresel finans krizi ve Kovid 19 pandemisi gibi büyük şoklara dikkat çekti.

Raporda ayrıca, bu yeni şokun ABD’nin ticaret politikalarında yaşanan önemli değişimlerin ardından gelmesinin, küresel ticaret sistemi üzerindeki baskıyı artırdığı vurgulandı.

Etkiler eşit dağılmıyor

IMF, küresel tahminlerdeki revizyonların sınırlı görünmesine rağmen, en ağır etkinin Ortadoğu ve kırılgan ekonomilerde hissedileceğini belirtti. Gelişmekte olan ülkelerin, gelişmiş ekonomilere kıyasla iki kat daha fazla etkileneceği ifade edildi.

Enerji ve gübre fiyatlarındaki artışın gıda fiyatlarını da yukarı çekebileceği, bunun özellikle enerji ithalatçısı düşük gelirli ülkeler üzerinde ciddi baskı yaratacağı kaydedildi.

dcsd
Uluslararası Para Fonu logosu (Reuters)

ABD ekonomisinin ise bu yıl yüzde 2,3 büyümesi bekleniyor; tahmin aşağı yönlü revize edilse de yüksek enerji fiyatlarından sınırlı ölçüde fayda sağlanabileceği değerlendiriliyor.

Asya’da yavaşlama uyarısı

IMF, Çin ekonomisi için büyüme tahminini bu yıl yüzde 4,4’e düşürdü. Jeopolitik gerilimlerin etkisiyle baskı altında kalan ekonomide ihracatın hâlâ dayanıklılık gösterdiği, ancak genel görünümün zayıf olduğu belirtildi. Çin’de büyümenin 2027’ye kadar yüzde 4’e gerilemesi bekleniyor.

Japonya’da ise Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımlarını kademeli olarak hızlandıracağı öngörülüyor. Ekonomik büyümenin 2026’da yüzde 0,7’ye, 2027’de yüzde 0,6’ya düşmesi bekleniyor.

dscd
Romainville’de bir akaryakıt istasyonunda sergilenen “Hizmet dışı” tabelası (EPA)

Gelişmekte olan Asya ekonomileri için büyüme tahmini de yüzde 4,9’a indirildi. Bölgedeki ekonomilerin, turizm gelirlerindeki azalma ve işçi dövizlerindeki düşüş nedeniyle olumsuz etkileneceği ifade edildi.

Buna karşılık Hindistan ekonomisinin yüzde 6,5 büyümesi bekleniyor. ABD’nin gümrük vergilerini yüzde 50’den yüzde 10’a düşürmesi, jeopolitik şokun etkilerini kısmen hafifletti.

Euro Bölgesi ve Avrupa ekonomileri

Euro Bölgesi için büyüme tahmini yüzde 1,1’e düşürüldü. Güçlü euro, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatıyor.

Almanya’da büyümenin yüzde 0,8’e gerilemesi beklenirken, bunun temel nedeni enerji maliyetlerindeki artışın sanayi üzerindeki baskısı olarak gösterildi.

Fransa için tahmin yüzde 0,9’a indirildi. İspanya ise yüzde 2,1 büyüme ile bölgenin en iyi performans gösteren ekonomilerinden biri olmaya devam ediyor. İtalya’da büyüme yüzde 0,5 seviyesinde kalacak.

İngiltere’de sert revizyon

İngiltere ekonomisi için büyüme tahmini, gelişmiş ülkeler arasında en büyük aşağı yönlü revizyona uğrayarak yüzde 0,8’e düşürüldü. Daha önce bu oran yüzde 1,3 olarak öngörülüyordu.

Bu düşüşün başlıca nedenleri arasında, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları sonrası doğal gaz fiyatlarının keskin şekilde yükselmesi ve İngiltere Merkez Bankası’nın faiz indirimlerinde yavaş hareket etmesi yer alıyor.

dc
Grays’ta bulunan Navigator tesisinde kimyasal ve petrol tankerleri, gaz ve yakıt depolama ünitelerine yüklerini boşaltıyor (EPA)

IMF, enflasyonun kontrolden çıkmasının beklenmediğini belirtmekle birlikte, fiyat artışı beklentilerinin yeniden yerleşmesi riskine dikkat çekti. Gourinchas, “Bu durumda daha kalıcı bir enflasyonla karşı karşıya kalabiliriz” dedi.

Böyle bir senaryoda merkez bankalarının, arz yönlü olumsuz şoklara rağmen enflasyonu kontrol altına almak için faiz artırmak zorunda kalabileceği uyarısı yapıldı.