Bakan Bayraktar: Gabar'da 40 bin varil günlük üretimi geçmiş bulunuyoruz

Fotoğraf: Aziz Aslan/AA
Fotoğraf: Aziz Aslan/AA
TT

Bakan Bayraktar: Gabar'da 40 bin varil günlük üretimi geçmiş bulunuyoruz

Fotoğraf: Aziz Aslan/AA
Fotoğraf: Aziz Aslan/AA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gabar'da 33 kuyuda ulaşılan günlük petrol üretimine ilişkin, "Cumhuriyet tarihinin bir rekoru ile buradayız. Bugün itibarıyla 40 bin varil günlük üretimi burada geçmiş bulunuyoruz." dedi.

Şırnak'ta Gabar Dağı bölgesindeki Şehit Aybüke Yalçın Petrol Üretim İstasyonlarında incelemelerde bulunan Bayraktar, yetkililerden çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

Çıkarılan petrolü de inceleyen Bayraktar, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, herkesin Ramazan Bayramı'nı kutladığını belirtti.

Bayramın ikinci gününde Şırnak'ta Gabar'da olduklarını ifade eden Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye petrollerinin şehit Aybüke Yalçın ve Şehit Esma Çevik petrol sahalarındaki çalışmaları yerinde görmek, buradaki arkadaşlarımızla bayramlaşmak için geldik. Bugün bizim için müstesna bir gün. Hem Ramazan Bayramı'nı idrak ediyoruz. Ama aynı zamanda bugün Cumhuriyet tarihinin bir rekoruyla buradayız. Allah'a hamdolsun bugün itibarıyla 40 bin varil günlük üretimi burada geçmiş bulunuyoruz. Bu, Türkiye'de en kaliteli petrolü ürettiğimiz ve en çok petrolü ürettiğimiz gün olarak açıkçası tarihe geçen bir gün."

- "Bugün Türkiye tarihinde önemli bir gün"

Petrol üretim sahalarında çalışan herkesi tebrik eden, burada gece gündüz vazife yürüten güvenlik güçlerine, jandarma ekiplerine de teşekkür eden Bayraktar, bu üretimde onların büyük emekleri olduğunu vurguladı.

Bu yolda ilk günden bu yana kendilerini destekleyen ve çalışmaları gece gündüz takip eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a da şükranlarını sunduğunu dile getiren Bayraktar, kendilerine dualarıyla destek olan millete de teşekkürlerini iletti.

"Bugün Türkiye tarihinde önemli bir gün. Bugün itibarıyla Türkiye'de üretimimiz 100 bin varili toplamda geçmiş oldu. Şırnak açık ara Türkiye'nin artık net bir şekilde petrol şehridir, petrol başkentidir. İnşallah daha gidecek yolumuz var. Yılbaşında '2024 sonu hedefimiz günde 100 bin varile çıkabilmek.' demiştik. Şu anda 33 kuyuda bu üretimi gerçekleştirdik. Kuyu başı ortalama üretimimiz 1200 varili geçmiş durumda. Hedefimiz olan 95 kuyuya geldiğimizde yıl sonunda bu rakamlara ulaşmış olacağız." ifadelerini kullanan Bayraktar, bu gelişmenin Türkiye'nin özellikle enerjideki dışa bağımlılığını düşürmek için fevkalade önemli bir gelişme olduğunu vurguladı.

Bayraktar, çalışmaların aralıksız, kesintisiz devam edeceğini belirterek, yeni keşif kuyularının da olduğunu aktardı.

Hakkari'de, Van sınırında yeni kuyular olacağına işaret eden Bayraktar, bu yıl içerisinde o kuyularda da yapacakları keşiflerle bu üretim rakamlarının çok daha ileri seviyeye ulaşacağını söyledi.

- "Türkiye'nin en kaliteli petrolünü burada üretiyoruz"

Bayraktar şunları kaydetti:

"Burada yer yer 2 bin 500 yer yer 2 bin 800 metre ama özellikle Şehit Teğmen Akdeniz bölgesinde o sahada da 4 bin 500 metrelere varan derinliklerde bu üretimi gerçekleştiriyoruz. Yönlü sondajlar yapıyoruz. Bir kilometreye yakın yaklaşık 30 derece açıyla yönlü sondajlarla üretiliyor. Hakikaten teknik olarak da çok önemli bir faaliyet gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla bütün bu faaliyetlerle bugün 200'ün üzerinde tankerle bu ham petrolü taşıyoruz. Ama şu anda yapımı devam eden, yaklaşık yüzde 50'sini bitirdiğimiz, 35 kilometrelik ham petrol boru hattıyla da inşallah bu petrolü BOTAŞ'ın İdil istasyonuna götüreceğiz ve oradan da Ceyhan'a Dörtyol'a kadar ulaştıracağız. Dolayısıyla yoğun hummalı bir çalışma burada devam ediyor. Türkiye'nin en kaliteli petrolünü burada üretiyoruz. Burada 13 Eylül 2021'den itibaren çalışmalarımız yaklaşık 10 milyon varillik toplam petrol üretimini bizi getirdi. 3 bine yakın arkadaşımız burada çalışıyor. Dolayısıyla burada bu faaliyetler arttıkça inşallah Şırnak'a bu bölgeye çok ciddi bir iş, istihdam katkısı da olacak. Bu beraberinde diğer ekosistemi de buraya getirecek ve hakikaten bir dönem terörle anılan Gabar, Şırnak, bu bölge hakikaten artık zenginlikle ve istihdam artışıyla anılacak. Hem bu bölgeye hem de ülkemizin ekonomisine güç katmaya, can katmaya inşallah devam edecek."

- "Bayramı günlük 40 bin varil üretimi aşarak kutlamış oluyoruz"

Şırnak'ın Türkiye ve dünya için önemli bir petrol geçiş güzergahı olduğunu dile getiren Bayraktar, Irak- Türkiye petrol boru hattının buradan geçtiğini, o petrolün ülkenin ihtiyacı olarak kullanılacağını, dünya piyasalarına ulaşacağını, bölgenin gelişeceğini belirtti.

Bayraktar, "İnşallah yeni keşiflerle hem burada hem de Karadeniz'de doğal gaz keşiflerimizle de milletimize yeni müjdeleri paylaşırız. Bayramı günlük 40 bin varil üretimi aşarak kutlamış oluyoruz. Sayın Valimiz, vekilimiz, güvenlik güçlerimiz bütün bir ekip olarak burada büyük bir uyum içerisinde çalışmalarımızı yapıyoruz, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz." dedi.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Günlük 100 bin varil hedefine inanıyorum ki en kısa zamanda ulaşacaksınız"

Bakan Bayraktar buradan telefonla Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de görüştü.

Gabar'daki incelemelerine ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bilgi veren Bayraktar, "Bugün bizim için ayrı bir bayram. Hamdolsun bugün 33 kuyuda 40 bin varilin üzerine ilk kez çıktık. İnşallah zatıalinizin koyduğu 100 bin varil hedefine bu yıl sonuna kadar ulaşmak için gece gündüz burada yaklaşık 3 bin kişilik bir ekip, güvenlik güçlerimiz hep beraber çalışıyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da bugün ulaşılan seviye için şahsı, ailesi ve milleti adına emeği geçen herkesi tebrik ettiğini söyledi.

Erdoğan şunları kaydetti:

"Günlük 100 bin varil hedefine inanıyorum ki en kısa zamanda ulaşacaksınız. Çünkü sizin idealleriniz var ve bu ideallerden şu ana kadar hiç taviz vermediniz ve her geçen gün de bu hedefe doğru yürüdünüz, yürüyorsunuz. İnanıyorum ki Gabar bu işin artık mühendisi olacak ve petrol üretiminde inşallah en kısa zamanda bu hedefe varmak suretiyle bizim gücümüze güç, milletimizin iradesine farklı bir irade koyacaksınız. Gabar'da inşallah istihdamı daha da artıracaksınız. Şu anda milletvekili arkadaşlarım ve tüm işçi kardeşlerim el ele vermek suretiyle buranın zenginliğine zenginlik katacaksınız. Sizleri gözlerinizden öpüyorum, bu mübarek bayram gününde en kalbi duygularla selamlıyorum. Allah yar ve yardımcımız olsun. Sizleri Allah'a emanet ediyorum."

AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da "Sayın Cumhurbaşkanım, bayramınız mübarek olsun, saygılarımızı arz ediyoruz. 100 bin varile ulaştığımızda sizi burada ağırlamaktan şeref duyarız." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Şimdi 100 bin hedefinin takvimi nedir?" sorusu üzerine Bakan Bayraktar, yıl sonuna kadar hedeflerinin 95 kuyuya çıkmak olduğunu aktardı.

Bakan Bayraktar'a Gabar'daki temaslarında, Şırnak Valisi Cevdet Atay, İl Emniyet Müdürü Cemal Dalman, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Murat Bulut, TPAO Genel Müdürü Ahmet Türkoğlu, TPAO Şırnak Bölge Müdürü Oğuz Şahin, AK Parti il Başkanı İbrahim Halil Erkan da eşlik etti.



ABD-İran geriliminin yeniden alevlenmesi ve enerji tesislerine yönelik saldırılar petrol fiyatlarını yükseltti

Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
TT

ABD-İran geriliminin yeniden alevlenmesi ve enerji tesislerine yönelik saldırılar petrol fiyatlarını yükseltti

Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)
Umman'ın Musandam kentinden görünen Hürmüz Boğazı'ndaki gemiler (Reuters)

ABD ile İran arasındaki askeri çatışmaların yeniden artması ve küresel enerji arz güvenliğine yönelik endişeler nedeniyle petrol fiyatları bugün, üst üste üçüncü işlem gününde de yükselişini sürdürdü. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin kesintiye uğraması ve enerji altyapısına yönelik saldırıların yeniden başlaması, piyasalardaki tedirginliği artırdı.

Fiyatlarda son durum

Brent ham petrolünün vadeli işlemleri, TSİ 03:29 itibarıyla 1,46 dolar (yüzde 1,72) artışla varil başına 86,19 dolara yükseldi. ABD tipi Batı Teksas ham petrolü (WTI) ise 1,11 dolar (yüzde 1,4) değer kazanarak 80,40 dolara ulaştı. Her iki petrol türü de dün yaklaşık yüzde 2 artışla son bir ayın en yüksek seviyesini görmüştü.

Dünyadaki petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatının yaklaşık beşte birinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın bütün İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden uygulamaya koyması ve İran'ın bölgedeki ABD altyapısına karşı gerçekleştirdiği misillemeler gerilimi artırdı.

ABD ordusu bugün erken saatlerde, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemileri hedef alan "İran kapasitelerini zayıflatmak amacıyla" yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu. İran ise çatışmaların yeniden başlamasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'nı tekrar kapattığını açıkladı.

Şarku’l Avsat’ın Fox News’ten aktardığına göre ABD Başkanı Trump kanala verdiği demeçte, enerji tesislerine yönelik saldırıları son aşamaya sakladığını belirterek, "Nihayetinde enerji sektöründeki hedefleri vuracağız" ifadesini kullandı.

Aynı saatlerde İran ordusu, Ürdün'deki Azrak üssünde bulunan ABD hedeflerine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlediğini bildirdi. İran Devrim Muhafızları ayrıca Bahreyn ve Kuveyt'teki askeri tesisleri hedef aldıklarını iddia etti; ancak Reuters, bu haberlerin bağımsız kaynaklarca doğrulanamadığını kaydetti.

Analistlerin beklentisi: 100 dolar riski sürüyor

KCM Trade kıdemli piyasa analisti Tim Waterer, çatışmaların körfez bölgesindeki enerji altyapısına zarar vermesi durumunda petrol fiyatlarının kısa süre içinde 100 dolar seviyesine çıkabileceği uyarısında bulundu.

Waterer, "Diplomatik çabaların Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmayı başarması durumunda Brent petrolü 75 ile 80 dolar bandında istikrar kazanabilir. Risk primi fiyatlara dahil edilmiş durumda; ancak her iki tarafın da diplomatik bir çözüm arayışı için hâlâ teşvikleri bulunuyor" değerlendirmesinde bulundu.


ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını son bir ayın zirvesine çıkardı

Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)
Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)
TT

ABD-İran gerilimi petrol fiyatlarını son bir ayın zirvesine çıkardı

Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)
Umman'ın Musandam kıyıları açıklarında, Hürmüz Boğazı'nda gemi ve tankerler (Reuters)

Petrol fiyatları, bugünkü işlemlerde ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri gerilimin küresel enerji arzına ilişkin endişeleri artırmasıyla, yaklaşık son bir ayın en yüksek seviyesine çıktı. Aynı zamanda boğazdan geçen petrol tankerlerinin sayısı son iki ayın en düşük seviyesine geriledi.

Brent petrolün varil fiyatı 1,50 dolar (%1,8) artışla 84,80 dolara yükselirken, ABD ham petrolü (WTI) 1,70 dolar (%2,2) değer kazanarak 79,84 dolardan işlem gördü. Her iki gösterge de seansın erken saatlerinde varil başına 2 doların üzerinde yükseldi. Brent petrol, bir önceki işlem gününde %9,6 artışla Mayıs 2020'den bu yana en yüksek günlük kazancını kaydetmişti.

Fiyatlardaki yükseliş, ABD güçlerinin üst üste üçüncü gece de İran hedeflerine yönelik saldırılar düzenlemesi sonrasında gerçekleşti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik deniz ablukasının yeniden uygulamaya konulduğunu açıklarken, Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerin korunması karşılığında geçişlerden %20 oranında ücret alınmasını önerdi.

Jeopolitik risk primi yeniden yükseldi

KCM Trade Baş Piyasa Analisti Tim Waterer, son gelişmelerin petrol piyasasında jeopolitik risk primini yeniden artırdığını belirtti.

Waterer, "ABD'nin deniz ablukasını yeniden devreye sokması ve İran'ın buna verdiği karşılıklar, petrol piyasasında yeni bir risk primi oluşmasına neden oldu" değerlendirmesinde bulundu.

Hürmüz Boğazı'nın henüz tamamen kapanmadığını vurgulayan Waterer, tarafların farklı hedeflerinin küresel arz görünümünü daha da belirsiz hale getirdiğini ifade etti.

Tanker saldırısı endişeleri artırdı

Endişeler, Birleşik Arap Emirlikleri Savunma Bakanlığı'nın iki BAE tankerinin Umman karasularında, Hürmüz Boğazı'nın güney rotasında İran'a ait iki seyir füzesiyle vurulduğunu açıklamasıyla daha da arttı. Saldırıda Hindistan vatandaşı bir mürettebat yaşamını yitirirken, 8 kişi de yaralandı.

Denizcilik verileri ise son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı'ndan geçen petrol tankeri sayısının son iki ayın en düşük seviyesine gerilediğini gösterdi. Bu durum, güvenlik risklerinin deniz taşımacılığını etkilemeye başladığına işaret ediyor.

Philip Nova analisti Priyanka Sachdeva, piyasaların dikkatle izlemesi gereken en önemli unsurun Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrol akışı olduğunu söyledi.

Sachdeva, "Tanker trafiğinde somut bir aksama, gemi sayısında kalıcı bir düşüş ya da ihracat akışında ciddi bir kesinti yaşanması halinde petrol fiyatlarında yeni bir yükseliş dalgası görülebilir" yorumunda bulundu.

Buna karşılık, askeri gerilime rağmen petrol akışının sürmesi halinde fiyatları destekleyen jeopolitik risk priminin zamanla azalmasının beklendiğini ifade etti.

Husilerden yeni tehdit

Bölgedeki riskleri artıran bir diğer gelişmede ise Yemen'deki Husiler, Suudi Arabistan'ın kontrol ettikleri bir havalimanını bombaladığını öne sürerek, Suudi Arabistan'a füze saldırıları düzenlediklerini açıkladı.

Gabelli Funds Portföy Yöneticisi Simon Wong, Husilerin saldırılarını Kızıldeniz'deki Suudi petrol tesislerine yöneltmesi halinde bölgedeki petrol arzına ilişkin belirsizliklerin daha da artabileceğini söyledi.

Öte yandan Şarku’l Avsat’ın Reuters’ten aktardığına göre ajansın ABD'de gerçekleştirdiği ön ankete göre analistler, geçen hafta ülkenin ham petrol stoklarının gerilemesini, buna karşılık benzin ve distilat yakıt stoklarının artmasını bekliyor. Resmi verilerin bu tahminleri doğrulaması halinde söz konusu gelişmenin petrol fiyatlarına ilave destek sağlayabileceği değerlendiriliyor.


Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor
TT

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Donohoe: Suudi Arabistan büyüme modelini geliştirmenin ötesine geçerek kalkınma bilgisini ihraç ediyor

Suudi Arabistan'da iş gücü piyasasında yaşanan dönüşüm artık yalnızca işsizlik oranının tarihi düşük seviye olan yüzde 2,8'e gerilemesi ya da çalışan Suudi vatandaşlarının yarısının özel sektörde istihdam edilmesiyle ölçülmüyor. Ülkenin beşeri sermaye ve teknoloji yatırımlarını uluslararası kurumların dikkatini çeken kalkınma modellerine dönüştürebilme kapasitesi de bu dönüşümün önemli göstergeleri arasında yer alıyor.

Dünyanın en büyük sanal sağlık hizmeti sağlayıcısı olarak kabul edilen Seha Sanal Hastanesi, dijital teknolojiler ve yapay zekâyı kullanarak sağlık hizmetlerinin kapsamını genişletmesi ve verimliliğini artırmasıyla bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünya Bankası, bu deneyimi bilgi ve inovasyona dayalı geleceğin ekonomisini yansıtan başarılı bir model olarak değerlendiriyor.

Bu değerlendirme, Dünya Bankası ile Suudi Arabistan İnsan Kaynakları ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı'nın ortaklaşa hazırladığı "On Yıllık İlerleme: Suudi İş Gücü Piyasasındaki Dönüşüme Derinlemesine Bakış" başlıklı raporla da destekleniyor. Raporda ekonominin insan sermayesi, özel sektör ve dijital ekonomi ekseninde yeni bir aşamaya geçtiği belirtilirken, iş gücüne katılım oranının yüzde 67,1'e yükseldiği, çalışan Suudilerin yarısının özel sektörde görev yaptığı ve dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının yaklaşık yüzde 15'e ulaştığı kaydediliyor.

Şarku’l Avsat'a konuşan Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü (Chief Knowledge Officer))  Paschal  Donohoe, Suudi Arabistan'ın elde ettiği başarının ekonomik göstergelerin iyileştirilmesinin ötesine geçtiğini belirterek, ülkenin istihdam, beceri, inovasyon ve bilginin kamu hizmetlerinde kullanımını bir araya getiren, daha sürdürülebilir ve kapsayıcı bir kalkınma modeli oluşturduğunu söyledi.

Dünyanın ilgisini çeken sağlık modeli

Donohoe'nun övgü dolu değerlendirmesi, pazar günü Riyad'daki Seha Sanal Hastanesi'ne gerçekleştirdiği ziyaretin ardından geldi.

Hastanenin dijital sağlık hizmetlerini yerinde inceleyen Donohoe, Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada tesisi, "teknolojinin insanın hizmetine sunulmasında gördüğüm en etkileyici modellerden biri" olarak nitelendirdi. Yapay zekânın sağlık hizmetlerine kapsamlı bir kalkınma vizyonu çerçevesinde entegre edilmesinin başarılı bir örneği olduğunu ifade etti.

Donohoe'ya göre Suudi sağlık sistemini küresel ölçekte öne çıkaran üç temel unsur bulunuyor. Bunların ilki, yapay zekânın hastalar ile en uzman doktorlar arasında anlık ve etkin iletişim kuracak şekilde başarıyla kullanılması. İkincisi, dijital bağlantının hastane içi ve dışındaki sağlık hizmetlerini kapsayacak biçimde genişletilebilmesi. Üçüncüsü ise ilgili kurumların hizmetlerin etkisini bilimsel doğrulukla ölçebilmesini sağlayan gelişmiş anlık takip ve denetim sistemleri.

Finansmandan bilgi paylaşımına

Donohoe, Suudi Arabistan ile Dünya Bankası arasındaki ilişkinin artık finansman ve teknik danışmanlık boyutunu aşarak bilgi üretimi ve deneyim paylaşımına dayandığını söyledi.

Riyad'da açılan ve bölgede türünün ilk örneği olan Bilgi Merkezi'nin, bu ortaklıkta yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirten Donohoe, merkezin başarılı Suudi uygulamalarını belgeleyerek geliştireceğini ve diğer ülkelerde uygulanabilecek kalkınma modellerine dönüştüreceğini ifade etti.

Suudi Arabistan'ın artık uluslararası deneyimlerden yararlanan bir ülke olmanın ötesine geçtiğini vurgulayan Donohoe, kalkınma bilgisinin üretilmesi ve paylaşılmasında aktif bir ortak haline geldiğini söyledi.

sdfvtrht
Dünya Bankası Grubu Genel Müdürü ve Bilgi Direktörü Paschal Donohoe, Şarku’l Avsat'a konuştu. (Turki El Akili)

Dünya Bankası'nın özellikle sağlık alanında Suudi kurumlarıyla iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini kaydeden Donohoe, Seha Sanal Hastanesi modelinin gelişmekte olan ülkelerin ve sağlık personeli yetersizliği yaşayan bölgelerin ihtiyaçlarına uyarlanmasının bölgesel ve küresel kalkınmaya katkı sağlayacağını dile getirdi.

Yeni bir yapısal ekonomik gerçeklik

Dünya Bankası'nın Suudi deneyimini başka ülkelere taşımaya ilgi göstermesinin temelinde, bunun tek bir proje ya da sektörün başarısından ziyade kapsamlı bir yapısal ekonomik dönüşümü yansıtması bulunuyor.

2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirilen reformlar yalnızca yeni istihdam alanları oluşturmakla kalmadı; eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki ilişkiyi yeniden şekillendirdi, özel sektörün rolünü güçlendirdi ve bilgi ile inovasyona dayalı ekonomik faaliyetlerin payını artırarak büyümeyi daha sürdürülebilir ve teknolojik dönüşümlere daha uyumlu hale getirdi.

Donohoe, bu dönüşümün öneminin insan yatırımı, verimlilik ve inovasyonu bir araya getirmesinden kaynaklandığını belirterek, dijital sağlık hizmetlerinin eğitim, beceri geliştirme ve dijital dönüşüm reformlarının somut sonucu olduğunu, yalnızca teknolojik bir proje olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ sınavı

Yapay zekânın hızla gelişmesi dünya genelinde istihdamın geleceğine ilişkin kaygıları artırırken, Dünya Bankası önümüzdeki dönemde yaklaşık 1,2 milyar gencin iş gücü piyasasına katılacağını, buna karşılık yalnızca yaklaşık 400 milyon yeni iş oluşturulabileceğini öngörüyor.

Donohoe'ya göre Suudi Arabistan bu konuda farklı bir yaklaşım sergiliyor. Ülke, yapay zekâyı insanın yerine geçen bir unsur değil, verimliliği artıran ve yeni istihdam alanları oluşturan bir araç olarak kullanıyor.

Dijital becerilere erken dönemde yapılan yatırımların ve modern teknolojilerin eğitim ile mesleki gelişim programlarına entegre edilmesinin nitelikli insan kaynağının oluşmasına katkı sağladığını belirten Donohoe, dijital ekonominin GSYH içindeki payının da bu süreçte önemli ölçüde arttığını ifade etti.

Suudi Arabistan'ın özellikle dijital sağlık alanındaki yapay zekâ uygulamalarının, teknolojinin hem hizmet kalitesini yükseltebildiğini hem de geleceğin uzmanlık alanlarında yeni iş fırsatları oluşturabildiğini gösterdiğini söyledi.

Önemli olan sadece istihdam değil, nitelikli istihdam

Donohoe, iş gücü piyasalarının başarısının yalnızca oluşturulan iş sayısıyla değil, bu işlerin niteliği, sürdürülebilir gelir sağlaması, kariyer gelişimine imkân vermesi ve verimliliği artırmasıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.

Son yıllarda küresel ekonomik yavaşlama ve artan yaşam maliyetlerinin, "nitelikli istihdam" konusunu dünya genelinde politika yapıcıların en önemli gündem maddelerinden biri haline getirdiğini belirtti.

Dünya Bankası'nın sağlık, turizm ve tarım gibi yüksek katma değerli sektörlerde kaliteli istihdamın artırılması için hükümetlerle birlikte çalıştığını ifade eden Donohoe, özel sektör yatırımlarını teşvik edecek düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesine de destek verdiklerini söyledi.

Suudi Arabistan'ın bu alanda ileri düzey bir örnek oluşturduğunu belirten Donohoe, Riyad'daki Bilgi Merkezi'nin yalnızca deneyim paylaşımı için değil, iş kalitesini ve verimliliğini artıracak politika geliştirme açısından da önemli bir platform olacağını ifade etti.

Yeni dönemin lokomotifi özel sektör

Donohoe'ya göre kaliteli istihdamın artırılması, özel sektörün yatırım ve büyümenin ana motoru haline gelmesine bağlı.

İstihdam artışının gelecekte kamu harcamalarından ziyade özel sektör yatırımları sayesinde sürdürülebileceğini belirten Donohoe, Dünya Bankası analizlerinin Suudi özel sektörünün halihazırda birçok stratejik alanda önemli rol üstlendiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde özel sektörün yatırımlarını büyütmesi ve yeni istihdam oluşturabilmesi için daha fazla teşvik mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

"Hiçbir ülke, ne kadar zengin olursa olsun, her şeyi yalnızca kamu sermayesiyle gerçekleştiremez." diyen Donohoe, Dünya Bankası'nın hükümetlerle birlikte yatırımcı güvenini artıracak ve uzun vadeli özel sermaye yatırımlarını teşvik edecek düzenlemeler üzerinde çalıştığını belirtti.

Donohoe, bunun 2030 Vizyonu'nun en güçlü yönlerinden biri olduğunu, çünkü Suudi Arabistan'ın özel sektörün ekonomik büyümede daha büyük rol üstlenmesine olanak sağlayan yatırım ortamını ve altyapıyı başarıyla oluşturduğunu ifade etti.

Küresel belirsizliklere rağmen dirençli büyüme

Suudi Arabistan'daki yapısal reformlar, jeopolitik ve ticari gerilimlerin küresel ekonomiyi zorladığı bir dönemde hayata geçiriliyor.

Dünya Bankası'nın tahminlerine göre bölge ekonomisinin büyüme beklentisi, çatışmaların ekonomik etkileri nedeniyle yaklaşık yüzde 4 seviyesinden yüzde 1,5-2,5 aralığına gerilemiş durumda.

Buna rağmen Donohoe, Suudi ekonomisinin tedarik zinciri sorunları, enflasyon baskısı ve küresel gıda fiyatlarındaki artış gibi olumsuzluklara karşı güçlü bir dayanıklılık sergilediğini söyledi.

Sağlık, eğitim ve istihdam alanlarında dayanıklılığın güçlendirilmesinin ekonomilerin zaman içinde şokları absorbe edebilmesini sağlayacağını belirten Donohoe, Suudi Arabistan'ın bilgi, inovasyon ve özel sektör ortaklığına dayalı yaklaşımı sayesinde küresel dönüşümlere uyum sağlayabilen esnek bir ekonomik model geliştirdiğini ifade etti.

Donohoe, bu nedenle Suudi Arabistan'ın artık yalnızca iş gücü piyasası ve ekonomi alanındaki başarılarıyla değil, diğer ülkelerin de yararlanabileceği bir kalkınma modeli sunmasıyla öne çıktığını sözlerine ekledi.