Gazprom: Rusya'nın Ukrayna üzerinden Avrupa'ya doğalgaz ihracatı durdurulduhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5097053-gazprom-rusyan%C4%B1n-ukrayna-%C3%BCzerinden-avrupaya-do%C4%9Falgaz-ihracat%C4%B1-durduruldu
Gazprom: Rusya'nın Ukrayna üzerinden Avrupa'ya doğalgaz ihracatı durduruldu
Rus enerji devi Gazprom’un St. Petersburg'daki genel merkezinin yanında su tankerinin üzerinde oturan bir işçi (AP)
Rus enerji devi Gazprom bugün yaptığı açıklamada, transit anlaşmasının sona ermesi nedeniyle Ukrayna üzerinden Avrupa'ya gaz ihracatının Moskova saatiyle 08:00 itibariyle durdurulduğunu duyurdu.
Bu kesinti, bir zamanlar Avrupa gaz piyasasına hâkim olan Moskova için büyük bir kayıp anlamına geliyor. Rusya'nın Avrupa'ya gaz sevkiyatının, Moskova ile Kiev arasındaki mevcut beş yıllık transit anlaşmasının sona erdiği 1 Ocak 2025 tarihinde duracağı biliniyordu.
Rus enerji devi Gazprom’un logosu (Reuters)
Bu süre zarfında Avrupa ülkeleri enerji sektörlerini yeniden yapılandırarak Rus gazını ABD ve Katar gazı ile değiştirdi. Avrupa Komisyonu dün Slovakya Başbakanı Robert Fico'nun devam eden eleştirilerine cevaben Avrupa Birliği'nin (AB) Rus gazının Ukrayna üzerinden transit geçişine son vermeye hazır olduğunu bildirdi.
Yaklaşık üç yıldır Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna, yeni yılın başında Rus gazının kendi topraklarından geçişini durdurdu. Kiev uzun zamandır bu süreyi uzatmayacağını söylüyordu. Transit moratoryumu özellikle Slovakya için sorun teşkil ediyor.
Gazprom'un Rusya'nın Amur bölgesindeki Sibirya'nın Gücü Projesi’nin Atamanskaya kompresör istasyonundaki gaz boru hatları (Reuters)
Rus gazının yaklaşık yarısı Ukrayna rotası üzerinden Avrupa'ya akarken, geri kalanı Karadeniz'in altından geçen TürkAkım boru hattı üzerinden tedarik ediliyor.
Rusya'nın süper soğutmalı sıvılaştırılmış doğal gazının (LNG) deniz yoluyla tedariki artıyor ve Avrupa bu ihracatın yaklaşık yarısını gerçekleştiriyor.
AB'nin Rusya'dan LNG alımını durdurmak gibi yakın bir planı yok. Ancak AB, Norveç, ABD ve Katar'dan artan ihracat sayesinde 2027 yılına kadar Rus gazından vazgeçmeye çalışacağını söyledi.
Pazar günü Brüksel'de Avrupa Komisyonu'na bir mektup gönderen Fico, ‘Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin Rus gazının transit geçişini durdurmaya yönelik tek taraflı kararının zımnen kabul edilmesinin yanlış ve mantıksız olduğunu ve gerilimin artmasına ve karşılıklı önlemlerin alınmasına yol açacağını’ ifade etti.
Fico'ya göre gaz transitinin kesilmesi Rusya'dan çok AB'ye zarar verecek. Fico geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, Ukrayna'ya, ülkesinin buna karşılık olarak elektrik arzını kesebileceği tehdidinde bulundu.
Zelenskiy Fico'nun tehdidini ‘Kremlin'den gelen bir emir’ olarak nitelendirdi. Fico geçtiğimiz hafta Moskova'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i ziyaret etmiş ve bu ziyaret nedeniyle AB ve Ukrayna tarafından ağır bir şekilde eleştirilmişti.
Rusya'nın Gazprom şirketinin Suga tesisindeki basınç ölçerli bir gaz borusu (Reuters)
Avrupa Komisyonu'na göre, Rus gazının Ukrayna'dan geçmediği bir senaryo hazırlamak ve etkilenen üye ülkelere alternatif tedarik sağlamak için AB üye ülkeleriyle bir yıldan fazla bir süre irtibat halinde kalındı.
Avrupa'nın gaz altyapısı önemli bir LNG ithalat kapasitesi ile desteklendi. Enerji verimliliği önlemleri ve yenilenebilir enerjilerin yaygınlaştırılması da son yıllarda arz güvenliğinin arttırılmasına katkıda bulundu.
Altın ve gümüş, güvenli liman olarak talep artışı nedeniyle yükselmeye devam ediyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5234217-alt%C4%B1n-ve-g%C3%BCm%C3%BC%C5%9F-g%C3%BCvenli-liman-olarak-talep-art%C4%B1%C5%9F%C4%B1-nedeniyle-y%C3%BCkselmeye-devam-ediyor
Altın ve gümüş, güvenli liman olarak talep artışı nedeniyle yükselmeye devam ediyor
Bangalore'deki bir kuyumcuda altın takı deneyen Hintli bir kadın (EPA)
Altın fiyatları bugün, önceki seansta ilk kez 5 bin 100 dolar seviyesini aşmasının ardından yükselişini sürdürdü. Jeopolitik belirsizliklerin devam etmesiyle güvenli liman talebi güçlü kalırken, gümüş fiyatları da tarihi zirvelerine yakın seyretti.
Spot altının ons fiyatı, saat 03.29 itibarıyla yüzde 1 artışla 5 bin 65,07 dolara yükseldi. Altın, bir önceki gün 5 bin 110,50 dolar ile rekor seviyeyi görmüştü.
ABD’de şubat vadeli altın kontratları ise yüzde 0,4 düşüşle ons başına 5 bin 59,90 dolardan işlem gördü.
KCM Trade’in baş piyasa analisti Tim Waterer, “Trump’ın bu yıl izlediği istikrarsız siyasi yaklaşım, değerli metalleri güvenli liman olarak destekliyor. Kanada ve Güney Kore’ye yönelik daha yüksek gümrük tarifeleri tehdidi, altını güvenli liman olarak ayakta tutmaya yetiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Jeopolitik görünüm, ABD Başkanı Donald Trump’ın dün Güney Kore’den ithal edilen otomobil, kereste ve ilaçlara uygulanan gümrük vergilerini yüzde 25’e yükseltme niyetini açıklamasıyla daha da karmaşık bir hâl aldı. Trump, Seul’ü Washington ile bir ticaret anlaşması imzalamamakla eleştirdi.
Söz konusu açıklama, Trump’ın, iki ülke arasındaki ilişkilerin bu ayın başında Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Çin’e yaptığı ziyaretin ardından gerilmesi üzerine Kanada’ya da gümrük tarifesi uygulama tehdidinde bulunmasının ardından geldi.
Diğer yandan Çinli Zijin Gold şirketinin, rekor seviyelere ulaşan altın fiyatları ortamında Kanadalı Allied Gold şirketini yaklaşık 5,5 milyar Kanada doları (4,02 milyar ABD doları) nakit karşılığında satın alacağı bildirildi. Altındaki benzeri görülmemiş yükseliş, madencilik şirketlerinin kâr marjlarını ve nakit akışlarını güçlendirirken, birleşme ve satın alma faaliyetlerini de hızlandırdı.
Waterer, “ABD ve Japon yetkililerin yeni (Japonya para birimi) sakinleştirmeye yönelik müdahaleleri doları olumsuz etkiledi ve bu durum altın fiyatları için güçlü bir destek oluşturdu” ifadesini kullandı.
Öte yandan, ABD hükümetinin kapanma riski ve Trump’ın dalgalı politikaları nedeniyle dolar üzerindeki baskı artarken, bu durum dolar bazında altını yurt dışındaki tüketiciler için daha ucuz hale getirdi.
Piyasa beklentileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bu hafta başlayacak toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı yönünde. Bu süreçte Trump yönetiminin Fed Başkanı Jerome Powell hakkında yürüttüğü cezai soruşturma, Fed Yönetim Kurulu üyesi Lisa Cook’un görevden alınmasına yönelik süren girişimler ve Powell’ın yerine geçecek ismin mayıs ayında açıklanmasının beklenmesi dikkat çekiyor.
Spot gümüşün ons fiyatı yüzde 5,2 artışla 109,22 dolara yükselirken, pazartesi günü 117,69 dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştı. Gümüş fiyatları yıl başından bu yana yüzde 53 artış kaydetti.
Spot platin fiyatı ise önceki seansta 2 bin 918,80 dolar ile rekor kırmasının ardından yüzde 2,5 düşüşle ons başına 2 bin 658,19 dolara geriledi. Paladyumun ons fiyatı da yüzde 1,3 azalışla bin 956,31 dolar seviyesine indi.
Altın 5 bin dolar barajını aşarak yeni bir para sistemi oluşturuyorhttps://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5233817-alt%C4%B1n-5-bin-dolar-baraj%C4%B1n%C4%B1-a%C5%9Farak-yeni-bir-para-sistemi-olu%C5%9Fturuyor
Altın 5 bin dolar barajını aşarak yeni bir para sistemi oluşturuyor
Seul'deki Kore Altın Borsası mağazasında sergilenen altın kaplumbağalar (AFP)
Tarihi bir ana tanıklık eden küresel piyasalarda altın, bugün ons başına 5 bin dolar seviyesini aşarak yeni bir rekor kırdı. Söz konusu yükseliş, geçici bir sıçramadan ziyade, sarı metalin son yılların en güçlü performansını sergilediği 2025 yılının devamı niteliği taşıyor. Altının değeri bu dönemde yüzde 64 oranında artış kaydetti. 2026’nın başında jeopolitik gerilimlerin artmasıyla birlikte altın, yalnızca bir tasarruf aracı olmaktan çıkarak, yatırımcılar ve merkez bankaları açısından stratejik bir gereklilik haline geldi.
Fiyat patlaması motorları
Altındaki yükselişi, çalkantılı siyasi ortamdan bağımsız değerlendirmek mümkün değil. ABD Başkanı Donald Trump’ın uygulamaya koyduğu gümrük tarifesi politikaları, döviz piyasalarını sarsan küresel bir ticaret savaşının fitilini ateşledi. 2026 yılının başında Venezuela ve Grönland gibi dosyalara ilişkin sert açıklamalar ve beklenmedik siyasi hamleler de gerilimi artırarak, yatırımcıları dolar dalgalanmaları ve siyasi risklere karşı korunmak amacıyla altına yöneltti.
Seul'deki Kore Altın Borsası mağazasında bir çalışan altın külçelerini sergiliyor. (AFP)
Buna ek olarak, para politikası da belirleyici bir rol oynuyor. ABD’de faiz oranlarının düşürüleceğine yönelik beklentiler, sabit getiri sağlamayan altın elde tutmanın ‘fırsat maliyetini’ azaltıyor ve bu durum, altını tahvillere kıyasla daha cazip hale getiriyor.
‘Altın ateşi’ ulusal hazineleri kasıp kavuruyor
2026 yılı itibarıyla altın, bireyler için yalnızca enflasyona karşı bir korunma aracı olmanın ötesine geçerek, dünya genelindeki merkez bankalarının ulusal güvenlik stratejilerinde temel bir unsur haline geldi. Bu köklü dönüşüm, özellikle doların ticari anlaşmazlıklar ve siyasi yaptırımlarda giderek daha fazla bir araç olarak kullanılmasıyla birlikte, ABD dolarına tek rezerv para olarak bağımlılığı azaltmaya yönelik artan uluslararası eğilimi yansıtıyor.
Çin: Dolarsızlaşma politikası
Küresel sahnede Çin, en kararlı alıcı olarak öne çıkıyor; ülke, altın rezervlerini 14. ay üst üste artırmayı sürdürdü. Aralık ayı sonunda sahip olduğu 74,15 milyon ons altın, Pekin’in para birimi yuanı güvence altına alma ve Batı finans sistemine maruz kalma riskini azaltma konusundaki uzun vadeli vizyonunu yansıtıyor. Rekor seviyelerdeki fiyatlara rağmen süren bu alımlar, piyasalara güçlü bir mesaj gönderiyor: Çin, altını ‘son güvenli liman’ olarak görüyor; altın ne dondurulabiliyor ne de el konulabiliyor.
Polonya: Doğu Avrupa'da finansal egemenlik hedefi
Euro Bölgesi içinde dikkat çekici bir hamleyle Polonya, altın piyasasında önemli bir stratejik oyuncu olarak ortaya çıktı. Polonya Merkez Bankası Başkanı Adam Glapinski, rezervleri 700 tona çıkarma planını açıkladı; bu, ülkenin 2025 sonunda yalnızca 550 ton altına sahip olması dikkate alındığında önemli bir artış anlamına geliyor. Polonya’nın bu hamlesi, ülkenin mali itibarını güçlendirmeyi ve Avrupa’yı sarsan jeopolitik dalgalanmalara karşı ekonomisini korumayı hedefliyor. Bu adım, Polonya’yı bölgedeki en büyük altın sahiplerinden biri konumuna getiriyor.
Gelişmekte olan piyasalar: Küresel dalgalanmalara karşı bir kalkan
Gelişmekte olan piyasalar da bu yarışın dışında kalmadı; geçen yılın ilk 11 ayında merkez bankalarının net altın alımlarının 297 tonla ana itici güç olduğu görüldü. Bu ülkeler için altın, doların değer kaybetmesi veya Amerikan piyasalarında dalgalanma yaşanması durumunda yerel para birimlerini koruyan bir ‘koruyucu kalkan’ niteliği taşıyor. Gelişmekte olan ülkelerdeki merkez bankalarının altına yönelimi, mevcut para sistemine duyulan kolektif güvensizliği ve büyük kriz dönemlerinde istikrar sağlayacak somut varlık arayışını yansıtıyor.
Seul'deki Kore Altın Borsası mağazasında sergilenen altın takılar (AFP)
Dünya Altın Konseyi’nin anketleri, bu talep patikasının geçici olmadığını gösteriyor. Fiyatlar 5 bin doları aşmış olmasına rağmen, daha fazla merkez bankasının önümüzdeki yıl rezervlerini artırmayı planladığı bildiriliyor. Bu merkez bankaları arasındaki yaygın uzlaşı, altının tek bir devletin kontrolüne tabi olmayan küresel bir para birimi olarak konumunu güçlendiriyor; böylece güçlü talebin devamı sağlanıyor ve bugün gördüğümüz rekor fiyat seviyeleri destekleniyor.
Dünya altına nasıl yatırım yapıyor?
Altına yatırım yöntemleri şöyle özetlenebilir:
1. Spot ve vadeli piyasalar: Londra, bankalar ve büyük kurumlar arasında spot işlemlerde en etkili merkez olarak öne çıkıyor. Vadeli işlemler piyasasında ise New York’taki COMEX borsası lider konumda, onu Şanghay ve Japonya’daki TOCOM takip ediyor. Bu piyasalar, yatırımcılara gelecekteki tarihler için alım fiyatlarını sabitleme imkânı sunuyor.
2. Borsa yatırım fonları (ETF’ler): 2025 yılında borsa yatırım fonlarına rekor düzeyde, 89 milyar dolarlık giriş oldu; bu akımda Kuzey Amerika fonları başı çekti. Bu fonlar, yatırımcılara altını fiilen depolamak zorunda kalmadan fiyat hareketlerinden faydalanma olanağı sağlıyor.
3. Külçeler ve altın paralar: Dünyanın en büyük tüketicileri Çin ve Hindistan’da, tüketiciler takı alışından külçe ve altın paraya yönelmeye başladı. Bunun temel nedenleri, takı üretimindeki yüksek işçilik maliyetlerinden kaçınmak ve para birimlerindeki dalgalanma ortamında fiziksel varlıklara sahip olma isteği olarak öne çıkıyor.
2026 için tahminler
Bu yılın başından itibaren altının yüzde 18 değer kazanmasıyla birlikte, analistler piyasanın hareketinde finansal politikalar ve ticari gerilimler arasındaki koordinasyonun belirleyici olmaya devam edeceğini belirtiyor. Altın artık yalnızca arz ve talebe bağlı olarak hareket etmiyor; küresel ‘belirsizlik’ unsuru onu, ticaret savaşlarının sürmesi ve ülkelerin rezervlerini geleneksel para birimlerinden uzaklaştırma yönündeki adımlarının devam etmesi durumunda, yeni yükselişler için en güçlü aday haline getiriyor.
Yaptırım etkisi: “İran Merkez Bankası, kripto paraya yöneldi”https://turkish.aawsat.com/ekonomi%CC%87/5232314-yapt%C4%B1r%C4%B1m-etkisi-%E2%80%9Ci%CC%87ran-merkez-bankas%C4%B1-kripto-paraya-y%C3%B6neldi%E2%80%9D
Yaptırım etkisi: “İran Merkez Bankası, kripto paraya yöneldi”
İran Merkez Bankası'ndan kripto para işlemlerine dair henüz bir açıklama yayımlanmadı (AFP)
ABD yaptırımları altında ekonomik güçlük çeken İran Merkez Bankası kripto paraya yöneldi.
Kripto para analizi şirketi Elliptic'in araştırmasına göre, İran Merkez Bankası'nın kontrolündeki hesaplarda 507 milyon dolar değerinde Tether var.
Raporda, Merkez Bankası'nın finansal teknoloji şirketi Tether'in dolara endeksli stabil kripto para birimini "sistemli şekilde biriktirdiği" ifade ediliyor.
Bunun, kripto para ticareti yapmak veya İran riyalini desteklemek amacıyla "küresel bankacılık sistemini atlatmak için sofistike bir strateji" olduğu belirtiliyor.
Şirketin incelemesine göre kripto para biriktirilen 50 hesap "çok büyük ihtimalle" İran Merkez Bankası'nın kontrolünde.
İran'ın "yaptırımlara dayanıklı" bir bankacılık mekanizması kurmak istediği belirtiliyor. Kripto parayı "kayıtdışı euro-dolar hesapları" gibi kullanan Tahran yönetiminin, ABD doları karşısında değer kaybetmeyen bir "gölge finansal sistem" oluşturarak bunu Washington'ın erişimi dışında tutmayı hedeflediği savunuluyor.
Guardian'ın analizinde, ABD ve Birleşmiş Milletler'in uyguladığı yaptırımlar nedeniyle İran'da ticaretin, döviz işlemlerinin ve bankada hesap açmanın zorlaştığı, bu nedenle Tahran yönetiminin Tether'e yöneldiği yazılıyor.
Stabil kripto paralara artan taleple Tether'in USDT'si de büyük değer kazanmış, şirket 2024'te 13 milyar dolar kâr elde ettiğini duyurmuştu. Bu yıllık kazanç, McDonald's'ın kârının bir buçuk katına denk geliyor.
Diğer yandan İsrail yönetimi, İran Devrim Muhafızları'na bağlı olduğunu öne sürdüğü 1,5 milyar dolar değerinde 187 kripto cüzdanına el konduğunu geçen yıl eylülde duyurmuştu. Bu cüzdanlardan yapılan işlemlerin "terör suçlarında kullanıldığı" iddia edilmişti.
Tether, İsrail'in tespit ettiği şüpheli hesapları dondurmuştu. Ancak Guardian'ın aktardığına göre İran Merkez Bankası'nın işlettiği savunulan hesapların çoğu halen aktif.
Kripto para şirketinin açıklamasında, Tahran yönetiminin Tether kullanımına dair sorular yanıtlanmazken, "Finansal ürünlerimizin suç amaçlı kullanımına karşı sıfır tolerans politikası uygulanmaktadır" dendi.
İran riyalinin döviz karşısında çakılmasıyla 28 Aralık'ta patlak veren eylemlerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmıyor. ABD merkezli İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre eylemlerde en az 4 bin 519 kişi hayatını kaybederken, 26 bin 314 kişi de gözaltına alındı.
Financial Times'ın aktardığına göre Tahran yönetimi, muhaliflere yönelik baskıları yoğunlaştırarak mülklere ve işletmelere el koymaya başladı.
Tahran Başsavcılığı'ndan salı günü yapılan açıklamada, 15 sporcu ve oyuncuya eylemlere destek verdikleri gerekçesiyle dava açıldığı bildirildi. Ayrıca İran'da oyuncuların kurduğu "Sinema Evi" tarafından yayımlanan muhalif bildiriye imza atan 10 kişi hakkında da yasal işlem başlatıldı.
Bu kişilere ait bazı mülklere el konduğu, bunların protestolarda kamu mallarına verilen zararın tazmini için kullanılacağı aktarıldı.
İran'ın yarı resmi haber ajansı Tesnim de ülkede tanınmış bir kafe zincirinin sahibi Muhammed Saedinia'nın gözaltına alındığını ve tüm mülklerine el konduğunu yazdı.
Independent Türkçe, Guardian, Financial Times
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة