Petrol endüstrisi Trump yönetimine uyarıda bulundu: Yakıt krizi daha da kötüleşebilir

Soldan sağa: Global Infrastructure Partners’ın (GIP) Başkanı ve Operasyon Direktörü Raj Rao, Chevron CEO’su Mike Wirth ve ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum (AFP)
Soldan sağa: Global Infrastructure Partners’ın (GIP) Başkanı ve Operasyon Direktörü Raj Rao, Chevron CEO’su Mike Wirth ve ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum (AFP)
TT

Petrol endüstrisi Trump yönetimine uyarıda bulundu: Yakıt krizi daha da kötüleşebilir

Soldan sağa: Global Infrastructure Partners’ın (GIP) Başkanı ve Operasyon Direktörü Raj Rao, Chevron CEO’su Mike Wirth ve ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum (AFP)
Soldan sağa: Global Infrastructure Partners’ın (GIP) Başkanı ve Operasyon Direktörü Raj Rao, Chevron CEO’su Mike Wirth ve ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum (AFP)

ABD’nin en büyük petrol şirketlerinin yöneticileri, Beyaz Saray’da düzenlenen bir dizi toplantıda Başkan Donald Trump yönetimi yetkililerine karamsar bir tablo sundu. Kaynakların The Wall Street Journal gazetesine verdiği bilgilere göre, Exxon Mobil, Chevron ve ConocoPhillips şirketlerinin üst yöneticileri, İran’la savaşın tetiklediği enerji krizinin daha da derinleşebileceğini belirtti. Yöneticiler, enerji akışının büyük ölçüde geçtiği Hürmüz Boğazı’ndaki aksamaların küresel enerji piyasalarında sert dalgalanmalara yol açmayı sürdüreceği uyarısında bulundu.

Yetkililerin sorularını yanıtlayan Exxon Mobil CEO’su Darren Woods, spekülatörlerin fiyatları beklenmedik biçimde yükseltmesi durumunda petrol fiyatlarının mevcut yüksek seviyelerin de üzerine çıkabileceğini söyledi. Woods ayrıca, piyasaların rafine petrol ürünlerinde arz sıkıntısıyla karşılaşabileceğini ifade etti.

efrghy
Washington’daki bir Exxon benzin istasyonunun dışındaki tabelada gösterilen akaryakıt fiyatları (AFP)

Chevron CEO’su Mike Wirth ile ConocoPhillips CEO’su Ryan Lance ise yaşanan dalgalanmanın boyutuna ilişkin endişelerini dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü yapılan toplantılara katılmazken, ABD petrol fiyatları aynı gün varil başına 87 dolardan cuma günü 99 dolara yükseldi.

Beyaz Saray’ın seçenekleri

Beyaz Saray, petrol fiyatlarını düşürmeye katkı sağlayabileceğini umduğu bir dizi önlemi hayata geçirdi ya da değerlendirmeye aldı. Bu adımlar arasında Rus petrolüne uygulanan yaptırımların hafifletilmesi, acil enerji rezervlerinden büyük miktarlarda petrol piyasaya sürülmesi ve ABD limanları arasında ham petrol akışını kısıtlayan bir yasanın kaldırılması ihtimali yer alıyor. Bir Beyaz Saray yetkilisine göre, yönetim ayrıca petrol şirketlerinin yöneticilerine Venezuela ile ABD arasındaki petrol akışının artırılmasını umduklarını da iletti.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, yönetimin küresel enerji piyasalarını istikrara kavuşturmak için enerji şirketleriyle günün her saati çalıştığını söyledi. ABD Enerji Bakanlığı Sözcüsü Ben Dietderich ise Enerji Bakanı Chris Wright ve Trump yönetiminin enerji arzındaki aksaklıkları azaltmak için gerekli adımları atmayı sürdüreceğini belirtti.

Verimli toplantılar

Toplantıların verimli geçtiği ifade edilirken, şirket yöneticilerinin hiçbiri Başkan Donald Trump yönetimini krizin sorumlusu olarak göstermedi. Ancak petrol sektöründe birçok kişi, mevcut seçeneklerin krizi sınırlamada fazla etkili olmayacağından endişe ediyor. Uzmanlara göre tek gerçek çözüm, dünya günlük petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Aksi takdirde uzun süreli yüksek fiyat baskısının küresel ekonomi üzerinde ağır bir yük oluşturabileceği ve yakıt talebini azaltabileceği belirtiliyor.

Üst düzey bir yönetim yetkilisi, hükümetin fiyatların yükselmeye devam edeceğinin farkında olduğunu, ancak şu aşamada yapılabileceklerin sınırlı olduğunu söyledi. Kaynağa göre Pentagon, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmaya yönelik seçeneklerin bulunduğunu yönetime iletti ve yönetim bunun aylar değil haftalar içinde gerçekleşmesini istiyor.

Petrol sektöründeki bazı üst düzey yöneticiler ise petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalacağı bir döneme hazırlık yaptıklarını belirtiyor. Bu durum kısa vadede şirket kârlarını artırabilecek olsa da, uzun vadede sektör ve küresel ekonomi için olumsuz sonuçlar doğuracak.

ergre
Washington eyaletinin Bellevue kentindeki Chevron benzin istasyonunda aracına yakıt dolduran bir müşteri (AP)

Başkan Donald Trump geçtiğimiz perşembe günü Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda, yükselen enerji fiyatlarına ilişkin endişeleri küçümsedi. Trump, ABD’nin dünyanın en büyük petrol üreticisi olduğunu belirterek “Petrol fiyatları yükseldiğinde çok para kazanıyoruz” ifadesini kullandı.

Son on yılda ABD petrol sektörü, tarihinin büyük bölümünde yaşadığı ‘patlama ve durgunluk’ döngüsünü kırmaya çalıştı. Varil fiyatının 100 doların üzerine çıkması kısa vadede üreticilere fayda sağlasa da, uzun vadede tüketicilere zarar vererek yakıt tüketiminin azalmasına yol açabiliyor. Bu durum ise petrol fiyatlarında keskin düşüşleri tetikleyebiliyor. Böyle dönemlerde üreticiler üretimi kısmak, maliyetleri azaltmak ve çalışan sayısını düşürmek zorunda kalıyor. Yatırımcılar da şirketlere harcamaları kontrol altında tutmaları ve sadece yüksek fiyatların peşinden gitmemeleri yönünde baskı yapıyor.

ABD İçişleri Bakanı Doug Burgum, CNBC kanalına verdiği son röportajda kısa süre önce Amerikan enerji şirketleriyle görüştüğünü ve artan fiyatlara yanıt olarak üretim artışı açıklamalarını beklediğini söyledi. Ancak sektör yetkilileri, yerel üretimde gerçekleşecek olası artışların büyük ihtimalle sınırlı olacağını ve mevcut üretimin yerini alacak ölçekte olmayacağını belirtiyor.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.