Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı

Uzmanlar Şarku’l Avsat’a konuştu: Liderliğin vizyonu ve lojistik alternatifler, Suudi Arabistan’ı Hürmüz Boğazı’ndaki sarsıntılara karşı korudu

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
TT

Esnek politikalar ve ulaşım arterleri… Suudi Arabistan’ın Hürmüz Boğazı krizine karşı ekonomik kalkanı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad (SPA)

Dünya, ABD-İsrail-İran çatışmasının yarattığı benzeri görülmemiş kriz ortamında sarsılırken ve Hürmüz Boğazı’nın kapanması tedarik zincirlerini tehdit ederken, Suudi Arabistan ekonomisi direnç ve esneklik konusunda öne çıktı. Uzmanlar, bu dayanıklılığın tesadüfi olmadığını, aksine erken dönemde uygulanan proaktif politikaların ve ulaştırma ile lojistik hizmetlerinin çeşitlendirilmesine yapılan yatırımların bir sonucu olduğunu belirtti. Bu stratejik bütünleşme, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu tehlikeye açık deniz geçitlerine bağımlı bir noktadan, sağlam bir ekonomik kaleye dönüştürdü. Karayolu, denizyolu ve havayolu üzerinden oluşturulan alternatif güzergâhlar, ülkenin sadece enerji akışını güvence altına almasını sağlamakla kalmadı, aynı zamanda bölgenin gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılayarak Suudi Arabistan’ı savaş ortamında kritik bir lojistik platform haline getirdi.

Uzmanlar, Suudi politikalarının etkinliği, güç unsurlarının temini ve çoklu nakliye ile ihracat seçeneklerinin varlığının, ABD-İsrail-İran savaşının olası etkilerine karşı Suudi ekonomisinin direnç göstermesinde belirleyici rol oynadığını ifade etti.

Politikaların etkinliği ve güç unsurlarının çokluğu

Bu çerçevede Suudi Arabistan Şura Konseyi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayneyn, Suudi Arabistan ekonomisinin güç, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik özellikleri taşıdığını belirterek, mevcut krizden kaynaklanan riskler ve etkiler yüksek olsa da ekonominin mevcut kapasitesi ve verimliliği sayesinde değişen koşullara uyum sağlayabildiğini vurguladı. Bu durumun, olumsuz etkilerin azaltılmasına önemli katkı sağladığını ifade etti.

gtb
Riyad ile Suudi başkentinin yaklaşık 200 kilometre doğusunda bulunan el-Ahsa arasındaki otoyolda seyreden kamyonlar (AFP)

El-Buayneyn, Suudi ekonomisinin derinliği ve büyüklüğünün, ani şokları absorbe etmesine ve bunlarla başa çıkmasına imkân verdiğini, hatta bazı durumları fırsata dönüştürerek olası eksiklikleri telafi edebildiğini söyledi.

Ayrıca petrol sektörüne yönelik stratejik vizyon ve tedarik güvenliğini sağlamak için alınan önleyici önlemlerin, Hürmüz Boğazı’nın kapanması sonrası petrol ihracatında önemli alternatifler oluşturduğunu ve bu sayede komşu ülkelerin yaşadığı olumsuz etkilerin sınırlı kaldığını belirtti. El-Buayneyn’e göre, ihracatların sürdürülebilirliği, Saudi Aramco’nun güvenilirliğini güçlendirdi, devlet gelirlerini korudu ve yüksek petrol fiyatlarından elde edilen kazançlarla eksik olan miktarların etkisi dengelenmiş oldu.

Vizyon 2030’un temel rolü

El-Buayneyn, Vizyon 2030 kapsamında gerçekleştirilen reformların, ekonominin çeşitlendirilmesi ve finansal, ekonomik ve petrol alanlarında stratejik risk yönetimi açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından doğrudan denetlenen tedbirli yönetim ile finans ve petrol alanındaki stratejik risk yönetiminin, krize karşı ilk savunma hattını oluşturduğunu belirtti.

ttrgtr
Suudi Arabistan’ın doğusundaki Selva Sınır Kapısı’ndan Katar’a geçmek için bekleyen tırlar (AFP)

El-Buayneyn, Standard & Poor’s tarafından Suudi Arabistan’ın kredi notunun ‘A+’ ve görünümünün ‘istikrarlı’ olarak teyit edilmesini, ekonominin dayanıklılığı ve verimliliği açısından en tarafsız kanıt olarak değerlendirdi.

Ayrıca savunma unsurlarının rolüne dikkat çeken el-Buayneyn, askeri sektörün gücü ve hazırlığının petrol varlıklarını koruma ve ekonomik güvenliği sağlama açısından en önemli unsur olduğunu kaydetti. Ülkenin konumu ve Kızıldeniz’e kıyısı sayesinde ticaret hatlarının sürdürülebilirliğine ve bölgesel ticaretin korunmasına da katkı sağlandığını ifade etti.

Lojistik platformu ve insani sorumluluk

El-Buayneyn’e göre, Suudi Arabistan küresel bir lojistik platformuna dönüştü. Ülkenin havalimanları ve limanları, kardeş ülkelere alternatif olacak şekilde açıldı ve böylece gıda ve ilaç tedarik zincirlerinin sürekliliği sağlanarak Körfez piyasalarına güven verildi. Enerji sektöründe ise Suudi Arabistan, müşterilerinin taleplerini karşılamaya devam etti; ayrıca Doğu-Batı Petrol Boru Hattı ve yurt dışındaki stoklardan faydalanarak spot piyasaya ilave petrol sevk etti.

El-Buayneyn, ulaşım ve lojistik hizmetlerinde de Suudi Arabistan’ın, yurt dışında mahsur kalanları ülkelerine geri gönderme ve alternatif havalimanlarını kullanarak Körfez havayolu şirketlerinin faaliyetlerini güvence altına alma konusunda başarılı olduğunu aktardı.

Ayrıca ülkenin doğusundaki limanların bölgede önemli bir insani ve lojistik rol üstlendiğini belirten el-Buayneyn, yaklaşık 3 bin 200 gemiye ve 40 bin denizciye gıda, ilaç ve yakıt sağlandığını, bunun İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki deniz güvenliğini tehdit etmesi nedeniyle gerekli olduğunu ifade etti. El-Buayneyn, Suudi Arabistan’ın insani çabalarının ‘en zor koşullarda ve uluslararası hukuka aykırı barbar saldırılara rağmen devam ettiğini’ vurguladı.

Krizler karşısında metanet

Öte yandan, Abha Ticaret Odası Başkanı Abdullah el-Mubti Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ekonomisinin ABD-İsrail-İran çatışmasının etkilerine karşı dayanıklı olduğunu vurguladı. El-Mubti, bunun temelinde ‘liderliğin ekonomiyi güçlendirmek için ortaya koyduğu net vizyon ve akılcı planlar’ olduğunu belirtti.

fdfv
Otomobil yüklü bir kargo gemisi Hürmüz Boğazı’na doğru ilerliyor. (AP)

El-Mubti, Suudi ekonomisinin krizler karşısındaki direncini, ülke liderlerinin ekonomiyi güçlendirmek için belirlediği açık vizyon ve stratejik planlara bağladı. Bu durumun, Suudi Arabistan’ı yoğun bir savaş ortamında dahi güvenilir bir stratejik derinlik sağlayan ülke konumuna taşıdığını ifade etti.

Ayrıca, Suudi Arabistan’ın önceden planlama yapma ve gelişmeleri öngörme sorumluluğunu ciddiyetle benimsediğini, bunun ülke ve vatandaşların çıkarlarını koruma çabasının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı.

Kara taşımacılığı çözümleri

El-Mubti, Suudi Arabistan’ın hiçbir zaman savaş yanlısı olmadığını vurgulayarak, ülkenin stratejik alternatifler geliştirme konusundaki vizyonunun başarılı olduğunu ifade etti. Örnek olarak, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatını sağlayabilme kapasitesini ve mevcut lojistik altyapı aracılığıyla Körfez ülkeleri ve diğer bölgelere tüm ihtiyaçların ulaştırılmasını gösterdi.

fvbfr
Suudi Arabistan’dan ham petrol yüklü bir tanker Mumbai limanına ulaştı (AP)

El-Mubti, “Hızlı sonuçlardan biri olarak, Suudi kara taşımacılığı sektörünün yüksek kapasite ve hızlı yanıt verme yeteneği sayesinde, hem yolcu taşımacılığında hem de tedarik zincirlerinin güvence altına alınmasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve çevre ülkelerin tüm ihtiyaçlarını karşıladığı görüldü. Bu durum, Suudi Arabistan’ın coğrafi konumunu bölge için ekonomik bir kale haline getirmedeki başarısını kanıtladı” dedi.

Krizleri yönetme yeteneği

Al-Tamayuz Technology CEO’su Abdullah bin Zeyd el-Muleyhi Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ın ekonomi, ticaret ve yatırım alanlarını yönlendirme konusundaki stratejik planlarının, küresel ve bölgesel ekonomiyi sarsan ciddi krizler karşısında ülkeye olağanüstü bir dayanıklılık kazandırdığını vurguladı. El-Muleyhi, Suudi ekonomisini mevcut savaşın etkilerine karşı ‘en dayanıklı ekonomilerden biri’ olarak nitelendirdi.

El-Muleyhi, Suudi politikalarının yüksek esneklikle tasarlandığını ve bu sayede krizleri emme kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Tarihsel olarak 2008 küresel mali krizinde ekonominin gösterdiği direnci ve günümüzde savaşın etkileriyle başa çıkmadaki başarısını örnek gösterdi.

Ayrıca, ekonomiyi çeşitlendiren politikalar ve kara ile deniz limanlarından oluşan gelişmiş altyapının, Suudi Arabistan’ın eşsiz coğrafi konumunun en iyi şekilde değerlendirilmesine katkı sağladığını ifade etti. El-Muleyhi, Hürmüz Boğazı yerine Kızıldeniz üzerinden petrol sevkiyatının mümkün kılındığını ve ‘çoklu nakliye ve ihracat seçeneklerinin bu stratejik direnci mümkün kıldığını’ vurguladı.

El-Muleyhi, Suudi kara taşımacılığı sektörünün bugün bölge ekonomilerinin ‘ana itici gücü’ haline geldiğini, özellikle yolcu ve yük taşımacılığı açısından yoğun kullanım sayesinde güçlü bir büyüme ve canlanma yaşandığını, bu durumun başta BAE olmak üzere bölge ülkelerinin ekonomik krizlere karşı dayanıklılığını artırdığını belirtti.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.