Bölgedeki jeopolitik gerilimler artık yalnızca deniz ticaret yollarını tehdit etmekle kalmıyor, sanayi altyapısının kalbini de hedef alıyor. İran, pazar günü Körfez’de iki büyük alüminyum tesisini hedef alan saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini açıkladı. Bu gelişme, İran destekli Husilerin Yemen’de çatışmalara katılmasıyla birlikte Ortadoğu savaşında ekonomik gerilimi daha da artırdı.
Emirates Global Aluminium (EGA) – Birleşik Arap Emirlikleri’nin petrol dışı en büyük sanayi şirketi – Abu Dabi’deki stratejik öneme sahip “Tavile” tesisinin balistik füzeden ciddi hasar gördüğünü duyurdu. Halife Ekonomik Bölgesi’nde bulunan bu tesis, 2025 yılında tek başına 1,6 milyon ton üretim gerçekleştirerek küresel ölçekte kritik bir rol oynadı. Şirketin ikinci eritme tesisi ise Dubai’deki Cebel Ali bölgesinde bulunuyor.
Aynı zamanda Aluminium Bahrain (Alba), tesislerinde meydana gelen hasarın boyutunu değerlendirmeye başladı. Bu durum, bölgedeki büyük üreticileri doğrudan askeri tehdit altında faaliyetlerini sürdürebilme konusunda varoluşsal bir sınamayla karşı karşıya bırakıyor.
Saldırıların ciddiyetine rağmen EGA, savaşın başlamasından bu yana çatışma bölgesi dışında yer alan “offshore” noktalar ve dış depolarda büyük miktarda alüminyum stoğu bulundurduğunu açıkladı. Şirket, şu anda bu dış kaynaklı stokları kullanarak uluslararası müşterilere yönelik taahhütlerini yerine getirmeye ve yerel tesislerin hedef alınmasından kaynaklanan kesintiyi sınırlamaya çalışıyor.
Alümina açmazı
Son saldırıların asıl risk boyutu, International Aluminium Institute verilerinde ortaya çıkıyor. Buna göre, 2025 yılında Çin dışındaki küresel alüminyum üretimi toplam 29,6 milyon ton olurken, bunun yaklaşık yüzde 23’ü Körfez bölgesinden sağlandı. Bu oran, toplam küresel üretimin (73,8 milyon ton) yaklaşık yüzde 9’una denk geliyor.

Bu yüksek üretim yoğunluğu, ithalat ve ihracat akışının tamamen Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesine bağlı. Burada kritik unsur “alümina” (alüminyum oksit) olarak öne çıkıyor; zira bu madde, Körfez’deki eritme tesislerinin ithal ederek metale dönüştürdüğü temel hammaddedir.
ING analistleri, bölgedeki tesislerin genellikle yalnızca 3 ila 4 haftalık alümina stoğuna sahip olduğunu belirtiyor. Boğazın bu hammaddenin girişindeki tek güzergâh olması nedeniyle, uzun süreli bir kapanma durumunda stokların tükenmesi ve eritme fırınlarının tamamen durması kaçınılmaz hale gelecek. Bu durum, Körfez alüminyumuna kritik ölçüde bağımlı olan Batı piyasalarının “ciddi kırılganlığını” ortaya koyuyor.
“Savaş primi” ve Avrupa enerji krizi
Teknik analizlere göre mevcut tırmanış, savaş riskine karşı sigorta maliyetleri ve gemi gecikmeleri nedeniyle fiziki fiyat primlerini yukarı çekiyor. Ortadoğu kaynaklı alüminyuma büyük ölçüde bağımlı olan Avrupa ve ABD piyasaları bu durumdan en fazla etkilenen bölgeler olarak öne çıkıyor.
Alternatif arayışları sürerken Avrupa’da önemli engeller dikkat çekiyor. Doğal gaz fiyatları yüzde 60 artarak 50,545 euro seviyesine yükseldi.
ABD piyasası “7 bin dolar” baskısı altında
ABD’de ise bölgesel saldırıların etkisi, Donald Trump döneminde uygulanan ve Haziran 2025’te yüzde 50’ye çıkarılan gümrük tarifeleriyle birleşerek piyasada ciddi bir sıkışmaya yol açtı. Kanada ihracatının Avrupa’ya yönelmesiyle birlikte ABD’li tüketiciler zor bir senaryoyla karşı karşıya.

Saxo Bank (Saxo Bank) tahminlerine göre, Londra’da alüminyum fiyatının 4 bin dolara ulaşması halinde ABD’de nihai fiyat – tarifeler ve primler dahil – ton başına yaklaşık 7 bin dolara kadar yükselebilir. Bu durum talepte sert bir daralmaya yol açabilir ve alüminyuma bağımlı sektörlerde ciddi aksamalara neden olabilir.
Pazartesi açılışı bekleniyor
Citibank ve Standard & Poor's raporları, piyasanın hızlı bir toparlanma sürecine girmesinin zor olduğunu ortaya koyuyor. Taşımacılık ve sigorta dinamiklerinin normale dönmesi zaman alacak.
Küresel metal borsalarının pazartesi açılışı yaklaşırken piyasalarda tedirginlik hâkim. Uzmanlar, doğrudan saldırıların etkisiyle işlemlerin başlamasıyla birlikte fiyat primlerinde ani bir sıçrama bekliyor. Analistler, Hürmüz Boğazı tamamen kapanmasa bile savaş riskine bağlı sigorta maliyetleri ve lojistik gecikmelerin Avrupa ve ABD piyasalarını ciddi şekilde etkileyeceği görüşünde birleşiyor.

