Dünya Bankası Başkanı, gelişmekte olan ülkeleri tehdit eden 800 milyon kişilik istihdam açığı konusunda uyarıda bulundu

Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Washington’daki Dünya Bankası Genel Merkezi’nde Reuters’a röportaj verdi. (Reuters)
Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Washington’daki Dünya Bankası Genel Merkezi’nde Reuters’a röportaj verdi. (Reuters)
TT

Dünya Bankası Başkanı, gelişmekte olan ülkeleri tehdit eden 800 milyon kişilik istihdam açığı konusunda uyarıda bulundu

Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Washington’daki Dünya Bankası Genel Merkezi’nde Reuters’a röportaj verdi. (Reuters)
Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Washington’daki Dünya Bankası Genel Merkezi’nde Reuters’a röportaj verdi. (Reuters)

Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga, Ortadoğu’daki savaşın gölgesinde küresel iş gücü piyasasında yaklaşan krize dikkat çekerek, önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkeleri tehdit eden büyük bir istihdam açığı bulunduğu uyarısında bulundu.

Reuters’a konuşan Banga, 10 ila 15 yıl içinde gelişmekte olan ülkelerde yaklaşık 1,2 milyar kişinin çalışma çağına ulaşacağını, ancak mevcut ekonomik eğilimler doğrultusunda bu ülkelerin en fazla 400 milyon yeni iş oluşturabileceğini belirtti. Banga, bu durumun yaklaşık 800 milyonluk bir istihdam açığına yol açacağını ifade etti.

Mastercard’ın eski CEO’su Banga, Kovid-19 pandemisinden bu yana küresel ekonominin art arda kısa vadeli şoklarla karşı karşıya kaldığını ve bu nedenle uzun vadeli sorunlara odaklanmanın zorlaştığını dile getirdi. Ortadoğu’daki son gelişmelerin de bu tabloyu ağırlaştırdığını belirten Banga, “Aynı anda hem yürümeli hem de sakız çiğnemeliyiz” sözleriyle, kısa vadeli krizlerle mücadele edilirken istihdam yaratma, elektriğe erişimi genişletme ve temiz su temini gibi yapısal önceliklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Savaşın etkileri, bu hafta Washington’da düzenlenen Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) bahar toplantılarına da yansıdı. Binlerce yetkilinin katıldığı toplantılar, ABD-İsrail ile İran arasındaki artan gerilimlerin gölgesinde gerçekleşiyor. Bu durumun küresel büyümeyi yavaşlatabileceği ve enflasyonist baskıları artırabileceği değerlendiriliyor. Ekonomik etkinin boyutunun, geçen hafta ilan edilen geçici ateşkesin ne kadar sürdürülebileceğine bağlı olduğu belirtilirken, Hürmüz Boğazı’ndaki fiilî İran ablukasının devam etmesi küresel enerji arzında benzeri görülmemiş aksamalara yol açıyor. Ayrıca Hizbullah ile İsrail arasında Lübnan cephesinde süren çatışmalar da bölgesel gerilimi artıran unsurlar arasında yer alıyor.

İş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi

Dünya Bankası bünyesindeki Kalkınma Komitesi, iş gücü piyasasındaki zorluklarla mücadele kapsamında, gelişmekte olan ülkelerle iş birliği içinde yatırım ve istihdam yaratımını engelleyen düzenleyici süreçlerin sadeleştirilmesine yönelik planlar açıkladı. Bu çerçevede, lisans verme süreçlerinde şeffaflığın artırılması, yolsuzlukla mücadele, iş ve arazi yasalarının güncellenmesi, şirket kuruluşlarının kolaylaştırılması, lojistik hizmetlerin iyileştirilmesi ve ticaret sistemlerinin geliştirilmesi gibi adımlar öne çıkıyor.

Banga, gençler için nitelikli iş fırsatları yaratılması konusunda somut ilerleme sağlanabileceğine dair iyimser olduğunu ifade etti. Banga, bu sürecin gençlerin yaşam koşullarını iyileştireceğini ve özel sektörün bu talebi karşılamasına alan açacağını belirtti. Ancak istihdam açığının azaltılamaması halinde, düzensiz göçte artış ve küresel istikrarsızlığın derinleşmesi gibi ciddi sonuçlar doğabileceği uyarısında bulundu. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2025 itibarıyla dünya genelinde yerinden edilmiş kişilerin sayısı 117 milyonu aşmış durumda.

Banga ayrıca, gelişmekte olan ülkelerde bazı şirketlerin küresel ölçekte büyümeye başladığına dikkat çekti. Bu kapsamda Reliance Industries ve Mahindra Group ile Dangote Group gibi örneklerin, bu ekonomilerdeki büyüme potansiyeline işaret ettiğini vurguladı.

Su ve özel sektör yatırımları önceliklerin başında geliyor

İstihdam dosyasına paralel olarak su sektörü de giderek daha fazla öncelik kazanıyor. Dünya Bankası, diğer kalkınma bankalarıyla iş birliği içinde, 1 milyar kişinin güvenli temiz suya erişimini sağlamayı hedefleyen bir girişim başlatmaya hazırlanıyor. Aynı zamanda Afrika’da 300 milyon haneye elektrik ulaştırılması ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğü belirtiliyor.

Banga, istihdam yaratımını destekleyen fiziki altyapının geliştirilmesine odaklanmayı sürdürdüklerini ve özellikle Bangkok’ta yapılacak toplantılar kapsamında özel sektör yatırımlarını artırmaya yönelik çabaların yoğunlaştırıldığını ifade etti. Banga, yatırım açısından öne çıkan beş temel sektörü; altyapı, küçük çiftçilere yönelik tarım, temel sağlık hizmetleri, turizm ve katma değerli imalat sanayi olarak sıraladı. Bu alanların, yapay zekâ gelişmelerinden doğrudan etkilenme riskinin daha düşük olduğu değerlendiriliyor.

Banga, iş gücü açığının kapatılmasının uluslararası kuruluşların tek başına üstesinden gelebileceği bir mesele olmadığını vurgulayarak, “Bunu tek başımıza başaramayız. Bu süreci başlatmalı ve zamanla büyüyüp genişlemesine imkân tanımalıyız; böylece 800 milyonluk dev istihdam açığını azaltabiliriz” ifadelerini kullandı.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.