İran savaşının uçak biletlerinin fiyatları ve bulunabilirliği üzerindeki etkisine karşı yolcular için 5 ipucu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İran savaşının uçak biletlerinin fiyatları ve bulunabilirliği üzerindeki etkisine karşı yolcular için 5 ipucu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın küresel petrol arzı üzerindeki baskıyı artırmasıyla birlikte, yolcular ilkbaharın sonlarında ve yaz aylarında seyahat planları yaparken uçak biletlerinin fiyatları ve bulunabilirliği konusunda ciddi endişeler yaşıyor.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı, Avrupa ülkelerinin birkaç hafta içinde uçak yakıtında ciddi bir kıtlık yaşayabileceği ve bunun da Avrupa havayolu şirketlerini ve Avrupa’ya uçan havayolu şirketlerini uçuşlarını büyük ölçüde azaltmaya zorlayacağı konusunda uyarıda bulundu.

Son dönemde birçok havayolu şirketi, bagaj ücretlerini artırdı veya ek yakıt ücretleri uygulamaya başladı. Küresel uçak yakıtı fiyatı, şubat sonunda varil başına yaklaşık 99 dolardan nisan başında 209 dolara yükseldi.

İran’ın dün Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatması ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmesi, Körfez’den petrol akışının düzenli şekilde yeniden başlamasına ilişkin beklentilerin kırılganlığını ortaya koydu. Bu durumun, havayolu şirketleri ve yolcular üzerindeki fiyat baskısını azaltma ihtimalini de zayıflattığı belirtildi.

Havayolu şirketlerinin prosedürleri

Air Canada cuma günü yaptığı açıklamada, çatışmanın havacılık sektörüne etkilerinin sürdüğüne işaret ederek, maliyetleri düşürmek amacıyla 1 Haziran-25 Ekim tarihleri arasında John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı seferlerini askıya almayı planladığını duyurdu. Benzer şekilde, United Airlines ve Delta Air Lines gibi Amerikan havayollarından, Air France-KLM ve Scandinavian Airlines gibi Avrupa merkezli şirketlere, ayrıca Philippine Airlines ve Cathay Pacific gibi Asya taşıyıcılarına kadar birçok şirketin uçuşlarını azalttığı, bilet fiyatlarını artırdığı ya da Hürmüz Boğazı üzerinden petrol akışının kesilmesi halinde fiyat artışına gideceğini açıkladığı bildirildi.

Eski bir pilot olan ve şu anda Georgetown Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde ders veren Shye Gilad AP’ye yaptığı değerlendirmede, havayolu şirketlerinin mevcut koşullarda öngörüde bulunmasının oldukça zor olduğunu belirterek, bu nedenle temkinli davrandıklarını ve istikrar sağlanana kadar yüksek fiyatların bir süre daha devam etmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Artan bilet fiyatları ve ek ücretlere rağmen, yolcuların seyahat bütçelerini planlarken ulaşım maliyetlerini daha bilinçli şekilde yöneterek alternatif seçenekler değerlendirebileceği ifade edildi.

1- Hemen rezervasyon yapın

Seyahat uzmanlarına göre yolcular savaşın sona ermesini bekleyerek uçak bileti almayı ertelemeye yönelse de, bu yıl ‘bekle-gör’ yaklaşımı daha riskli bir strateji haline geldi. Uzmanlar, çatışmanın devam etmesi ve yaz dönemi ile diğer yoğun turizm sezonlarının yaklaşması nedeniyle fiyat ve kapasite belirsizliğinin arttığına dikkat çekiyor.

Bu kapsamda havacılık sektörü analisti ve Atmosphere Research Group Başkanı Henry Harteveldt, kalıcı bir ateşkes ya da daha iyi bir senaryo olarak bir barış anlaşması varsayılsa bile uçak yakıtı üretimi ve tedarikinin normal seviyelere dönmesinin birkaç ay sürebileceğini söyledi. Harteveldt, yolculara yönelik değerlendirmesinde, seyahat planına uygun, makul fiyatlı ve kabul edilebilir bir havayolu seçeneği bulunması halinde biletlerin geciktirilmeden alınması gerektiğini belirtti. Ancak özellikle en ucuz fakat en kısıtlayıcı kategori olan ‘ekonomi sınıfı’ biletlerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Seyahat uzmanları, uzun süredir geçerli olan rezervasyon önerilerinin günümüzde de uçak bileti fiyatlarını anlamak için temel bir referans noktası olmaya devam ettiğini belirtiyor. Buna göre uluslararası uçuşların genellikle seyahatten 2 ila 5 ay önce, yurt içi uçuşların ise 3 ila 6 hafta öncesinde daha düşük fiyatlarla bulunabildiği ifade ediliyor.

Gilad, son dakika rezervasyonları ve normalde zaten yüksek fiyatlı olan biletlerin daha da pahalanma eğiliminin süreceğini söyledi. Gilad, “Özellikle büyük havayollarıyla uçuyorsanız, fiyatları ayarlama konusunda daha fazla esnekliğe sahip olduklarını unutmayın. Kalkış tarihine çok yakın rezervasyon yaparsanız daha fazla ödersiniz. Ne kadar erken rezervasyon yaparsanız o kadar iyi” ifadelerini kullandı.

2- Seçeneklere açık olun

Seyahatlerinde belirli bir varış noktası veya kesin zaman zorunluluğu olmayan yolcuların uçak bileti maliyetlerinde daha kolay tasarruf edebileceği belirtiliyor. Uzmanlara göre, özellikle hafta sonları ve tatil dönemleri yerine hafta içi günlerde, gidiş veya dönüş tarihini bir-iki gün kaydırmak fiyatlarda ciddi düşüş sağlayabiliyor.

Farklı bir destinasyon seçmenin de maliyetleri azaltabileceği ifade ediliyor. Örneğin, ABD’den Avrupa’daki bazı şehirlere yapılan uçuşlar arasında önemli fiyat farkları oluşabiliyor. Avrupa’da düşük maliyetli havayolları ve demiryolu bağlantılarının yaygın olması sayesinde, daha ucuz bir havalimanına iniş yapmak bile çok sayıda noktaya erişim imkânı sunabiliyor.

Ayrıca en yakın havalimanı yerine farklı kalkış noktalarının araştırılmasının da önemli fiyat avantajı sağlayabileceği belirtiliyor. Büyük havalimanlarının genellikle daha fazla uçuş seçeneği ve daha düşük fiyatlar sunduğu, buna karşılık daha küçük bölgesel havalimanlarında fiyatların daha yüksek olabildiği ifade ediliyor.

3- Bagaj ağırlığını azaltın

Birçok büyük havayolu şirketinin son dönemde artırdığı bagaj ücretlerinden kaçınmanın yollarından birinin, mümkün olduğunca yalnızca el bagajıyla seyahat etmek olduğu belirtiliyor.

Eğer hafif seyahat etmek mümkün değilse, yolcuların önceden plan yapması gerektiği ifade ediliyor. Çünkü havayolu şirketleri genellikle uçuştan kısa süre önce, özellikle de kalkıştan 24 saat önce yapılan ek bagaj eklemelerinde daha yüksek ücretler talep ediyor.

4- Puan programlarından yararlanın

Bilet fiyatları yükselirken, birçok uçuş için gereken havayolu puanlarının aynı oranda artmadığı belirtiliyor. Havayolu puanlarıyla bilet değişimi konusunda arama platformu sunan Point.me CEO’su Adam Morvitz, havayollarının koltuklarını doldurma ihtiyacının sürdüğünü ve daha fazla koltuğun daha az puanla sunulmasının bu yöntemlerden biri olduğunu ifade etti.

Morvitz’e göre, sık uçan yolcu programlarında yeterli mil ya da kredi kartı puanı bulunmayan yolcular, tam gidiş-dönüş bileti yerine seyahatin yalnızca bir kısmını puanlarla karşılayarak nakit maliyetlerini düşürebiliyor ve böylece seyahat bütçelerinin bir bölümünü diğer harcamalar için ayırabiliyor.

Morvitz, birçok yolcunun kredi kartı sağlayıcılarının sunduğu rezervasyon portalları üzerinden puanlarını doğrudan bilet alımında kullandığını, çünkü büyük kredi kartı şirketlerinin çok sayıda havayolu şirketiyle iş birliği yaptığını belirtti.

Örneğin, American Express puanlarının, Air France’nin sadakat programı olan Flying Blue’ya aktarılabildiği ifade edildi. Morvitz, yolcuların Air France ile uçmak istemeseler bile bu puanları ortak havayolu şirketleri aracılığıyla, örneğin Delta Air Lines gibi taşıyıcılarda kullanabileceğini söyledi. Morvitz ayrıca, puanların bir tür ‘servet’ olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, tüketicilerin bu sistemin satın alma güçlerini artırdığını fark etmeleri gerektiğini ifade etti.

5- Seyahat kredi kartlarını keşfedin

Seyahat amaçlı kredi kartlarını yeni kullanmaya başlayanlar için, kayıt sırasında sunulan hoş geldin bonuslarının bu yaz itibarıyla önemli avantajlar sağlayabileceği belirtiliyor. Bu bonusların bazıları, belirli bir harcama eşiğinin tamamlanması halinde tek bir uçak bileti ücretini karşılayabilecek kadar yüksek olabiliyor.

Morvitz, ayda bir uçuş yapan bir yolcunun bile, yalnızca karta kaydolması sayesinde yıl boyunca uçuşlardan elde edeceğinden daha fazla puan kazanabileceğini ifade etti. Morvitz’e göre puanlar; market alışverişi, restoran harcamaları ve yakıt gibi günlük harcamalar üzerinden düzenli olarak birikiyor. Ayrıca bazı kredi kartlarının ek avantajlar sunduğu, bunlar arasında ücretsiz ya da indirimli bagaj hizmetleri gibi seyahat kolaylıklarının da bulunduğu belirtiliyor.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.