Küresel hisse senetleri ‘bekleme modunda’... Japon Yeni, Hürmüz müzakerelerinin durgunluğuna rağmen değerini koruyor

(foto altı) Tokyo Borsası’nda Nikkei endeksinin hisse senedi fiyatlarını gösteren elektronik panonun önünden geçen bir kadın (AFP)
(foto altı) Tokyo Borsası’nda Nikkei endeksinin hisse senedi fiyatlarını gösteren elektronik panonun önünden geçen bir kadın (AFP)
TT

Küresel hisse senetleri ‘bekleme modunda’... Japon Yeni, Hürmüz müzakerelerinin durgunluğuna rağmen değerini koruyor

(foto altı) Tokyo Borsası’nda Nikkei endeksinin hisse senedi fiyatlarını gösteren elektronik panonun önünden geçen bir kadın (AFP)
(foto altı) Tokyo Borsası’nda Nikkei endeksinin hisse senedi fiyatlarını gösteren elektronik panonun önünden geçen bir kadın (AFP)

Küresel hisse senetleri Ortadoğu’daki jeopolitik kargaşayı değerlendirirken istikrarını korudu. Öte yandan, Japonya Merkez Bankası’nın faiz oranlarını sabit tutmasının ardından yen değer kazandı. Ancak, oylamada yaşanan bölünme, savaş nedeniyle enflasyonist baskılar konusunda endişeleri gündeme getirdi.

Beklendiği üzere Japonya Merkez Bankası, kısa vadeli faiz oranlarını yüzde 0,75’te tutmaya karar verdi. Ancak, kurulun dokuz üyesinden üçü, borçlanma maliyetlerinin artırılmasını önerdi. Bu, Ortadoğu'daki çatışmaların yarattığı enflasyonist baskılara karşı bankanın endişelerini yansıtıyor. Piyasalar şimdi, İran'a karşı süregeldiği tahmin edilen savaşın faiz artırımı yolundaki etkilerini görmek için Merkez Bankası Başkanı Kazuo Ueda’nın açıklamalarına odaklanacak.

Yen biraz değer kazanarak 159,21 dolara yükseldi, ancak yatırımcılar, bu seviyenin 160’ı aşmasının Tokyo’nun dövizi desteklemek amacıyla müdahalede bulunmasına yol açabileceğinden endişe ediyor. Diğer yandan, Japonya’nın Nikkei endeksi, önceki seansta yeni zirveler gördükten sonra yüzde 0,5 oranında geriledi.

HSBC Asya Baş Ekonomisti Fred Neumann, “Japonya Merkez Bankası için zor bir karar oldu” diyerek, merkez bankası yetkililerinin karşılaştığı gerilimleri vurguladı. Japonya’nın yalnızca enerji fiyatlarının şok etkisiyle politika sıkılaştırma zorunluluğu yaşayan bir ülke olmadığını belirten Neumann, “Bugün Japonya Merkez Bankası'nın mesajı, politikayı yakında değilse de zaman içinde sıkılaştırmaya hazır olduğu yönünde” dedi.

Piyasalar gelişmeleri yakından izliyor

Güncel jeopolitik gelişmelerde ABD, Ortadoğu’daki savaşı çözmek için Tahran’ın sunduğu en son öneriyi gözden geçiriyordu. Ancak bir Amerikan yetkilisi, Başkan Donald Trump'ın öneriden memnun olmadığını, çünkü İran’ın nükleer programına değinilmediğini belirtti. Bu durum, iki aydır süren çatışmayı çıkmaza sokarak, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji ve diğer önemli sevkiyatların durmasına yol açtı ve petrol fiyatlarını varil başına 100 doların üzerinde tutmaya devam etti.

Borsalarda ise Japonya dışındaki Asya-Pasifik bölgesindeki daha geniş MSCI Endeksi, dün kaydettiği tarihi seviyenin yakınında yüzde 0,22 düşüş gösterdi. Endeks, mart ayında yüzde 13,5’lik bir düşüşün ardından, nisan ayında yüzde 17’lik bir artışa yöneliyor.

Küresel para politikaları ise bu hafta dikkatle izlenecek. ABD Merkez Bankası (Fed), İngiltere Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası’nın, Japonya Merkez Bankası’nın kararlarının ardından açıklama yapması bekleniyor. Tüm bu merkez bankalarının faiz oranlarını sabit tutmaları ve politikacıların fiyat baskıları konusundaki açıklamaları üzerine odaklanılması öngörülüyor.

Döviz piyasasında, euro 1,1716 dolar seviyesinde dengelendi, dolar endeksi ise 98,498 seviyesinde kaydedildi. Mart ayında savaşın patlak vermesiyle güvenli liman olarak doların değer kazandığı, ancak İran-ABD görüşmelerindeki tıkanıklık sonrası doların çoğu kazancını kaybettiği ve son günlerde ise istikrar kazandığı belirtiliyor.

Savaş ayrıca, petrol fiyatlarında önemli bir artışa yol açarak enflasyonu körükledi ve küresel büyüme beklentilerine gölge düşürdü. Hürmüz Boğazı’nın kapanması başlıca risklerden biri olarak öne çıkıyor. Brent petrol vadeli işlemleri, varil başına 109,19 dolara yükselerek son üç haftanın en yüksek seviyesine yaklaştı.

Bunun yanı sıra, yatırımcılar bu hafta, Microsoft, Alphabet, Amazon, Meta ve Apple gibi teknoloji devlerinin gelir raporlarına odaklanacak. Bu raporlar, nisan ayında yapay zekâ alanındaki güçlü yükselişi test etme fırsatı sunacak.

Ameriprise’in baş stratejisti Anthony Saglimbeni, “Hisse senedi piyasasındaki iyimserlik ile tahvil ve petrol piyasalarındaki daha temkinli sinyaller arasındaki fark, jeopolitik gelişmelerin halen risk yönetiminde aktif ve önemli bir değişken olduğunu gösteriyor” dedi.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.