Dünya, Washington-Tahran anlaşmasının borsalara büyük kazançlar getireceğini öngörüyor

Brent petrol yüzde 11 düştü, altın ise ‘karar anı’ yaklaşırken 4 bin 700 dolara sıçradı

Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)
Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)
TT

Dünya, Washington-Tahran anlaşmasının borsalara büyük kazançlar getireceğini öngörüyor

Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)
Seul’deki Güney Kore Borsası’nda KOSPI endeksini gösteren ekranın önünden geçen insanlar (AP)

Küresel finans piyasaları bugün risk iştahında köklü bir dönüşüme sahne oldu. Beyaz Saray’ın İran ile savaşı sona erdirmeye yönelik bir mutabakat zaptına yaklaşmakta olduğuna dair haberlerin ardından, enerji fiyatlarında sert düşüş yaşanırken küresel hisse senedi endeksleri rekor seviyelere yöneldi.

Washington’ın, 14 maddelik bir öneriye Tahran’ın 48 saat içinde vereceği yanıtı beklediğine işaret eden bu gelişmeler, yatırımcılara küresel enerji arzının kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle açılabileceği yönünde güçlü bir sinyal verdi. Dünya enerji arzının yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği bu hattaki iyimserlik, çatışma süresince güvenli liman olarak öne çıkan ABD dolarında gerilemeye yol açtı ve yüksek getirili varlıklarda geniş çaplı bir toparlanmanın önünü açtı.

Söz konusu atmosfer, işlem ekranlarına da hızla yansıdı. Yatırımcılar fiyatlamalardan jeopolitik ‘risk primini’ geri çekerken, küresel enerji maliyetlerinde keskin düşüş gözlendi. Buna karşılık, teknoloji ve yapay zekâ sektörlerinde risk iştahı rekor düzeyde artış kaydetti.

Enerji piyasalarında ise sert bir satış dalgası yaşandı. Brent petrol fiyatı yüzde 10,8’i aşan düşüşle haftalar sonra ilk kez varil başına 100 doların altına geriledi. ABD ham petrolü de yüzde 12,5 değer kaybederek 90 dolar seviyesinin altına indi.

Fiyatlardaki bu sert düşüş yalnızca petrolle sınırlı kalmadı. Avrupa’da doğal gaz fiyatları da yüzde 11 geriledi. Bu gelişmede, ABD Başkanı’nın ticari gemilere eşlik etmeyi amaçlayan projeyi müzakerelerde kaydedilen ilerleme doğrultusunda askıya alma kararı etkili oldu. Böylece, merkez bankaları üzerinde baskı yaratan ve faiz artışlarını tetikleyen enflasyonist baskıların önemli ölçüde hafiflediği değerlendirildi.

Altın fiyatlarında sıçrama

Bu dönüşümün merkezinde, altın fiyatları yüzde 3,2’yi aşan güçlü bir sıçrama kaydederek ons başına 4.703,09 dolara ulaştı ve nisan ayı sonundan bu yana en yüksek seviyesini gördü. Bu yükseliş, doların zayıflaması ve petrol fiyatlarının gerilemesiyle doğrudan bağlantılı olarak, uzun süre yüksek faiz beklentilerini besleyen enflasyon endişelerinin hafiflemesinden kaynaklandı. Gümüş fiyatları da yüzde 5,7 artışla 76,95 dolara yükselirken, platin ve paladyum yüzde 3’ün üzerinde değer kazandı.

ascdsv
Güney Kore KOSPI endeksini ve dolar ile Güney Kore wonu arasındaki döviz kurunu gösteren ekran (AP)

Analistler, barış umutları ve Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiğinin normalleşmesinin, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 2026 yılında faiz indirimine gitmesi için uygun koşulları oluşturabileceğini değerlendiriyor. Bu beklentiler, altının uzun vadeli bir yatırım aracı olarak cazibesini artırırken, yıl sonuna kadar 5 bin 500 dolar seviyesine ulaşabileceği öngörülerini de güçlendirdi.

Dünya borsaları

Buna paralel olarak küresel hisse senedi piyasaları da toplu bir yükseliş kaydetti. Barış iyimserliği ile yapay zekâ sektöründeki ivmenin birleşmesi, endeksleri yeni zirvelere taşıdı. Güney Kore’nin KOSPI endeksi yüzde 6,5 gibi güçlü bir artışla 7.000 puanın üzerine çıkarken, bu yükseliş büyük ölçüde Samsung hisselerindeki tarihi sıçramadan destek buldu. Şirket hisseleri yüzde 14,4 değer kazanarak piyasa değerini 1 trilyon doların üzerine taşıdı.

Avrupa tarafında ise STOXX 600 endeksi yüzde 2,1 yükseldi. Londra, Paris ve Frankfurt borsaları yaklaşık yüzde 3’e varan güçlü kazançlar elde etti. Bu yükselişte, şirket kârlılıklarını baskılayan ve tüketici alım gücünü zayıflatan enerji maliyetlerindeki düşüşün piyasalarda memnuniyetle karşılanması etkili oldu.

Para ve tahvil piyasası

Para ve tahvil piyasalarında ise Hürmüz anlaşmasına ilişkin haberler, güvenli liman özelliğiyle öne çıkan ABD dolarının cazibesini zayıflattı. Dolar, başlıca para birimleri karşısında yaklaşık yüzde 0,5 değer kaybetti. Doların gerilemesi ve petrol fiyatlarındaki düşüş, küresel enflasyon beklentilerinin aşağı yönlü revize edilmesine katkı sağladı. Bu durum, tahvil getirilerine de yansıdı; ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvil getirisi yüzde 4,35 seviyesine geriledi.

Analistler, bu tablonun başta ABD Merkez Bankası olmak üzere merkez bankalarının daha esnek para politikalarına yönelmesinin ve 2026 yılı içinde faiz indirimlerine başlamasının önünü açabileceğini değerlendiriyor.

vdfevfde
New York Borsası’nda bir yatırımcı (AP)

Öte yandan, ekonomik çevreler ABD’nin sunduğu barış teklifine İran’dan gelecek resmi yanıtı bekliyor. Piyasalar temkinli iyimserliğini korurken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması karşılığında milyarlarca dolarlık dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını içeren mutabakat taslağı, şubat ayında başlayan çatışmalardan bu yana tarafların ulaştığı en yakın uzlaşı noktası olarak görülüyor.

Söz konusu diplomatik sürecin başarıya ulaşması halinde, yalnızca küresel ticaret yollarının güvenliği sağlanmakla kalmayacak, aynı zamanda çatışma süresince tedarik zincirleri ve ulusal ekonomiler üzerinde baskı oluşturan enflasyon sarmalının da sona ermesi bekleniyor.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.