Washington-Pekin hattında ticaret diplomasisi hızlandı… Tesla, Meta, BlackRock gibi ABD devleri Çin’le yeni sayfa peşinde

Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)
Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)
TT

Washington-Pekin hattında ticaret diplomasisi hızlandı… Tesla, Meta, BlackRock gibi ABD devleri Çin’le yeni sayfa peşinde

Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)
Fotoğrafta, Donald Trump’ın ziyareti sırasında kendisine eşlik eden en önemli isimler görülüyor. (AP)

ABD merkezli şirket yöneticileri, Başkan Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleştirilecek zirveden ticari kazanımlar elde etmeyi hedefliyor.

Meta’dan Tesla ve BlackRock’a kadar uzanan Amerikan iş dünyası heyeti, büyük ölçüde dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin ile yaşanan ticari sorunların çözülmesini isteyen şirketlerden oluşuyor.

Beyaz Saray’dan bir yetkili pazartesi günü yaptığı açıklamada, Tesla, BlackRock, Illumina, Mastercard ve Visa gibi şirketlerden 10’dan fazla üst düzey yöneticinin Trump’ın 14-15 Mayıs tarihlerindeki ziyaretine eşlik edeceğini bildirdi.

Trump’ın 2017’deki ziyaretinin aksine, bu kez daha küçük ölçekli hazırlanan heyette Çin’deki uzun vadeli ticari önceliklerini ilerletmek isteyen şirketler yer alıyor. Hazırlık sürecini bilen ve isimlerinin açıklanmasını istemeyen iki kaynağa göre şirketler, büyük çaplı ticari anlaşmalardan ziyade düzenleyici engellerin kaldırılmasına odaklanıyor.

Rhodium Group jeostrateji uzmanı Reva Goujon, “Boeing ve Cargill dışında heyetteki şirketlerin çoğu, kritik girdilerin tedarikine ilişkin taleplerini iletmek amacıyla orada bulunuyor” dedi.

Goujon, bunun Washington yönetiminin “Çin’in yatırım yapılabilir bir ülke olarak görülmek istiyorsa güvenilir bir yatırım ortağı olması ve tedariki siyasi baskı aracı hâline getirmemesi gerektiği” yönündeki mesajlarını güçlendirebileceğini söyledi.

Düzenleyici onay beklentisi

Amerikan iş dünyası heyeti, zirvenin düzenleyici onaylar, pazara erişim ve yatırım fırsatları açısından olumlu siyasi atmosfer yaratmasını umuyor. Çünkü şirketler Çin’de yalnızca ticari anlaşmalar değil, aynı zamanda geniş kapsamlı operasyonel zorluklarla da karşı karşıya bulunuyor.

Illumina yaptığı açıklamada CEO’su Jacob Thaysen’ın Amerikan iş heyetinde yer almaktan onur duyduğunu belirtti. Şirket, ayrıntı vermeden bunun “ilişkileri güçlendirmek ve hassas talep teknolojilerinin geleceğini şekillendirmek için fırsat” olduğunu ifade etti.

Diğer şirketler ise zirveden beklentileri hakkında yorum yapmadı.

“Somut talep” şartı

Kaynaklardan biri, heyete katılım için temel şartın zirve sırasında veya sonrasında sonuç doğurabilecek “somut bir talep” ya da ön anlaşma potansiyeli olduğunu söyledi.

Başka bir kaynak ise Amerikan şirketlerinin zirveyi resmi duyuruların yapılacağı bir platformdan çok, Çin’de devam eden düzenleyici görüşmeleri hızlandırabilecek siyasi bir açılım olarak gördüğünü aktardı.

Örneğin Meta, geçen ay Çin’deki güçlü devlet planlama otoritesinin, 2 milyar doların üzerindeki Manus yatırımıyla ilgili geri adım atılması yönündeki talimatını çözmeye çalışıyor. Pekin yönetimi, yerel yapay zekâ girişimlerine yönelik Amerikan yatırımlarını daha sıkı denetlemeye başladı.

Tesla ve güneş enerjisi ekipmanları

Çin ayrıca güneş enerjisi ekipmanlarının ABD’ye ihracatına kısıtlama getirmeyi değerlendiriyor. Bu durum, Tesla gibi şirketlerin yeni fabrikalar kurma veya mevcut tesisleri genişletme planlarını tehdit ediyor.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre Tesla’nın Çinli tedarikçilerden 2,9 milyar dolarlık güneş paneli ekipmanı satın almak istiyor. Bunlar arasında ihracat izni için Çin Ticaret Bakanlığı’na başvuran Suzhou Maxwell Technologies de bulunuyor.

Tesla ayrıca dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin’de tam otonom sürüş destek sisteminin kullanımını genişletmek için düzenleyici onay almaya çalışıyor.

Şirketin CEO’su Elon Musk daha önce hem Amerikan hem Çin makamlarının uyguladığı teknoloji kısıtlamalarının yarattığı zorlukları kabul etmiş, ancak bu yıl Çin’den gerekli onayın alınacağı konusunda iyimser olduğunu söylemişti.

BlackRock ve Panama limanları

Larry Fink da Pekin’e, şirketinin liderlik ettiği konsorsiyumun Hong Kong merkezli CK Hutchison’dan satın almayı planladığı 23 milyar dolarlık liman anlaşmasının inceleme altında olduğu bir dönemde gidiyor.

Söz konusu anlaşma, Panama Kanalı yakınındaki iki limanı da kapsıyor. Pekin yönetimi, Washington’ın stratejik su yolundaki Çin etkisini azaltma girişimleri nedeniyle anlaşmayı eleştiriyor.

Teknoloji ve biyoteknoloji şirketleri

Heyette yer alan teknoloji şirketlerinden Coherent, Pekin’in yüksek performanslı optik çipler için gerekli olan indiyum ve benzeri materyallere getirdiği ihracat kontrolleriyle baş etmeye çalışıyor.

Illumina ise geçen yıl uygulanan ihracat yasağının kaldırılmasının ardından ticari faaliyetlerini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Ancak şirket hâlâ Çin’in “güvenilmez kuruluşlar” listesinde yer alıyor. Bu durum Çinli şirketleri, Illumina ürünlerini satın almak için hükümet onayı almaya zorluyor.

Washington ile Pekin arasındaki “biyogüvenlik” ve tedarik zinciri bağımlılığı gerilimi de giderek artıyor.

Finans kuruluşları Çin pazarına odaklandı

Mastercard ve Visa da zirveyi Çin’in sıkı şekilde düzenlenen ödeme sistemleri pazarındaki konumlarını güçlendirmek için fırsat olarak görüyor.

Bir kaynağa göre Mastercard, Çin’deki ortak girişiminde daha yüksek hisse payı elde edilmesi için ABD hükümetinin baskı yapmasını istiyor. Şirket, 2023 yılında Çin’de yuan cinsinden banka kartı işlemlerini yerel ortak NetsUnion ile gerçekleştirmek üzere onay alan ilk yabancı ödeme ağı olmuştu.

Bir başka kaynak ise Visa’nın, rakipleri Mastercard ve American Express gibi henüz yerel banka kartı işlemleri lisansı alamadığını, ancak gelecekte kurulacak bir ortak girişimde yüzde 100 mülkiyet hakkı talep ettiğini söyledi.

Wall Street’in Çin arayışı

Jane Fraser ve David Solomon da heyette yer alıyor. Wall Street şirketleri Çin sermaye piyasalarına daha fazla erişim sağlamaya çalışıyor.

Citigroup, Çin’de tamamen kendisine ait bir menkul kıymet aracılık lisansı için hâlâ onay bekliyor. Banka ayrıca Çin’in doğusundaki Zhejiang eyaletinde bulunan Haiyue Energy Group ile hukuki anlaşmazlık yaşıyor. Şirket, ABD yaptırımları nedeniyle dondurulan 27 milyon dolarlık ödeme konusunda Citibank’a dava açtı.

Tarım anlaşması beklentisi

Piyasa gözlemcilerine göre Çin ile ABD, zirve sırasında Pekin’in tahıl ve et alımlarını artırmasını kapsayan bir tarım anlaşmasına varabilir. Ancak uzmanlar, geçen ekim ayında üzerinde uzlaşılan anlaşmanın ötesinde büyük çaplı yeni soya fasulyesi alımları beklemiyor.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.