Savaşa rağmen İsrail ekonomisi nasıl hâlâ ayakta?

Savunma ve teknoloji sektöründeki yatırımlar İsrail ekonomisinin motoru

İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 
İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 
TT

Savaşa rağmen İsrail ekonomisi nasıl hâlâ ayakta?

İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 
İsrail'in Demir Kubbe savunma sistemi, İran'ın misilleme füze saldırılarının hepsini durduramamıştı (Reuters) 

Gazze savaşı, İran ve Lübnan'la çatışmalar ve iç siyasetteki kutuplaşmalara rağmen İsrail ekonomisi ciddi bir krize girmedi.

Savaş koşullarına rağmen ekonominin nasıl hâlâ ayakta kaldığını inceleyen Haaretz, bu dayanıklılığın arkasında teknoloji sektörü, savunma sanayisi ve küresel sermaye bağlantılarının bulunduğuna dikkat çekiyor.

Analize göre yatırımcılar, Binyamin Netanyahu yönetiminin yarattığı olumsuz siyasi atmosferin geçici olduğunu düşündüğünden döviz piyasası ve borsa canlı seyrediyor.

Radikal sağcı hükümetin 2023'te gündeme getirdiği, büyük protestolara yol açan yargı reformu paketinin yarattığı tartışmaların uzun vadede ortadan kalkacağı öngörülüyor.

Ayrıca piyasalar Gazze ve İran'daki çatışmaların bir noktada biteceği ve ekonomik normalleşme sürecinin başlayacağını fiyatlıyor.

Diğer yandan analizde, Haziran 2021'den Aralık 2022'ye kadar görev yapan Naftali Bennett-Yair Lapid liderliğindeki koalisyon hükümetinin de Netanyahu yönetimine sağlam bir ekonomi devrettiği belirtiliyor.

Netanyahu'nun ekibinin bütçeyi iyi yönettiği, savunma bütçesindeki rekor artışlarla sektördeki firmalara yatırımların çoğaldığı, bunun da verimlik ve büyümeyi hızlandırdığı değerlendirmesi paylaşılıyor.

Forbes'un analizinde de İran savaşının İsrail hava savunma sistemlerine, drone'larına ve uzun menzilli füzelerine uluslararası ilgiyi artırdığına işaret ediliyor. Bunun İsrail ekonomisini güçlendiren sipariş ve sermaye girişleri sağladığı vurgulanıyor.

Bloomberg'ün 7 Mayıs'taki haberinde, şekelin dolar karşısında 1993'ten bu yana en güçlü seviyesine ulaştığına dikkat çekilmişti.

Ancak şekelin fazla değer kazanması, ihracat ve sanayi sektörlerindeki daha küçük işletmeleri olumsuz etkiliyor.

Güçlü şekel enflasyonun düşmesini sağlasa da özellikle gelirlerini dolar olarak kazanan fakat maaş ve giderlerini şekelle ödeyen ihracat firmalarının rekabet gücünü zayıflatıyor.

İsrail Üreticiler Birliği Başkanı Avraham Novogrocki, ihracatın ülkenin ekonomik faaliyetlerinin yüzde 40'ını oluşturduğunu hatırlatarak, "Bu durum devlet gelirlerine ciddi zarar verecek. Acil önlem alınmazsa bunun bedelini tüm ekonomi ödeyecek" diyor.

Fitch Ratings de marttaki raporunda İsrail'in "A" kredi notunu korurken görünümü negatifte tutmuştu. Savaşın uzaması ve artan kamu borcunun uzun vadede büyüme ve mali açığı azaltma çabalarını baskılayabileceği uyarısında bulunulmuştu.

Independent Türkçe, Haaretz, Forbes, Reuters, Times of Israel



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.