Suriye Petrol Şirketi'nden Şarku'l Avsat'a: ABD’li şirketlerle gaz anlaşmasındaki payımız % 56... Anlaşma enerji güvenliğini destekliyor

Suriye Petrol Şirketi ile Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novaterra Energy arasında sözleşme imzalandı, (SANA)
Suriye Petrol Şirketi ile Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novaterra Energy arasında sözleşme imzalandı, (SANA)
TT

Suriye Petrol Şirketi'nden Şarku'l Avsat'a: ABD’li şirketlerle gaz anlaşmasındaki payımız % 56... Anlaşma enerji güvenliğini destekliyor

Suriye Petrol Şirketi ile Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novaterra Energy arasında sözleşme imzalandı, (SANA)
Suriye Petrol Şirketi ile Amerikan şirketleri ConocoPhillips ve Novaterra Energy arasında sözleşme imzalandı, (SANA)

Suriye devletine bağlı Suriye Petrol Şirketi'nin Medya Dairesi Müdürü Muhammed Nur el-Ahdeb bugün yaptığı açıklamada, şirketin ABD'li enerji şirketleri ConocoPhillips ve Novatera Energy ile gaz sahalarının geliştirilmesi ve üretimin artırılması amacıyla imzaladığı sözleşmede payının yüzde 56 olduğunu, yatırımcı şirketlerin toplam payının ise yüzde 44 seviyesinde bulunduğunu açıkladı.

El-Ahdeb, Şarku'l Avsat'a yaptığı değerlendirmede, bu oranın “Suriye lehine olumlu” olduğunu belirterek, gaz geliştirme sözleşmelerinde yatırım büyüklüğü, teknik ve operasyonel riskler ile rehabilitasyon ve üretim faaliyetlerinin niteliği nedeniyle paylaşımların genellikle yarı yarıya olduğunu ifade etti.

Sözleşmenin ulusal çıkarları koruyacak şekilde tasarlandığını vurgulayan el-Ahdeb, “Bizim için en önemli nokta, yerel üretimin artırılması, enerji güvenliğinin desteklenmesi, ithalata bağımlılığın kademeli olarak azaltılması ve Suriyeli kadrolara bilgi ile teknoloji transferinin sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı.

Suriye Petrol Şirketi, salı günü ConocoPhillips ve Novatera Energy ile gaz sahalarının geliştirilmesi ve üretimin artırılmasına yönelik kapsamlı bir uygulama sözleşmesi imzalamıştı. Anlaşma, Beşşar Esed rejiminin 2024 yılı sonunda devrilmesinden bu yana Şam ile Washington arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkilerdeki en önemli stratejik gelişmelerden biri olarak değerlendiriliyor.

Söz konusu anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın Temmuz 2025'te yaptırımları kaldırma kararının ardından ülkenin uzun yıllar sonra imzaladığı ilk büyük Amerikan enerji anlaşması olarak görülüyor ve “uygulama aşamasına geçişin” somut göstergesi olarak nitelendiriliyor.

Bu sözleşme, 2026 yılının başlarında ABD'li şirketlerin Suriye enerji sektörüne yönelik attığı adımların devamı niteliğinde. Daha önce Chevron denizlerde hidrokarbon arama faaliyetleri için, HKN Energy ise Rumeylan kara sahaları için mutabakat zabıtları imzalamıştı. Ancak ConocoPhillips anlaşması, Suriye'nin doğal gaz sektörüne yönelik en büyük bağlayıcı uygulama sözleşmesi olması ve enerji krizinin çözümüne yönelik Körfez ve Avrupa destekli finansman mekanizmalarını içermesi bakımından öne çıkıyor.

El-Ahdeb, anlaşmanın Suriye gaz sektörünün yeniden yapılandırılması ve geliştirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, uluslararası ortaklarla iş birliğinin mutabakat aşamasından fiili uygulama aşamasına geçtiğini söyledi.

Anlaşmanın mevcut gaz sahalarının geliştirilmesini ve üretimin artırılmasını hedeflediğini ifade eden el-Ahdeb, bunun özellikle elektrik üretimi ve diğer hayati sektörler için gerekli gaz arzını güçlendireceğini kaydetti.

Ayrıca uluslararası teknik uzmanlık ve modern teknolojilerin değerlendirme, rehabilitasyon, işleme ve operasyonel verimlilik artırma süreçlerine dâhil edilmesinin de sözleşmenin önemli unsurlarından biri olduğunu belirtti.

El-Ahdeb, anlaşmanın Suriye Petrol Şirketi ile Enerji Bakanlığı'nın enerji sektörünün toparlanmasını hızlandırabilecek stratejik ortaklıklar kurma yönündeki yaklaşımını yansıttığını, aynı zamanda Suriyeli uzmanların eğitim ve bilgi transferi yoluyla güçlendirilmesini hedeflediğini kaydetti.

“Bu anlaşma yalnızca bir üretim sözleşmesi değil, enerji sektörünü teknik ve ekonomik açıdan sürdürülebilir temeller üzerinde yeniden inşa etmeyi amaçlayan daha geniş vizyonun parçasıdır” diyen el-Ahdeb, bunun orta ve uzun vadede ülke ekonomisine ve vatandaşların ihtiyaçlarına hizmet edeceğini vurguladı.

El-Ahdeb ayrıca sözleşmenin mevcut sahaların geliştirilmesi, operasyonel altyapının rehabilitasyonu ve gaz üretiminin kademeli olarak artırılmasına yönelik uygulama aşamalarını içerdiğini belirtti. İlerleyen süreçte teknik ve sözleşme değerlendirmelerine bağlı olarak ilave geliştirme ve arama faaliyetlerinin de gündeme gelebileceğini kaydetti.

Sözleşmenin süresinin teknik çalışmaların niteliği ile uygulama ve üretim aşamalarına bağlı olduğunu belirten el-Ahdeb, sözleşme detaylarının ilgili kanallar aracılığıyla duyurulacağını ve resmi olarak yayınlanacağını” ifade etti.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.