Suudi Arabistan küresel üreticilerin iştahını kabartan cazip bir yatırım merkezi

Alman PBM şirketi Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan Krallığı'nın şirketin dünya çapındaki en büyük ihracat pazarlarından biri olduğunu belirtti

Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026 fuarındaki Alman pavyonu. (Şarku’l Avsat)
Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026 fuarındaki Alman pavyonu. (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan küresel üreticilerin iştahını kabartan cazip bir yatırım merkezi

Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026 fuarındaki Alman pavyonu. (Şarku’l Avsat)
Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026 fuarındaki Alman pavyonu. (Şarku’l Avsat)

Sarah Bin Şamran

Suudi Arabistan, daha çeşitli ve küresel yatırımlar için daha çekici bir sanayi altyapısı inşa etmeye devam ederken; istikrarlı pazarlar ve uzun vadeli büyüme fırsatları arayan uluslararası üreticiler için stratejik bir merkez olarak öne çıkıyor. Küresel şirketlerin Suudi pazarındaki varlığı ve genişlemesi, "Vizyon 2030" liderliğindeki sanayi dönüşümünün yatırım haritasını yeniden şekillendiren temel bir faktör haline geldiğini kanıtlıyor. Bu süreç; gelişmiş altyapı, coğrafi konum ve yerli üretimin rekabet gücünü artıran teşviklerle de destekleniyor.

Bu durum, Suudi Arabistan'ın başkentinde düzenlenen ve dünya genelinde 20'den fazla ülkeden 400'ü aşkın imalat şirketinin katıldığı Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026'ya gösterilen yoğun ilgiyle de gözler önüne seriliyor.

Bu çerçevede, makine mühendisliği ve imalatı alanında faaliyet gösteren Alman "BBM" şirketinin ortaklarından ve Ortadoğu ile Afrika İş Geliştirme Direktörü Sebastian Walther, Şarku'l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Suudi Arabistan’ın yaklaşık 15 yıldır şirketin dünya çapındaki en büyük ihracat pazarlarından biri olduğunu vurguladı. Walther, yerel üretim ve sanayi yatırımlarındaki hızlı büyümenin; otomotiv sektörüyle bağlantılı alanlar da dahil olmak üzere ambalaj çözümleri ve endüstriyel bileşenlere olan talebi artırdığını belirtti.

BPM'nin İş Geliştirme Müdürü, şirketin ürünlerini tanıtıyor. (Şarku’l Avsat)BPM'nin İş Geliştirme Müdürü, şirketin ürünlerini tanıtıyor.(Şarku’l Avsat)

Ambalaj ve paketleme sektörü

Riyad Uluslararası Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen "Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026" etkinlikleri sırasında konuşan Walther, dünyada şirkete ait en fazla kurulu makine sayısına sahip pazarlar arasında Suudi Arabistan'ın ilk sıralarda yer aldığını ifade etti. Katma değerli ürünleri ithal etmek yerine yerel üretime yönelmenin, ambalaj ve paketleme çözümlerine olan talebi artırdığına dikkat çekti.

Bu büyümenin yalnızca ambalaj sektörüyle sınırlı kalmadığını, bileşenlerin yerli olarak üretilmesi ihtiyacının her geçen gün arttığı otomotiv sektörü gibi diğer sanayi kollarına da yayıldığını ifade etti.

Plastik şekillendirme makineleri üretiminde öncü olan şirketin direktörü, Suudi Arabistan'daki yatırım ortamının yirmi yıl öncesine kıyasla çok daha açık hale geldiğini belirtti. Walther; %100 yabancı mülkiyet hakkı tanınması, nitelikli ulusal iş gücüne kolay erişim, avantajlı enerji fiyatları ve Afrika ile Asya pazarlarına erişim sağlayan coğrafi konum gibi rekabetçi avantajlara işaret etti.

Şirketin, Suudi Arabistan'ı Ortadoğu ve Afrika operasyonları içinde istikrarlı ve stratejik bir pazar olarak gördüğünü ifade eden Walther, Krallığın Arap dünyasındaki en önemli, küresel ölçekte ise öncelikli pazarlarından biri olduğunu ve Suudi pazarında 20 yılı aşkın süredir yürüttükleri çalışmalarla birçok büyük yerel şirketle uzun vadeli ortaklıklar kurmayı başardıklarını belirtti.

Yerli üretim ve otomotiv hamlesi

Otomotiv sektörünün önümüzdeki yıllarda iş birliği için en umut verici alanlardan biri olduğunu belirten Walther, "Lucid" ve "Ceer" gibi şirketlerin yerli üretim seviyelerini artırmasının, entegre bir endüstriyel değer zincirinin Suudi Arabistan'a taşınmasını sağlayacağını, bunun da üreticiler, tedarikçiler ve endüstriyel çözüm ortakları için yeni fırsatlar yaratacağını söyledi.

Birçok yatırımcının satın alma veya üretim kararı verirken ilk sermaye yatırımının (CapEx) büyüklüğüne odaklandığını söyleyen Walther, asıl önemli faktörün uzun vadede üretilen birim başına maliyet ve operasyonel verimlilik olduğunu hatırlattı. Gelişmiş teknolojileri benimseyen ve büyümeyi hedefleyen şirketlerin üretim kapasitesine ve operasyonel verimliliğe daha fazla odaklandığına işaret etti.

Şirketin Ortadoğu ve Afrika'daki bölgesel merkez olarak, özellikle Afrika gibi bölgesel pazarlara kolay ulaşım ve seyahat imkânı sunan Dubai'yi seçtiğini ve burada son yıllarda iş hacmini belirgin şekilde artırdığını belirten Walther, bununla birlikte Suudi Arabistan'a seyahat ve vize işlemlerinin de geçmişe kıyasla oldukça kolaylaştığını vurguladı.

Ham madde ve yatırımcılara tavsiyeler

Walther, müşterilerinin bağımlı olduğu ham madde tedarikindeki gelişmeleri de yakından takip ettiklerini belirterek, bu alanın geçtiğimiz dönemde bazı zorluklarla karşılaştığını ancak petrokimya, gıda, ilaç ve otomotiv sektörlerinde büyüme için cazip fırsatların devam ettiğini söyledi. Yeni yatırım ve projelerin desteğiyle Suudi Arabistan'daki sanayi faaliyetlerinin önümüzdeki yıllarda da büyümeye devam etmesini beklediğini ifade etti.

Yatırımcılara bir de mesaj veren Walther, endüstriyel fırsatların iki açıdan incelenmesi gerektiğini belirtti: Birincisi, pazarda zaten var olan ürünleri geliştirmek ve rekabet güçlerini artırmak; ikincisi ise diğer pazarlarda bulunan ancak henüz yerel olarak üretilmeyen niş/özel ürünleri araştırmak. Walther, yatırımcıların sadece ilk sermaye büyüklüğüne değil, gerçek üretim maliyetlerinin analizine odaklanmaları gerektiğinin altını çizdi.

Sanayi Haftası etkinlikleri

"Riyad Uluslararası Sanayi Haftası 2026", Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanlığı himayesinde, 20 ülkeden 400'ün üzerinde katılımcı kurumun varlığıyla pazar günü Riyad Uluslararası Kongre ve Sergi Merkezi'nde başladı.

Etkinlik kapsamında üç uzmanlık fuarı bir arada düzenleniyor: 21. Suudi Plastik ve Petrokimya Ürünleri Fuarı, Suudi Baskı ve Ambalaj Fuarı ve 4. Suudi Akıllı Lojistik Hizmetleri Fuarı.

Riyadh Exhibitions Company (REC) ve Alman Messe Düsseldorf ortaklığıyla organize edilen "Sanayi Haftası" etkinlikleri 24 Haziran'a kadar devam edecek. Etkinlik boyunca yerli ve uluslararası yetkililer ile uzmanların katılımıyla panel ve çalıştaylar gerçekleştirilecek. Bu oturumlarda sanayi dönüşümü, inovasyon, yerlileştirme, endüstriyel teşvikler ve gelişmiş ambalaj çözümlerinin yanı sıra plastik, ambalaj, baskı ve plastik geri dönüşümü sektörlerindeki en son uygulamalar masaya yatırılacak. Suudi sanayi sektörü, ülkenin bölgesel ve küresel ölçekte lider bir sanayi gücü haline gelmesini hedefleyen "Vizyon 2030" doğrultusunda büyük bir büyüme ve gelişim aşamasından geçiyor.



Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
TT

Suudi “Kamu Yatırım Fonu”nun (PIF) kârı 17 milyar doları aşarken, varlıkları 2025’te 907 milyar dolara yaklaştı

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad, (Reuters)

Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF), 2025 yılında güçlü bir mali performans sergiledi. Fonun gelirleri yüzde 9 artışla 450 milyar riyale (120 milyar dolar) yükselirken, net kârı iki katına çıkarak 65 milyar riyali (17,3 milyar dolar) aştı. Yönetilen varlıklarının toplamı değeri ise yaklaşık 3,4 trilyon riyale (906,7 milyar dolar) ulaştı.

Fon, yerel yatırımlarını da genişletmeye devam etti. Bu yatırımların 2021-2025 dönemindeki kümülatif toplamı 750 milyar riyale (200 milyar dolar) yaklaşırken, uluslararası yatırımları yüzde 12 oranında büyüdü. Fon ayrıca yapay zekâ, teknoloji, enerji ve ileri imalat gibi stratejik sektörlerdeki varlığını da güçlendirdi.


Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
TT

Küresel petrol stokları İran savaşına daha ne kadar dayanabilir?

ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)
ABD ve İran, Hürmüz Boğazı'yla ilgili anlaşmazlığı çözemiyor (Reuters)

ABD, İran'a yönelik ablukayı sıkılaştırırken küresel petrol piyasalarının savaşa ne kadar dayanabileceği merak ediliyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, dünkü açıklamasında İran'a uygulanan deniz ablukasının süresiz devam edebileceğini duyurdu.

Reuters'ın analizine göre 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaşta şimdiye dek küresel piyasada 2,6 milyar varil petrol kaybedildi.  

Saudi Aramco'ya göre günlük kayıp Körfez'de 11 milyon varile ulaşırken, çoğu analist küresel arz açığının günde yaklaşık 5 milyon varile ulaştığını söylüyor.

Ukrayna, Kazakistan'dan Rusya'nın Karadeniz kıyısındaki Novorossiysk Limanı'na günde 1,8 milyon varil petrol taşıyan Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu'na (CPC) temmuz sonunda drone saldırısı düzenlemişti. Bunun açığı daha da artırmış olabileceği belirtiliyor. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, küresel petrol piyasasında istikrar için Kiev'den saldırıları durdurmasını istemişti.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın (IEA) hesaplamasına göre, ülkelerin elindeki ticari ve kamu petrol stoklarının toplamı yaklaşık 1,5 milyar varil. Ancak bunun tamamı acil durumda piyasaya sürülebilecek rezervlerden oluşmuyor.

Devletlerin doğrudan kontrolünde olan ve acil durumda kullanılabilecek petrol rezervleri yaklaşık 900 milyon varil. Analize göre günlük 5 milyon varillik arz açığının tamamen bu kaynaktan kapatılması halinde kritik eşik olarak belirlenen süre 180 güne denk geliyor. Yani mevcut arz açığı sözkonusu rezervlerden 180 gün daha kapatılabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğinin normale dönmesi, arzın toparlanması ve üretimin başka bölgelerde artmasıysa bu süreyi değiştirebilir.

Diğer yandan ABD'nin Stratejik Petrol Rezervi de 1983'ten bu yana en düşük seviyesine geriledi. Stratejik rezerv altyapısında yaşlanma, bakım eksiklikleri ve bazı depolama sahalarındaki sorunlar petrolün piyasaya ulaştırılması sürecinde sorun yaratabilir.

Uzmanlar özellikle dizel ve jet yakıtı stoklarının 5 yılın en düşük seviyesinde olduğuna işaret ediyor. İran ve Rusya-Ukrayna savaşlarının rafinerilere zarar vermesi bu ürünlerdeki sıkışıklığı daha da artırdı.

Öte yandan analize göre Çin, savaş öncesinde Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı günlük yaklaşık 5,5 milyon varillik ithalatı neredeyse bir yıl sürdürebilir. Pekin elindeki miktarı açıklamasa Asya devinin 1 ila 1,7 milyar varillik stoku olduğu tahmin ediliyor.

Independent Türkçe, Reuters, Financial Times


OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
TT

OPEC, 2027'de petrol talebinin artacağı konusunda iyimser

Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)
Petrol platformu maketinin arkasında OPEC logosu (Reuters)

Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) dün yaptığı açıklamada, 2027 yılında küresel petrol talebindeki büyüme beklentisini günlük yaklaşık 2,2 milyon varile yükseltti. OPEC, bir önceki tahmininde büyümenin günlük 1,9 milyon varil olacağını öngörmüştü.

OPEC, 2026'nın son çeyreğinde küresel petrol talebine ilişkin tahminini biraz aşağı çekerek günlük 107,66 milyon varile indirdi. Geçen ayki tahmin günlük 107,72 milyon varil düzeyindeydi. Buna karşın örgüt, 2026 yılı toplam küresel petrol talebi tahminini günlük 105,16 milyon varilden 105,74 milyon varile yükseltti.

2027 yılı için OPEC, küresel petrol talebinin günlük 107,90 milyon varile ulaşmasını bekliyor. Bu rakam, temmuz ayında açıklanan günlük 107,88 milyon varillik tahminle büyük ölçüde aynı seviyede bulunuyor.

Öte yandan OPEC, OPEC+ ittifakı dışındaki üreticilerin petrol arzındaki büyüme tahminini 2026 için günlük 640 bin varilde sabit tuttu. Bu rakam, temmuz ayındaki tahminle aynı. Örgüt, 2027 yılında OPEC+ dışı üreticilerin arzının günlük 620 bin varil artacağı yönündeki öngörüsünü de değiştirmedi.