Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar Suudi Arabistan’da yeniden ihracatı rekor seviyeye taşıdı, ticaret fazlası iki katına çıktı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
TT

Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar Suudi Arabistan’da yeniden ihracatı rekor seviyeye taşıdı, ticaret fazlası iki katına çıktı

Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)
Suudi Arabistan'ın batısındaki Kral Abdullah Limanı açıklarında konteyner yüklü bir gemi (SPA)

Son ticari gelişmeler, Suudi ekonomisinin jeopolitik sarsıntılar karşısındaki olağanüstü dayanıklılığını bir kez daha ortaya koydu. Krallığın mal ticareti dengesi fazlası, geçen yılın aynı dönemine göre Nisan ayında yüzde 100’ün üzerinde artarak 25,4 milyar riyale (6,77 milyar dolar) ulaştı.

Resmî istatistikler, daha önce Hürmüz Boğazı’nda yaşanan deniz taşımacılığı aksaklıklarının Suudi lojistik sisteminin başarısına dönüştüğünü gösterdi. “Yeniden ihracat” kalemi, 2017’den bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye çıkarak 15,5 milyar riyale (4,13 milyar dolar) ulaştı. Bu yükseliş, Suudi Arabistan’ın limanlarını alternatif güzergâhlara dönüştürerek bölgesel yük trafiğini kriz döneminde başarıyla karşılamasının sonucu olarak değerlendirildi. Veriler, ülkenin altyapısının küresel ticaret akışını güvence altına alma ve “Vizyon 2030” hedefleriyle uyumlu sürdürülebilir yapısal kazanımlar elde etme kapasitesini ortaya koydu.

Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) perşembe günü yayımladığı öncü göstergeler, Suudi Arabistan’ın dış ticaret performansında dikkat çekici bir iyileşmeye işaret etti. Veriler, Krallığın çevresindeki zorluklara rağmen ticari ivmesini koruduğunu ve dış sektörünün güçlü yapısını sürdürdüğünü gösterdi. Ticaret fazlasındaki artış, bir yandan ihracattaki yükselişten diğer yandan ithalat harcamalarındaki düşüşten kaynaklandı.

Kuruma göre toplam mal ihracatı Nisan ayında yıllık bazda yüzde 9,3 artarak yaklaşık 101 milyar riyale (26,93 milyar dolar) yükseldi. Bu rakam, 2025’in aynı ayında kaydedilen yaklaşık 93 milyar riyalin üzerinde gerçekleşti.

Petrol ihracatı destekledi

Büyümenin temel itici gücü petrol ihracatındaki yükseliş oldu. Petrol ihracatı yüzde 11,7 artarak 69,6 milyar riyale (18,56 milyar dolar) çıktı. Geçen yıl aynı dönemde bu rakam yaklaşık 62,7 milyar riyal (16,72 milyar dolar) seviyesindeydi.

Petrol dışı ihracat (yeniden ihracat dâhil) ise yüzde 4,5 artışla 31,4 milyar riyale (8,37 milyar dolar) ulaştı. Bu kalem içinde yeniden ihracat tek başına yüzde 20,4 yükselerek 15,5 milyar riyale (4,13 milyar dolar) çıktı ve 2017’den bu yana en yüksek aylık seviyeyi gördü.

Bu güçlü performansta, “makine, elektrikli cihazlar ve ekipmanlar ile bunların parçaları” sektöründeki yüzde 74’lük artış etkili oldu. Söz konusu ürün grubu, yeniden ihraç edilen malların toplamının yüzde 53,5’ini oluşturdu.

Yoğun lojistik faaliyet, Suudi Arabistan’ın İran savaşı sırasında Hürmüz Boğazı’nda yaşanan deniz taşımacılığı sorunları nedeniyle bölgesel yük trafiğinin bir bölümünü kendi limanlarına yönlendirmesinden kaynaklandı. Krallık, sevkiyatları Cidde ve Yenbu’daki Kızıldeniz limanlarına kaydırırken, doğu ve batı kıyılarındaki limanların kapasitesini artırdı ve Doğu-Batı Petrol Boru Hattı’nı devreye alarak petrol ve mal akışının kesintisiz sürmesini sağladı.

Bu çabaların sonucunda petrol dışı ihracatın (yeniden ihracat dâhil) ithalata oranı yüzde 37,8’den yüzde 41,6’ya yükseldi.

Bu kapsamda Bloomberg, Suudi Arabistan’ın, ABD ile İran arasında bölgedeki petrol akışını yeniden canlandırmayı amaçlayan barış anlaşmasının üzerinden bir haftadan fazla süre geçmesinin ardından, Basra Körfezi’ndeki Ras Tanura Limanı’ndan ham petrol yüklemelerine yeniden başlamaya hazırlandığını bildirdi.

İthalattaki düşüş ticaret fazlasını güçlendirdi

Öte yandan toplam mal ithalatı yüzde 5,2 azalarak 80 milyar riyalden (21,33 milyar dolar) 76 milyar riyale (20,26 milyar dolar) geriledi.

Bu düşüş, ticaret dengesindeki iyileşmeyi destekledi. Mal ticareti fazlası yüzde 100,8 artışla Nisan 2025’teki yaklaşık 13 milyar riyalden (3,47 milyar dolar) Nisan 2026’da 25,4 milyar riyale (6,77 milyar dolar) yükseldi.

Başlıca ticaret ortakları

Petrol dışı ihracatta ilk sırayı yüzde 28,1 payla makine ve elektrikli ekipmanlar aldı. Bunu yüzde 17,1 ile plastik ve kauçuk ürünleri izledi.

İthalatta da aynı ürün grubu, yüzde 33,3’lük payla ilk sırada yer aldı. Ulaştırma ekipmanları ve parçaları ise yüzde 10,2 ile ikinci sırada bulundu.

Ülkeler bazında ise Çin, Suudi Arabistan’ın en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürdü. Çin, toplam Suudi ihracatının yüzde 15,2’sini oluştururken, onu yüzde 10,6 ile Birleşik Arap Emirlikleri ve yüzde 9,7 ile Güney Kore takip etti.

dgthyjk8
Krallığın güneyindeki Cizan Limanı (SPA)

İthalatta da Çin yüzde 29,4’lük payla ilk sırada yer aldı. Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 7,9 ile ikinci, ABD ise yüzde 7,2 ile üçüncü sırada bulundu.

Bu dönemde Cidde İslam Limanı kritik bir rol üstlendi. Liman, ithal edilen malların yüzde 33,7’sinin giriş yaptığı en önemli gümrük kapısı olurken, petrol dışı Suudi ihracatının yüzde 23,3’ünün çıkış noktası olarak da ilk sırada yer aldı.

“Suudi ekonomisinin dayanıklılığını gösteriyor”

Şura Meclisi Üyesi Fadl bin Saad el-Buayn, ticaret fazlasındaki güçlü artışın yalnızca ihracat rakamlarındaki iyileşmeyi değil, Suudi ekonomisinin küresel ve bölgesel ticaret dalgalanmalarına karşı dayanıklılığını da ortaya koyduğunu söyledi.

El-Buayn, “Ticaret fazlasının 25,4 milyar riyale ulaşması, Suudi Arabistan’ın yalnızca enerji ihracatçısı olarak değil, ticaret yollarını ve tedarik zincirlerini yeniden şekillendiren etkili bir oyuncu olarak da öne çıktığını gösteriyor” dedi.

Petrol dışı ihracat ve yeniden ihracattaki tarihi artışın gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi açısından önem taşıdığını belirten El-Buayn, ülkenin üç kıtayı birbirine bağlayan bir lojistik merkez olma yolunda ilerlediğini vurguladı. Ayrıca petrol dışı ihracatın ithalata oranındaki yükselişin, ekonominin dış ticarette petrole bağımlılığını kademeli olarak azalttığının olumlu bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Liman altyapısının önemi

Ticaret hukuku uzmanı ve danışman Dr. Usame bin Ganem el-Ubeydi ise Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı krizinin, Suudi Arabistan’ın limanlar, ulaşım ağları ve enerji altyapısına yaptığı yatırımların önemini ortaya koyduğunu söyledi.

El-Ubeydi’ye göre, uzun vadeli kalkınma projeleri olarak görülen bu yatırımlar, kriz dönemlerinde ekonomik istikrarı güçlendiren pratik araçlara dönüştü.

Gelecek dönemde ihracattaki bu artışın sürdürülebilir büyümeye dönüştürülmesi gerektiğini belirten El-Ubeydi, yerli üretim oranının artırılması ve Suudi ürünlerinin küresel rekabet gücünün yükseltilmesinin önemine dikkat çekti.

El-Ubeydi, ticaret fazlasının Suudi Arabistan’ın ulusal ihracatı artırma ve dünya pazarlarındaki varlığını genişletme politikasının doğruluğunu kanıtladığını, ekonominin yalnızca petrol gelirlerine bağımlı olmaktan uzaklaştığını ve bunun da “Vizyon 2030” hedefleriyle uyumlu şekilde gayrisafi yurt içi hasılaya olumlu katkı sağladığını ifade etti.

Böylece Nisan ayındaki ticari performans, ulaşım, lojistik ve enerji alanlarında yapılan stratejik yatırımların kriz zamanlarında gerçek bir güvence mekanizmasına dönüştüğünü ortaya koydu. Ticaret fazlasındaki artış ve stratejik geçiş noktalarından geçen yük hacmindeki büyüme, Suudi dış ticaretinin yeni bir döneme girdiğini; ülkenin lojistik esnekliği, tedarik zincirlerini yönlendirme kapasitesi ve üç kıtayı birbirine bağlayan küresel bir ticaret merkezi olma hedefinde önemli ilerleme kaydettiğini gösterdi.



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.