Trump, kripto para servetini savundu: Yasadışı bir şey yok

Trump, bir zamanlar sektöre şüpheyle yaklaşmasına rağmen, 2024 seçim kampanyasında kripto para sektörünün desteğini kazanmaya çalıştı (AFP)
Trump, bir zamanlar sektöre şüpheyle yaklaşmasına rağmen, 2024 seçim kampanyasında kripto para sektörünün desteğini kazanmaya çalıştı (AFP)
TT

Trump, kripto para servetini savundu: Yasadışı bir şey yok

Trump, bir zamanlar sektöre şüpheyle yaklaşmasına rağmen, 2024 seçim kampanyasında kripto para sektörünün desteğini kazanmaya çalıştı (AFP)
Trump, bir zamanlar sektöre şüpheyle yaklaşmasına rağmen, 2024 seçim kampanyasında kripto para sektörünün desteğini kazanmaya çalıştı (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, ailesinin kripto para girişimlerinde yaşananlardan haberi olmadığını ısrarla savunuyor ancak mali beyanlara göre bu şirketler geçen yıl başkana 1 milyar dolardan fazla gelir sağladı.

Perşembe günü CNBC'ye konuşan Trump, "Bilebilirdim ama bilmiyordum" dedi. 

Haberim yok. Burada yasadışı bir şey yok. Bunda yanlış bir şey yok.

Trump, çocukları ve bağımsız finans kurumları tarafından yönetilen bir tröstte tutulduğunu söylediği varlıklarıyla ilgili, "İşletmelerimle ilgili hiçbir şey yapmıyorum" diye ekledi.

Cumhuriyetçi lider, CNBC röportajında varlık yöneticilerinin "kim olduğunu bile bilmediğini" iddia etti.

Durumu eleştirenler, başkanı ailesinin kripto para faaliyetleri yoluyla nüfuz ticareti yapmakla suçluyor ancak hem başkan hem de Trump Organization bu iddiaları reddediyor.

cdfvgthy
ABD Başkanı Trump, geçen yıl ailesinin kripto para işlerinden 1 milyar dolardan fazla gelir elde etmesinde herhangi bir çıkar çatışması olmadığını ısrarla savunuyor (Reuters)

Trump'ın göreve başlamasından kısa bir süre önce, Trump ailesinin kripto para işlerinden birindeki 500 milyon dolarlık hisseyi Abu Dabi kraliyetinden birine gizlice sattığı ve bu kişinin şirketlerinden birinin daha sonra Trump kripto parası kullanarak 2 milyar dolarlık ayrı bir anlaşma yaptığı öne sürülmüştü. Sözkonusu kraliyet üyesi, BAE'nin yüksek performanslı yapay zeka çiplerine erişimini sağlamak amacıyla Trump yönetimiyle yürütülen müzakerelerde de yer aldı.

ABD Başkanı ekimde, Trump ailesinin kripto faaliyetlerinde birlikte çalıştığı Binance kurucusu Changpeng Zhao için af çıkarmıştı.

Bir zamanlar kripto para endüstrisine şüpheyle yaklaşan Trump, 2024 seçim kampanyasında sektörün desteğini kazanmaya çalışmış ve kripto şirketleri, en etkili ve cömert bağışçıları arasında yer almıştı.

Başkan, kripto para sektörüne yönelik kovuşturmaların azaltılması, ABD Tüketici Finansal Koruma Bürosu'nun zayıflatılması ve ulusal bir Bitcoin rezervi oluşturulması çağrısı dahil, sektörün önceliklerini görev süresi boyunca yerine getirdi.

Bitcoin fiyatının 2025 sonlarında kısa süreliğine tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşması, başkanın sektördeki destekçilerini daha da cesaretlendirmişti.

ABD Başkanı Trump kripto para faaliyetlerinin yanı sıra göreve döndüğünden bu yana elde ettiği ve ABD tarihinde çok az örneği görülen devasa mali kazançlar nedeniyle de mercek altında.

ABD Hükümet Etik Ofisi'nin yayımladığı iki yeni mali beyan formuna göre Trump mali beyanlarında, büyük ABD şirketlerinin menkul kıymetlerinde toplamda en az 220 milyon dolara ulaşan bir dizi finansal işlemi açıkladı.

Diğer tarafta ise Trump'ın ana ikametgahı da olan Mar-a-Lago kulübü 2025'te, 2024'e kıyasla yüzde 50'den fazla artışla başkana yaklaşık 77,5 milyon dolar kazandırdı.

Bazen "Kışlık Beyaz Saray" diye de anılan bu mülk, başkana ulaşmak için kilit bir mekan haline geldi. Bağışçılar ve Silikon Vadisi yöneticileri, başkana yakınlaşmak için Palm Beach'e akın ederken, Trump da göreve başladığından bu yana Mar-a-Lago'yu düzenli olarak ziyaret ederek burada yüksek meblağlı bağış toplama etkinlikleri düzenledi.

Florida'daki kulüpte düzenlenen bağış toplama etkinliklerinde kişi başı katılım ücreti 1 milyon dolara ulaştı.

Trump'ın 2024'te yeniden seçilmesinden kısa süre önce Mar-a-Lago'nun üyeliğe giriş ücreti 700 bin dolardan 1 milyon dolara çıkarılmıştı. (Kulüp, Trump'ın ilk seçildiği dönemde de ücretleri aniden artırmıştı.)

Independent Türkçe



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.