İran'daki savaş Amerikalılara 100 milyar dolara mal oldu

ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
TT

İran'daki savaş Amerikalılara 100 milyar dolara mal oldu

ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)
ABD ve İsrail'in şubatta İran'a savaş açmasından bu yana benzin fiyatları yüksek seyrediyor. Dünyadaki petrolün yüzde 20'si, çatışmanın başlamasından bu yana İran'ın kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor (AFP)

Brown Üniversitesi'nin tahminine göre İran'daki savaş Amerikalılara ek enerji maliyetleri nedeniyle 100 milyar dolara mal oldu. Üstelik bu rakam her 2 dakikada 1 milyon dolar daha artıyor.

Brown Üniversitesi Watson Uluslararası ve Kamu İlişkileri Fakültesi'nin hazırladığı İran Savaşı Enerji Maliyeti Takibi, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik ortak saldırılar düzenlemesinden bu yana benzin ve motorin fiyatlarını takip ediyor.

Bu ek maliyet, ülke genelinde tahmini 131 milyon hane bulunduğu dikkate alındığında, hane başına yaklaşık 763 dolara denk geliyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a karşı yürüttüğü savaş, ABD genelinde büyük ölçüde tepkiyle karşılandı. Bunun nedenlerinden biri de savaşın akaryakıt fiyatlarında büyük artışa yol açması. Dünyadaki petrolün yaklaşık yüzde 20'si, İran'ın fiilen kapattığı Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor.

Trump geçen ay Amerikalılara daha yüksek benzin fiyatlarını kabul etmeleri çağrısında bulundu. New York'un Garden City kentinde düzenlenen siyasi mitingde konuşan Trump, "çok kötü bir ülkenin" nükleer silaha sahip olmamasını sağlamanın bedeli olarak "benzine birazcık daha fazla para ödemenin" buna değer olduğunu söyledi.

Trump, 14 Ağustos'taki mitingde, "İran'ı yenmeyi tamamladıktan sonra... Çok yakında Hürmüz Boğazı'nın ABD toprağı olduğunu ilan edeceğim" dedi.

Pazartesi günü itibarıyla ortalama benzin fiyatı galon başına 4,15 dolardı. Bu, İşçi Bayramı hafta sonu için ulusal düzeyde rekor fiyat ve tatil döneminde fiyatların ilk kez 4 doların üzerine çıkması anlamına geliyor.

Amerikan Otomobil Birliği'ne (AAA) göre mevcut fiyat, 2012'de belirlenen önceki İşçi Bayramı rekoru olan 3,82 doların oldukça üzerinde.

Ancak Brown Üniversitesi'nin takip sistemine göre birçok eyalette akaryakıt istasyonlarındaki fiyatlar çok daha yüksek. Pazartesi günü Kaliforniya'da ortalama benzin fiyatı galon başına 5,86 dolar, Hawaii'de ise 5,39 dolardı.

Savaşın yol açtığı ek maliyetin büyük bölümü benzinden kaynaklanıyor. Ancak motorin fiyatları da cuma günü rekor seviyeye ulaştı ve o zamandan beri yükseliyor. AAA'ya göre pazartesi sabahı itibarıyla motorinin galon fiyatı 5,90 dolardı. Bu fiyat, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 60 daha yüksek.

Brown Üniversitesi'nin takip sistemine göre tüketiciler açısından maliyetin en fazla arttığı eyalet Teksas oldu. Teksas'taki tüketiciler, İran savaşının başlamasından bu yana benzin ve motorin için yaklaşık 11 milyar dolar daha fazla ödüyor. Kaliforniya ve Florida'da yaşayanların ödediği ek maliyet ise sırasıyla yaklaşık 8 milyar dolar ve 5 milyar dolar.

Başlangıçta savaşın 4 ila 5 hafta süreceğini öne süren Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek için Amerikalıların akaryakıt istasyonlarında daha fazla ödeme yapmaya razı olduğunu söylüyor. Ancak anketler, Amerikalıların çoğunun Trump'ın savaşı yönetme biçimini onaylamadığını gösteriyor.

Trump, sık sık savaşın fiilen sona erdiğini, İran ordusunun yok edildiğini ve ABD'nin Hürmüz Boğazı'nın kontrolünü ele geçirdiğini öne sürmesinin yanı sıra, savaş sona erdiğinde akaryakıt fiyatlarının "çakılacağı" sözünü verdi.

Independent Türkçe



Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
TT

Altın, ABD enflasyon verileri öncesinde 4 bin 160 dolar seviyelerinde yatay seyrediyor

Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)
Pekin’de düzenlenen Çin Uluslararası Mücevher Fuarı’nda sergilenen altın külçeleri (EPA)

Altın fiyatları, yatırımcıların ABD Merkez Bankasının (FED) para politikasının seyrine ilişkin ipuçları aradığı ABD enflasyon verilerinin günün ilerleyen saatlerinde açıklanması beklentisiyle bugün yatay seyretti. FED yetkililerinin faizlerin daha da artırılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin farklı açıklamaları da piyasaların odağında yer aldı.

Spot altın, ons başına 4 bin 159 dolar civarıda sabit kalırken, aralık vadeli ABD altın vadeli işlemleri yüzde 0,1 artışla 4 bin 182,60 dolara yükseldi.

Taste Life Küresel Makroekonomi Başkanı Ilya Spivak, altın fiyatlarının belirli bir bantta sınırlı hareket etmeyi sürdürdüğünü belirtti. Spivak, petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altının değerini koruyabilmesinin, yükselişini sürdürmek için yeni bir katalizör arayışında olduğuna işaret edebileceğini belirtti.

Jeopolitik gelişmeler cephesinde Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı, Dahran kentinde Saudi Aramco’ya ait bir idari binanın saldırıya uğradığını açıkladı. İran destekli Husiler ile Suudi Arabistan arasında artan gerilimle eş zamanlı gerçekleşen gelişmeler, bugün petrol fiyatlarının yükselmesine yol açtı.

Para politikası konusunda ise New York FED Başkanı John Williams, enflasyonu düşürmek amacıyla merkez bankasının bu yıl faizleri bir kez daha artırmasının gerekebileceğini yineledi. Buna karşılık FED Yönetim Kurulu Üyesi Christopher Waller, ABD tahvil getirilerindeki son yükselişin enflasyon beklentilerindeki artıştan değil, ekonomik büyümenin gücünden kaynaklandığını belirtti. Waller, enflasyon beklentilerinin istikrarlı seyrini koruduğunu ifade etti.

Piyasalar, ABD Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verisinin bugün 12.30’da açıklanmasını bekliyor. Üretici fiyatları ve perakende satış verileri ise yarın yayımlanacak. Spivak’a göre ekonomik ivmenin zayıfladığına işaret eden veriler, yatırımcıların yeni faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azaltabilir ve bu durum altın fiyatlarını destekleyebilir.

CME Group bünyesindeki FedWatch aracına göre piyasalar, ABD faizlerinin bu ay artırılması ihtimalini yaklaşık yüzde 23, aralık ayında artırılması ihtimalini ise yüzde 88 olarak fiyatlıyor.

Getiri sağlamayan altın, faiz oranlarının düşmesinden genellikle olumlu etkileniyor. Buna karşılık yüksek faiz oranları, getiri sağlayan varlıkları daha cazip hâle getirerek altının yatırımcılar açısından çekiciliğini azaltıyor.

Diğer değerli metallerde ise spot gümüş yüzde 0,6 düşüşle ons başına 59,11 dolara geriledi. Platin bin 664,19 dolarda yatay seyrederken paladyum yüzde 0,4 artışla bin 130,81 dolara yükseldi.


Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
TT

Uluslararası Enerji Ajansı: Dizel kıtlığı 2027 yılına kadar sürebilir

ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde dizel fiyatını gösteren bir tabela, 16 Eylül 2026 (Reuters)

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) bugün yayımladığı aylık petrol piyasası raporunda, stokların önemli ölçüde azalması ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde üretime getirilen kısıtlamalar nedeniyle dizel yakıt arzındaki sıkıntının gelecek yıla kadar devam edebileceğini bildirdi.

Dizel yakıt rafinaj kâr marjları, eylül ayında varil başına yaklaşık 95 dolarla rekor seviyeye ulaştı. ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşla bağlantılı saldırıların yol açtığı rafinaj kapasitesi düşüşü nedeniyle üretim de keskin biçimde geriledi.

IEA, “Dizel piyasaları ciddi baskı altında kalmaya devam ediyor. Uzun süreli arz kesintileri, rafinerilerin sonbahardaki bakım çalışmaları ve kış aylarındaki talep zirvesi öncesinde, normalde stokların artırılması gereken bir dönemde stoklardan çekilmesine yol açtı” açıklamasında bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump, cuma günü Rusya’nın küresel piyasalara dizel yakıt tedarik etmeyi kabul ettiğini açıklayarak bir ilke imza attı. Trump, yönetiminin Moskova’yı Ukrayna’ya karşı yürüttüğü savaşta kullanabileceği gelirlerden mahrum bırakmak amacıyla uygulamaya konulan Rus yakıtına yönelik ABD yaptırımlarını geçici olarak kaldırdığını söyledi.

Trump, Cumhuriyetçi ve Demokrat partilerden bazı Kongre üyelerinin anlaşmanın, Moskova Ukrayna’ya yönelik saldırılarını sona erdirene kadar Rus enerji ürünlerinin ithalatını yasaklayan ABD yasasına aykırı göründüğünü dile getirmelerine rağmen Rusya ile yapılan ‘dizel anlaşmasını’ savundu.

Rus petrolü ihracatına yönelik yaptırımların kaldırılmasının yüksek yakıt fiyatlarının düşürülmesine yardımcı olacağını belirten Trump’ın açıklamalarına bazı analistler şüpheyle yaklaştı. Analistler, Rusya’nın önümüzdeki üç ay boyunca sağlayacağını belirttiği dizel miktarının fiyatlar üzerinde kayda değer bir etki yaratmaya yetmeyeceğini savundu. Söz konusu miktarın, küresel yakıt tüketiminin yalnızca yaklaşık 12 saatlik bölümüne karşılık geldiği belirtildi.

Dizel fiyatları dünya genelinde rekor seviyelere yükselerek ABD’de galon başına 6,5 doları aştı. Fiyatlar, ABD ile Rusya arasında ‘dizel anlaşmasının’ duyurulmasının ardından ise bir miktar geriledi.


IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
TT

IMF: Suudi Arabistan’a yönelik saldırıların etkileri tüm dünyaya yayılabilir

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)
Georgieva, IMF ve Dünya Bankası Grubu’nun Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen küresel politika gündemine ilişkin üst düzey yöneticiler bilgilendirme oturumunda (AFP)

Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, Suudi Arabistan’a yönelik son saldırıların, ülke ekonomisinin bölge ve küresel piyasalar açısından taşıdığı önem ve Ortadoğu’da enerji arz güvenliğine ilişkin risklerin artması nedeniyle dünya genelinde olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.

Georgieva, IMF ve Dünya Bankası’nın Bangkok’ta düzenlenen yıllık toplantıları kapsamında gerçekleştirilen basın toplantısında, “Suudi Arabistan ekonomisi bölge ve dünya için önemli” diyerek,  son gelişmelerin “herkesi, dünyanın her yerinde etkileyebilecek olası olumsuz sonuçlar” doğurabileceğini ifade etti.

Uyarı, bölgedeki enerji akışları ve deniz taşımacılığının baskı altında olduğu bir dönemde yapıldı. Tedarik zincirlerinde yaşanabilecek aksaklıkların, özellikle petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlı ekonomilerde enerji maliyetleri, ticaret ve ekonomik faaliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği belirtiliyor.

IMF’nin dün yayımladığı tahminler de bölgedeki aksaklıkların ekonomiler üzerindeki olası etkilerinin boyutuna işaret ediyor. Fon, Ortadoğu ve Orta Asya ekonomilerinin 2026’da yüzde 0,3 daralmasını, 2027’de ise yüzde 6,3 büyümesini bekliyor. Bu görünüm, mevcut krizin yarattığı baskıların yanı sıra krizin hafiflemesi ve enerji ile ticaret akışlarının yeniden toparlanmasıyla öngörülen ekonomik iyileşmeyi yansıtıyor.

Bölge ekonomileri üzerindeki olası etkilerin, deniz taşımacılığındaki aksaklıklara maruz kalma düzeyine ve ihracatın sürdürülebilirliğine bağlı olarak farklılık göstermesi bekleniyor. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Suudi Arabistan’a ilişkin büyüme tahminini 2027 yılı için yükselten IMF, temmuz ayında yüzde 2,4 ve nisanda yüzde 3,4 olarak açıkladığı tahminini yüzde 7,9’a çıkardı. Fon, Suudi Arabistan ekonomisinin 2026’daki daralmasına ilişkin tahminini ise temmuz ayındaki yüzde 5 ve nisan ayındaki yüzde 6,4 seviyelerinden yüzde 3,3’e indirdi.

Bu görünüm, deniz taşımacılığındaki aksaklıkların hafiflemesiyle üretim ve ihracatın yeniden ivme kazanacağı beklentisini yansıtıyor. Bununla birlikte toparlanmanın hızı ve boyutu, güvenlik koşullarındaki gelişmelere ve enerji ile ticaret akışlarının normale dönmesine bağlı olacak. Suudi Arabistan Maliye Bakanlığı ise bütçeye ilişkin ön açıklama metninde, 2027 yılı için yüzde 12,8’lik daha yüksek bir büyüme öngörüsüne yer verdi.