IKBY'de hükümetin kurulması için yürütülen istişarelerde sonuca ulaşılamadı

IKBY'de hükümetin kurulması için yürütülen istişarelerde sonuca ulaşılamadı
TT

IKBY'de hükümetin kurulması için yürütülen istişarelerde sonuca ulaşılamadı

IKBY'de hükümetin kurulması için yürütülen istişarelerde sonuca ulaşılamadı

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) düzenlenen son seçimlerde başarılı olan partiler başbakanlık yardımcılığı görevi için rekabet ederken seçimlerde çoğunluğu elde eden ve hükümeti kurmakla yükümlü olan Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) çoğunluk hükümeti kurmayı tercih ettiğini açıkladı.
Yapısı ve bileşimi ile yeni hükümetin, eski hükümetlerden farklı olması beklentilerinin ortasında IKYB’deki son parlamento seçimlerinde başarılı olan partilere yakın kaynaklar; yeni hükümetin özelliklerini belirlemek için yürütülen istişarelerin daha “sonuç” vermediğini açıkladı.
111 sandalyeli IKYB parlamentosunda 45 sandalye kazanarak çoğunluğu elde eden ve yeni hükümeti kurma görevini üstlenen KDP’nin önde gelen isimlerinden oluşan bir heyet Süleymaniye’de istişarelere başladı. Heyet; partilerinin hazırlamış olduğu yeni hükümet programı ve partilerin bu hükümete katılım şekli üzerinde anlaşmak amacıyla seçimlerde 21 sandalye kazanan Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) ve 12 sandalye elde eden Değişim Hareketi’nin yöneticileri ile görüştü.
KDP hükümette yer almak isteyen partilere, iyi ve kötü günde bölgenin yönetiminde herkesin ortak sorumluluk üstlendiği ve zor zamanlarda sorumluluktan kaçmadığı bir hükümet programını uygulamak için tek bir ekip olarak çalışmayı kabul ettiklerini peşin olarak taahhüt etmeleri şartını koşuyor. Diğer partiler ise bu şartların kabul edilemez ön koşullar olduğunu düşünüyor.
KYB ve Değişim Hareketi’nin yöneticilerine göre; KDP heyeti ile üç gün önce Süleymaniye’de gerçekleştirilen istişareler hala görüş alışverişi sürecinde ve bu toplantılarda yeni hükümet ile ilgili kesin bir karar alınmadı.
KYB’nin Kubat Talabani şartı
Ama Değişim Hareketi yöneticileri; KDP’ye başbakanlık yardımcılığı görevinin kendilerine verilmesi aksi takdirde KDP’nin kurmak istediği çoğunluk hükümetine katılmayacakları şartını ilettiklerini söyledi. KDP, başarısız bir deneyim olduğu için eski hükümet gibi geniş tabanlı bir koalisyon hükümeti yerine çoğunluk hükümeti kurmak istiyor. KYB ise KDP’nin iki başkan yardımcısı atamakta ısrar etmesi halinde KYB’nin kurucu lideri Celal Talabani’nin küçük oğlu Kubad Talabani’nin başbakan yardımcılığı görevine aday gösterilmemesi konusunda ısrar ediyor.
KYB, KDP ile yürütülen istişarelerin öncelikle hükümet programının içeriğine odaklandığını ve seçim kazanımları kapsamında, parlamento başkanlığı, başbakan yardımcılığı görevlerinin ve iki önemli bakanlığın partilerinin hakkı olduğunu vurguladığını kaydetti.
KYB Sözcüsü Sadi Ahmed düzenlenen basın toplantısında, partisinin yeni hükümette sadece katılım değil gerçek ortaklık temelinde yer almak istediğini işaret etti. İstişareler sırasında eski hükümet döneminde yapılan hatalardan ders alınması gerektiğini ve yeni dönemde bölgenin durumunu iyileştirmek için birlikte çalışılması gerektiğini vurgulayan Sözcü Ahmed; “Yeni hükümete ortak olmak isteyen herhangi bir parti ya da şahsiyete karşı ve tutumuz yok” dedi.
KYB, petrol bakanlığını istiyor
Kaynaklardan sızdırılan bilgiler göre; KYB’nin İçişleri ile Doğal Kaynaklar (petrol) bakanlığını talep ettiğine, KDP’nin ise bu iki bakanlığı vermemekte ısrar ettiğine ve buna karşılık KYB’ye Peşmerge (Savunma) Bakanlığı’nı önerdiğine işaret etti. Ancak bu konudaki müzakerelerde daha sonuca ulaşılamadı.
Seçimlerin ardından kurulan yeni parlamento, beşinci döneminin ilk oturumlarını iki hafta önce düzenlemişti. Ama partiler arasındaki derin anlaşmazlıkların sürmesi nedeniyle parlamento üyeleri; başkan, başkan yardımcısı ve parlamento sekreterinden oluşan başkanlık kurulu üyelerini seçmekte başarısız olmuştu.
Goran, yeni hükümete katılırsa üç bakanlık alacak
Değişim Hareketi (Goran) Sözcüsü Şorış Hacı partisinin, KDP ile yaptığı istişare toplantısının ardından üyeleri, destekçileri ve teşkilatlarının ” partinin hükümette elde edebileceği konum ve bakanlıklar ışığında” yeni kurulacak hükümete katılımı ile ilgili görüşlerini almaya başladığını belirtti. Yerel basına konuşan Şorış Hacı; partisinin yeni hükümete katılımının partinin üst düzey karar alıcısı olan Ulusal Meclis’in kararına bağlı olduğunu ve Ulusal Meclis’in yeni hükümete katılımı onaylaması halinde partisinin üç bakanlığa sahip olacağını açıkladı.
KDP, başbakanlık yardımcılığını Türkmenlere vermeyi planlıyor
KDP ise yeni hükümeti kurma çabalarının hem KYB hem de Goran’ın başbakanlık yardımcılığının kendilerine verilmesi konusundaki ısrarlarından etkilenmeyeceğini düşünüyor. Çünkü hem başbakan hem de parlamento başkanının iki yardımcısı bulunuyor. Aynı şekilde KDP, bu kez başbakan yardımcılığını Türkmenlere vermeyi planlıyor. Süleymaniye’de gerçekleştirilen istişare toplantılarının görüş alışverişinin temelini attığını söyleyen KDP, partisinin beklenen idari toplantısında durumun açıklığa kavuşturulacağını belirtti.
Parti yaptığı açıklamada, aday olarak 2006 yılından beri başbakan olan Neçirvan Barzani’yi tekrar aday göstereceğini, düzenlenmesi beklenen idari toplantının ardından Barzani’nin bu konu ile ilgili olarak parti temsilcileri ile bu ayın sonunda parlamento başkanlık kurulu üyelerinin seçilmesi, gelecek ay içerisinde ise hükümetin kurulması için istişarelerine başlayacağını belirtti.



Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
TT

Irak, Körfez ülkelerini ve Ürdün'ü hedef almayı reddetti

Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)
Irak'lı bir asker, 26 Mart 2026'da ABD hava saldırısıyla hedef alınan Habbaniye'deki yıkılmış bir üssün enkazının yanında (AFP)

Irak Dışişleri Bakanlığı dün yaptığı resmi açıklamada, hükümetin Körfez ülkeleri ve Ürdün'e yönelik her türlü saldırganlığı veya hedef almayı kesin bir dille reddettiğini teyit ederek, bölgenin istikrarının herkesin ortak çıkarı olduğunu vurguladı.

Bakanlık, Irak'ın Arap devletleriyle karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler kurma ve denge politikasına olan bağlılığını yinelediğini belirterek, bu ülkelerin güvenliğinin Irak'ın kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Güvenlik sorunlarına yönelik önlemler alındığını ve Irak topraklarından kaynaklanan herhangi bir hedef alma hakkında bilgi alıp hızlı bir şekilde müdahale etmek için hazırlıkların yapıldığını ifade etti.

Körfez ülkeleri ve Ürdün, İran'a bağlı Iraklı grupların saldırılarını kınadı.

Irak ve Ürdün ayrıca savaşın sonuçları konusunda uyararak, çatışmaların durdurulması, koordinasyonun güçlendirilmesi, uluslararası seyrüsefer özgürlüğünün garanti altına alınması, bölgesel ve uluslararası istikrarın korunması ve bölge üzerindeki ekonomik ve güvenlik etkilerinin azaltılması gerektiğinin altını çizdi.


UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
TT

UNICEF: Lübnan'da 370 binden fazla çocuk yerinden edildi, 121 çocuk ise öldürüldü

İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)
İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırılarından yükselen dumanılar (Arşiv-Reuters)

UNICEF'in Lübnan temsilcisi Marco Luigi Corsi bugün yaptığı açıklamada, İsrail'in Hizbullah'a karşı yürüttüğü askeri harekat nedeniyle Lübnan'da 370 binden fazla çocuğun evlerinden ayrılmak zorunda kaldığını söyledi.

Sözlerine şöyle devam etti: Çağrı sırasında en az 121 çocuk öldü ve 399 çocuk yaralandı.

Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)Hizbullah Eski Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın, Beyrut'un güney banliyölerinde İsrail baskını sonucu yıkılan "Karz-ı Hasen" binasının enkazı arasında görülen fotoğrafı (EPA)

İsrail ve Lübnan'daki Hizbullah arasındaki savaş, grubun İran'ın dini liderinin İsrail-Amerikan hava saldırısında öldürülmesine misilleme olarak 2 Mart'ta İsrail'e roket fırlatmasıyla patlak verdi. İsrail, Lübnan genelinde ağır hava saldırıları ve güneye kara harekatıyla karşılık verdi.


Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
TT

Lübnan, Mısır'dan "uzun sürecek bir İsrail savaşı" hakkında istihbarat aldı

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Joseph Avn, Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ve Mısır Büyükelçisi Alaa Musa ile görüştü (Lübnan Cumhurbaşkanlığı)

Lübnan, Mısır'dan İsrail savaşının uzun süreceğine dair olumsuz bilgiler aldı; bu bilgiler, yakın bir ateşkesin kesin işaretlerinin olmaması ve İsrail'in güney Lübnan'a yeni bir askeri birlik konuşlandırarak çatışma alanını kademeli olarak tırmandırma niyetini teyit etmesiyle eş zamanlı olarak geldi.

Beyrut'ta yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati, "ülkesinin, gerilimi azaltmak ve bölgedeki çatışmanın yayılmasını önlemek amacıyla, İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında mesaj iletimi de dahil olmak üzere yoğun temaslar yürüttüğünü, aynı zamanda İsrail tarafıyla da iletişim halinde olduğunu" açıkladı. Ancak Abdulati'nin Beyrut'taki görüşmelerine yakın kaynaklar, atmosferin "cesaret kırıcı" olduğunu ifade etti.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar, siyasi ve askeri verilerin Lübnan meselesine olumlu bir yaklaşımı yansıtmadığını, özellikle de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Lübnan savaşına Amerika ve İran arasındaki müzakerelerin bir parçası olmasına izin vermeyi reddettiğini ve "Hizbullah'ı ortadan kaldırma" konusundaki tutumunu sertleştirdiğini, bunun da Lübnan savaşının uzun vadeli olacağının göstergesi olduğunu belirtti.