Brüksel’de polise bıçaklı saldırı

Brüksel’de polise bıçaklı saldırı
TT

Brüksel’de polise bıçaklı saldırı

Brüksel’de polise bıçaklı saldırı

Belçika Federal Soruşturma Bürosu, Brüksel’de iki güvenlik görevlisine düzenlenen terör saldırısı hakkında soruşturma başlattı. Yetkililerden alınan bilgiye göre dün sabahın erken saatlerinde yaşanan saldırının faili daha önce gerçekleştirdiği soygundan dolayı sabıkası bulunan ve hakkında hapis kararı olan 1984 doğumlu bir Belçika vatandaşı.
Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda “Silahlı bir kişi güvenlik görevlilerine saldırdı. Saldırıda bir polis yaralandı” dedi. Saldırı, Brüksel’deki turistik alanladan olan Büyük Meydan yakınlarındaki bir polis merkezi civarında yaşandı.
Zanlının evini arayan polis, saldırganın DEAŞ’la bağlantılı olup olmadığına dair henüz açıklama yapmadı. Dün medya organlarınca aktarılana göre Brüksel Başsavcısı, polisi hedef alan bıçaklı saldırı hakkında soruşturma başlatıldığını duyurdu. Belçika İçişleri Bakanı Jambon yaptığı açıklamada şu bilgileri verdi:
“Bize gelen bilgilere göre silahlı bir kişi polise saldırdı. Daha önce hapiste olan bu saldırgan yakın bir zamanda serbest bırakılmıştı. Daha önce de hakkında 6 sene hapis kararı verilen saldırgan 2018’'in ekim ayında serbest bırakılmıştı. Geçmişi 2004’e kadar uzanan birçok soygunla tanınıyordu. 2014’ten bu yana da tutukluydu.”
Bölge Polisi Sözcüsü Els van Dekker de açıklamasında şunları söyledi:
“Bir şahıs polise bıçaklı saldırı gerçekleştirdi. Hastaneye kaldırılan polisin durumu iyi. Saldırgan, polisin arkadaşı tarafından açılan ateş sonucu göğsünden yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Ölüm tehlikesi yok.”
Belçika’da yayın yapan bir gazete şahsın polise saldırdığı sırada “Allahu Ekber” diye bağırdığını iddia etti ancak bu bilgi polis tarafından doğrulanmadı.
Belçika polisi geçen ekim ayında Brüksel’in güneyindeki bir istasyondaki trende yolcuları tehdit eden bıçaklı bir saldırganı tutuklamıştı. Belçika Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamada tren içindeki bir yolcunun bölgede devriye gezen güvenlik görevlilerine bıçaklı bir kişinin yolcuları tehdit ettiğini ilettiği ve iki güvenlik görevlisinin trene girdiğini belirtti. Ardından saldırganın görevlilerin yaklaşması durumunda bir yolcunun boğazını kesmekle tehdit ettiğini aktardı. Başsavcılık, bir süre sonra iki polisin saldırganı tutuklayarak demiryolu polisine teslim ettiğini kaydetti.
Belçika'da askeri personel ülkenin önemli bölgelerinin korunmasında polise yardımcı oluyor. Güvenlik önlemleri, 2016’nın nisan ayında gerçekleşen ve 32 kişinin ölmesi, 300 kişinin de yaralanmasına neden olan Brüksel saldırısının ardından artırılmıştı.



İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.


Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
TT

Netanyahu: İran, İsrail'e saldırırsa "hayal edilemez" bir karşılıkla yüzleşecek

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu (Reuters)

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'ın Tahran'a karşı askeri harekât olasılığına tekrar işaret etmesinin ardından, ülkesinin İran'ın saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği uyarısında bulundu.

Netanyahu, askeri bir tören sırasında televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Eğer bize saldırma hatasını yaparlarsa, hayal bile edemeyecekleri bir karşılık alacaklar" dedi.

Trump, bir anlaşmaya varılmadığı takdirde İran'ı bombalamakla defalarca tehdit etti ve bölgeye iki uçak gemisi, savaş gemileri ve uçaklar göndererek saldırı olasılığını artırdı.

dfvgthy
ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, (AP)

İsrail Başbakanı, Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılmasından önce yeniden inşa edilmeyeceğini belirterek, "Müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri ile Gazze silahsızlandırılmadan önce yeniden inşa edilmeyeceği konusunda anlaştık" dedi. Başkan Trump'ın temsilcisi Steve Witkoff da dahil olmak üzere Amerikalı yetkililer, somut ilerleme kaydedildiğini ve Hamas'ın silahlarını bırakması için baskı altında olduğunu vurguladı. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre İsrail, Hamas'tan küçük kalibreli kişisel silahların müsadere edilmesi de dahil olmak üzere geniş kapsamlı kısıtlamalar getirme tehdidinde bulundu.