CSIS:11 Eylül sonrası küresel terör azalmadı

CSIS:11 Eylül sonrası küresel terör azalmadı
TT

CSIS:11 Eylül sonrası küresel terör azalmadı

CSIS:11 Eylül sonrası küresel terör azalmadı

Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü’nün (CSIS) yürütmüş olduğu bir araştırma, dünya çapında fanatik savaşçıların sayısının, 11 Eylül 2011 terör saldırılarının zamanındaki sayının dört katına çıktığını ortaya koydu.
Araştırma, bugün dünyanın 70 ülkesi arasında yayılan yaklaşık 230 bin savaşçıya işaret ederek bunların çoğunlukla Suriye, Afganistan, Pakistan ve Irak’ta yoğunlaştığını; sadece 80 bin kadarının ise 11 Eylül saldırılarının ardından teröre karşı küresel bir savaş başlatan ABD’de bulunduğunu belirtti.
CSIS araştırmasına göre çeşitli istatistik kurumları, terör örgütleri saflarında yer alan yabancı savaşçıların gerçek sayısı konusunda farklılık gösterse de hepsinin ortak tanısı, ABD’nin terörle mücadele politikasının dünya genelinde aşırılık yanlısı ideolojinin yayılmasını kapsamak bir yana bazı durumlarda artış göstermesine engel olamamak bakımından başarısız olduğu yönünde. Enstitü, yürüttüğü araştırmada İslam’ın ‘katışıksız’ hali olarak tarif edilen yaklaşımı benimseyen fanatik savaşçılara yoğunlaşıyor.
Araştırmanın belirttiğine göre fanatik topluluklar, son derece tehlikelidir zira ABD ve onun Batılı dostlarını düşman olarak görürler. Genellikle bu topluluklar, diğer aşırılık yanlısı gruplara göre sivilleri öldürmeye daha meyilli olur.
CSIS'in araştırmasında ayrıca fanatiklerin büyük oranda ABD’nin terörle savaş bağlamında etkin bir askeri varlığının olduğu ülkelerde yoğunlaştığı ve söz konusu ülkeler arasında en fazla Suriye’nin radikal militan barındırdığı ifade edildi. Buna göre Suriye’nin 43.650 ila 70.550 arasında değişen savaşçı sayısıyla listenin başında yer aldığı sıralamada onu 27.000 ila 64.060 militan ile Afganistan; 17.900 ila 39.540 militan ile Pakistan; 10.000 ila 15.000 militan ile Irak, 3.450 ila 6.900 militan ile Nijerya ve nihayet 3.095 ila 7240 militan sayısı ile Somali takip ediyor.
Araştırmanın devamında sözü edilen unsurların büyük çoğunluğunun ya 11 Eylül saldırılarının faili El Kaide örgütünün ya da Irak savaşının kargaşasından çıkıp dünyanın en ölümcül terör örgütü haline gelen DEAŞ’ın çatısı altında yer aldığı belirtildi. ‘Geçtiğimiz yıllarda büyük bölgesel kayıplara uğramasına rağmen DEAŞ örgütü saflarının Afrika, Ortadoğu ve Güney Asya’dan gelen savaşçılarla yeniden dolduğu’ dile getirilirken, BM’nin Irak ve Suriye’nin dört bir yanında yayılan yaklaşık 30 bin DEAŞ militanı bulunduğu yönündeki ifadelerine de yer verildi.
Araştırmada ifade edildiğine göre, “Bu veriler gösteriyor ki DEAŞ örgütünün bölgelere egemen olma noktasındaki gerileyişine rağmen hala eşi görülmemiş bir radikal terör grubunun varlığı söz konusu”. Ayrıca fanatik toplulukların, yetersiz yönetim rejimleri ve mezhepsel bölünmelerle yani askeri seçenekle çözülmesi mümkün olmayan meselelerle uğraşan ülkelerde yayıldığına dikkat çekildi.
Buna göre önemli hatta belki de Batılı politikaların ele alması gereken en önemli konulardan biri, terörle yüzleşen rejimlere yardım etmektir. Araştırma bu durumu şöyle formüle ediyor: “Hükümetin iyileştirilmesi, ekonomik ve mezhepsel sorunlarla daha etkin bir şekilde mücadele edilmesi ve cihatçı selefi gruplar tarafından istismar edilen diğer sorunlar, cihat ideolojisi ile başa çıkmada takip edilmesi gereken en önemli yol işaretleridir”.
Araştırma, şu gerçekliği ortaya koyan göstergeler dizisinin bir parçası: Washington’un fanatik gruplara vermiş olduğu askeri karşılık, köktendinciliğin gerçek sebebini ortadan kaldırmaya yönelik olmayıp sadece belirtilere yoğunlaşmaktadır. Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü (CSIS), bu meselelerin daha etraflıca ele alınması için ABD’deki diplomatik ve kalkınma çabalarına odaklanma çağrısı yaparken, dünya çapındaki politika kurucularından da DEAŞ ve El Kaide gibi terör örgütlerinin birçok ülkede yuvalanmasına geçit veren politik vd. etkenler üzerine daha fazla kafa yorulmasını istedi.
Enstitü, bu araştırmada verilen rakamlara Dışişleri Bakanlığı’nın yabancı terör örgütleri listesi ile Terörle Mücadele ve Teröre Karşılık Verme Araştırmaları Ulusal Birliği’nin de yer aldığı resmi ve gayri resmi veri tabanlarından eriştiğini belirtti.



ABD, Al Jazeera muhabirinin öldürülmesini şiddetle kınadı: Soruşturma, hızlı ve esaslı şekilde yapılmalı ve sorumlular hesap vermeli

Al Jazeera televizyonu muhabiri Şirin Ebu Akile (AFP)
Al Jazeera televizyonu muhabiri Şirin Ebu Akile (AFP)
TT

ABD, Al Jazeera muhabirinin öldürülmesini şiddetle kınadı: Soruşturma, hızlı ve esaslı şekilde yapılmalı ve sorumlular hesap vermeli

Al Jazeera televizyonu muhabiri Şirin Ebu Akile (AFP)
Al Jazeera televizyonu muhabiri Şirin Ebu Akile (AFP)

ABD Dışişleri Bakanlığı, Al Jazeera televizyonu muhabiri Şirin Ebu Akile'nin, işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinde görevi sırasında öldürülmesini şiddetle kınadı ve olayın soruşturulması çağrısında bulundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, olaydan derin üzüntü duyduklarını belirtti.
Price, "Amerikalı gazeteci Şirin Ebu Akile'nin Batı Şeria'da öldürülmesini şiddetle kınıyoruz. Soruşturma, hızlı ve esaslı şekilde yapılmalı ve sorumlular hesap vermeli. Onun ölümü, dünyanın her yerindeki basın özgürlüğüne bir darbedir." ifadelerini kullandı.
Katar merkezli Al Jazeera televizyonunun deneyimli saha muhabiri Şirin Ebu Akile, İsrail askerlerinin bu sabah işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Cenin Mülteci Kampı'na düzenlediği baskını takip ettiği sırada, İsrail askerlerinin açtığı ateşle başından ağır yaralanmıştı.
Görevini yaptığı sırada ve üzerinde "basın" yazılı çelik yelek giydiği halde, İsrail askerleri tarafından gerçek mermiyle vurulan Ebu Akile yaşamını yitirmişti.
Ebu Akile'nin yanında bulunan gazeteci Ali es-Sumudi de sırtından yaralanmıştı. Hastaneye kaldırılan Sumudi'nin durumunun stabil olduğu bildirilmişti.


Kara Panterlerin 49 yıldır hapiste olan üyesi şartlı tahliye edildi

1966-1982'de aktif olan Kara Panter'in en az 12 üyesi ABD'de halen hapis yatıyor (Temsili: Kaliforniya Üniversitesi Koleksiyonu)
1966-1982'de aktif olan Kara Panter'in en az 12 üyesi ABD'de halen hapis yatıyor (Temsili: Kaliforniya Üniversitesi Koleksiyonu)
TT

Kara Panterlerin 49 yıldır hapiste olan üyesi şartlı tahliye edildi

1966-1982'de aktif olan Kara Panter'in en az 12 üyesi ABD'de halen hapis yatıyor (Temsili: Kaliforniya Üniversitesi Koleksiyonu)
1966-1982'de aktif olan Kara Panter'in en az 12 üyesi ABD'de halen hapis yatıyor (Temsili: Kaliforniya Üniversitesi Koleksiyonu)

ABD'deki devrimci örgüt Kara Panter'in 49 yıldır hapis yatan bir üyesi şartlı tahliye edildi.
New Jersey Yüksek Mahkemesi, 49 yıl önce bir polis memurunu öldürdüğü gerekçesiyle hapis cezası alan Sundiata Acoli'nin salı günü şartlı tahliyesine karar verdi.
Siyah milliyetçisi ve ırkçılık karşıtı eski Kara Panter Partisi'nin üyelerinden 85 yaşındaki Acoli, 1973'te Werner Foerster adlı bir polisi silahla vurarak öldürdüğü gerekçesiyle bir sonraki yıl müebbet hapis cezası almıştı.


Acoli, son 29 yılda 4 kez şartlı tahliye başvurusu yapmış fakat talebine olumlu yanıt alamamıştı (Bring Sundiata Acoli Home Alliance)

Acoli, Kara Panter'in silahlı kolu olarak kabul edilen Siyahi Kurtuluş Ordusu'ndan Assata ve Malik Shakur'la birlikte New Jersey'de arabayla yolculuk yaparken, aracın ön farlarından biri bozuk olduğu gerekçesiyle polis memurları Foerster ve James Harper tarafından durdurulmuştu.
Daha sonra çıkan silahlı çatışmada Malik Shakur ve Foerster olay yerinde hayatını kaybetmiş, Harper yaralanmış, Acoli ve Assata Shakur ise olay yerinden kaçtıktan sonra yakalanmıştı.
Acoli, Foerster'ın kendisine ateş ettiğini ve kafasını sıyırıp geçen kurşun nedeniyle bilincini kaybettiğini savunmuş, kendisine geldiğinde polisin yanında ölü yattığını fark ettiğini öne sürmüştü.
Assata da polis memurunu kendisinin vurmadığını savunmuştu. Acoli gibi müebbet hapis cezası alan Assata ise 1979'da hapishaneden kaçmıştı. FBI'ın en çok aranan teröristler listesindeki eski Kara Panter üyesinin halen Küba'da yaşadığı düşünülüyor.
Olayda Foerster'ın ölümünden kimin sorumlu olduğu hâlâ netlik kazanmadı.
New Jersey'deki mahkeme, Acoli'nin hapis yattığı sürede "örnek davranışlar" sergilediğini belirterek 120 farklı programı tamamladığını söyledi.
2016'daki tahliye duruşmasında Acoli, "Yaşanan olaylardan ötürü derin bir pişmanlık duyuyorum. Bunlar çok karışık ve korku dolu zamanlardı" demişti.
Independent Türkçe, BBC, Washington Post


ABD: Taliban kadınlara getirilen yasaklardan geri adım atmazsa baskıyı artıracağız

Taliban'ın iktidarı eline almasının ardından pek çok ülke Afganistan'a yapılan yardımları kesti (Reuters)
Taliban'ın iktidarı eline almasının ardından pek çok ülke Afganistan'a yapılan yardımları kesti (Reuters)
TT

ABD: Taliban kadınlara getirilen yasaklardan geri adım atmazsa baskıyı artıracağız

Taliban'ın iktidarı eline almasının ardından pek çok ülke Afganistan'a yapılan yardımları kesti (Reuters)
Taliban'ın iktidarı eline almasının ardından pek çok ülke Afganistan'a yapılan yardımları kesti (Reuters)

ABD, Afganistan'da kadınlara getirilen yasaklardan bazılarından geri adım atmaması halinde Taliban üzerindeki baskıyı artıracağını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price pazartesi yaptığı açıklamada, Taliban kararları kendi başına iptal etmezse harekete geçeceklerini söyledi.
"Bunu doğrudan Taliban'la görüştük" diyen Price, şöyle konuştu:
"Kararların tersine çevrilmeyeceğini ve geri adım atılmayacağını hissedersek, uygulamaya hazır olduğumuz bazı araçlar var. Müttefiklerimiz ve ortaklarımızla yakın istişareler yaptık. Taliban'ın bu kararlardan bazılarını tersine çevirerek verdikleri sözleri yerine getirmesi yönünde baskıyı artırmak için atmaya devam edeceğimiz adımlar mevcut."
Öte yandan bu adımlar hakkında detay verilmedi.
Reuters haber ajansı baskı araçlarından birinin, Afganistan Merkez Bankası'nın ABD'de dondurulan 7 milyar doları olduğunu yazdı. Afganistan'da Ağustos 2021'de kontrolü ele geçiren Taliban, Kadın Bakanlığı'nı kaldırmıştı. Kadınların yanında erkek yakını olmadan 72 kilometreden daha uzak bir yere seyahat etmesi yasaklanmış ve kadın oyuncuların yer aldığı dizi ve tiyatro sahnelerinin yayımlanmaması istenmişti. Ülkede ayrıca kız çocukları okula gidemiyor.
Taliban son olarak geçen hafta kadınların "örtünmesinin" zorunlu kılındığını ilan etmişti. Kadınlardan ya Afgan geleneklerinden biri olan burka ya da vücutlarını tamamen örten siyah çarşaf giymesi istenmişti.
Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi de örtünme zorunluluğunu görüşmek üzere yarın toplanacak.
Independent Türkçe, Reuters, The National