Malta Başbakanı’nın özel temsilcisi Gafa, gözaltı korkusuyla Trablus’tan kaçtı

Malta Başbakanı’nın özel temsilcisi Gafa, gözaltı korkusuyla Trablus’tan kaçtı
TT

Malta Başbakanı’nın özel temsilcisi Gafa, gözaltı korkusuyla Trablus’tan kaçtı

Malta Başbakanı’nın özel temsilcisi Gafa, gözaltı korkusuyla Trablus’tan kaçtı

Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı Dışişleri Bakanlığı, Neville Gafa adlı Maltalı bir vatandaşın Malta hükümetinin temsilcisi sıfatıyla başkent Trablus’a resmi bir ziyaret gerçekleştirdiği skandalını reddetti. Güvenlik kaynakları ise Gafa’nın gözaltına alınma endişesiyle Tunus-Libya arasındaki Ra’s Ajdir sınır kapısından kaçtığını söyledi.
Serrac hükümetine bağlı Dışişleri Bakanlığı, dün yaptığı açıklamada Malta Başbakanı Joseph Muscat’ın özel temsilcisi olduğunu iddia eden Malta vatandaşının Trablus’taki Malta Büyükelçiliği’ni ziyaret etmek için kendisine vize verildiğini, ancak kendisinin temsilci olarak gelmediğini dile getirdi.
Gafa, Malta Başbakanlığı’nda görevli
Gafa’nın başkent Valletta’da Malta Başbakanlığı’nda görevli olduğuna işaret eden Dışişleri Bakanlığı, “Libya Dışişleri Bakanlığı, yetkililer ya da bakanlarla herhangi bir resmi randevu belirlemede taraf olmadı” dedi.
Dışişleri Bakanlığı dün resmi Facebook sayfasında yayınladığı başka bir açıklamada; “Genelde bu tür ziyaretler, Dışişleri Bakanlığı’ndaki tören idaresinin ve diğer ilgili birimlerin koordinasyonu aracılığıyla, protokol kurallarına göre gerçekleştirilir. Fakat böyle bir şey olmadı” ifadelerini kullandı.
Dışişleri Bakanlığı Basın Ofisi, yaptığı açıklamada, “Bazı büyükelçilerin, siyasi danışmanların, hükümet ya da hükümet dışı uluslararası şahsiyetlerin Dışişleri Bakanlığı’yla koordine edilmeden bakanlar, yetkililer ve belediye başkanları tarafından karşılanması, diplomasi geleneğine aykırı olup Libya devletinin egemenliğine ve ulusal güvenliğine zarar veren bir davranıştır” denildi.
Dışişleri Bakanlığı, Gafa’nın Malta Başbakanı Joseph Muscat’ın özel temsilcisi olduğunu iddia etmesi skandalına yanıt olarak, ortak protokol kurallarına bağlı kalmanın gerekli olduğunu vurguladı. Zira Gafa, başkent Trablus’u ziyaret ederek Serrac hükümetindeki çeşitli bakanlar ve yetkililerle bir dizi resmi görüşmeler gerçekleştirdi.
Gafa, istihbaratın tutuklayacağı bilgisi üzerine kaçtı
Buna karşılık Libya Al-Marsad haber sitesi, Mitiga Uluslararası Havalimanı’nda hükümete tabi istihbarat servisinin kendisini tutuklayacağına yönelik bilgi gelmesinin ardından Gafa’nın Serrac hükümetine bağlı Başkanlık Konseyi’ndeki üyelerden birisiyle çalışan korumalar eşliğinde geçtiğimiz Perşembe günü Trablus’tan ayrıldığını aktardı.
Kaynaklar, Serrac hükümetindeki yetkililerin tutuklanabileceği ihtimalini Gafa’ya sızdırdıklarını, bunun da Gafa’yı ülkeden ayrılış programını değiştirmeye sevk ettiğini belirtiyor. Gafa’nın ülkeden havayoluyla ayrılacakken, yetkililer eşliğinde karayolundan Tunus’a kaçtığı ifade ediliyor.
Sağlık Bakanlığı, Serrac- Gafa toplantı haberini kaldırdı
Sağlık Bakanlığı’nın resmi Facebook sayfası, tartışmalı ziyarete herhangi bir yorum yapmaktan kaçınarak hükümetteki Fayez el-Serrac’ın Gafa’yla toplantı yaptığı haberini silmekle yetindi. Zira Malta hükümetinin bu ziyaretle resmi bir bağlantısının olduğunu yalanlamasının ardından ve skandal ortaya çıkamadan önce Gafa, İçişleri ve Sağlık Bakanlarının yanı sıra Ahmed Maitik gibi Serrac hükümetindeki sorumlularla görüştü.
Serrac yorum yapmadı
Birleşmiş Milletler(BM) tarafından desteklenen hükümet başkanı Serrac, sessizliğini sürdürerek söz konusu ziyaret hakkında yorum yapmaktan kaçındı.  Buna rağmen Serrac, Abdüllatif el-Şuveyrif başkanlığında akademisyenlerin, uzmanların ve ulusal şahsiyetlerin katılımıyla kapsamlı ulusal uzlaşma konferansına hazırlık komisyonunun kurulduğunu açıkladı.
Serrac’ın ofisinden yapılan dünkü açıklamaya göre bu komisyonun uzlaşmaya katılacak taraflar ve kurullarla yerel düzlemde istişareler gerçekleştireceği dile getirildi.
15 binden fazla yasadışı göçmenin ülkelerine iade edildi
Diğer yandan Uluslararası Göç Örgütü(IOM),  Avrupa Birliğiyle(AB) işbirliği yaparak gönüllü geri dönüş programı kapsamında 2018 yılının başından bu yana Libya’dan gelen 15 binden fazla yasadışı göçmenin ülkelerine iade edildiğini söyledi. IOM, önceki gün yaptığı açıklamada Asya ve Avrupa kıtasından 32 devlete ait göçmenlerin 2018 yılının başından beri ülkelerine geri döndüklerini açıkladı.
500 binden fazla insan, su, kanalizasyon ve temizliğe gereksinim duyuyor
Öte taraftan BM Kalkınma Programı ve BM Çocuklara Yardım Fonu(UNICEF), Libya’da yüz binlerce vatandaşın temel hizmetlere ulaşmasını iyileştirmek için girişimlerine devam edeceğini duyurdu. Maliyeti 50 milyon Euro’ya ulaşan ve AB’nin finanse ettiği BM Kalkınma Programı, dünkü açıklamasında; “Bugün 500 binden fazla insan, Libya’da suya, kanalizasyon şebekesine ve temizliğe gereksinim duyuyor. Kriz, yaklaşık 267 bin öğrencinin yaşamını olumsuz etkiledi. Bu da 489 okula zarar vererek 40’ının tahrip olmasına yol açtı” ifadelerini kullandı.



Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
TT

Şarku’l Avsat’a konuşan resmi kaynak: Suveyda’da gelecek hafta tutuklu ve esirlerin takası yapılacak

Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)
Suveyda Valiliği’nden bir heyet, batı kırsalında bulunan köylerdeki hizmet durumunu inceledi. (SANA)

Suriye resmi kaynakları, çoğunluğu Dürzi olan Suveyda vilayetinde konuşlu Ulusal Muhafızlar ile Suriye hükümeti arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ve taraflar arasında tutuklu ve esir değişimi yapılmasını öngören bir anlaşmanın önümüzdeki hafta tamamlanmasının beklendiğini bildirdi.

Suveyda Valiliği Medya İlişkileri Birimi Müdürü Kuteybe Azzam yaptığı kısa açıklamada, “Tutuklu ve esir değişimi konusundaki görüşmelerde ilerleme kaydedildi” ifadesini kullandı.

Azzam, anlaşmanın tamamlanacağı kesin tarihi belirtmedi, ancak değişim işleminin önümüzdeki hafta gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu söyledi. Takas esnasında Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin de hazır bulunacağını ifade eden Azzam, teslim alma ve teslim etme işlemlerine ilişkin düzenlemelerin şu anda yürütüldüğünü belirtti.

Görsel kaldırıldı.Geçtiğimiz ekim ayında Suveyda’da Dürzi gruplar ve Arap kabileleri arasında gerçekleştirilen takastan (Anadolu Ajansı – AA)

Azzam 19 Şubat’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye hükümeti ile Ulusal Muhafızlar arasında esir değişimi anlaşmasına varmak amacıyla ABD aracılığıyla yürütülen dolaylı görüşmelerin sürdüğünü belirtmişti. O dönemde Azzam, görüşmelerin üçüncü taraf olarak ABD üzerinden dolaylı şekilde yürütüldüğünü kaydetmişti.

Raporlara göre, ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, anlaşmanın tamamlanması için her iki taraftan da onay aldı. Anlaşma kapsamında, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Adra Hapishanesi’nde tutulan 61 sivil serbest bırakılacak; karşılığında, Ulusal Muhafızlar tarafından Suveyda’da gözaltında tutulan 30 Savunma ve İçişleri bakanlıkları personeli teslim edilecek.

Görsel kaldırıldı.Şeyh Hikmet el-Hicri (AFP)

Gözlemcilere göre bu açıklama, Suriye hükümeti ile Şeyh Hikmet el-Hicri ve ona bağlı Ulusal Muhafızlar arasında aylardır süren siyasi çıkmazda bir gevşemeyi yansıtıyor. Söz konusu çıkmaz, Temmuz 2025’te yaşanan ve onlarca kişinin hayatını kaybettiği kanlı çatışmalarla patlak veren Suveyda kriziyle bağlantılı. O dönemde Dürzi silahlı gruplar ile Bedevi aşiretleri ve Suriye güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşanmış, İsrail ise Dürzileri koruma gerekçesiyle askeri müdahalede bulunmuştu.

Temmuz 2025 olaylarında gözaltına alınan tüm kişilerin serbest bırakılması, eylül ayında Şam’dan ABD ve Ürdün desteğiyle açıklanan ‘yol haritasının’ maddelerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak yol haritası ve krizle ilgili tartışmalar son dönemde gündemden düşmüş durumda.


Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
TT

Gazze’de gönüllüler, savaşın yıkıntıları arasından yazılı mirasın geriye kalanlarını kurtarmaya çalışıyor

UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)
UNESCO, savaşın patlak vermesinden bu yana Gazze Şeridi'ndeki 114 bölgede meydana gelen hasarı belgeledi (AFP)

Gazze'den bir grup gönüllü, Filistin topraklarındaki en eski ve en büyük kütüphanelerden birinin arazisinde, savaşın bedelini ödeyen ve zengin kültürel mirasın değerli bir parçasını temsil eden paha biçilmez eski kitapları kurtarmak için yoğun bir şekilde çalışıyor.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre diğer kültürel ve dini mekanlar gibi, Gazze Şeridi'nin en büyük ve en eski camisi olan Gazze Eski Şehri'ndeki Ömeri Camii'nin kütüphanesi de İsrail'in bombardımanında ciddi şekilde hasar gördü.

Bir zamanlar kilise olan 12’nci yüzyıldan kalma cami ise büyük ölçüde yıkıntıya dönüşmüş durumda.

Britanya Kütüphanesi'nin desteklediği bir miras koruma fonunu yöneten Hanin el-Umusi şunları söyledi:

“Kütüphanenin aldığı hasarın boyutunu görünce şok oldum. Çok acı bir manzaraydı. Kitapları kurtarmak için acele etmenin benim görevim olduğunu hissettim.”

AFP’ye konuşan Umusi, bir grup gönüllüyle birlikte kütüphaneyi kurtarmak için bir girişim başlattığını açıkladı.

Umusi, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu kütüphanenin batı kısmı, İsrail ile Hamas arasında 2023 yılının ekim ayında Hamas'ın daha önce eşi ya da benzeri görülmemiş saldırısının ardından iki yıl süren savaş sırasında Büyük Ömeri Camii'nin üç kez bombalanması sonucu yandı.”

Kütüphanede yaklaşık 20 bin kitap bulunduğunu, bunlardan sadece üç veya dört bin tanesinin kurtulduğunu belirten Umusi, “Büyük Ömeri Camii kütüphanesi, El-Aksa Camii Kütüphanesi ve Ahmed Paşa el-Cezar Kütüphanesi'nden sonra Filistin'in üçüncü büyük kütüphanesiydi. Hukuk, tıp, İslam fıkhı, edebiyat ve çeşitli diğer konularda çok çeşitli kitaplar içeren önemli bir tarihi kütüphaneydi” ifadelerini kullandı.

Gazze'nin uzun bir geçmişe sahip. Bu da Filistin topraklarını Kenan, Mısır, Pers ve Yunan gibi ardışık medeniyetlerin eserlerinin hazinesi haline getiriyor.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) geçtiğimiz yılın ekim ayı itibarıyla, savaşın patlak vermesinden bu yana 114 bölgede hasar olduğunu belgeledi. İsrail, iki yıllık savaş boyunca Gazze Şeridi'ne abluka uygulayarak, yıkıma uğramış Filistin topraklarında felaket boyutunda bir insani kriz ve gıda ve temel ihtiyaç maddelerinde kıtlığa neden oldu.

“Küf ve barut”

Eski taş kütüphanenin odalarından birinde, bir grup gönüllü, bazı kısımları yanmış, sayfaları sararmış bir kitabın kalıntılarını toplarken, içlerinden biri ‘küf ve barut kokusunun’ yükseldiğini belirtiyor. Bitişik odada ise Hanin eski bir kitabın tozlarına üfleyerek, “Bu nadir ve tarihi kitapların durumu içler acısı. Çünkü 700 ila 800 günden fazla bir süredir terk edilmiş durumdalar. Kitaplarda büyük hasar ve barut izleri görebiliyoruz” diye ekliyor.

BM’den bağımsız bir komisyon, 2025 yılının haziran ayında yayınladığı bir raporda, İsrail'in Gazze'deki okullara, dini ve kültürel mekanlara yönelik saldırılarının savaş suçu teşkil ettiğini açıkladı.

BM İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu raporunda, “İsrail, Gazze'deki eğitim sistemini tahrip etmiş ve Gazze Şeridi'ndeki dini ve kültürel mekanların yarısından fazlasına zarar vermiştir” ifadeleri yer aldı.

Bu rapora, BM komisyonunu ‘BM İnsan Hakları Konseyi'ne (BMİHK) bağlı, önyargılı ve siyasallaşmış bir mekanizma’ olarak nitelendirerek yanıt veren İsrail, raporu ‘Gazze savaşı hakkındaki yanlış anlatısını desteklemek için yapılan bir başka girişim’ olarak değerlendirdi.


İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin güneyine düzenlediği hava saldırısında bir Filistinli öldü

Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)
Filistinli sağlık çalışanları, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunan Filistin Kızılayı genel merkezinde tahrip olmuş ambulansların yanından geçiyor (AFP)

Gazze Şeridi'nin çeşitli bölgelerinde İsrail güçlerinin bugün düzenlediği topçu ateşi ve silahlı saldırıda bir Filistinli vatandaş öldü, birçok kişi ise yaralandı.

Filistin Haber Ajansı (WAFA) tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberinde, Han Yunus'un güneyindeki Ard el-Limon bölgesini hedef alan bombalı saldırıda 27 yaşında bir adamın öldüğünü ve naaşının Nasır Tıp Kompleksi'ne kaldırıldığını bildirdi.

Ayrıca, Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Ebu Hüseyin Okulu yakınlarında İsrail insansız hava aracı (İHA) ateşiyle bir Filistinli yaralandı; Han Yunus'un güneyindeki Kizan Ebu Reşvan bölgesinde ise bir kız çocuğu İsrail'in açtığı ateş sonucu yaralandı.

 Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)Filistinliler, Han Yunus'ta 19 Şubat'ta İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu hayatını kaybeden bir akrabaları için yas tutuyor (DPA)

İsrail uçakları, Gazze şehrinin doğusunda ve Han Yunus'un doğusundaki "sarı hat"ın doğusunda hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılar, savaş uçaklarının yoğun alçak irtifa uçuşlarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşti. İsrail güçleri, Han Yunus'un doğusundaki yerleşim binalarını yıktı ve Gazze şehrinin doğusundaki Şucaiyye mahallesinin doğusundaki ve Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc kampının doğusundaki bölgeleri bombaladı.

Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)Güney Gazze Şeridi'ndeki Han Yunus'ta, yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı derme çatma bir kampta, çocuklar sular altında kalmış bir sokaktan geçiyor (AFP)

İsrail güçleri ayrıca Gazze şehrinin güneydoğusundaki Zeytun mahallesinin doğusunda da defalarca ateş açtı, ancak şu ana kadar bu bölgede herhangi bir yaralanma veya ölüm bildirilmedi.

Şarku’l Avsat’ın WAFA'dan aktardığına göre 11 Ekim'deki ateşkesin ardından İsrail güçleri 615 Filistinliyi öldürdü ve bin 658 Filistinliyi de yaraladı.