İstanbul Sancaktepe'de askeri helikopter düştü: 4 ölü 1 yaralı

İstanbul'da askeri helikopterin düşmesi sonucu 4 asker hayatının kaybetti, 1 asker yaralandı.

İstanbul Sancaktepe'de askeri helikopter düştü: 4 ölü 1 yaralı
TT

İstanbul Sancaktepe'de askeri helikopter düştü: 4 ölü 1 yaralı

İstanbul Sancaktepe'de askeri helikopter düştü: 4 ölü 1 yaralı

İstanbul'un Sancaktepe ilçesinde askeri helikopterin düşmesi sonucu, 4 asker hayatını kaybederken, bir asker yaralandı. 
Alınan bilgiye göre, Sancaktepe'de Topçular Caddesi Fırtına Sokak'taki 4 katlı binanın çatısına çarpan askeri helikopter, sokağa düştü. 
Haber verilmesi üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Askeri helikopterin düşmesi sonucu 4 asker şehit olurken, bir asker yaralandı. 
Yaralı asker Ö.Y ambulansla Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildiği ve burada ameliyata alındığı öğrenildi.
İstanbul Valisi Yerlikaya'dan açıklama
İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, yaptığı açıklamada, helikopterin düştüğüne ilişkin ihbarın saat 11.00'de geldiğini belirten Yerlikaya, 1. Ordu Komutanlığına bağlı Samandıra Kışlası'nda Hava Alayı'na ait eğitim uçuşu yapan bir askeri helikopterin bilinemeyen bir sebepten dolayı düştüğünü söyledi. 
İstanbul Valisi Yerlikaya, "4 şehidimiz, 1 yaralımız var. Yaralılara yönelik tedavi ve olayın sebebiyle ilgili inceleme başlamıştır. Olay yerindeki çalışma devam etmektedir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifa diliyorum. Mahallemize ve hepimize geçmiş olsun." dedi.
Milli Savunma Bakanı Akar incelemelerde bulundu
Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, eğitim uçuşu sırasında askeri helikopterin düştüğü Samandıra'ya gelerek, olay yerinde incelemelerde bulundu. 
Akar, incelemenin ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bizim burada bildiğiniz gibi Sancaktepe'de kara havacılık alaylarımızdan biri konuşlanmış bulunmakta. Buradaki arkadaşlarımız düzenli bir şekilde eğitim faaliyetlerini sürdürmekteler." dedi.
Aynı şekilde bugün sabah saat 10.32'de eğitim amacıyla kalkan helikopterde 2 subay, 2 astsubay ve bir uzman çavuşun eğitim faaliyetlerine başladığını, ancak saat 11.02'de helikopterle irtibatın kesildiğini ve kazanın meydana geldiğinin görüldüğünü aktaran Akar, şunları kaydetti:
"Bu kaza sonunda iki kahraman subayımız, iki kahraman astsubayımız şehit olmuşlardır. Şu anda uzman çavuşumuz yoğun bakımda, ameliyatı yapılmaktadır. Bununla ilgili sağlık personeli, doktorlar gerekli kararı verdiler. Birinci ve müteakiben gerekirse ikinci ameliyatı yapmak için hazırlıklarını sürdürmektedirler. Bu kahraman pilotlarımız, kahraman havacı personelimiz şu anda bilemediğimiz bir sebepten dolayı acil iniş gerçekleştirme çabasına girmişlerdir ve bunu da gördüğünüz gibi hiç kimseye zarar vermeden gerçekleştirmek için anlaşılıyor ki büyük çaba göstermişler. Bunu da bir ölçüde sağlamışlardır. Havaalanına çok yakın olmakla beraber maalesef havaalanına ulaşmaları mümkün olmamıştır. Bu çerçevede inceleme başlatılmıştır, hem adli hem idari soruşturma sürmekte. İlgili tüm makamlar konuyla alakalı çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede ben şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, yaralı arkadaşımıza da acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun."
Bakan Akar, kaza incelemesinin ardından Kara Havacılık Alay Komutanlığına geçerek, yetkililerden bilgi aldı.
Savcılık soruşturma başlattı
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Sancaktepe'de 4 askerin şehit olduğu helikopterin düşmesine ilişkin soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında, olaya ilişkin bir başsavcıvekili ile 2 cumhuriyet savcısının görevlendirildiği, olay yerindeki incelemelerin devam ettiği öğrenildi.
Erdoğan'dan ilk açıklama
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, WOW Kongre Merkezi'nde düzenlenen Uluslararası Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı Sempozyumu'nda düşen helikopterle ilgili açıklamada bulundu. Erdoğan konuşmasında, "Samandıra'da elim bir helikopter kazasında kaybettiğimiz askerlerimize Allah'tan rahmet, yaralı askerimize Rabb'imden şifalar diliyorum." dedi.
Kılıçdaroğlu'ndan başsağlığı mesajı
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter'dan helikopter kazasına ilişkin paylaşımda bulundu.
Kılıçdaroğlu, "İstanbul Sancaktepe'de askeri helikopterin düşmesi sonucu şehit olan askerlerimize Allah'tan rahmet, acılı ailelerine sabır, yaralı askerimize acil şifa diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun." ifadelerini kullandı.



Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
TT

Rapor: Buckingham Sarayı, vergi mükelleflerinin eski Prens Andrew’in savunma masraflarını üstlenmesini engelliyor

 İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)
İngiliz Kralı Charles (sağda), Londra’da kardeşi Prens Andrew ile konuşuyor. (AP)

The Telegraph gazetesinin haberine göre Buckingham Sarayı, eski İngiliz prensi Andrew -kamuoyunda kullanılan adıyla Andrew Mountbatten-Windsor- için doğabilecek hukuki masrafların vergi mükelleflerine yüklenmemesini güvence altına alacak.

Konuya yakın bir kaynak, eski prensin avukatlık ücretlerini karşılayamaması halinde mali yükün ‘kamu hazinesine yansıtılmayacağını’ belirtti. Ancak sarayın söz konusu giderleri hangi kaynaktan karşılayabileceği henüz netlik kazanmadı. Kaynaklar, Kral Charles’ın kardeşinin faturalarını kişisel olarak ödemeyeceğini ifade etti.

Mountbatten-Windsor dün Sandringham House’taki evinde, kamu görevine ilişkin usulsüzlük şüphesiyle gözaltına alındı. Polis, ticari temsilci olarak görev yaptığı dönemde hassas bilgileri Jeffrey Epstein ile paylaştığı iddialarını soruşturuyor.

dfvgthy6yjy6
Andrew Mountbatten-Windsor, kamu görevinde suistimal şüphesiyle gözaltına alındığı gün polis karakolundan ayrılırken (Reuters)

Olası hukuki savunma sürecinde ise Andrew’in yakın çevresinde kalmayı sürdüren tek isim olarak ceza avukatı Gary Bloxsome öne çıkıyor. Bir kaynak dün, “Hâlâ yanında olan tek kişi o” ifadesini kullandı.

The Telegraph’ın haberine göre, Andrew’in gözaltına alınmasının ardından Bloxsome’un hizmetlerine duyulan ihtiyaç daha da artacak. Eski York Dükü, 2020 yılında ABD Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI), çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla anılan finansör Jeffrey Epstein ile ilişkisine dair yürüttüğü soruşturma sırasında da aynı avukatla çalışmıştı.

Sonrasında Bloxsome’un görevlendirilmesinin isabetli bir karar olduğu değerlendirildi. Prensi çevreleyen utanç verici kriz sürecinde dost ve tanıdıkların zamanla uzaklaştığı belirtilirken, avukatın Andrew’in yanında kalmayı sürdürdüğü aktarıldı. Zaman içinde en yakın isimlerinden biri haline gelen Bloxsome, ‘her an ulaşılabilen avukatı’ olarak tanımlandı; hukuk dosyalarını değerlendirdiği kadar golf sahasında da müvekkiliyle vakit geçirdiği ifade edildi.

Bloxsome’un, yakın zamana kadar Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge adlı konutuna giderek yüksek profilli müvekkiliyle çay içmeyi sürdürdüğü kaydedildi.

dvfgthy
Kraliçe II. Elizabeth, 2013 yılında Buckingham Sarayı’nın balkonundan, oğulları Prens Charles (solda) ve Prens Andrew ile birlikte el sallıyor. (AFP)

Ceza avukatı Gary Bloxsome’un, Andrew Mountbatten-Windsor’ı kamu görevinde suistimal suçlamalarına karşı temsil etmesi en güçlü ihtimal olarak görülüyor. Konuya yakın bir kaynak, “Başka kime başvurabilir? O bir ceza avukatı ve bu Gary’nin uzmanlık alanı. Bu görev için ondan daha iyisi yok” dedi. Aynı kaynak, Mountbatten-Windsor’ın başka bir hukukçuya yönelmesinin mantıklı olmayacağını, zira Bloxsome’un geçmiş sürece hâkim olduğunu ve aralarında güçlü bir ilişki bulunduğunu belirtti.

Polisin, prensin Sandringham Kraliyet Arazisi’ndeki geçici konutu Wood Farm’a baskın düzenlediği sırada, Bloxsome The Telegraph gazetesine yaptığı açıklamada gelişmelerden ‘hiçbir şekilde haberdar olmadığını’ söyledi. Avukatın, Andrew’in sorgulandığı polis merkezine gidip gitmediği ise henüz bilinmiyor.

Gözaltı işlemi, Andrew’in Windsor’daki Royal Lodge’dan ayrılarak Norfolk’ta yeni bir hayata başlamasından yalnızca iki hafta sonra gerçekleşti. Bloxsome dışında yakın çevresinin giderek daralması, prensin ruh sağlığına ilişkin endişeleri artırdı.

Taşınmadan önce her gün ata bindiği belirtilen Andrew’in, Windsor’daki geniş konutunda neredeyse tamamen izole bir yaşam sürdüğü ifade edildi. Haberlerde, birkaç ay önce haber takibini bıraktığı öne sürülürken, baskıların artmasıyla birlikte ağır bir depresyon sürecine girdiği de kaynaklar tarafından dile getirildi.

vfgthy
Andrew Mountbatten-Windsor, Royal Lodge yakınlarında ata binerken (Reuters)

Aralık ayında, Londra Metropolitan Polisi’nin ziyareti sonrasında Andrew silah ruhsatlarını ve av tüfeği sertifikalarını teslim etmek zorunda kaldı. Bu adımla ilgili resmi bir gerekçe açıklanmadı. Ancak kaynaklar, kişisel güvenliğinin aile için öncelik olmaya devam ettiğini belirterek, tüm aile üyelerinin emniyetini sağlamak amacıyla ‘özen yükümlülüğünün sürdüğünü’ vurguladı.


Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.