Rize Emniyet Müdürü silahlı saldırıda hayatını kaybetti

Rize Emniyet Müdürü silahlı saldırıda hayatını kaybetti
TT

Rize Emniyet Müdürü silahlı saldırıda hayatını kaybetti

Rize Emniyet Müdürü silahlı saldırıda hayatını kaybetti

Rize Emniyet Müdürlüğündeki silahlı saldırıda, Emniyet Müdürü Altuğ Verdi hayatını kaybetti. Olayda Personel Şube Müdürü Ercan Polat ile koruma memuru Yiğit Can Köksal yaralandı.
Alınan bilgiye göre, Rize'nin Derepazarı ilçesinde görevli polis memuru İ.S, Emniyet Müdürü Altuğ Verdi ile görüşmek üzere İl Emniyet Müdürlüğüne geldi.
Cep telefonu ve silahını güvenlikte bırakarak Verdi'nin makamına giren İ.S, bir süre görüştükten sonra buradan ayrıldı.
Cep telefonu ve silahını aldıktan sonra geri dönen İ.S, koşarak girdiği makam odasında, Emniyet Müdürü Verdi, Personel Şube Müdürü Ercan Polat ile koruma memuru Yiğit Can Köksal'ı silahla vurdu.
Verdi hastanede hayatını kaybetti
Yaralanan Verdi, Polat ve Köksal hastanelere kaldırıldı. 
Rize Valisi Kemal Çeber, gazetecilere yaptığı açıklamada, silahlı saldırıya uğrayan Verdi'nin hayatını kaybettiğini söyledi.  
Şüpheli polis memuru yakalandı
Emniyet Müdürü Verdi ile yer değişikliği için görüşmek istediği öğrenilen İ.S, güvenlik güçlerince gözaltına alındı.
Geniş güvenlik önlemi alındı
Olayın ardından çevik kuvvet ve özel harekat ekipleri binaya girdi.
Polis, bina ve çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı.
Yıldırım'dan taziye mesajı
TBMM Başkanı Binali Yıldırım ise yayımladığı taziye mesajında, "Benim de yakın korumalığımı yapan emniyet müdürümüze Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.
İçişleri Bakanı Soylu Rize'ye gidecek
Öte yandan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, saldırı dolayısıyla Rize'ye gideceği bildirildi.
Altuğ Verdi'nin öz geçmişi
Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi, 1972 yılında İstanbul’da doğdu.
Polis Kolejinden 1989'da, Polis Akademisinden 1993'te mezun olan Verdi, sırasıyla İstihbarat Daire Başkanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Kudüs Başkonsolosluğu, Şırnak Emniyet Müdürlüğü, Adana Emniyet Müdürlüğü, Birleşmiş Milletler Kosova Barış Gücü, Birleşmiş Milletler Haiti Barış Gücü, Mersin Emniyet Müdürlüğü, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığında değişik rütbelerde görev yaptıktan sonra 28 Aralık 2016'da 1. Sınıf Emniyet Müdürlüğüne terfi etti.
İyi derece İngilizce bilen Verdi, ABD ve Almanya başta olmak üzere birçok yabancı ülke nezdinde düzenlenen toplantı ve programlarda Türkiye'yi temsil etti.
Evli ve bir kız babası Verdi, Rize Emniyet Müdürlüğü görevine 19 Ağustos 2017'deki kararnameyle atanmıştı.



Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
TT

Trump'ın gümrük vergilerinin iptal edilmesinin ardından finansal kaos korkusu

Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)
Trump, 20 Şubat'ta Beyaz Saray'da Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile düzenlediği basın toplantısında (DPA)

Başkan Donald Trump'ın ithalata yeni gümrük vergileri uygulama sözü vermesinin ardından finansal ve ekonomik çalkantı korkuları arasında, Amerika'nın dünya genelindeki ticaret ortakları yeni belirsizlikleri değerlendirmeye başladı.

Yüksek Mahkeme'nin ikinci döneminin başında uygulamaya koyduğu kapsamlı gümrük vergileri paketini iptal etmesinden saatler sonra Trump, farklı bir yasa kapsamında salı gününden itibaren 150 gün süreyle tüm ülkelerden yapılan ithalata yeni gümrük vergileri uygulayacağını söyledi. Başlangıçta yüzde 10 olarak belirlediği oranı, "derhal geçerli olmak üzere" yüzde 15'e çıkardı.

Trump, sosyal medya platformu Truth Social'da yaptığı açıklamada, mahkemenin "son derece Amerikan karşıtı" kararının ardından ithalat tarifelerini "tamamen izin verilen seviyeye" çıkarmaya karar verdiğini söyledi.

Bu karar, ekonomistlerin daha fazla önlem alınabileceği ve bunun da finansal kaosa yol açabileceği konusunda uyarıda bulunmasına neden oldu.


Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
TT

Washington’ın sembolik bir uranyum zenginleştirme seviyesi ile hızlı bir saldırı arasında denge kurma çabası

İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)
İran’ın Natanz adlı uranyum zenginleştirme tesisinde gaz enjeksiyon işlemi yapan altıncı nesil santrifüjler (IR-6), Kasım 2019 (Arşiv - İran Atom Enerjisi Kurumu)

ABD merkezli haber sitesi Axios, ABD'li yetkililere dayandırdığı bir haberde, Başkan Donald Trump yönetiminin İran ile başa çıkmak için birkaç seçenek üzerinde düşündüğünü, bunların arasında İran'ın kendi topraklarında ancak bunun nükleer silah edinmeye giden bir yol olmadığını kanıtlayan ayrıntılı teknik önlemleri içermesi şartıyla, sınırlı ve sembolik şekilde uranyum zenginleştirme yapmasına izin verecek bir formülün kabul edilmesinin de bulunduğunu aktardı.

Axios, Trump'ın çeşitli askeri seçenekleri de değerlendirdiğini, ancak ara seçim yılındaki ABD ekonomisi üzerindeki etkisinden korktuğu için uzun soluklu bir savaş yerine Venezuela'da olduğu gibi hızlı saldırıları tercih ettiğini ekledi. Axios’a göre bazıları Trump’a hava saldırıları ile tek başına bunu başarmanın zorluğu nedeniyle, Tahran'da rejim değişikliği fikrinden vazgeçmesini tavsiye etti.

Öte yandan Trump, dünya önünde zayıf görünmemek için, askeri harekat ya da anlaşma yoluyla İran'a karşı bir zafer elde etmeden geri adım atmaktan korkuyor. Reuters, Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkilinin, Trump'ın agresif söylemlerine rağmen, Washington'da İran'a yönelik bir sonraki adım konusunda hala bir fikir birliği bulunmadığını, Trump'ın ise Tahran'ın yeni bir anlaşma taslağı şeklinde hazırladığı öneriyi beklediğini söylediğini aktardı.

Diğer taraftan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dün yaptığı açıklamada, ülkesinin dünya güçlerinin baskısına ‘boyun eğmeyeceğini’ söyledi. Başka bir gelişmede ise Tahran üniversitelerinde Erbain Yas Törenleri ile eş zamanlı olarak protestolar yeniden başladı.

 


Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
TT

Pezeşkiyan: İran, küresel güçlerin baskısına boyun eğmeyecek

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, (Reuters)

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bugün yaptığı açıklamada, ülkesinin ABD ile nükleer görüşmeler sürerken dünya güçlerinin baskısına "boyun eğmeyeceğini" söyledi.

Reuters'ın haberine göre Pezeşkiyan televizyonda yayınlanan konuşmasında, "Dünya güçleri bizi boyun eğmeye zorlamak için sıraya giriyor... ama bize yarattıkları tüm sorunlara rağmen başımızı eğmeyeceğiz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü, İran'a iki taraf arasındaki devam eden müzakerelerde "anlamlı bir anlaşmaya" varması için 15 günlük bir ültimatom verdi, aksi takdirde "kötü sonuçlarla" karşılaşacakları uyarısında bulundu. Tahran ise uranyum zenginleştirme hakkını yineledi.

ABD'nin bölgedeki askeri yığılması devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD müttefiki olan ülkesinin Tahran'ın herhangi bir saldırısına güçlü bir şekilde karşılık vereceği konusunda uyardı.

ABD ve İran, Umman'ın arabuluculuğuyla 6 Şubat'ta dolaylı görüşmelere yeniden başladı. Salı günü Cenevre'de ikinci tur görüşmeleri gerçekleştirdikten sonra müzakerelere devam etme niyetlerini açıkladılar.

İran çarşamba günü bu müzakereleri ilerletmek için bir taslak çerçeve hazırladığını açıklarken, ABD, Tahran'a saldırmak için "birden fazla neden" olduğunu belirterek uyarı tonunu korudu.

Trump, “Yıllar içinde İran'la uygulanabilir bir anlaşmaya varmanın kolay olmadığı kanıtlandı. Uygulanabilir bir anlaşmaya varmalıyız, yoksa kötü şeyler olacak” dedi.

Şöyle devam etti: “Bir adım daha ileri gitmemiz gerekebilir, gitmeyebiliriz veya bir anlaşmaya varabiliriz. Bunu muhtemelen önümüzdeki 10 gün içinde öğreneceksiniz.” Daha sonra Trump, gazetecilere sürenin “10-15 gün” olduğunu söyledi.