Gürcistan'ın ilk kadın cumhurbaşkanı göreve başladı

Gürcistan'da 28 Kasım'da yapılan seçim sonucunda ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı olma unvanını kazanan Zurabişvili, yemin ederek görevine başladı.

Gürcistan'ın ilk kadın cumhurbaşkanı göreve başladı
TT

Gürcistan'ın ilk kadın cumhurbaşkanı göreve başladı

Gürcistan'ın ilk kadın cumhurbaşkanı göreve başladı

Gürcistan'da 28 Kasım'da düzenlenen cumhurbaşkanı seçiminin 2. turunda oyların yüzde 59,54'ünü alarak ülkenin ilk kadın cumhurbaşkanı olma unvanını kazanan Salome Zurabişvili, yemin ederek görevine başladı.
Telavi kentindeki Kral Erekle 2. Sarayı'nda düzenlenen yemin törenine, Türkiye'den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay katıldı. Törene ayrıca, Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkisyan, eski Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Azerbaycan Milli Meclis Başkanı Oktay Asadov, farklı ülkelerden meclis başkanları ve bakanlar, diplomatlar ve diğer davetliler katıldı.
Zurabişvili, Gürcistan Anayasası'na el basarak yemin etti ve askerleri selamladı. Gürcistan Milli Marşı'nın çalınmasının ardından törende bir konuşma yapan Zurabişvili, kendisini ülkesinde yaşayan tüm halkların cumhurbaşkanı olarak gördüğünü ifade etti.
Ülkesinin 5. cumhurbaşkanı seçildiğini hatırlatan Zurabişvili, ülkesinin kalkınması ve ilerlemesi için önceki cumhurbaşkanlarının önemli adımlar attığını belirtti. Zurabişvili, Gürcistan'ın Avrupa ile entegrasyonu sürecini devam ettireceğini aktardı.
Rusya'nın Gürcistan'ın tarihi toprakları Abhazya ve Güney Osetya'yı işgal ettiğini dile getiren Zurabişvli, "Gürcistan büyük sorunlarla karşı karşıya. Abhazya ve Güney Osetya Rusya tarafından işgal edildi. İşgal hattı içeriye doğru gelmeye devam ediyor ve oradan vatandaşlarımız kaçırılıyor. Bu egemen bir ülke için kabul edilemez. Biz buna alışamayız" dedi.
Rusya'yı Gürcistan'a yönelik tüm uluslararası hukuki haklarını tanımaya çağıran Zurabişvili, normal komşuluk ilişkileri için bunun şart olduğunu vurguladı.
Güvenlik imkanlarını artırmak için NATO ile yakın iş birliği sürdürülmesi gerektiğini işaret eden Zurabişvili, "Karadeniz'in güvenliğinin güçlendirilmesi en önemli amaçlarımızdan biridir" diye konuştu.
Gürcistan'ın toprak bütünlüğünün sağlanması için Abhazya ve Güney Osetya halkıyla ilişkilerin daha da güçlendirilmesi ve yeni barış köprüleri inşa etmesi gerektiğini anlatan Zurabişvili, "Gürcistan'ın birleşeceğine inanıyorum" dedi.
Muhalefetten Zurabişvili protestosu
Bu arada, cumhurbaşkanı seçimlerin sonuçlarını kabul etmeyen, Zurabişvili'yi cumhurbaşkanı olarak tanımayan ve aynı zamanda erken genel seçim çağrısında bulunan "Birlik Güç İçindedir" muhalefet koalisyonunun liderleri ve taraftarları yemin törenini protesto etti.
Gürcistan'ın çeşitli bölgelerinden törene gitmeye çalışan muhalefet liderleri ve protestocular Telavi'ye 40 kilometre uzaklıkta polis tarafından durduruldu. Polisin grubun farklı bir güzergahı kullanmalarını söylemesi üzerine grup, polis kordonunu aşmaya çalıştı.
Bunun üzerine polis ve grup arasında gerginlik yaşandı.
Öte yandan, "Birlik Güç İçindedir" muhalefet koalisyonun cumhurbaşkanı adayı Grigol Vaşadze ve beraberindeki grubun, törenin düzenlendiği sarayın önünde gösteri yapmasına polis izin vermedi.
Vaşadze, gazetecilere yaptığı açıklamada, protestocuların büyük kısmının Televi'ye gelmeden polis tarafından durdurulduğu belirtti.
Cumhurbaşkanı seçimlerinde hile yapıldığını savunan Vaşadze, muhalefet olarak erken parlamento seçimleri çağrısında bulunduklarını ifade etti.
Yemin töreninin ardından bir grup protestocu, bazı Gürcü milletvekillerinin araçlarını önünü kesmeye çalıştı. Bu arada, Telavi'deki protestocular, bölgeye gelmeye çalışan diğer eylemcileri bekliyor.



ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
TT

ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin açıklamalarına Arap ve İslam dünyası tepki gösterdi

Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)
Kahire'deki Arap Birliği Genel Merkezi (Şarku’l Avsat)

Arap ve Müslüman ülkeler tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, Tevrat'a dayanarak İsrail'in Ortadoğu'nun büyük bir bölümünü kapsayan topraklar üzerinde hakkı olduğunu söylediği açıklamalarını kınadılar.

ABD’li muhafazakar çizgideki gazeteci Tucker Carlson, 2025 yılında Başkan Donald Trump tarafından büyükelçi olarak atanan, eski Baptist papazı ve Yahudi devletinin önde gelen destekçisi Huckabee ile bir röportaj gerçekleştirdi.

Arap ve İslam ülkeleri tarafından yapılan ortak açıklamada şöyle denildi:

"Suudi Arabistan Krallığı, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Bahreyn Krallığı, Katar Devleti, Suriye Arap Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Kuveyt Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Umman Sultanlığı, Körfez İşbirliği Konseyi Sekreterliği, Arap Birliği (AL) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT), ABD'nin İsrail Büyükelçisi'nin, işgal altındaki Batı Şeria dahil olmak üzere Arap devletlerine ait topraklar üzerinde İsrail'in kontrolünü kabul ettiğini belirten açıklamalarını kategorik olarak kınıyor ve derin endişelerini ifade ediyor.”

Açıklamada, ‘uluslararası hukuk ilkelerini ve Birleşmiş Milletler (BM) Şartını açıkça ihlal eden ve bölgenin güvenliği ve istikrarına ciddi bir tehdit oluşturan bu tür tehlikeli ve kışkırtıcı açıklamaların kategorik olarak reddedildiği’ vurgulandı.

dfvgthy
ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee (Reuters)

Suudi Arabistan, Büyükelçisi Huckabee’nin açıklamalarını ‘sorumsuzca’ ve ‘tehlikeli bir emsal’ olarak değerlendirirken Ürdün, bu sözleri ‘bölge ülkelerinin egemenliğine yönelik bir ihlal! olarak gördü. Mısır, !İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde egemenliği olmadığını’ teyit etti.

Kuveyt, Huckabee’nin açıklamalarını ‘uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlali’ olarak kınarken Umman, bu sözlerin ‘barış şansını zedelediğini ve bölgenin güvenliğini ve istikrarını tehdit ettiğini’ vurguladı.

Filistin Yönetimi, Huckabee’nin açıklamalarının ‘ABD Başkanı Donald Trump'ın işgal altındaki Batı Şeria'nın ilhakını reddeden açıklamasının tersi’ olduğunu değerlendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi dün sosyal medya platformu X’te, Siyonizm'in tanımı da dahil olmak üzere röportajda tartışılan diğer konular hakkındaki tutumunu açıklığa kavuşturmak için iki mesaj yayınladı. Ancak İsrail'in Ortadoğu'daki topraklar üzerindeki kontrolüne ilişkin açıklamalarına değinmedi.

Huckabee, söz konusu açıklamaları, İsrail'in 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria üzerindeki kontrolünü artırmak için önlemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde yaptı.

İsrail, onlarca yıl önce Doğu Kudüs ve Suriye'ye ait Golan Tepeleri'nin bir kısmını ilhak ettiğini açıklamıştı.


Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
TT

Pakistan’dan Afganistan sınırındaki silahlı unsurların “sığınaklarına” hava saldırıları

Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)
Belucistan'ın Çaman bölgesinde devriye gezen Pakistan askerleri (EPA)

Pakistan, bu sabah erken saatlerde, Afganistan'ın desteklediği silahlı grupların üstlendiği son intihar saldırılarına misilleme olarak Pakistan-Afganistan sınır bölgesindeki yedi noktaya hava saldırısı düzenlediğini duyurdu.

Enformasyon Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Pakistan'ın ‘istihbarat bilgilerine dayanarak yedi terörist kampına ve sığınağına askeri operasyonlar düzenlediği’ belirtildi. Açıklamaya göre Ramazan'ın başlamasından bu yana üç intihar saldırısı düzenlendi.

Enformasyon Bakanı Attaullah Tarar, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı açıklamada, Pakistan'ın DEAŞ terör örgütünün bir kolunun hedef alındığını söyledi.

Tatar, açıklamada saldırıların yeri veya daha fazla ayrıntı belirtmedi.

Ancak Afganistan Hükümet Sözcüsü Zabihullah Mucahid bugün X üzerinden yaptığı açıklamada, ‘Pakistan tarafından Afganistan’ın Nangarhar ve Paktika illerinde sivillerin bombaladığını, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere onlarca kişinin öldüğünü ve yaralandığını’ söyledi.

Bakanlık, operasyonların iki hafta önce İslamabad'daki bir Şii camisini hedef alan intihar bombalı saldırı ve son zamanlarda Pakistan'ın kuzeybatısında meydana gelen diğer intihar bombalı saldırılara misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.

Pakistan tarafından bugün yapılan açıklamada, İslamabad'ın defalarca kez talepte bulunmasına rağmen, Kabil'deki Taliban yetkililerinin Afganistan topraklarını Pakistan'da saldırılar düzenlemek için kullanan silahlı gruplara karşı harekete geçmediği belirtildi.

Enformasyon Bakanlığından yapılan açıklamada, “Pakistan her zaman bölgede barış ve istikrarı korumak için çaba göstermiştir, ancak aynı zamanda vatandaşlarımızın güvenliği ve emniyeti de bizim en önemli önceliğimiz olmaya devam ediyor” denildi.

İslamabad ayrıca uluslararası topluma, Kabil'i geçtiğimiz yıl Doha’da varılan anlaşma kapsamında diğer ülkelere karşı düşmanca eylemleri desteklememe yükümlülüğünü yerine getirmesi için baskı yapmaya çağırdı.

Afganistan ve Pakistan arasındaki gerginlik, Taliban'ın 2021 yılında Kabil'in kontrolünü yeniden ele geçirmesinden bu yana tırmanıyor.

Son aylarda kanlı sınır çatışmalarıyla iki ülke arasındaki ilişkiler keskin bir şekilde kötüleşti.

Ekim ayında patlak veren ve Katar ile Türkiye'nin arabuluculuğunda ateşkesle sona eren çatışmalarda 70'den fazla kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

Ancak, Doha ve İstanbul'da birkaç tur görüşme yapıldıysa da kalıcı bir anlaşma sağlanamadı.


Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
TT

Ukrayna, Macaristan ve Slovakya'yı elektrik kesintisi tehditleriyle "şantaj" yapmakla suçladı

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)
Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha (X platformundaki hesabı)

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı dün, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin Rus petrolünün akışına yeniden başlanmaması halinde Ukrayna'ya elektrik tedarikini kesme tehdidinde bulunmalarını "uyarı ve şantaj" olarak nitelendirerek kınadı.

Rus petrol sevkiyatları, Kiev'in 27 Ocak'ta Batı Ukrayna'da boru hattındaki ekipmanı bombalayan bir Rus insansız hava aracının (İHA) saldırısını gerçekleştirdiğini açıklamasından bu yana Macaristan ve Slovakya'ya durdurulmuş durumda. Slovakya ve Macaristan, uzun süredir devam eden tedarik kesintilerinden Ukrayna'nın sorumlu olduğunu savunuyor.

Slovakya Başbakanı Robert Fico dün yaptığı açıklamada, Kiev'in Rus petrolünün Ukrayna toprakları üzerinden Slovakya'ya transit geçişine yeniden başlamaması halinde, iki gün içinde Ukrayna'ya acil durum elektrik tedarikini keseceğini söyledi. Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre Macaristan Başbakanı da birkaç gün önce benzer bir tehditte bulunmuştu.

Bu konu, Ukrayna ile komşuları Macaristan ve Slovakya arasında bugüne kadarki en ciddi anlaşmazlık noktalarından biri haline geldi. Bu ülkelerin liderleri, Moskova ile bağlarını güçlendirerek büyük ölçüde Ukrayna yanlısı Avrupa konsensüsünden ayrıldılar.

Macaristan ve Slovakya, Avrupa Birliği ve NATO üyesidir ve bloktaki diğer iki ülke olarak Ukrayna üzerinden Druzhba boru hattıyla taşınan Rus petrolüne hâlâ büyük ölçüde bağımlıdırlar.

Ukrayna Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Ukrayna, Macaristan ve Slovakya hükümetlerinin iki ülke arasındaki enerji tedarikine ilişkin uyarılarını ve şantajlarını reddediyor ve kınıyor. Bu uyarılar kesinlikle Kiev'e değil, Kremlin'e yöneltilmelidir” ifadelerini kullandı.