Lübnanlı çiftçiler kenevirin yasallaşmasını bekliyor

Lübnan’ın doğusunda kenevir hasadı yapan Suriyeli mülteci (AFP)
Lübnan’ın doğusunda kenevir hasadı yapan Suriyeli mülteci (AFP)
TT

Lübnanlı çiftçiler kenevirin yasallaşmasını bekliyor

Lübnan’ın doğusunda kenevir hasadı yapan Suriyeli mülteci (AFP)
Lübnan’ın doğusunda kenevir hasadı yapan Suriyeli mülteci (AFP)

Lübnan’ın doğusundaki Bekaa Vadisi’nde bulunan Eyemmune köyü sakinleri ve Suriyeli mülteciler, yılın belli aylarında dikenli alanlarda çalışarak yasadışı yetiştirilen Hint keneviri (esrar) topluyor.
Ülkede yasak olmasına rağmen Lübnan Temsilciler Meclisi, Bekaa Vadisi bölgesini temsil eden milletvekillerinin önerilerine dayanarak, bölgeye yardım ve Lübnan ekonomisine katkı sağlamak amacı ile kenevirin tıbbi amaçlar için kullanımını araştırıyor.
Suriyeliler para karşılığı çalışıyor
Suriye savaşından sonra aileleri ile savaştan kaçmış çok sayıda genç kız, Eyemmune bölgesinde hem ikamet ediyor hem de kenevir işinde para karşılığı çalışıyor.
Kızlar sessizce çalışırken Mustafa isimli Suriyeli bir mülteci adam Lübnanlı Ebu Ali Şerif tarafından yetiştirilen kenevir mahsulünün denetimini yapıyor. 4 çocuk babası Mustafa Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Zaman para demek yani bu iş. Zaman kaybedemeyiz. Mahsulü toplamayı hızlandırmalıyız ki iyi fiyata satabilelim” dedi. 30 yaşındaki Mustafa her kızın saatte 2 ila 3 dolar aldığını söyleyerek, kenevirin toplandıktan sonra, çeşitli ürünlere dönüştürülmeden önce kurutmak için belirli bir yere götürüldüğünü ifade etti.
‘Bölgede esrardan daha iyi şey yetişmedi’
Şerif (52)  konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Elma, patates ve domates gibi ürünler denedik, fakat bu bölgede esrardan daha iyi şey yetişmedi. En iyi keneviri elde etmek için sadece su ve tohuma ihtiyaç var. Lübnan keneviri altın gibi, dünyanın en iyisi” dedi. Bekaa Vadisi sakinleri, bölgede yetkililer tarafından uygulanan baskılara rağmen nesiller boyu kenevir yetiştiriyor.
Kenevir ekimi, Lübnan iç savaşı sırasında (1975- 1995) Bekaa’da başladı. Hükümet ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), kenevir için yeni ürünler denedi ancak fikir kısa zamanda başarısızlıkla sonuçlandı.
En çok parayı tüccarlar alıyor
Kenevir üretimi iyi mali kaynak sağlamasına rağmen, Bekaa sakinleri elde edilen gelirin büyük çoğunluğunun tüccarlara gittiğini söylüyor. Kaçakçılar üretilen kenevirin Avrupa ve dünyanın birçok yerinde satışını gerçekleştiriyor. Ali Şerif, “Biz çiftçiler çok kazanmıyoruz. Benim gibi insanlar geniş ürün alanlarına sahip ve iyi kazanç sağlıyorlar. Ancak ihracatçılar zengin” dedi.
Ekonomi uzmanları kenevirin, komşu Suriye‘de devam eden savaştan ötürü ekonomisi etkilenen Lübnan’a ek gelir sağlayacağı ve ülkeye yeni iş alanı yaratmasına yardımcı olacağı görüşünde.
Eyemmune bölgesine yakın Hristiyan Deir el Ahmar kasabası milletvekillerinden Anton Habşi, “Bölgemizde kenevir üretiminin yasal olmadığını fark ettiğimde, fikir benim aklıma gelmişti ancak bizim tarafımızdan değiştirilemezdi. Düşündüm, eğer tıbbi amaçlar için kullanılıyorsa olumsuz bir ürün olumluya dönüştürülebilir. Kenevir üretimi yaparak çiftçilerin haysiyet içinde yaşamalarına yardım edeceğiz. Aynı zamanda devletin hazinesine de para getirir” dedi.
Temsilciler Meclisi’nde kenevir üretiminin tartışılmasına yönelik henüz net bir tarih belirlenmezken, Milletvekili Habşi, Avrupa, Güney Amerika’nın yanı sıra Avustralya ve Kanada’nın Lübnan’dan tıbbi kenevir ithalatı yapacağını umut ediyor.
Kenevir üretimi hakkında endişeler
Öte yandan Lübnanlı çiftçi Ebu Ali Şerif kenevir üretiminin yasallaşmasının faydalı olmasının yanında endişelerin de olduğuna değinerek, politikacılara güvenmediğini açıkladı. Şerif, tütün gibi, ürünlerin ucuza alınıp yüksek fiyatla ilaç şirketlerine satacaklarını belirtirken, bu durumda tüm paraların başkasının ­cebine gideceğini, çiftçi ve ülke hazinesinin kazanç sağlamayacağını ifade etti.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.