2019 Oscar Ödülü adayları açıklandı

The Favourite filminin yönetmeni Yorgos Lanthimos (AP)
The Favourite filminin yönetmeni Yorgos Lanthimos (AP)
TT

2019 Oscar Ödülü adayları açıklandı

The Favourite filminin yönetmeni Yorgos Lanthimos (AP)
The Favourite filminin yönetmeni Yorgos Lanthimos (AP)

Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi, 24 Şubat'ta Los Angeles'ta düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak olan 2019 Oscar Ödülleri için 91'inci kez Akademi Ödülleri adaylarını açıkladı.
Dünya çapında milyonlarca kişi, 1928'dan bu yana her yıl düzenlenen Oscar Ödülleri için heyecanlı bekleyişine başladı.Her yıl çieşitli dallarda sahiplerini bulan Oscar, yıllar geçmesine rağmen önemini kaybetmedi.
Sunucusu olmayan tören
Bu yıl Oscar törenini sunması için seçilen ABD'li ünlü komedyen Kevin Hart, yaptığı açıklamada bu göreve yerine getiremeyeceğini bildirdi. Akademi, Hart’ın açıklamasının ardından yayınladığı bildiride “Hart’a kapıları tamamen kapatmadık. Kararından vazgeçip görevini sürdürmeye karar vermesinden mutluluk duyarız” ifadelerini kullandı.
Genel olarak törenin sunumunda belirli bir metne bağlı kalınmıyor. Bu nedenle de sunucunun doğaçlama ve yorum yeteneğinin güçlü olması gerekiyor. Peki sunucu olmazsa ne olacak?
Oscar törenini düzenleyenlerin ve koreografların bu zorluğu şovlar, skeçler ve müzikallerle aşabileceği belirtiliyor. Kısa sürede bu zorluğun üstesinden nispeten gelinebilir. Ancak asıl zor olan bunun başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve sunulan alternatiflerle seyircilerin eğlenceli zaman geçirip geçirmeyeceği. Sunucunun olmasının da olmamasının da farklı sorunlara neden olabileceği ifade ediliyor.
Bu yıl da Oscar adayları arasında daha önceki yıllarda da olduğu gibi diğer yarışmalarda dağıtılan ödüllerde kendini göstermiş olan kişiler ve filmler yer aldı. Oscar adayları arasında Hollywood Foreign Press Association (Hollywood Yabancı Basın Birliği) tarafından verilen Golden Globe'a da (Altın Küre) aday olan isimler var. Her ne kadar Oscar ve Altın Küre adayları arasındaki bu durum için “reenkarnasyon” benzetmesi yapılsa da bu Oscar töreninde sürprizlerle karşılaşılmayacağı anlamına gelmiyor.
Lübnan ve Suriye
Söz konusu sürprizlerden biri de yoğun çaba sarf eden sanatçılara, sınırlı bir endüstriye ve bağımsız bir sinemaya sahip olam Lübnan. Ülke, yaşadığı ağır ekonomik şartlara rağmen sinema endüstrisini geliştirmek için çabalıyor. Film yapımcıları tüm engellere rağmen tutkularının peşinden koşuyor. Böylesine zor şartlara rağmen Lübnan yapımı iki film resmi olarak Oscar Ödülü'ne aday gösterildi. Geçen yıl Lübnan yapımı “Hakaret” adlı film Oscar’a aday gösterilmişti. Bu yıl da Nadine Labaki'nin yönettiği Lübnan yapımı Kefernahum, Yabancı Dilde En İyi Film kqtegorisinde ödüle aday gösterildi.
Lübnan katıldı... Fransa, İtalya, İspanya, Rusya veya Hollanda değil. Ya da bir başka Arap ülkesi de değil. Geçen yıl Suriyeli yönetmen Feras Fayyad “Halep'te Son Adam” ile En İyi Belgesel dalında Oscar’a aday gösterilmişti.
Suriyeli yönetmen Talal Derki’nin “Babalar ve Oğullar” bu yıl En İyi Uzun Metraj Belgesel dalında aday gösterildi. Ne Mısır ne Fas ne Cezayir ne de başka bir Arap ülkesi şimdiye kadar hiçbir yarışmada ardı ardında iki yıl aday gösterilmedi. Hakaret filmi Lübnan dışında Fransa, Kıbrıs, Belçika ve ABD’den fon desteği alırken, Kefernahum da ABD ve Fransa tarafından desteklendi. Halep’te Son Adam'ın büyük bir kısmı da Danimarka tarafından finanse edildi. Babalar ve Oğullar'a destek veren ülkeler de ABD, Almanya ve Hollanda oldu.
En iyi seçilmek için yarışacaklar
En İyi Yabancı Dilde Film dalında aday gösterilen Lübnan yapımı Kefernahum, Meksika yapımı Roma, Polonya yapımı Cold War (Soğuk Savaş), 2018 Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye'yi kazanan Japonya yapımı Shoplifters (Arakçılar) ve Alman yapımı Never Look Away (Asla Gözlerini Kaçırma) ile yarışacak. Pawel Pawlikowski’nin filmi Soğuk Savaş dışında diğer filmler Altın Küre'de adayı gösterildi.
Bu yıl En İyi Film dalında aday gösterilen yapımlar Black Panther, BlacKkKlansman, Bohemian Rhapsody, The Favourite, Green Book, Roma, A Star Is Born ve Vice olarak duyuruldu.
En İyi Yönetmen dalında yarışacak isimler ise Pawel Pawlikowski (Cold War), Yorgos Lanthimos (The Favourite), Alfonso Cuaron (Roma), Adam McKay (Vice) ve Oscar'a ilk kez aday gösterilen Spike Lee (BlacKkKlansman) olarak açıklandı.
En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Christian Bale (Vice), Bradley Cooper (A Star Is Born), Willem Dafoe (At Eternity's Gate), Rami Malek (Bohemian Rhapsody) ve Viggo Mortensen (Green Book) aday gösterildi.
Bu yıl En İyi Kadın Oyuncu olmak için yarışacak isimler de şöyle sıralandı:
Yalitza Aparicio (Roma), Glenn Close (The Wife), Olivia Colman (The Favourite), Lady Gaga (A Star Is Born), Melissa McCarthy (Can You Ever Forgive Me?)



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct