ABD Afganistan’da Taliban ve DEAŞ’ı vurdu

26 Ocak’ta Celalabad dışındaki bir karayolunda meydana gelen patlamanın etkilerini inceleyen Afgan askeri (EPA)
26 Ocak’ta Celalabad dışındaki bir karayolunda meydana gelen patlamanın etkilerini inceleyen Afgan askeri (EPA)
TT

ABD Afganistan’da Taliban ve DEAŞ’ı vurdu

26 Ocak’ta Celalabad dışındaki bir karayolunda meydana gelen patlamanın etkilerini inceleyen Afgan askeri (EPA)
26 Ocak’ta Celalabad dışındaki bir karayolunda meydana gelen patlamanın etkilerini inceleyen Afgan askeri (EPA)

ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad ve Taliban’ın siyasi büro temsilcisi arasında Doha müzakereleri sırasında 26 Ocak’ta Afganistan barışı hususunda bir anlaşma sağlandı. Söz konusu durum, Afgan hükümetinin uluslararası koalisyonun hava saldırıları desteğiyle Afganistan’ın birçok vilayetinde Taliban ve DEAŞ mevziilerine saldırılarıyla eş zamanlı olarak yaşandı.
Afganistan güvenlik kaynakları, ülkenin güneyindeki Helmand Vilayeti ve doğusundaki Nangarhar Vilayeti’ne ABD uçaklarıyla başlatılan saldırılarda DEAŞ ve Taliban’dan 2 liderin öldürüldüğünü açıkladı. Afganistan ordusuna yakın Hama Press haber ajansının güvenlik kaynaklarından aktardığına göre ABD uçakları, Helmand Vilayeti’ndeki Taliban’ın patlayıcı birim lideri olan Mevlevi Medad’ı Cerm-i Sir bölgesine düzenlenen hava saldırısında hedef aldı. Aynı şekilde Horasan Vilayeti’nde de DEAŞ üyesi Kari Necibullah adlı bir liderin hedef alındığı, ülkenin doğusundaki Nangarhar Vilayeti’nin Çabrahar bölgesinde bir hava saldırı daha düzenlendiği belirtildi. Afganistan hükümeti, DEAŞ ve Taliban liderlerini bazı vilayetlerde meydana gelen saldırılardan sorumlu olmakla suçluyor.
Hama Press’in başkent Kabil’in kuzeyindeki Beğlan yetkililerinden aktardığına göre, bölgedeki bir voleybol sahasında meydana gelen bir patlamada 4 kişi öldü, 10 kişi de yaralandı.
Ajans, söz konusu patlamanın geçen cuma günü öğleden sonra Tala Wa Barfak bölgesinde gerçekleştiğini duyurdu. Afganistan ordusuna bağlı Şahin Kolordusu, patlamanın Taliban tarafından kontrol edilen bir alanda yaşandığını açıkladı. Taliban ise bir saha liderlerinin voleybol oynayan birkaç Taliban unsuruyla birlikte patlama sırasında öldüğünü belirtti. Patlamada, maçı seyreden birkaç sivilin de yaralandığı ifade edilirken, Taliban hareketi olay ve Afgan ordusu hakkında ayrıntılı açıklama yapmadı.
Afganistan ordusunun aktardığına göre, düzenlenen saldırılarda çok sayıda Taliban ve DEAŞ lideri öldü. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg yaptığı açıklamada, Afganistan’daki durumun hala son derece zor olduğunu belirtirken, Yeni Zelanda Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, NATO kuvvetlerinin Afganistan’ın El-Kaide gibi batı karşıtı silahlı gruplar için bir sığınak haline dönüşmesini önlemeye çalıştığını vurguladı. Stoltenberg, Afganistan hükümetine en iyi yardımın, güvenlik güçlerini eğiterek ve istikrar sağlayacak yerel bir kapasite geliştirerek Afganistan Devleti’ne istikrar getirmek olduğunu vurguladı.
Aynı şekilde söz konusu açıklamanın, Afganistan hükümeti ve NATO kuvvetlerine karşı en büyük ve güçlü silahlı grup olan Taliban Hareketi ile barış anlaşması sağlanması halinde NATO’nun Afganistan’daki kuvvetlerini geri çekme arzusuyla aynı olduğu belirtildi.
Taliban kaynakları, iki taraf arasındaki 6 günlük müzakerelerin ardından ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad ile bir anlaşma taslağında mutabık kaldığını duyurdu. Belirtilene göre Halilzad, Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani’ye söz konusu taslak hakkında bilgi vermek üzere doğrudan Kabil’e gitti.



Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
TT

Trump, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ne yapacağı ilk yatırım paketini açıkladı

Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)
Trump ve Takaichi, Tokyo'da nadir toprak minerallerinin "tedarikini güvence altına almak" amacıyla bir anlaşma imzaladıktan sonra (Arşiv- Reuters)

ABD Başkanı Donald Trump, dün Japonya'nın enerji ve temel madenler projelerine yaptığı ilk yatırımları duyurdu. Bu açıklama, Başbakan Sanae Takaichi'nin ABD ziyaretinden önce iki ülke arasında ticaret anlaşmasının ilerletilmesi kapsamında yapıldı.

Trump, Truth Social platformundaki paylaşımında, "Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'ne yatırım yapma taahhüdü olan 550 milyar dolarlık yatırımların ilk aşamasına resmi ve mali olarak adım atıyor" dedi. Bu yatırımların üç projeyi kapsadığını açıkladı: biri Teksas'ta petrol ve doğalgaz, diğeri Ohio'da elektrik üretimi ve üçüncüsü Georgia'da nadir toprak mineralleriyle ilgili.

12 Şubat'ta Japon basını, toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık bir yatırım için üç proje hakkında ileri düzeyde görüşmeler yapıldığını bildirmişti.

Trump, projelerin gümrük vergileri olmadan hayata geçmeyeceğini savundu. "Bu, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya için çok heyecan verici ve tarihi bir dönem" ifadesini kullandı.

İki ülke, temmuz ayı sonunda, ABD'nin ithal Japon mallarına %15 gümrük vergisi uygulayacağı ve karşılığında Japon şirketlerinin toplam 550 milyar dolarlık yatırım yapacağı bir ticaret anlaşması imzaladıklarını duyurmuştu.

Protokol, Japonya'nın Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yatırımlarının nereye yönlendirileceğine ilişkin kararın Washington'a ait olduğunu öngörüyor. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre ortak bir Japon-Amerikan komitesi önerilen projeleri inceleyecek, ancak nihai karar Trump'a ait olacak.

Projeler seçildikten sonra, Tokyo'dan 45 gün içinde gerekli fonu sağlaması istenecek. Protokole göre, Japonya yatırımının değerini geri kazanana kadar, Japonlar ve Amerikalılar her projenin karını eşit olarak paylaşacaklar.


Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
TT

Ukrayna barışına ilişkin kritik müzakereler

Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)
Cenevre görüşmelerindeki Amerikan ekibi (AP)

Ukrayna barış görüşmeleri dün Cenevre'de başladı ve gözlemciler bu görüşmelerin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan ve son dönemde üzerinde değişiklikler yapılan plana dayalı siyasi çözüm için temel bir çerçeve oluşturulması açısından çok önemli olacağını öngörüyor.

Bu, Rusya, Ukrayna ve Amerika Birleşik Devletleri'ni bir araya getiren üçüncü doğrudan müzakere turu. Daha önce Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de düzenlenen iki tur müzakere, çözümsüz kalan konularda görüşleri uzlaştırmada başarısız olmuştu.

Kremlin, erken tahminlerden kaçınılması gerektiğini belirterek, "Taraflar çarşamba günü (bugün) çalışmalarına devam edecekler" dedi.

Başkan Trump ise Kiev'i müzakereye ve "hızlı bir şekilde" anlaşmaya varmaya çağırdı.


85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
TT

85 ülke, İsrail'in Batı Şeria'da "genişleme" girişimlerini kınadı

İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria'da bulunan Hebron'da yerleşimcilere düzenlenen bir tur sırasında İsrail askerleri nöbet tutuyor (Reuters)

Birleşmiş Milletler'de 85 ülke, işgal altındaki Batı Şeria'da "yasadışı varlığını genişletmeyi" amaçlayan yeni önlemler aldığı gerekçesiyle dün İsrail'i ortak bir bildiriyle kınadı ve Filistin topraklarının ilhakının "demografik değişikliklere" yol açabileceği endişesini dile getirdi.

İsrail'in yerleşimcilerin arazi satın almasını kolaylaştıran önlemleri onaylamasından bir hafta sonra, İsrail hükümeti pazar günü, 1967'den beri işgal altında tuttuğu Batı Şeria'da arazi kayıt sürecini hızlandırmaya karar verdi.

Fransa, Çin, Suudi Arabistan ve Rusya da dahil olmak üzere Birleşmiş Milletler'in 85 üye ülkesi ve Avrupa Birliği ve Arap Birliği gibi çok sayıda kuruluş, "İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı varlığını genişletmeyi amaçlayan tek taraflı karar ve eylemlerini" kınadı.

New York'ta yayınlanan açıklamada ülkeler, "bu kararların İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülükleriyle bağdaşmadığını ve derhal geri alınması gerektiğini" belirterek, her türlü ilhak biçimine kesin olarak karşı olduklarını ifade ettiler.

 Ayrıca, "her türlü ilhak biçimine şiddetle karşı olduklarını" yinelediler.

Açıklama şöyle devam etti: “1967’den beri işgal altında olan Filistin topraklarının, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere, demografik yapısını, karakterini ve yasal statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm önlemleri reddettiğimizi yineliyoruz.”

“Bu politikalar uluslararası hukukun ihlalini teşkil etmekte, bölgede barış ve istikrarı sağlamaya yönelik devam eden çabaları baltalamakta ve çatışmayı sona erdirecek bir barış anlaşmasına ulaşma olasılığını tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri António Guterres pazartesi günü İsrail'i "sadece istikrarsızlaştırıcı olmakla kalmayıp, Uluslararası Adalet Divanı'nın da teyit ettiği gibi yasadışı olan yeni önlemlerini derhal geri çekmeye" çağırdı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre yerleşim faaliyetleri 1967'den bu yana tüm İsrail hükümetleri altında devam etti, ancak özellikle 7 Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşından bu yana, İsrail tarihinin en sağcı hükümetlerinden biri olan Binyamin Netanyahu'nun mevcut hükümeti altında hızı önemli ölçüde arttı.

İsrail'in işgal edip ilhak ettiği Doğu Kudüs dışında, Batı Şeria'da yaklaşık üç milyon Filistinlinin arasında 500 binden fazla İsrailli yaşıyor ve bu yerleşim yerleri Birleşmiş Milletler tarafından uluslararası hukuka göre yasadışı kabul ediliyor.