​İran, füzelerinin menzili yerine kapasitesini artırmayı hedefliyor

İran kısa ve orta menzilli füzelerinin gelişimine öncelik veriyor (Fars)
İran kısa ve orta menzilli füzelerinin gelişimine öncelik veriyor (Fars)
TT

​İran, füzelerinin menzili yerine kapasitesini artırmayı hedefliyor

İran kısa ve orta menzilli füzelerinin gelişimine öncelik veriyor (Fars)
İran kısa ve orta menzilli füzelerinin gelişimine öncelik veriyor (Fars)

İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, İran’ın balistik füzelerin menzilini artırma konusunda sorunu olmadığını duyurdu. Şemhani açıklamasında şunları söyledi:
"İran'ın askeri füze kapasitesini artırmak için önünde bilimsel ya da operasyonel olarak herhangi bir kısıtlama yok. Ancak savunma doktrinine dayalı olarak füzelerin duyarlılığı ve hassasiyeti üzerinde çalışıyoruz. Kapasitesini artırmak gibi bir amacımız bulunmuyor.”
Tahran'ın füze programı nedeniyle maruz kaldığı uluslararası baskı, İran'ın füze faaliyetlerinin bölgesel rolü ile paralel gelişiyor. Tahran, son zamanlarda Husi milislerine orta menzilli füze gönderdiğine ilişkin suçlamalarla karşı karşıya.
Şemhani konuya dair yaptığı açıklamada Avrupalıları yatıştırmak ve İran’ın füzelerinin menzilini artıracağına dair korkuları ortadan kaldırmak için füzelerin kapasitesini ve menzilini artırma gibi bir niyetleri olmadığını belirtti.
İran’ın halihazırda 2 bin kilometre menzile sahip Emad ve Hürremşehr isimli balistik füzeleri var. Ancak Tahran son zamanlarda orta menzilli balistik füzeler geliştirmeye odaklandı.
Yorumlar birbirinden farklı
Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Hüseyin Selami, 2017'nin kasım ayında, İran kuvvetlerine karşı bir hareket geldiği takdirde balistik füze menzillerinin 2 bin kilometreden daha uzağı hedef alacak şekilde artırılacağı uyarısında bulunmuştu.
Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Ali Caferi ise 2018'in haziran ayında yaptığı açıklamada İran'ın füzelerinin menzilini artırma niyetinde olmadığını söylemişti.
Ancak aralık ayında konuşan İran Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri Komutanı General Emir Ali Hacizade, İran’ın 2 bin kilometreden daha uzun menzilli füzeler üretme kabiliyetine sahip olduğunu duyurdu.
Hacızade açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Füze menzilleri hakkında şimdiye kadar aldığımız kararlar ihtiyaçlarımız ile uyumluydu. Düşman üslerinin çoğu 300 ila 400 kilometre uzaklıkta. İkincicil derecede olanlar ise 700 ila 800 kilometredeler. Füzelerin menzili hakkında teknik bir kısıtlama bulunmuyor.”
Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Ali Caferi, geçen hafta yaptığı açıklamada İran’ın Suriye’deki varlıklarını korumaya kararlı olduğunu belirterek bölgedeki kuvvetlerine saldırı olması halinde İsraillilerin başlarına güdümlü füzelerin yağacağı tehdidinde bulundu.
İran iki kez sınır dışı hedefleri vurdu
İran, geçen yıl iki kez sınır dışı hedeflere güdümlü füze attı.
Söz konusu füzelerden ilkiyle eylül ayında, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nde (IKBY) faaliyet gösteren İran-Kürdistan Demokrat Partisi'ne (İKDP) ait bir kamp hedef alındı.
İkincisinde ise Ahvaz’da yapılan kanlı saldırıya cevaben Fırat’ın doğusu vuruldu.
İran, her iki saldırıda da Kirmanşah kentindeki üslerinden fırlattığı ‘Fateh-110’ füzelerini kullandı.
İran, 2231 sayılı BMGK kararına uyuyor mu?
Tahran yönetimi ile varılan nükleer anlaşmayı destekleyen 2231 sayılı BMGK kararı, İran'a nükleer silah başlıkları taşıma kapasitesine sahip balistik füzelerle ilgili faaliyetlerde bulunmaması çağrısı yapıyor. Ancak İran, bu çağrının bağlayıcı olmadığını savunarak  füzelerinin nükleer savaş başlığı taşıyabilecek kapasitede olduğu iddialarını reddediyor.
Washington, Tahran'dan uydu fırlatma teknolojisini geliştirmeyi durdurmasını isteyerek İran'ın bu denemelerde balistik füze teknolojisi kullandığını iddia ediyor. Ayrıca uydu fırlatmada kullanılan bu füzelerin savaş başlığı da taşıyabileceğine dikkat çekiyor.
İran Milli Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani, konuya dair yaptığı yorumda İran’ın vatandaşlarının yaşamını iyileştirmek ve ülkenin teknolojik kapasitesini artırmak için söz konusu teknoloji üzerinde çalışmaya devam edeceğini vurguladı.
İran’ın stratejisi değişti mi?
İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri de İran'ın ulusal çıkarların savunulması kapsamında ‘savunmadan saldırıya kadar’ bütün stratejilerinde değişikliğe gitmeyi planladığını duyurdu.
İran'ın Dini Lideri Ali Hamaney'in askeri danışmanı Tümgeneral Yahya Rahim Safevi de “Düşmanlar tarafından taciz edilirsek, saldırı stratejisini inceleyeceğiz” dedi.
Benzer bir yorumda bulunan Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Hüseyin Selami de İsrail’i İran ile savaş başlatmaması konusunda uyararak "Stratejimiz, Siyonist varlığı dış politikadan çıkarmaktır” ifadelerini kullandı.
"İran'ın füze kabiliyeti müzakere edilemez”
Hamaney'in askeri danışmanı Hasan Firuzabadi de açıklamasında İran’ın füze ve savunma kuvvetini müzakere konusu yapmayacağını söyledi.
Benzer bir açıklamada bulunanİran Savunma Bakanı Tuğgeneral Emir Hatemi de şu ifadeleri kullandı:
"İran'ın füze kabiliyeti müzakere edilemez. Düşmanlar, İran’ın füze gücünün bertaraf edilmesi gerektiğini söylüyor. Ancak füze kapasitemizin pazarlığa açık olmadığını defalarca belirttik."
Bu hafta medyada çıkan haberlerde Avrupa’nın İran'ın füze programı ve bölgesel rolünü kınayan bir bildiri yayınlayacağı iddia edildi.



Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
TT

Trump: İran'a karşı sınırlı bir saldırı düzenlemeyi değerlendiriyorum

Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)
Başkan Donald Trump, Beyaz Saray Devlet Yemek Salonu'nda Valiler Birliği ile yaptığı kahvaltıda konuşuyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump bugün İran'a karşı sınırlı bir askeri saldırı düzenlemeyi düşündüğünü söyledi, ancak daha fazla ayrıntı vermedi.

ABD ordusu, İran'a karşı birkaç hafta sürebilecek ve güvenlik tesislerinin yanı sıra nükleer altyapıyı da bombalamayı içerebilecek bir operasyona hazırlanıyor.

İran'ı nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaya zorlamak için sınırlı bir saldırıyı düşünüp düşünmediği sorulduğunda, Beyaz Saray'da gazetecilere, "Sanırım bunu düşündüğümü söyleyebilirim" dedi.

Trump dün, İran'ın bir anlaşmaya varması için 10 ila 15 günlük bir sürenin "yeterli" olacağına inandığını söyledi. Ancak görüşmeler yıllardır tıkanmış durumda ve İran, füze programını kısıtlama ve silahlı gruplarla bağlarını koparma yönündeki daha geniş ABD ve İsrail taleplerini görüşmeyi reddediyor.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre iki ABD yetkilisi, İran'la ilgili ABD askeri planlamasının ileri bir aşamaya ulaştığını ve seçenekler arasında bireyleri hedef alan bir saldırı, hatta Trump'ın emriyle Tahran'da rejim değişikliğinin de yer aldığını söyledi. Bu askeri seçenekler, diplomatik çabaların başarısız olması durumunda ABD'nin İran'la ciddi bir çatışmaya hazırlandığının son göstergesi.

Son haftalarda yapılan dolaylı görüşmelerde çok az ilerleme kaydedildi ve taraflardan biri veya her ikisi bunu savaşa hazırlıkta geciktirme taktiği olarak kullanıyor olabilir.

İran, geçen yıl İsrail ve ABD'nin nükleer ve askeri tesislerini hedef alan 12 günlük saldırılarının yanı sıra ocak ayındaki kitlesel protestoların şiddetle bastırılmasının ardından, hiç olmadığı kadar savunmasız bir konumda bulunuyor.

 İran'ın BM Güvenlik Konseyi'ne dün yazdığı mektupta, BM Büyükelçisi Emir Said İrevani, ülkesinin "gerilim veya savaş aramadığını ve savaş başlatmayacağını", ancak herhangi bir ABD saldırganlığına "kararlı ve orantılı bir şekilde" karşılık vereceğini belirtti.

Şöyle devam etti: “Bu koşullar altında, bölgedeki tüm düşman üsleri, tesisleri ve varlıkları, İran'ın savunma yanıtı çerçevesinde meşru hedefler olarak kabul edilecektir.”

Bu haftanın başlarında İran, dünyanın ticareti yapılan petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Körfez'in dar su yolu olan Hürmüz Boğazı'nda gerçek mühimmatlı tatbikatlar gerçekleştirdi. Ülke içinde de gerilim artıyor; yas tutanlar, 40 gün önce güvenlik güçleri tarafından öldürülen protestocuları anmak için törenler düzenliyor ve bazı gösterilerde yetkililerin tehditlerine rağmen hükümet karşıtı sloganlar atılıyor.


İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
TT

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında gerçekleştirdiği bombalama operasyonu

İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)
İsrail'in ocak ayında Lübnan'ın güneyindeki Kanarit köyüne düzenlediği hava saldırısının yol açtığı hasar, 16 Şubat 2026 (AFP)

İsrail güçleri bu sabah erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Adise kasabası yakınlarında bir bombalama operasyonu gerçekleştirdi.

Lübnan'ın resmi Ulusal Haber Ajansı'na göre, büyük patlama saat 02:20'de meydana geldi.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında, bir yıldan fazla süren ve partinin askeri ve liderlik altyapısına darbeler aldığı çatışmanın ardından, 27 Kasım'dan beri yürürlükte olan bir anlaşma bulunuyor.

Anlaşma, Lübnan ordusunun ve Lübnan'daki Birleşmiş Milletler Geçici Gücü'nün (UNIFIL) konuşlandırılmasının güçlendirilmesi karşılığında, Hizbullah savaşçılarının Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden (sınırdan yaklaşık 30 km uzaklıkta) çekilmesini ve askeri altyapısının tasfiye edilmesini öngörüyordu.

Anlaşma ayrıca İsrail'in savaş sırasında girdiği tüm bölgelerden çekilmesini de öngörüyordu. Bununla birlikte, İsrail sınırın her iki tarafını da izleyebilmek için beş yüksek noktada askeri varlığını sürdürdü. Ayrıca, askeri hedefler veya Hizbullah unsurları olduğunu iddia ettiği yerlere neredeyse her gün saldırılar düzenliyor ve güçleri buldozerle yıkım ve tahribat operasyonlarına devam ediyor.


ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
TT

ABD Adalet Bakanlığı genel merkezine Trump'ın posteri asıldı

İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)
İşçiler, Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan yeni bir pankartı, Washington’daki ABD Adalet Bakanlığı binasının cephesine yerleştiriyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın fotoğrafını taşıyan bir pankart, ABD Adalet Bakanlığı binasına asıldı. Bu adım, Trump’ın Washington’daki bir kuruma kimliğini yansıtma yönündeki son girişimi olarak değerlendiriliyor.

Mavi renkli pankart, dün (perşembe) binanın bir köşesindeki iki sütun arasına yerleştirildi. Pankartta “Amerika’yı Yeniden Güvenli Hale Getirelim” sloganı yer aldı.

Trump, geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana federal kurumlar üzerindeki varlığını ve nüfuzunu pekiştirmek için güçlü adımlar atıyor.

Trump, kültürel ve siyasi kurumları yeniden şekillendirirken kendisine yakın isimleri görevlendiriyor, önde gelen kurumların adlarını değiştiriyor ve geçmiş soruşturmalarla bağlantılı yetkilileri geri plana itiyor. Eleştirmenler ise bu adımların, siyasi iktidar ile normal şartlarda bağımsız olması gereken kamu görevleri arasındaki sınırları ortadan kaldırdığını savunuyor.

Geçen yıl Trump’ın fotoğrafını taşıyan pankartlar, ABD Çalışma Bakanlığı, ABD Tarım Bakanlığı ve Amerikan Barış Enstitüsü binalarına da asılmıştı.

Trump tarafından atanan bir yönetim kurulu, Aralık ayında John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi’ne Trump adının eklenmesi yönünde oy kullandı. Ayrıca Washington’daki Amerikan Barış Enstitüsü binasına da Trump’ın adı verildi.

Son pankarta ilişkin soruları Beyaz Saray, Adalet Bakanlığı’na yönlendirdi. Bakanlık ise şu ana kadar yorum talebine yanıt vermedi.