​Deyr-i Zor yolunda DEAŞ’ın yalnızca duvar yazıları kaldı

Dün Deyr-i Zor yakınlarındaki el-Baguz köyünde bulunan SDG üyeleri (Şarku’l Avsat)
Dün Deyr-i Zor yakınlarındaki el-Baguz köyünde bulunan SDG üyeleri (Şarku’l Avsat)
TT

​Deyr-i Zor yolunda DEAŞ’ın yalnızca duvar yazıları kaldı

Dün Deyr-i Zor yakınlarındaki el-Baguz köyünde bulunan SDG üyeleri (Şarku’l Avsat)
Dün Deyr-i Zor yakınlarındaki el-Baguz köyünde bulunan SDG üyeleri (Şarku’l Avsat)

Suriye’nin doğusundaki Kamışlı şehri ile Deyr-i Zor arasında uzaklık 300 kilometre. Bu mesafe araçla ortalama 2 buçuk saatte kat edilebilir. Ancak şuanda bu yol, askeri bölgelerin önündeki engeller, kontrol noktaları ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) DEAŞ’a karşı son savaşını başlatıldığını duyurmasının ardından daha sert önlemlerin alınması nedeniyle 5 saatten uzun sürüyor.
DEAŞ’ın Fırat Nehri’nin doğusundaki coğrafi varlığının ortadan kaldırılmasına yönelik son aşama yaklaşırken Washington’un müttefikleri, Irak sınırında yer alan Deyr-i Zor’un kuzey kırsalında bulunan ve DEAŞ’ın kontrol ettiği el-Baguz köyüne operasyon düzenlendiğini duyurdu.
Deyr-i Zor’un kuzey kırsalına giden yol üzerinde bulunan ve birkaç ay önce DEAŞ’tan kurtarılan, çatışma bölgelerinden nispeten uzak olan köy ve kasabalarda yolun her iki yakasında alışveriş yapan insanlar görülmeye ve hayat yavaş yavaş normale dönmeye başladı. Bununla birlikte çok sayıda benzin istasyonu da açılırken istasyon sahipleri büyük karlar elde ediyor.
Yol üzerinde yer alan es-Suvar kasabası sakinlerinin de evlerine geri döndükleri gözlemlenirken, açılan dükkanlarda,  DEAŞ’ın kontrolü sağladığı yıllarda yasaklanan, bölge kadınlarının renk renk ve desen desen geleneksel kıyafetleri satılmaya başlandı.
Örgütün son kalelerine yakın olan Buseyra kasabasının girişindeki güvenlik bariyerlerinin yanında onlarca aracın Haseke’ye gitmek üzere geçiş izni verilmesini bekledikleri görülüyor. SDG güçleri burada, kimlik bilgileri ve araç ruhsatlarını kontrol ediyor. Bu kontrollerin yapılmasının başlıca nedeni, DEAŞ’ın “uyuyan hücrelerinden” bölgeye herhangi bir sızma olmasını engellemek. Bu yüzden Suriye içinde veya dışında olası bir bombalı araçla intihar saldırısı düzenlemesinin önüne geçmek için araçlar kapsamlı bir şekilde aranıyor.
Bir zamanlar DEAŞ unsurları tarafından patlayıcıların tuzaklandığı ve askeri bir konvoya veya bir kişiye yönelik intihar saldırılarının gerçekleştiği yol üzerinde uzun kuyruklar oluşturan sivil araçların yanı sıra zırhlı askeri araçlar da bulunuyor.
Yol üzerinde çoğunluğu kamuya ait binaların duvarları ile köy ve kasabaların girişlerinde halen yer alan ve DEAŞ’ın sözde devletine işaret eden yazılar, Ocak 2014’ten günümüze uzanan karanlık bir çağın çocuklarını hatırlatıyor. Bu yazılarda genellikle, DEAŞ kavramını güçlendirme, bölge halkını ve özellikle de gençleri cenneti vaat eden sözlerle cesaretlendirme, kadınlara yönelik uyarılar ve erkekleri örgüt saflarına katılmaya teşvik eden sahte vaatlerle dolu ifadeler yer alıyor.
El-Baguz köyünün kuzeybatısına yaklaşık 80 kilometre uzaklıktaki Deyr-i Zor’un kuzey kırsalında bulunan Ömer Petrol Sahası'na giden çöl yolu üzerinde ise hiçbir yaşam emaresi bulunmuyor. SDG güçlerine ait askeri araçların geçişini görmek neredeyse imkansız. Bölge, DEAŞ’ın bulunduğu son cepheye yakın ve sivillerin buralarda hareket etmesi yasak.
İki gün önce DEAŞ’a ait bir hücrenin saldırısına uğrayan petrol sahasının çevresinde havadan yapılan bombardımanların etkileri açıkça görülebiliyor.
Akşam saatlerine kadar ağır silahların gürültüsü devam ederken koalisyon uçakları ve ABD’nin Apache helikopterleri örgütün son kalelerini havadan bombalamaya devam etti. Ancak DEAŞ unsurları halen direniyor. Bununla birlikte bu çöl ortasında DEAŞ’ın sonu yaklaşmış gibi görünüyor.
DEAŞ’ın Suriye ve komşusu Irak’ta kontrol ettiği bölgelerin artık yüzde 1’inden azını elinde bulundurduğu bu savaş, dünyanın dört bir yanından gazetecilerin büyük ilgisini çekiyor. Örgüt, Suriye’nin 185 bin kilometre karelik bir bölümünü kontrol eder hale gelmişti. Fakat silah sesleri ve bombardımanlar artık DEAŞ’ın ölümünü ilan ediyorlar.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.