Ali Koç: Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkartmayanlar var, TFF yeniden yapılandırılmalı

Ali Koç: Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkartmayanlar var, TFF yeniden yapılandırılmalı
TT

Ali Koç: Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkartmayanlar var, TFF yeniden yapılandırılmalı

Ali Koç: Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkartmayanlar var, TFF yeniden yapılandırılmalı

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Türkiye Futbol Federasyonu'nun yeniden yapılandırılması gerektiğini belirterek, “Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkaramayan bazı kişilerin hakemlere verilen terfi ve ceza işlerini görev edinmelerinin faydadan çok zarar getirdiğini görüyoruz” dedi.
Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, ligin 2. yarısında yaşanan hakem hataları ile ilgili Ülker Stadyumu'nda basın toplantısı düzenledi. Düzenlenen basın toplantısına Ali Koç'un yanı sıra Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük ve Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Toplantıda, şimdiye kadar ligde oynanan maçlarda hatalı verildiği düşünülen hakem kararları izletildi.
'İçerisinde bulunduğumuz duruma kılıf aramıyoruz'
Ali Koç, bugün çok hoş sebeplerle burada olmadıklarını belirterek, "Detaylı ve uzun bir toplantı olacak. Pek çok takımın onlarca maçlarda hakem hataları yaşıyorlar. Bizim burada olmamızın sebebi çok daha derin. Sizinle bugün konuşacağımız konular vesilesiyle beraber olmaktan dolayı son derece mutsuzum. Biz bugün burada özellikle sezonun ilk yarısında aldığımız sonuçlara, içerisinde bulunduğumuz duruma kılıf aramıyoruz. Gündemi değiştirmek için de burada değiliz. Burada olmamızın sebebi kesinlikle sadece 1-2 hakem hatası, verilmeyen penaltılar değil. Taraftarımız tatmin olsun olarak da değil. Biz yönetim olarak konuşmuş olmak için, mazeret oluşturmak için burada olan insanlar değiliz. 7-8 aydır söylemlerimizden bunları gözlemlemişsinizdir. Amacımız son haftalarda gösterilen sistematik davranışa dikkat çekmek. İlerleyen haftalarda da muhtemelen yaşanılan bu davranışlara karşı farkında olmalarını sağlamak. Az önce izlenen görüntüler 4 haftada yaşanan masum hakem hatalarını, tesadüfi yanlışlar zinciri olarak tanımlamayı hata olarak düşünüyorum. İyi bir devre arası kampı, transfer süreci yakalamış, bunun meyvelerini toplamaya başlarken söz konusu maçlardaki hakemlerin eş zamanlı şekilde Fenerbahçemize karşı kasıtlı ve sistematik bir davranış olduğu düşünülmekte ve kaygılandırmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı buradayız. Tek tek pozisyonlardan ziyade bütüne baktığımızda kaygılarımızda haklı olduğumuzu görebiliyorsunuz” diye konuştu.
'Bizler her şeyin farkındayız'
Ligin ikinci yarısındaki hatalardan bahseden Koç, “Ligin ikinci yarısı Bursaspor maçıyla başladı. Son dakikalarda yediğimiz golün iptal edilmesi konusunda tüm otoriteler hemfikir. Hem faul hem ofsayttan iptal edilmiş bir gol ama reaksiyon vermedik. Evkur Yeni Malatyaspor maçını 3-2 kazanmamıza rağmen mixed zone bölgesinde çıkışta hakem hatalarına bir nebze değindik. Göztepe maçında iyi futbol oynadık ama bu galibiyete rağmen hakem kararları endişelerimizin artmasına sebep oldu. Ertesi gün rahatsızlığımızı divan kurulunda dile getirdik. Son olarak Kayserispor maçında tüm kamuoyunun dikkatini çekecek şekilde göz göre göre yaşadıklarımız endişelerimizi tavan yapmamıza sebep vermiş ve bizi aksiyon almaya mecbur kılmıştır. Bizler her şeyin farkındayız” dedi.
'Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkartmayanlar var'
TFF'nin yapılandırılma şeklini değerlendiren Ali Koç, “Türk futbolunun adaletten ve her takıma eşit olmaktan çok uzak şekilde olduğu kanısı kamuoyuna yerleşmektedir. Bu konuya sebebiyet veren olaylara tanık oluyoruz. Türk futbolu 90'lı yılların sonunda lobilerle yönetilen alan haline gelmiştir. Bu lobiler futbolu etkisi altında tutmaya çalışmıştır. 1-1,5 senedir bu konuşmalara değiniyorum. Ülke futbolunu yöneten insanların her takıma eşit mesafede yaklaşmaları, kimliklerini bir kenara bırakıp sadece Türk futboluna katma değer üstlenmeleri gerektiğini dile getirdik. Bunun için de federasyon yetkili kurulları kulüp kotası bazlı değil liyakat odaklı oluşmalıdır. Belli takımları temsilen yönetim kurulu üyeleri alma uygulaması bugün artık gelinen noktada bazı temsilcilerin ilkeli yaklaşımına karşın, bazıları ise kendi çıkarları için çalışma yapma gerekçesiyle bizim için işlevini yitirmiştir. Bu sistem suistimaller oluşturmaktadır. Federasyonda tuttuğu takımın formasını çıkaramayan bazı kişilerin hakemlere verilen terfi ve ceza işlerini görev edinmelerinin faydadan çok zarar getirdiğini görüyoruz. Kendi takımlarına bir iki maçta haksızlık yapıldığı iddiasıyla federasyondan istifa edip aradan sadece 24 saat geçtikten sonra geri gelip camiama en iyi şekilde hizmet etmek için geri döndüm diyerek açıklamalar yapabilmesi düşündürücüdür. İşin en acı tarafı da bu. Yozlaşmanın son derece olağan karşılanmasıdır. Kamuoyunda bunlar rahatça yaşanabiliyorsa görmediğimiz yansımayan neler yaşanabileceğini sizler düşünün. Futbolda adil rekabeti ve hakkaniyeti sağlamakta en önemli görevi görecek olan TFF, bu görevini tesir etme anlamında yanlış yapılandırılmıştır” şeklinde konuştu.
'MHK'nın baskı altında olmaması için TFF tesislerinde olmaması lazım'
"Bu düzenin sorgulanması için en önemli konulardan biri de hiç şüphesiz Merkez Hakem Kurulu'nun (MHK) konumu ve işleyiş şeklidir" diyen Koç, “MHK talimatına göre; MHK, TFF'nin aday gösterdiği ve onayladığı bir kurumu teşkil ediyor. Bu kurulu futbol ailesinin fertleri olan kulüplerin oluşturması gerektiğini düşünüyoruz. Bu şekilde organik ve inorganik bir bağ olmaksızın kimseye minnet duygusu beslemelerine gerek olmadan kulüplere eşit şekilde olması söz konusu olacaktır. Tamamen bağımsız olarak karar alması gereken MHK'nin baskı altında olmaması için TFF tesislerinde olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Hakemlerimize atama ve terfiler üzerinde uygulanan ceza sistemine dikkatinizi çekmek istiyorum. Hakemlerimiz dışarıdan anlaşılmayacak çok ince mesajları olan bir sistemle yönlendirilmeye açıktırlar. Barış Şimşek'in Video Yardımcı Hakem (VAR) Koordinatörü olarak atanmasını gösterebiliriz. Kendisi Kayseri maçının VAR hakemiydi. Ekici ve Mosses'a yapılan fauller, verilmeyen kartlar. Ekici bu hareketten sonra 1 aylığına sakatlandığı için sahalardan uzak kalmak durumunda. Bu durumlar üzerine VAR Koordinatörü olduğu açıklandı. Pazartesi gününü bekleyemediler. Artık bu Fenerbahçe'ye karşı meydan okuma mıdır yada bizi cezalandırmanın ödüllendirmesinin örneği midir? Hangi takımların lehine-aleyhine ne yönde karar vermeleri gerektiğini mevcut sistemde mesaj olarak vermek mi” şeklinde konuştu. 
Hakem hataları
Türk futbolunda oluşabilecek senaryolardan bahseden Ali Koç, “Mesela hakem atamaları geldiği zaman hangi hakemin iç ve dış saha olduğu dikkate alınıp, seyirci baskısına etkilenen hakemler var etkilenmeyen hakemler var. Etkilenen hakemleri bazı takımların iç saha maçlarına, etkilenmeyenlerin ise dış saha maçına verildiğine bakalım. Herhangi bir maçı kötü yöneten hakem ertesi hafta maç alıp, iyi yönetim hakemin haftalarca maç alamadığını varsayalım. Sizce bu şekilde hakemlere mesaj vermek mümkün müdür? Bana sorarsanız nettir. Böyle bir ortamda iki senaryoya göre futbol güven meselesi nasıl etkilenir? Güven müessesi mümkün olduğunca şüpheye mahal bırakmayacak yöntemler mevcuttur. Bu kararların en şeffaf şekilde herkese açık olarak paylaşılsa güven müessesi çok daha kuvvetli olmaz mı? Bu ortamı tesis etmek çok mu zor? Sporda adalet, eşitlik ve güven duygusunun sağlanmasının Fair-Play ve saygı ortamının tesir edilmesinin marka üzerinde önemine işaret ettik. Kazansak da kaybetsek de her ne olursa olsun bu konuya hep özen gösterdik. Kazanırken güzel kaybederken çirkin yüzümüz olmadı. Her zaman tek bir yüzümüz oldu. Hiçbir zaman gizli bir ajandamız olmadı. Ayrıcalık istemeye teşebbüs etmedik. Maçlarda yapılan hatalar dolayısıyla hakemlere düdük asma gayretimiz olmadı. Federasyonumuzu ve kurullarını şartlar ne olursa olsun baskı altında almaya lobi yapmaya tenezzül dahi etmedik. Galatasaray derbisi de olmak üzere. Bunu da zaaf olarak görenler var. Tüm kulüplere sevgide saygıda kusur etmemeye özen gösterdik. Bunu yaptık çünkü düzeleceksek gelişeceksek adalet herkes için diyorsan bunu ancak hep birlikte yapabileceğimize inandık. Mütemadiyen Türk futbolunun ortak çıkarlarına dikkat çekmeye çalıştık. Son bir yıldır Türk futbolunun zayıflayan rekabet gücü, Avrupa ile aramızda açılan makas, adil rekabet gibi muhtelif yapısal sorunlar hakkında görüşümüzü dile getirdik. Tüm bunlar sonucunda marka değerinin azaldığını belirttik. Buradan çıkış yoklu olarak da yapısal reform değişikliğini vurguladık. Futbolun tüm paydaşlarının hem fikir olduğu ortak aklın adil olduğu asgari müşterekte buluşabildiği ortam tesir edilmeden Türk futboluna sağlıklı bir gelecek inşa edemeyiz. Geç adil rekabetin sağlandığı toplumunun genelinin rahat olduğu güven ortamına kavuşacaktır. Türkiye bunları hak etmiyor. Ancak bugün geldiğimiz noktada futbol üzerinden mutsuzluk kutuplaşma ve gerilim ortamı yaşanmaktadır. Sektör kendilerini kapalı kapılar ardından futbol tanrısı gibi gören öyle zanneden bir yapının geçmişten bugüne en büyük hedefi Fenerbahçe camiası olmuştur. 2006 ve 2011'de yaşadıklarımız, bize yaşatılanlar benzer zihniyetin ürünüydü. FETÖ'den bahsetmiyorum futbolun içindeki şeylerden bahsediyorum o zaman futbolda da FETÖ vardı. FETÖ'ye boyun eğmeyen Fenerbahçe, koşullar ne olursa olsun kudret ve kuvvete sahiptir. Tarih Fenerbahçe için başkandan taraftarına sporcusuna tüm camianın omuz omuza sabırla inançla mücadele ettiği örnekleriyle doludur. Fenerbahçe'nin gücü ve kudreti sahip olduğu camiasından gelmektedir. Burada kocaman camiaların emeği alınteri söz konusu. Ligleri takip eden milyonlarca taraftarlar sporcular teknik heyetler ve endüstri söz konusu. Futbol öyle 3-5 kişinin eline bırakılacak bu şekilde ucuz operasyonlarla yönetilecek bir alan değildir. Türk futbolu keyfe işleyişe sahip lobiden etkisinden arınarak şeffaf bir yapıya geçilmelidir. Yoksa MHK Başkanı istifa etmiş, başkası gelmiş bunlar önemli meseleler değildir. Adil düzeni inşa etmezsek giden MHK Başkanı gibi gelen de aynı şekilde yönetecektir” açıklamasını yaptı.
'Türk futbolu adaletsiz bir kuvvetin yönündedir'
Türk futbolunun tüm paydaşlarına seslenen Koç, “Şu an içinde bulunduğumuz noktada çözüm yapısal bir rekorlar yeni bir sistemi inşa etmektir. Aksi takdirde bu sistem mümkün değildir. Kuvvetsiz adalet, adaletsiz kuvvet büyük bir felakettir. Türk futbolu adaletsiz bir kuvvetin yönündedir. TFF seçimleri çok büyük önem arz etmektedir. Bu seçimler güven ortamı yok olduğu, Türk futbolunu tepeden tırnağa yapılandırması yeniden oluşturulması için fırsat teşkil etmektedir. Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak sadece sportif başarı peşinde değiliz. Türk sporu için neyse yapmaya hazırız. Bize bu sene eşsiz bir güç kuvvet veren en kötü günümüzde sabırla destek veren büyük taraftarımız şundan emin olsunlar. Pek çoğunuzun endişelendiğini biliyorum. Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu olarak sizlerle omuz omuza olduğumuz müddetçe her türlü camiamızı savunur engelleri aşarız. Bizler şampiyonluk potasından uzaklaşmış olmamıza rağmen Fenerbahçe'ye yapılan bu davranışın arkasında yatan nedenleri sorguladığımızda garip düşüncelere kapılıyoruz. Bura da amacın buna katılmayacak Fenerbahçe Yönetimini itibarsızlaştırmak suretiyle taraftarla aramızda bağı yıpratmak olduğunu düşünüyoruz. Fenerbahçe futboldan kafasını yukarı kaldığında engellenemez bir yükselişi başlayacaktır belki de bu yüzden bizimle dertleri var. Ancak biz ne yaparlarsa yapsınlar doğru bildiğimiz yoldan yürümeye devam edeceğiz. Bu camia bir bütün ve aynı şekilde yapmaya devam edecektir. Buranın çok derin bir mazisi vardır. Burada esas verdiğimiz mesaj Türk futbolu bu düzen içerisinde gitmemelidir. Gittiği takdirde futbola faydasından çok zararı olacağıdır. İlerleyen zaman içinde bu rahatsız olduğumuz konularla ilgili daha fazla veriler vererek daha fazla literatür kullanarak açıklamaya devam edeceğiz. İstatistiklerle verilerle argümanlarımızı destekleyeceğiz. Çünkü bizim yaklaşım çalışma modelimiz budur. Biz kimin sesi çok olursa onun istediği olsun konumunda değiliz. Biz doğru bildiğimiz yolda devam edeceğiz. Bununda meyve vereceğinden şüphemiz yoktur” ifadelerini kullandı.



Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Şampiyon Alex Pereira'dan göz sakatlığı yaşayan Tom Aspinall yorumu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Alex Pereira, gözündeki sakatlık nedeniyle ikinci kez ameliyat olan UFC ağırsıklet şampiyonu Tom Aspinall'ı savundu.

Sakatlığı için tedavi gören Aspinall'ın dövüş kariyerinin geleceği belirsizliğini koruyor. Aspinall, ekimde rakibi Ciryl Gane'den gözüne çok sayıda darbe almıştı. Britanyalı Aspinall, Gane'le yaptığı maçta tartışmasız ağırsıklet şampiyonluğunu ilk kez savunuyordu ve Fransız dövüşçünün faulleri nedeniyle maç ilk rauntta sonuçsuz kalmıştı.

Geçen hafta tedavisinin ciddiyetini kanıtlayan fotoğraflar paylaşmasına rağmen 32 yaşındaki Aspinall, bazı çevrelerden eleştiri almaya devam ediyor.

Ancak hafif ağırsıklet şampiyonu Pereira, Aspinall'ı savunmak için harekete geçti ve Aspinall'ın sıkletıide dövüşen Brezilyalı Valter Walker'ın YouTube kanalında konuştu.

Sözleri Portekizce'den çevrilen Pereira, "Maç durdurulduğunda şikayet etmeye başladı" dedi.

[Bazıları] ona inanmadı, diğerleriyse onu yerden yere vurdu. Bakın, ben sağlıkla ilgili şaka yapmam. Şöyle düşünüyorum: Bu adam bir dövüşçü, böyle bir şeyde rol yapmaz. Ama adam ameliyattan sonra geri döndü. Paylaştığı fotoğrafı gördüm. Adamın gözü kıpkırmızıydı, beni bile biraz korkuttu. Göz gerçekten hassas, biliyorsuz değil mi?

vfvf
Tom Aspinall ikinci göz ameliyatını geçirdi (Optegra)

Aspinall'ın bir sonraki hamlesi belirsizken, bazı hayranlar daha önce geçici kemeri elinde bulunduran Gane'in dahil olduğu bir geçici kemer maçı yapılmasını istedi. Hatta bazıları 35 yaşındaki Gane'le 38 yaşındaki Pereira arasında bir maç önerdi.

Pereira en son ekimde dövüşmüş ve Magomed Ankalaev'i 80 saniyede nakavt ederek hafif ağırsıklet kemerini geri almıştı. Daha önce orta sıklette hüküm süren "Poatan", geçmişte ağırsıklete geçmeyi ima etmişti.

Esasen Pereira, 2023'ten geçen yaza kadar ağırsıklet şampiyonluğunu elinde tutan tartışmalı UFC efsanesi Jon Jones'la karşılaşmak istiyor gibiydi. 38 yaşındaki Jones, MMA'den emekli olduktan sonra unvanı boşaltmış (Aspinall geçici şampiyonluktan yükseltilmişti) ancak 14 Haziran'da Beyaz Saray'da dövüşme arzusunu dile getirmişti.

Independent Türkçe


25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
TT

25 yaşında tenisi bırakan Avustralyalı raket ırkçılığa maruz kaldığını açıkladı

Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)
Avustralyalı Destanee Aiava (AFP)

25 yaşındaki Avustralyalı tenisçi Destanee Aiava, spordaki "ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve düşmanca" kültüre tepki göstererek sezon sonunda emekli olacağını açıkladı.

Genç yaşta dünya sıralamasında 147'incilikle kariyerinin zirvesine ulaşan Aiava, tenisi "toksik erkek arkadaşı" diye tanımladı ve kendisini yıpratanlara "kocaman bir lanet olsun" mesajı gönderdi. Instagram'da yayımladığı sert emeklilik mesajında, sporun "kalıba uymayan herkese" hoşgörüsüz olduğunu da sözlerine ekledi.

Tenis camiasında kendimi değersiz hissettiren herkese kocaman bir lanet olsun demek istiyorum. Bana nefret mesajı veya ölüm tehditleri gönderen tüm kumarbazlara lanet olsun. Sosyal medyada ekranların önünde oturup vücudum, kariyerim veya istedikleri her konuda kusur arayanlara lanet olsun. Ve sözde zarafet ve centilmenlik değerlerinin arkasına saklanan spora da lanet olsun. Beyaz kıyafetlerin ve geleneklerin ardında ırkçı, kadın düşmanı, homofobik ve kalıba uymayan herkese düşman bir kültür var.

Dünya sıralamasında 321. sırada yer alan Aiava, 2025'te kendi ülkesindeki Avustralya Açık'ta ikinci tura yükselmiş ve üç setlik heyecanlı bir maçta Danielle Collins'e yenilmişti. Amerikalı tenisçi, maç sırasında seyircilere öpücükler gönderdiği için yuhalanmıştı.

Eski bir genç yetenek olan Melbourne doğumlu Aiava, tenisin "kendisinden bir şeyler götürdüğünü", "vücuduyla ilişkisi, sağlığı, ailesi, özsaygısı" dahil birçok şeyi kaybettiğini ve 2027'de yeni bir başlangıç ​​yapacağını söyledi.

Aiava, "Hayat sefalet içinde ve yarım yamalak yaşanacak bir şey değil" dedi.

En büyük hedefim her gün uyanıp gerçekten yaptığım işi sevdiğimi söyleyebilmek ki bence herkes bunun için bir şansı hak ediyor. 25 yaşındayım, bu yıl 26 olacağım ve herkesten çok geride olduğumu, sıfırdan başladığımı hissediyorum. Ayrıca korkuyorum da. Ama bu, bana uymayan bir hayat yaşamaktan veya sürekli karşılaştırma içinde olup kendini kaybetmekten daha iyidir.

Independent Türkçe


Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj
TT

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Mbappe–Vinicius ortaklığı için kritik viraj

Fransız süperstar Kylian Mbappe, hafta sonu dinlendirilmesinin ardından salı günü Real Madrid’in UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turunda Benfica ile deplasmanda oynayacağı rövanş öncesi sahalara dönmeye hazırlanıyor.

Takımın bu sezonki en skorer ve en etkili oyuncusunun dönüşü, teknik direktör Alvaro Arbeloa için önemli bir kazanım. Ancak Mbappe ile Brezilyalı kanat oyuncusu Vinicius Junior’ın birlikte sahada olduğu anlarda takım dengesinin zarar görüp görmediği sorusu yeniden gündemde.

Bu tabloya normal şartlarda Jude Bellingham da eklendiğinde denge sorunu daha belirgin hale geliyor. Ancak İngiliz yıldız sakatlığı nedeniyle Lizbon’daki mücadelede forma giyemeyecek.

İlk maçın gölgesi

Üç yıldız da Ocak ayından oynanan Şampiyonlar Ligi maçında sahadaydı. Madrid temsilcisi, o karşılaşmada 4-2’lik ağır bir yenilgi alarak aynı rakiple play-off turunda eşleşmek zorunda kaldı. Mbappe iki gol kaydetmesine rağmen Madrid savunma ve geçiş organizasyonlarında ciddi sorunlar yaşadı.

Portekiz ekibi, Ukraynalı kaleci Anatoliy Trubin’in 90+8’de attığı sıra dışı kafa golüyle takımını play-offa taşımıştı.

Vinicius’un parladığı gece

Mbappe’nin diz rahatsızlığı nedeniyle hafta sonu Real Sociedad karşısında yedek kulübesinde kalması, Vinicius’a daha geniş bir hareket alanı sağladı. Santiago Bernabeu’daki 4-1’lik galibiyette iki penaltı kazandırıp gole çeviren Brezilyalı, sezonun en etkili performanslarından birine imza attı.

Maç sonu Arbeloa, Vinicius için şu ifadeleri kullandı:

“Buraya geldiğimden beri çok üst düzey maçlar oynadı… İstatistiklerin ötesinde bir oyuncu. Maçı değiştirme, rakibi yönlendirme ve üzerine çektiği oyuncu sayısıyla fark yaratıyor. Dünyanın en iyilerinden biri ve onu çalıştırmak bir ayrıcalık.”

Denge sorunu mu, yıldız gücü mü?

Arbeloa, ocak ayında görevi Xabi Alonso’dan devraldığından bu yana yıldızlara dayalı bir yapı kurma niyetini açıkça ortaya koydu. Selefi rotasyon ve liyakat temelli yaklaşımı benimsemişti; ancak bu model bazı yıldızları memnun etmemişti. Arbeloa’nın, eski teknik direktör Carlo Ancelotti’nin yöntemine benzer biçimde yıldızları merkez alan stratejisi şu ana kadar kısmen karşılık bulmuş görünüyor.

Buna karşın tarihsel örnekler uyarıcı nitelikte. 2000-2006 arasındaki “Galactico” dönemi; Luis Figo, David Beckham ve Ronaldo Nazario gibi yıldızlara rağmen sınırlı başarı getirmişti.

Savunma yükü ve kolektif disiplin

Mbappe ile Vinicius’un hücumda alan paylaşımı artık ilk aylara kıyasla daha uyumlu görünse de, her iki oyuncunun da pres ve savunma katkısına mesafeli yaklaşımı takımın geri kalanına ek yük bindiriyor.

Real Sociedad galibiyetinin ardından orta saha oyuncusu Fede Valverde, “Herkes çok çalıştı… Maç boyunca takım halinde savunma yaptığımızı görebiliyordunuz” sözleriyle kolektif çabanın altını çizdi.

Asıl soru ise şu: Madrid, hem Mbappe hem de Vinicius sahadayken, özellikle Mourinho gibi taktik disiplini yüksek teknik adamların yönettiği üst düzey rakiplere karşı aynı savunma bütünlüğünü sürdürebilecek mi? Salı gecesi Lizbon’da bu soruya güçlü bir yanıt verilmesi gerekecek.