Hindistan siyasetinde 5. Nesil Gandi ailesi

Priyanka Gandi ailesinin beşinci nesli- 1947 yılında İngiltere’den bağımsız olunmasından bu yana çoğunlukla Hindistan siyasetini yöneten Ulusal Kongre Partisi’nin liderlerinden olan ağabeyi Rahul ile (AP)
Priyanka Gandi ailesinin beşinci nesli- 1947 yılında İngiltere’den bağımsız olunmasından bu yana çoğunlukla Hindistan siyasetini yöneten Ulusal Kongre Partisi’nin liderlerinden olan ağabeyi Rahul ile (AP)
TT

Hindistan siyasetinde 5. Nesil Gandi ailesi

Priyanka Gandi ailesinin beşinci nesli- 1947 yılında İngiltere’den bağımsız olunmasından bu yana çoğunlukla Hindistan siyasetini yöneten Ulusal Kongre Partisi’nin liderlerinden olan ağabeyi Rahul ile (AP)
Priyanka Gandi ailesinin beşinci nesli- 1947 yılında İngiltere’den bağımsız olunmasından bu yana çoğunlukla Hindistan siyasetini yöneten Ulusal Kongre Partisi’nin liderlerinden olan ağabeyi Rahul ile (AP)

1947 yılında İngiltere’den bağımsızlığını kazanmasından bu yana genellikle iktidarda olan Nehru-Gandi ailesinin beşinci neslini temsil eden Priyanka Gandi Vadra, seçim yarışına girdi. Muhalefetteki Ulusal Kongre Partisi (INC), onu ülkenin en kalabalık eyaleti olan Uttar Pradeş’te seçim kampanyasının sorumlusu olarak seçti. Genellikle yalnızca adıyla işaret edilen Priyanka’nın seçim meydanına girmesi, Hint basınının çoğunluğu tarafından coşkulu tepkilerle karşılandı. Kanallar, Priyanka’nın destekçilerinin sevinçle dans ettiği fotoğraflar yayınlarken eski başbakan olan büyükannesi İndira Gandi ile arasındaki benzerlikler konuşuldu. Aynı şekilde onun bir konuşmacı olarak seçmenleri ile iletişim kurma becerisine dair yorumlar da yapıldı. Bu yönüyle bu özellikten yoksun olması sebebiyle eleştirilere maruz kalan INC’nin lideri olan kardeşi Rahul Gandi’den ayrılıyor.
Gandi ailesine yakın olan ve önde gelen parti üyelerinden biri, Başbakan Narendra Modi’nin iktidardaki partisi Bharatiya Janata (BJP), Kongre Partisi lideri Rahul’un karşısında hayat-memat sahnesine girmeye hazırlanırken Priyanka’nın kadınları, gençleri ve seçmenleri çekebileceğini söyledi.
Nehru-Gandi ailesinin varisi Priyanka
Priyanka, bu sülalenin resmi olarak siyaset koridorlarına giren son üyesi oldu. İki çocuk annesi 47 yaşındaki Priyanka, Kongre Partisi’nin seçim açısından oldukça önemli olan Uttar Pradeş eyaletinin doğu bölgesinden sorumlu genel sekreterlik görevini üstlendi. Hindistan’ın bu kuzey eyaleti, parlamentodaki 80 koltuktan 73’ünü çıkararak BJP’nin 2014 genel seçimlerini kazanmasına yardımcı olmuştu.
Priyanka, Nehru-Gandi sülalesinin beşinci neslinin on birinci üyesi. 2019 Hindistan meclis seçimlerine yalnızca 3 ay kalmışken seçim yarışına dahil oldu. Ulusal Kongre Partisi bu seçimlerde parti yönetimi arasındaki konumunu sağlamlaştıran ağabeyi Rahul üzerinden yitik mirası canlandırmayı umut ediyor. Rahul, çok geçmeden Hindistan’ın 3 ulusal eyaletini kazanarak partiyi yönetti. Partide geçirdiği yıl boyunca konumunu pekiştirmek ve dizginleri eline almak için çabaladı.
Gazeteci Amitabh Tiwari, konuya ilişkin şu ifadeleri dile getirdi: “2019 seçimleri Ulusal Kongre Partisi için sıradan bir seçim turu olarak görülmemeli. Bu seçimler, partinin orijinal yapısını korumak ve kendi içindeki bölünmeyi engelleyerek parti ile aile arasındaki ilişkiyi sürdürmek için son şans olarak görülüyor. Parti, bugün tarihinin hiçbir vaktinde olmadığı kadar zayıflamışken bu geri dönüşü olmayan bir süreç olabilir. Parti, sadece iktidar partisi BJP tarafından değil demokrasinin gerçek gücünden nasıl faydalanılacağını oldukça yavaş bir şekilde öğrenen destekçi seçmen kitlesi tarafından da ciddi meydan okumalarla karşı karşıya”.
Priyanka, parti içinde ilk kez resmi olarak görev alıyor. Buna rağmen siyaset işlerine yabancı değil. Kendisi siyaset bilimi fakültesinden mezun ve yaklaşık yirmi yıldır annesi Sonia Gandi ve ağabeyi Rahul yararına olmak üzere meclis seçim çevrelerinde tanınan ve önde gelen bir figür. Onun en yakın tanıdıklarından biri, daha önce NDTV kanalı ile yaptığı bir görüşmede onu yarı münzevi bir kişilik olarak tarif etmiş ve siyasi işlere bulaşmak istemediğini, şimdiki hayatından memnun olduğunu ve siyasetin belirli yönlerinin kendi mizacı ile hiçbir şekilde uyuşmadığını düşündüğünü söylemişti.
Ancak Gazeteci-Yazar Sheela Bhatt, Priyanka figürünün ani bir şekilde sahneye sürülmesinin sorgulanmayı hak ettiğini ve bir strateji barındırdığını düşünüyor. Ulusal Kongre Partisi’nin farklı kadroları uzun bir süredir Priyanka’nın dahil edilmesini ve onun siyasetteki aktif rolünden yararlanılmasını istiyordu. Bhatt’a göre Priyanka’nın siyaset sahnesine çıkması önümüzdeki meclis seçimlerine özel bir parlaklık kazandırarak seçimlerin seyrinde özel bir etki sahibi olacak. O, cinsiyet ve yaş bakımından elde ettiği büyük kitlesel çekiciliğinin yanı sıra kitleleri harekete geçirme konusunda da üstün bir yeteneğe sahip. Bu haliyle büyük bir siyasi öneme sahip eyaletteki iktidar dengesini partisinin lehine çevirebilir. Priyanka’nın partinin etkin kadrolarına katılmasının BJP üzerinde şok etkisi yaratmasının sebebi belki de budur. BJP, bu adımı Rahul’un Ulusal Kongre Partisi’nin Uttar Pradeş eyaletindeki seçmen payında kayda değer bir farklılık yaratamadığının bir işareti olarak yorumladı.
Priyanka’nın sihirli dokunuşu
Priyanka’nın ağabeyi Rahul’dan daha doğaçlama konuştuğu her zaman bilinir. O, Hint dilini akıcı bir şekilde kullanması ve seçmenlerle iletişim kurma konusundaki becerisi ile ön plana çıkıyor. Onun sahip olduğu bu yetenek, büyükannesi ve eski Başbakan İndira Gandi ile arasında büyük bir benzerlik teşkil etmesinin yanı sıra Uttar Pradeş gibi ağırlıklı olarak kırsal eğilimli bir eyaletin seçimlerinde Ulusal Kongre Partisi’nin odaklandığı nokta olabilir.
Priyanka’nın yakınlarından birinin konuya ilişkin ifadeleri şu şekilde: “O, başkaları ile çok kolay bir şekilde iletişime geçebiliyor; partinin elemanlarına malzeme dağıtımında bizzat kendisi de çalışıyor ve onlara isimleri ile hitap ediyor. Elemanlar ise ağabeyi Rahul’dan ziyade onunla çalışmaktan çok keyif alıyor. Bu yüzden uzun bir süredir onun gibi bir lider kişilik arıyorduk”.
Parti içinde pek çokları şu an hastalıkla mücadele eden Sonia Gandi’nin siyasi hayattan çekilmeye hazırlandığını ve kızı Priyanka’nın ailesinin siyasi yolculuğunu tamamlamaya ve partinin genç ve kadın üyeleri ile iletişim kurmaya yalnızca bir adım mesafede olduğunu düşünüyor.
Lucknow Ar-Ge Merkezi Müdürü Asar Hüseyin, “Onun liderlik yeteneği partiye bir dereceye kadar fayda sağlar. Ancak o, meclis koltuklarının çoğunu garanti edemez” ifadelerini kullandı.
Bununla beraber Ulusal Kongre Partisi yöneticileri, Priyanka’nın varlığının ağabeyi Rahul’un eksiklerini tamamlayacağı ve partinin seçimlerdeki dayanaklarını güçlendireceği konusunda ısrarcı. Partinin önde gelen üyelerinden birinin konuya ilişkin yorumu şöyle: “Rahul, Mahatma Gandi ve ülkenin ilk başbakanı Cevahirlal Nehru başta olmak üzere seleflerinin benimsediği sadelik ilkelerini izlerken Priyanka, pratik meselelerle daha fazla ilgileniyor ve tıpkı büyükannesi İndira gibi belirleyici kararlar almada hızlı hareket ediyor”.
Priyanka Modi ile karşı karşıya
Priyanka’nın Ulusal Kongre Partisi’nin Doğu Uttar Pradeş eyaletinden sorumlu genel sekreteri olarak atanması oradaki siyasi süreç açısından büyük önem arz ediyor. Nitekim söz konusu eyalet, mevcut Başbakan Narendra Modi’nin ilk seçim noktası olarak görülüyor. Ulusal Kongre Partisi, Priyanka’nın 2019 seçimlerine katılıp katılmayacağına dair bir açıklama yapmadı. Öte yandan Priyanka’nın Modi ile doğrudan karşılaşması adına Varanasi’de aday gösterilmesi için parti koridorları arasındaki gürültü ve karmaşa artıyor. Uttar Pradeş eyaletinin doğu bölgesi Ulusal Kongre Partisi’nin oradaki varlığının tam olarak bitmesinden sonra iktidardaki BJP için merkez üs olarak kabul ediliyor. 
Priyanka’nın karşılaştığı zorluklar
Basın ve Ulusal Kongre Partisi’nin pek çok üyesi, tarihi üne ve büyük siyasi kararlılığa sahip büyükannesi İndira Gandi dönemindeki ihtişamı geri kazandırabileceğini iddia ederek Priyanka’nın seçimlerde aday gösterilmesi için çabalıyor. Ancak Priyanka, Uttar Pradeş eyaletinde siyasi anlamda ölmek üzere olan parti teşkilatını diriltme konusunda oldukça zorlu bir görev karşısında. Hele de parti geçtiğimiz on yıllarda halk desteğini ciddi anlamda kaybetmişken. Ulusal Kongre Partisi, 2014 meclis seçimlerinde bu eyaletten yalnızca iki milletvekili çıkarabildi. Priyanka’nın başını aynı zamanda eşi Robert Vadra’nın karıştığı söylenen yolsuzluk meseleleri de ağrıtıyor.
Gazeteci Pankaj Vohra’ya göre Priyanka’nın siyasi dalgayı yükseltmesi ile birlikte Vadra, bir kez daha gündeme gelecek. Önceden Rahul’u köşeye sıkıştırmak için kullanılan Vadra’nın küçük kız kardeş Priyanka’ya karşı da kullanılması mümkün. Bazı analistler, Priyanka’nın parti içinde yükselmesinin seçim beklentilerine ters sonuçlar vermesinin muhtemel olduğunu düşünüyor.
Hindistan Dışişleri Bakanı Nirmala Sitharaman, Priyanka’yı Uttar Pradeş eyaletinin doğu bölgesinden sorumlu genel sekreter olarak atayan Ulusal Kongre Partisi’ne tepki göstermiş ve bu adımla parti koalisyon politikalarının kullanıldığını söylemişti. Sitharaman, “Priyanka, ailenin denemesine tabi tutulduktan sonra söz konusu göreve getirildi ve bu, parti içindeki koalisyon politikalarının durumunu yansıtmaktadır” ifadelerini kullandı.
Gazeteci Muhammed Eyüb ise, “Öncelikle onun atanması, BJP’ye potansiyel seçmenler arasında Gandi ailesinin yalnızca ailenin sahip olduğu parti otoritesini korumak için iktidarı sürdürmeyi istediği düşüncesini güçlendirmek için yeterli malzemeyi verecek. Sonra siyasi süreç hakkında kendilerine yansıtılandan çok daha fazlasını bilen Hint seçmenlerin ailenin partinin tüm uzuvlarına egemen olması sebebiyle partiden geri çekilmeleri beklenebilir” ifadelerini dile getirdi.
İktidar partisi BJP’nin liderleri resmi tepkileri üzerinden Kongre Partisi içerisindeki iç koalisyon politikalarını hedefe oturturken bazıları, Priyanka’nın siyasi arenaya girişinin muhalif Kongre Partisi lehine olmak üzere ulusal düzeyde görüş ve hareket alanlarını tamamen değiştirebileceğini gizliden itiraf ediyor.



JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
TT

JD Vance: İranlılar Trump'ın bazı kırmızı çizgilerini kabul etmeye henüz hazır değil

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance (DPA)

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, dün Cenevre'de ABD ile İran arasında yapılan ikinci tur müzakerelerin ardından yaptığı açıklamada, İran'ın ABD Başkanı Donald Trump'ın belirlediği bazı ‘kırmızı çizgileri’ kabul etmeye hala isteksiz olduğunu söyledi.

Bazı konularda görüşmelerin iyi gittiğini ve İranlıların daha sonra tekrar bir araya gelmeyi kabul ettiğini belirten JD Vance’e göre diğer konularda ise Başkan Trump’ın İranlıların hala kabul etmek ve ele almak istemediği bazı kırmızı çizgiler belirlediği aşikâr.

ABD televizyonu Fox News'ün “The Briefing” programında açıklamalarda bulunan Vance, “ABD Başkanı, İranlıların nükleer silah elde edememesi için diplomatik veya diğer yollarla bir çözüm bulmak için yoğun bir şekilde çalışıyor. Başkan elbette diplomasi yolunun doğal sonuca ulaştığına karar verme hakkını saklı tutuyor. Bu noktaya gelmememizi umuyoruz, ancak gelirse, karar başkana ait olacak” ifadelerini kullandı.

Vance, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Buradaki temel çıkarımız, İran'ın nükleer silah elde etmesini önlemektir. Nükleer silahların yayılmasını istemiyoruz. İran nükleer silaha sahip olursa, diğer birçok ülke de bu silahlara sahip olacak, bazıları dost, bazıları düşman olacak ve bu, Amerikan halkı için bir felaket olacak, çünkü dünyanın her yerinde en tehlikeli silahlara sahip aşırıcı rejimler ortaya çıkacak.”

Trump'ın geçtiğimiz cuma günü İran'da rejim değişikliğini desteklediğini belirten açıklamasıyla ilgili olarak ‘Başkan’ın Amerikan halkının çıkarlarına en uygun olduğunu düşündüğü ne varsa onu yapacağını’ söyleyen Vance, “Bence o, Barack Obama olmadığını açıkça ortaya koydu. Amerikan ulusal güvenliğine çok farklı bir yaklaşımı var ve onu savunmak için daha güçlü adımlar atmaya daha istekli” şeklinde konuştu.

dfvgbhy
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi Cenevre'de (AP)

Amerikan halkının ‘İran'ın dünyadaki en düşmanca ve irrasyonel rejimlerden biri olduğunu anlamasının çok önemli olduğuna’ inandığını ifade eden ABD Başkan Yardımcısı, “Bu tür insanların, insanlık tarihinin en tehlikeli silahına sahip olmasına izin verilemez. Bu, güvenliğimiz ve çocuklarımızın geleceği için felaket olur. ABD Başkanı bunu hedefliyor. Bunun gerçekleşmemesi için elinde birçok seçenek ve araç bulunuyor” dedi.

Nükleer silahlar kırmızı çizgidir

Vance, kendisine yöneltilen “Görüşmeler balistik füze programı ve vekillere verilen desteği de içeriyor mu?” şeklindeki soruya, “Her şey masada. İran'ın terörizmi desteklemeyi kesinlikle durdurmasını istiyoruz. İran, dünyanın en büyük terörizm destekçisi devletlerden biridir. İran, ABD'nin ulusal güvenliğini birçok yönden tehdit ediyor, ancak en ciddi tehdit nükleer silaha sahip olmasıdır. Bu kırmızı çizgidir” cevabını verdi.

Vance, yanıtını şöyle sürdürdü:

“İranlılar nükleer silah peşinde olmadıklarını söylüyorlar. Ama biz bunun doğru olmadığını biliyoruz. Nükleer silaha sahip olma isteklerini doğrulayan birçok şey yaptılar. Amacımız bunun gerçekleşmemesini sağlamak. Tekrar söylüyorum; Başkan’ın bunun gerçekleşmemesini sağlamak için birçok aracı var.”

ABD Başkanı Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner ile Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlığındaki İran heyeti arasında Umman'ın arabuluculuğunda Cenevre'de yapılan görüşmeler, nihai bir anlaşma veya ortak bildiri olmadan sona erdi. Üçüncü tur için henüz bir tarih belirlenmedi, ancak her iki taraf da müzakereleri sürdürmeyi istediğini açıkladı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir bin Hamad el-Busaidi, görüşmelerin İran'ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve uranyum zenginleştirmesinin sınırlandırılması konularına odaklandığını belirterek, görüşmeleri ‘çok ciddi’ olarak nitelendirdi ve ortak hedeflerin belirlenmesi konusunda iyi ilerleme kaydedildiğini söyledi.


Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
TT

Danimarka Kralı, Grönland'a resmi ziyaretine başlıyor

Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)
Frederick'in başkent Nuuk'u ziyaret etmesi planlanıyor (Reuters)

Danimarka Kralı Frederik X, ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ilhak etme yönündeki açık emellerine karşı destek göstermek amacıyla, bugün Grönland'a üç günlük bir devlet ziyareti başlatacağını duyurdu.

Trump'ın, geniş ve mineral bakımından zengin Arktik adasını, hatta güç kullanarak bile ele geçirme tehditleri, Avrupa Birliği ve NATO üyesi Danimarka ile Washington arasındaki ilişkileri gerginleştirdi.

Danimarka kraliyet sarayı, ocak ayı sonlarında Kral Frederik'in 57 bin nüfuslu adaya olan dayanışmasını ifade etmesiyle ziyareti duyurdu. Frederik'in bugün başkent Nuuk'u, yarın yaklaşık 150 kilometre kuzeydeki Maniitsoq'u ve son olarak cuma günü en kuzeydeki Kangerlussuaq'a giderek Danimarka Arktik eğitim merkezini ziyaret etmesi planlanıyor.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen cumartesi günü yaptığı açıklamada, Trump'ın son zamanlarda adayı zorla ele geçirme tehditlerinden geri adım atmasına rağmen, Grönland'ı hâlâ ilhak etmek istediğine inandığını söyledi. Trump, buzların erimesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkan bu bölgedeki stratejik kazanımlar için büyük güç rekabeti ortamında, Grönland'ın Rusya ve Çin karşısında ABD ve NATO'nun güvenliği için hayati önem taşıdığında ısrar ediyor.

Amerika Birleşik Devletleri, Danimarka ve Grönland arasında, Washington'ın Arktik'teki güvenlik endişelerini görüşmek üzere ortak bir çalışma grubu oluşturuldu, ancak ayrıntılar henüz açıklanmadı.


Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
TT

Meksika, zimmetine para geçirmekle suçlanan eski bir devlet memuruna sığınma hakkı verilmesi nedeniyle İngiltere'yi kınadı

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)
Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum (EPA)

Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum dün, zimmete para geçirmekle suçlanan eski bir devlet çalışanına İngiltere'nin siyasi sığınma hakkı vermesini kınadı.

Meksika yetkilileri, Karime Macias'ı 2010 yılından beri bir devlet aile refahı kurumunda çalışırken beş ila altı milyon ABD doları arasında zimmete para geçirmekle suçluyor.

Sheinbaum basın toplantısında, “Bu kadın dolandırıcılık ve yolsuzlukla suçlanıyor, peki ona nasıl sığınma hakkı verebilirler?” diye sordu.

Macias, muhalefetteki Kurumsal Devrimci Parti (PRI) üyesi ve 2018'den beri yolsuzluk suçlamalarıyla hapsedilen eski Veracruz valisi Javier Duarte'nin eşiydi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Macias, Londra'da birkaç kez gözaltına alındı, ancak şimdiye kadar Meksika'ya iadesini engellemeyi başardı.

Kurumsal Devrimci Parti (PRI), 20. yüzyılın büyük bölümünde Meksika'yı yönetti.

Sheinbaum, şu anda cumhurbaşkanlığı, yargı ve parlamentoda söz sahibi olan solcu Morena partisinin başındaydı.

Macias ise herhangi bir yanlış yaptığını reddetti.

2020 yılında Meksika basınına verdiği demeçte, herhangi bir suçtan sorumlu olmadığını ve kendisinin ve çocuklarının eski kocasının eylemleri nedeniyle bir nefret kampanyasının kurbanı olduklarını iddia etti.

Meksika'daki İngiliz Büyükelçiliği, AFP'nin yorum talebine henüz yanıt vermedi.