​Hindistan ve Pakistanlılar savaş istemiyor

Keşmir’in Hindistan’a yakın bölgesindeki Hindistan Hava Kuvvetlerine ait uçak enkazının etrafındaki askerler (AFP)
Keşmir’in Hindistan’a yakın bölgesindeki Hindistan Hava Kuvvetlerine ait uçak enkazının etrafındaki askerler (AFP)
TT

​Hindistan ve Pakistanlılar savaş istemiyor

Keşmir’in Hindistan’a yakın bölgesindeki Hindistan Hava Kuvvetlerine ait uçak enkazının etrafındaki askerler (AFP)
Keşmir’in Hindistan’a yakın bölgesindeki Hindistan Hava Kuvvetlerine ait uçak enkazının etrafındaki askerler (AFP)

Pakistan ve Hindistan arasında karşılıklı savaş uçaklarının düşürüldüğü açıklamalarının ardından yaşanan gerginliğe en büyük tepki sosyal medyadan geldi. Binlerce kişi sosyal paylaşım sitesi Twitter’dan dün ‘SayNoToWar’ ve ‘Savaşa Hayır de’ hashtagleri ile paylaşımlarda bulundu.
Yüzlerce Pakistanlı ve Hintli Twitter kullanıcısı, #SayNoToWar hastagi ile paylaşım yaparak iki ülkenin geldiği son noktadan duydukları endişeyi dile getirdi. Atılan tweetlerden birinde, “Askerler ölüyor ve acı çekiyorlar, savaş isteyen politikacılar değil!” dedi. Kullanıcılardan biri ise, “Hindistan ve Pakistan’ın savaşması gereken şey cehalet, yoksulluk ve şiddet” paylaşımı yaptı.
Pakistanlı pop sanatçısı Harun Reşid Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, savaşı kutlayan insanların savaşa katılmayacağını, savaşa katılanların ise asla savaşı kullanmayacaklarını belirtti.
Bazı Twitter kullanıcıları ise çatışmaların tüm dünya üzerindeki etkisine değindi. Kullanıcılardan biri, iki ülke arasındaki savaşta birbirlerine nükleer silah kullanması durumunda, mahsul üretiminin 15 ile 20 yıl boyunca yüzde 10 oranında azalabileceğine vurgu yaptı.
Öte yandan kullanıcılar, Pakistan askerleri tarafından esir alınan Hintli pilotun adı olan #Abhinandan hashtagi ile paylaşım yaptılar. Hindistanlı kullanıcılar #Abhinandan hashtagi ile esir pilota destek verirken, Hint ve Pakistanlılar Cenevre Sözleşmesinin esirler hakkındaki maddesinin uygulanmasını talep etti.
Hintli pilot için ikiye bölünen Pakistanlı kullanıcılardan bir bölümü esir pilota sempati duyarak, “Pakistan vatandaşı olarak, hükümetime yakalanan Hint pilota iyi muamelede bulunmasını talep ediyorum” şeklinde açıklama yaptı. Diğer bir grup ise ülkesinin ordusuna verdiği desteği belirterek, Hindistan’ın aynı şekilde Pakistanlı bir pilotu canlı bulması halinde daha kötü muamele yapacaklarını iddia etti.
Pakistan tarafından dün yapılan açıklamada, Keşmir hava sahasına giren Hindistan Hava Kuvvetlerine ait iki uçağın düşürüldüğü ve Abhinandan isimli pilotun yakalandığı duyurulurken, Hindistan ise Pakistan’a ait savaş uçağı düşürdüklerini belirtti.
Yaşanan bu olaylar, Hint savaş uçaklarının 1971 savaşından sonra ilk kez Pakistan’a saldırmasından bir gün sonra gerçekleşti.



Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
TT

Myanmar’da cunta, yardımların depremzedelere ulaşmasını güçleştiriyor

Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)
Depremzedelerin bir kısmı, Sagaing Hastanesi'nin avlusunda kurulan sığınma yerlerine transfer edildi (Reuters)

Myanmar'da meydana gelen 7,7 ve 6,4 büyüklüğündeki iki depremde can kaybı 3 bini geçerken, darbe yönetiminin afet bölgelerine yardım ulaştırılmasını engellediği bildiriliyor. 

BBC’nin görüştüğü sivil toplum kuruluşları (STK) ve insan hakları örgütleri, cuntanın afet bölgelerine yardım akışını kesintiye uğrattığını savunuyor. 

Myanmar merkezli uluslararası insan hakları örgütü Fortify Rights’tan John Quinley, depremin merkez üssü Sagaing ve Mandalay’de darbe yönetiminin sokağa çıkma yasağı uyguladığını söylüyor. Ayrıca yardım malzemelerinin giriş çıkışlarının yavaşlatıldığını ve kontrol noktalarında uzun kuyruklar oluştuğunu belirtiyor. Myanmar ordusunun yardım çalışanlarına kasten saldırdığını da öne sürüyor.

Depremlerin etkisi Tayland ve Çin’de de hissedilmişti. Çin, Myanmar’ın yardımına koşan ilk ülkelerden biri oldu ancak Çinli Kızılhaç ekibine ateş açılması endişeleri daha da artırdı. 

Myanmar ordusu, depremden etkilenen bölgelere yardım ulaştırmak üzere ülkenin kuzeyindeki Şan eyaletine giden Çin Kızılhaç Cemiyeti konvoyuna ateş açmıştı. Ordudan yapılan açıklamada, salı gecesi yaşanan olayda 9 araçlı konvoya “dur” çağrısına uymadığı için ateş edildiği bildirilmişti. Konvoy, saldırı sırasında cuntaya karşı mücadele eden Ta'ang Ulusal Kurtuluş Ordusu’nun (TNLA) kontrolündeki bölgeden geçiyordu. 

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Ciakun, olayın ardından yaptığı açıklamada, yardım görevlilerinin güvenliğinin sağlanması çağrısında bulunmuştu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin Myanmar direktörü James Rodehaver da cuntanın, isyancıları ve halkı “cezalandırmak” amacıyla yardımlara el koyduğunu iddia ediyor:

Cunta, yerel nüfus tarafından genel olarak destek görmüyor. Dolayısıyla onları insani yardımdan mahrum bırakarak hem cezalandırıyor hem de direnme kapasitelerini zayıflatıyor.

265 STK’nin ortak imzaladığı ve pazar günü yayımlanan bildiride, depremlerden en kötü etkilenen bölgelerin, cunta karşıtı direniş gruplarının kontrolündeki yerler olduğuna dikkat çekilmişti. 

Myanmar'da askeri darbeyi meşru görmeyenlerin kurduğu Ulusal Birlik Hükümeti’nin (NUG) aktardığına göre depremden kısa süre sonra savaş jetleri, isyancıların elindeki afet bölgelerine saldırı düzenledi. Operasyonlarda 50 sivilin öldüğü ileri sürülüyor. Cunta ise saldırı iddialarını yalanlamıştı. 

Öte yandan cunta lideri General Min Aung Hlaing, yardımların kolay ulaştırılmasını sağlamak için isyancıların yaptığı ateşkes teklifini başta reddetmiş, sonradan kararını değiştirip kabul etmişti. Bu kapsamda çarşamba itibarıyla 20 günlük ateşkes ilan edilmişti. General Min, depremlerin ardından uluslararası yardım çağrısı da yapmıştı. 

Independent Türkçe, BBC, Reuters