Husiler, Hudeyde ve limanlarını teslim etmeyeceklerini bildirdi

Hudeyde yakınlarında, Yemen ordusuna bağlı zırhlı araçlar (EPA)
Hudeyde yakınlarında, Yemen ordusuna bağlı zırhlı araçlar (EPA)
TT

Husiler, Hudeyde ve limanlarını teslim etmeyeceklerini bildirdi

Hudeyde yakınlarında, Yemen ordusuna bağlı zırhlı araçlar (EPA)
Hudeyde yakınlarında, Yemen ordusuna bağlı zırhlı araçlar (EPA)

Husiler, Hudeyde şehrinin güneyindeki meşru hükümet mevziilerine yönelik saldırılarına hız verdi. Husi grubu, Sana’daki Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerine Hudeyde şehri ve limanlarında kalacaklarını ve limanları meşru hükümete teslim etmeyeceklerini bildirdi.
Sana’daki siyasi kaynaklara göre Husiler, şehirdeki BM misyonunun Hudeyde’deki başkan yardımcısı Johannes Frantz ve BM misyonunun büro yetkilisi Nicola David’in de yer aldığı heyet uluslararası açıdan tanınmayan darbeci hükümetteki üst düzey liderlerle bir toplantı düzenledi. Husiler, toplantı sırasında BM yetkililerine Hudeyde ve üç limanda (Hudeyde, el-Salik ve Ras İsa) yeniden konuşlanmaya ilişkin herhangi bir planı görüşmeyi reddettiklerini bildirdi. 
Kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığına göre Husi liderler, BM yetkililerine, halen hükümet güçlerinin kontrolü altındaki Kızıldeniz değirmenlerinin kontrolünün sağlanması da dahil Hudeyde’deki varlıklarının devam etmesi için askeri seçeneklere başvuracaklarını söyledi.
Kaynaklara göre Husi liderler, söz konusu toplantıda Hudeyde konulu İsveç Anlaşması’na ilişkin kendi anlayışlarına bağlı olduklarını belirtti. Husiler ayrıca Stockholm Anlaşması’nda öngörülen yeniden konuşlanma sürecinin, şehrin ve üç limanın meşru hükümete teslimi anlamına gelmediğini kaydetti.
Husileri yeniden konuşlanma sürecini uygulamaya ikna etme amacıyla uluslararası çabalar ve BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths ile Yeniden Düzenleme Koordinasyon Komitesi (RRC) Başkanı General Michael Lollesgaard’ın yoğun temasları da sürüyor.
Danimarkalı General Lollesgaard, Hudeyde ve limanlarında yeniden konuşlanma konusunda iki aşamalı bir plan ortaya koydu. Ancak İran destekli milisler, söz konusu plana uymayı reddederek mayın haritasını teslim etmeyeceklerini ve el-Salif ile Ras İsa limanlarından geri çekilme sürecini başlatmayacaklarını duyurdu.
BM Yemen Özel Temsilcisi Martin Griffiths de meşru hükümete, yeni tavizler vermesi için baskı yapmayı sürdürürken, Yemen Devlet Başkan Yardımcısı Ali Muhsin el-Ahmer de günler önce hükümetin tüm tavizlerini tükettiğini vurguladı. El-Ahmer ayrıca BM’ye de İsveç Anlaşması’nı engelleyen tarafı Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) bildirme çağrısı yaptı.
Yemenli resmi kaynaklara göre Devlet Başkan Yardımcısı Ali Muhsin el-Ahmer, Hudeyde Anlaşması’nın uygulanmasını engelleyen tarafı görüşmek üzere ABD’nin Sana Maslahatgüzarı Cuneyd Munir ile 7 Mart’ta Riyad’da bir araya geldi.
El-Ahmer’in ekibi, ABD’nin meşru hükümete yönelik tutumuna, Yemen’in güvenlik ve istikrarına yönelik desteğine övgüde bulunurken, maslahatgüzar ile iki dost ülke arasındaki ilişkileri, bu ilişkileri güçlendirme yollarını ve özellikle de terörle mücadele alanındaki iş birliğini ele aldı.
Yemen’in resmi haber ajansı SABA’ya göre, Muhsin el-Ahmer, Devlet Başkanı Abdurabbu Mansur el-Hadi liderliğindeki meşru hükümetin barış çabalarını, başta Hudeyde Anlaşması olmak üzere İsveç anlayışlarını uygulamak için verilen tavizleri masaya yatırdı.
Husi saldırıları sürüyor
Husiler, Hudeyde ateşkesini ihlal etmeyi sürdürürken, resmi kaynakların 7 Mart’ta aktardığına göre Hudeyde’nin güneyindeki Dureyhimi’de konuşlu hükümet güçleri, Husi milislerin ordu mevziilerine yönelik üç saldırısını geri püskürtü. Hudeyde’ki hükümet güçleri sözcüsü Vaddah el-Debiş, Facebook hesabı aracılığıyla yayınladığı bir bildiride Tuğgeneral Bessam el-Muhaddar liderliğindeki Üçüncü Piyade Tugayı güçlerinin Husilerin Dureyhimi’ye yönelik saldırılarını geri püskürttüğünü duyurdu.
El-Debiş, Husilerin 7 Mart’ta Üçüncü Piyade Tugayları’nın el-Dureyhimi’deki üslerine yüzlerce milisin katılımıyla saldırı düzenlediğine dikkat çekti.
Vaddah el-Debiş, Üçüncü Piyade Tugayı’nın birinci taburunun Husi saldırısını geri püskürttüğünü belirtirken 13 milisin öldüğünü ve diğer milislerin de alandan geri çekilmek zorunda kaldığını kaydetti.
Milislerin, ölen unsurların cesetlerini almak üzere üçüncü bir saldırı daha başlattığını söyleyen el-Debiş, taburdaki kuvvetlerin saldırıyı geri püskürterek 3 girişimi de başarısızlığa uğrattığını belirtti.
Yemenli aktivistler, sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla yaptıkları açıklamada Husilerin Hudeyde’nin çeşitli bölgelerine bariyerler yerleştirmeyi sürdürdüğünü duyurdu. Aktivistler, Hudeyde’nin güney mahallelerindeki vatandaşları evlerinden kovmak için sistematik operasyonların da devam ettiği bilgisini verdi.
Yerel kaynakların Şarku’l Avsat’a aktardığına göre Husiler, uluslararası kuruluşlar tarafından sağlanan gıda malzemelerini dağıtarak yoksul halk arasından savaş cephelerine daha fazla milis çekmeye çalışıyor. 



Güney Lübnan'daki ateşkes tehlikede

Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)
Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)
TT

Güney Lübnan'daki ateşkes tehlikede

Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)
Güney Lübnan'daki Nabatiye el-Fevka'yı hedef alan İsrail hava saldırıları sonucu dumanlar yükseliyor (AFP)

ABD Başkanı Donald Trump’ın üç hafta daha uzattığı Lübnan-İsrail ateşkesi, onlarca İsrail hava saldırısının kaydedildiği ve Hizbullah’ın Lübnan topraklarındaki İsrail güçlerine yönelik topçu atışları gerçekleştirdiği askeri bir tırmanışın gölgesinde tehlikeye girdi.

İsrail ordusu dün, anlaşmanın uygulamaya girmesinden bu yana ilk kez Litani Nehri'nin kuzeyinde yer alan 7 beldeyi kapsayacak şekilde tahliye uyarılarını genişletti. Bu gelişme ateşkesi tehdit eder nitelikte değerlendirildi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hizbullah'ı anlaşmayı ‘baltalamakla’ suçlayarak şunları söyledi:

“ABD ile ve bu arada Lübnan ile de mutabık kalınan düzenlemeler çerçevesinde kararlılıkla hareket ediyoruz."

Netanyahu, bunun ‘yalnızca saldırılara karşılık vermekle sınırlı olmaksızın serbestçe hareket edebilmek anlamına geldiğini’ de vurguladı.

Öte yandan Hizbullah bu suçlamaları reddetti ve “Başarısızlığını kanıtlamış hayal kırıklığı yaratan bir diplomasiyi beklemeyeceğiz ve güvenmeyeceğiz” diyerek askeri karşılık vereceğini açıkladı.


Şera-Canbolat görüşmesi: Suveyda olaylarını aşmak ve ‘azınlıklar ittifakını’ yıkmak

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)
TT

Şera-Canbolat görüşmesi: Suveyda olaylarını aşmak ve ‘azınlıklar ittifakını’ yıkmak

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera, cumartesi günü Şam’da Lübnanlı lider Velid Canbolat’ı kabul etti. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın, İlerici Sosyalist Parti’nin eski lideri Velid Canbolat ile gerçekleştirdiği görüşme, Lübnan ile Suriye arasındaki ikili ilişkiler ve iki ülkenin karşı karşıya olduğu ortak zorlukların yanı sıra Suriye’nin Suveyda vilayetinde yaşanan olayların yansımalarının ele alındığı önemli bir temas olarak öne çıktı.

Ziyaret, gerek zamanlaması gerekse içeriği bakımından, özellikle Lübnan ve bölgedeki son derece karmaşık gelişmelerin gölgesinde gerçekleşmesi nedeniyle özel bir önem taşırken, İlerici Sosyalist Parti tarafından yayımlanan açıklamada, görüşmenin ‘iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde Lübnan-Suriye ilişkilerinin iyileştirilmesi, azınlıklar ittifakı tezinin reddedilmesi, sosyal ve coğrafi bağların dikkate alınması ve Lübnan’ın istikrarının desteklenmesi’ başlıklarına odaklandığı vurgulandı. Açıklamada ayrıca, ‘Suriye’nin tüm bileşenleriyle birliğinin teyit edildiği, Suriye halkının tüm kesimlerine güvence verildiği ve acı olayların (Suveyda’daki gelişmeler) ele alındığı’ ifade edildi.

febv
Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, cumartesi günü Şam’da Canbolat ve Şera arasındaki görüşmeye katıldı. (SANA)

Suriye Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan kısa açıklamada ise Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şera’nın, İlerici Sosyalist Parti’nin eski lideri Velid Canbolat ve beraberindeki heyeti Şam’daki Halk Sarayı’nda kabul ettiği belirtildi. Görüşmede, bölgede yaşanan son gelişmelerin ele alındığı kaydedildi.

İlişkilerin geliştirilmesi

Canbolat’a Şam ziyaretinde eşlik eden Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, ziyaret kapsamında ‘iki ülkenin egemenlik ve bağımsızlığına saygı temelinde Lübnan-Suriye ilişkilerinin geliştirilmesi ve güçlendirilmesinin, ayrıca iki ülkeyi birbirine bağlayan coğrafi, tarihsel ve toplumsal bağların dikkate alınmasının’ ayrıntılı şekilde ele alındığını belirtti.

Ebu’l Hasan, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suriye’nin ‘Lübnan ile doğrudan sınırı bulunan tek Arap ülkesi olmayı sürdürdüğünü’ vurgulayarak, mevcut Suriye yönetiminin bu ilişkiyi yeni bir gerçeklikten hareketle yeniden şekillendirmeye çalıştığını ifade etti. Ebu’l Hasan, “Beşşar Esed’in devrilmesiyle Suriye’nin vesayet dönemi sona erdi” dedi. Bazı tarafların Suriye ve İsrail’de ‘azınlıklar ittifakı’ olarak bilinen yaklaşımı yeniden canlandırmaya çalıştığını dile getiren Ebu’l Hasan, bu yaklaşımın Beşşar Esed rejiminin çöküşünden sonra Suriye yönetimi nezdinde artık geçerliliğini yitirdiğini kaydetti. Ebu’l Hasan ayrıca, Şam yönetiminin, Arap çevresi içindeki stratejik çıkarlarına odaklandığını sözlerine ekledi.

İsrail’in ‘sarı hat’ oluşturma niyeti

Lübnan ve Suriye’nin, iki ülkenin egemenliğini hedef alan İsrail saldırıları tehdidini paylaşması çerçevesinde Ebu’l Hasan, Şera ile Canbolat arasındaki görüşmelerde ‘İsrail’in Lübnan ve Suriye’ye yönelik olası tırmanışının ele alındığını’ belirtti. Ebu’l Hasan, “İsrail’in, Güney Lübnan’da Nakura’dan Cebel eş-Şeyh’e kadar uzanan bir ‘sarı hat’ oluşturma niyetine dair ortak kaygılar bulunduğunu, bu hattın Güney Suriye’deki bazı bölgeleri kapsayacak şekilde genişleme ihtimalinin de gündemde olduğunu” ifade etti.

Bu yaklaşımın, ‘tehlikeli bir İsrail planına ilişkin ortak endişeyi yansıttığını’ dile getiren Ebu’l Hasan, söz konusu risklere karşı ‘eşgüdüm ve ortak çaba gerekliliğine, ayrıca iki ülkenin kardeş ve dost ülkelerle ilişkilerinin bu doğrultuda değerlendirilmesinin önemine’ dikkat çekti.

Suveyda’daki olaylar

Suveyda’da yaşanan olaylar, Şera ile Canbolat arasındaki görüşmelerin önemli bir bölümünü oluşturdu. Özellikle Canbolat’ın, söz konusu gelişmelerin sonuçlarının ele alınması ve yayılma riskinin sınırlandırılmasında üstlendiği rol ile Suveyda’nın İsrail’e ilhakı ya da bölgeye İsrail koruması sağlanması yönündeki talepleri kesin bir dille reddetmesi öne çıktı.

sdvfd
Demokratik Buluşma Bloğu Genel Sekreteri Hadi Ebu’l Hasan, cumartesi günü Şam’da Canbolat ve Şera arasındaki görüşmeye katıldı. (SANA)

Ebu’l Hasan, ‘görüşmelerin, Suveyda’daki acı olayların sonuçlarının giderilmesi gerekliliğine ve Suriye-Ürdün-ABD’nin katılımıyla Amman’da gerçekleştirilen toplantının çıktılarının tamamlanmasına odaklandığını’ belirtti. Ebu’l Hasan ayrıca, Canbolat’ın ‘Suriye’nin birliğinin korunması ve merkezi devletin rolünün güçlendirilmesinin önemini yeniden vurguladığını; bunun tüm vatandaşlar arasında hak ve yükümlülüklerde eşitliği sağlayacağını ve devletin egemenliğine rakip güçlerin ortaya çıkmasını engelleyeceğini’ ifade etti.

Lübnan-Suriye ilişkilerinde, sınırların kontrol altına alınması ve iki yönlü kaçakçılığın önlenmesine yönelik koordinasyon sayesinde dikkat çekici bir iyileşme kaydedildi. Ancak Suriye tarafında, ülke içinde Lübnan’a silah kaçakçılığı için kullanıldığı belirtilen tünellerin ortaya çıkarıldığına dair bilgiler ve Şam’da Hizbullah ile bağlantılı bir güvenlik hücresinin yakalandığı yönündeki haberler nedeniyle endişelerin sürdüğü belirtildi. Ebu’l Hasan, iki ülkenin güvenliğini koruyacak şekilde ‘karşılıklı kaygıların giderilmesi ve resmî kurumlar arasında güven inşa edilmesi’ gerektiğini vurguladı.


İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
TT

İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde bir askerinin öldüğünü duyurdu

İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)
İsrail askerleri, Lübnan'ın güneyindeki askeri operasyonlar sırasında (İsrail Ordusu)

İsrail ordusu yaptığı açıklamada, İsrail ve Hizbullah'ın birbirini ihlal etmekle suçladığı ateşkesin ortasında, Lübnan'ın güneyinde dün bir askerinin öldüğünü ve bazı askerlerin yaralandığını duyurdu.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre ordu açıklamasında, bir subay ve dört askerin yaralandığı olayda 19 yaşındaki bir çavuşun öldüğünü belirtti.

17 Nisan'da yürürlüğe giren ateşkesin ardından Hizbullah, İsrail'in baskınlarına, bombalamalarına ve binaların yıkımına karşılık olarak güney Lübnan'daki İsrail güçlerini hedef alan operasyonlar düzenleyeceğini veya kuzey İsrail'e füze ve insansız hava araçları (İHA) fırlatacağını defalarca duyurdu.