Dünyanın en tehlikeli yolları

Dünyanın en tehlikeli yolları
TT

Dünyanın en tehlikeli yolları

Dünyanın en tehlikeli yolları

Dünyanın farklı yerlerinde üzerinde araba kullanılması riskli ve tehlikeli olan birçok yol var. Sürücüler buralardan geçerken defalarca buzlu yerlerden kayıyor veya heyelan sonucu hayatını kaybediyor.
Amerika’nın Business Insider İnternet Sitesi, Çin, Bolivya ve Alaska gibi yerlerde bulunan dünyanın en tehlikeli yollarının listesini inceledi. Sürücüler zorlu, dar ve geçişe izin vermeyen bu yollarda, toprak kayması, çığ düşmesi, zorlu dağ geçitleri ve dik bayırlar gibi zorluklarla karşı karşıya kalıyor.
Karakurum Karayolu:
Pakistan’dan Çin’e uzanan yol 800 mil uzunluğunda. Ölümcül heyelanlar sebebiyle dünyanın en tehlikeli yollarının başında geliyor. Yol boyunca toprak kayması, çığ düşmesi, seller ve yoğun kar yağışı gibi bir sürü doğal afet ile karşılaşılıyor.
Bazıları tarafından dünyanın 8. Harikası olarak tanımlanan karayolu, sık sık ölümler olmasına rağmen popüler bir turizm güzergahı. Geçtiğimiz ekim ayında karayolundaki dar geçitten geçen otobüsün devrilmesi sonucu 17 kişi ölmüştü. Ondan bir ay önce de heyelan sonucu bir turist hayatını kaybetmişti.
Kuzey Yungas Yolu, Bolivya:
Yılda ortalama 200-300 kişinin hayatını kaybettiği bu yolun diğer adı da Ölüm Yolu. Bolivya’da dağındaki yol yoğun yağmurlu ve sisli olan amazon bölgesinde bulunuyor,  en ufak bir hata misafirlerin 4 bin metreden aşağıya düşmesine neden olabilir. 1959 yılında yapılan yolun inşası sırasında patlamalar ve heyelanlar sebebiyle yaklaşık 1000 kişi ölmüştü.
Norveç’teki Atlantik yolu:
Norveç’teki Atlantik yolu, küçük manzara adalarından geçiyor fakat dolambaçlı yerlerinde fırtınanın ve rüzgarın dalgaları yola taşımaya başlaması ile birlikte sürücüler için tehlike oluşturuyor. Yolun 80’lerde yapımı sırasına defalarca fırtınalara maruz kalındı.
Dalton Karayolu, Alaska:
Sürücüler bu yolda giderken kendi güvenlik malzemelerini getirmek zorundalar çünkü 414 mil boyunca hastane, 240 mil boyunca ise hiçbir petrol istasyonu, restoran veya otel yok. Yolun büyük bölümünün asfaltsız ve çakıldan olması sürücüleri, iyi hava koşullarında bile zorluyor. Kışın yol o kadar buzlu hale geliyor ki tır sürücüler yoldan geçmek istemiyor.
Zoji Geçidi, Hindistan:
Geçit, kış mevsimi boyunca yoğun kar yağışı ve yolun her iki tarafını kaplayan buz duvarları nedeniyle kapalı oluyor. Dar olan yolun koruyucu bariyerlere sahip olmaması, iyi hava koşullarında bile sürücüleri 11.500 metreden aşağıya düşme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Guoliang Tünel Yolu, Çin:
1970’lerde yaklaşık 4 bin köylü, Çin’in Taihang dağlarının ortasına kazmalarla bu tüneli kazdı. Turistler için cazibe merkezi olmasına rağmen tünelde, hala lamba ve bariyer yok. Sürücülerin tünele girmesi kendi sorumluluklarında oluyor.
Kabil Yolu, Celalabad, Afganistan:
Virajlı olan bu yol, iki şeritten oluşmasına,  arabalar için yeterli geçiş alanı ve sürücülerin yüksek hız sınırına ulaşmasına imkan sağlamasına rağmen, ağır yük kamyonları dik yokuşları tırmanırken zorluk yaşıyor. Buna ek olarak, ana ticaret yoluna ulaşmak için yolu kullanan sürücülerin Taliban’ın düzenlediği intihar saldırıları ve kaçırılma eylemlerine maruz kalması yüzünden yola “Ölüm Vadisi” de deniliyor.



Berlin havaalanı, buzlanma nedeniyle bugün de kapalı kalacak

Berlin havaalanının içinden, (Arşiv-Reuters)
Berlin havaalanının içinden, (Arşiv-Reuters)
TT

Berlin havaalanı, buzlanma nedeniyle bugün de kapalı kalacak

Berlin havaalanının içinden, (Arşiv-Reuters)
Berlin havaalanının içinden, (Arşiv-Reuters)

Alman Basın Ajansı’na (DPA) göre Berlin havaalanı sözcüsü, buzlanma nedeniyle havaalanının bugün de kapalı kalacağını ve hava trafiğinin yeniden ne zaman başlayacağının belirsiz olduğunu belirtti.

Dün, havaalanını kaplayan kar ve kara buz nedeniyle havayolları uçuşlarını ertelemek veya iptal etmek zorunda kaldı.

Havalimanının internet sitesinde şu ifade yer alıyordu: "Hava koşulları nedeniyle şu anda kalkış veya iniş mümkün değildir."

Kara buz, sıcaklıklar düştüğünde yüzeylerde oluşan ince, şeffaf bir buz tabakasıdır. Havalimanlarında kara buz, uçakların pistte kaymasına, kalkış ve inişlerin askıya alınmasına veya iptal edilmesine yol açabileceği için önemli bir tehlike oluşturmaktadır.


Maskat’ta ikinci tur görüşmeler… Arakçi’den ön hazırlık planı

İran müzakere heyetinin başkanı Abbas Arakçi’nin ABD Temsilcisi Steve Witkoff ile yapılacak görüşmeler için Maskat’taki müzakere merkezine gelişi, (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran müzakere heyetinin başkanı Abbas Arakçi’nin ABD Temsilcisi Steve Witkoff ile yapılacak görüşmeler için Maskat’taki müzakere merkezine gelişi, (İran Dışişleri Bakanlığı)
TT

Maskat’ta ikinci tur görüşmeler… Arakçi’den ön hazırlık planı

İran müzakere heyetinin başkanı Abbas Arakçi’nin ABD Temsilcisi Steve Witkoff ile yapılacak görüşmeler için Maskat’taki müzakere merkezine gelişi, (İran Dışişleri Bakanlığı)
İran müzakere heyetinin başkanı Abbas Arakçi’nin ABD Temsilcisi Steve Witkoff ile yapılacak görüşmeler için Maskat’taki müzakere merkezine gelişi, (İran Dışişleri Bakanlığı)

Maskat’ta İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD’nin özel temsilcisi Steve Witkoff arasında yürütülen nükleer müzakereler, İran-Umman istişarelerinin ardından başladı. İran medyasına göre bu istişareler, müzakere mekanizması ve ele alınacak dosyaların çerçevesini belirledi.

Görüşmeler öncesinde konuşan Arakçi, İran’ın ABD’den gelebilecek “aşırı talepler ya da maceracı adımlar” karşısında kendini savunmaya hazır olduğunu söyledi. Arakçi, ülkesinin “ulusal çıkarları güvence altına almak için diplomasi temelli bir yaklaşım” izleyeceğini vurgulayarak, diplomatik seçeneğin egemenlik ve ulusal güvenliğin tam anlamıyla savunulmasıyla çelişmediğini ifade etti.

Arakçi’nin bu açıklamaları, Maskat’ta Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi ile yaptığı toplantı öncesinde geldi. Umman, Tahran ile Washington arasında arabuluculuk rolünü üstleniyor.

Arakçi, Steve Wittkopf ile görüşmelerin başlamasından önce Ummanlı mevkidaşı Badr Al Busaidi ile bir araya geldi (İran Dışişleri Bakanlığı)Arakçi, Steve Wittkopf ile görüşmelerin başlamasından önce Ummanlı mevkidaşı Badr Al Busaidi ile bir araya geldi (İran Dışişleri Bakanlığı)

Arakçi, İran’ın her türlü tehdide karşı “tam hazırlık içinde” olduğunu belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump da Tahran’a karşı askeri seçeneği dışlamadığını ima etti.

Müzakere sürecini ilerletmeye yönelik plan

İran hükümetinin resmî internet sitesinde yer alan bilgilere göre Arakçi, Ummanlı mevkidaşıyla yaptığı ilk görüşmede, İran-ABD ilişkilerindeki mevcut koşulların yönetilmesi ve müzakere sürecinin ilerletilmesini amaçlayan bir ön hazırlık planı sundu.

Planın, el-Busaidi tarafından Witkoff’a iletildiği ve “ABD heyetinin planı dakikalar içinde incelemeyi tamamladığı” belirtildi.

Müzakerelerin ilk turunda taraflar, ev sahibi ülke Umman’ın katılımıyla düzenlenen oturumda görüş ve değerlendirmelerini sundu.

Belirlenen takvime göre Arakçi ve beraberindeki heyet, Maskat saatiyle 13.30’da ABD tarafıyla yapılacak ikinci tur görüşmeler için müzakere merkezine geçti.

Şarku'l Avsat'ın AP'den aktardığına göre ABD tarafında, Amerikalı müzakerecilere ait bir konvoy Maskat Uluslararası Havalimanı yakınlarındaki bir saraya giriş yaptı, araçlardan birinde ABD bayrağı bulunuyordu.

Witkoff’a, Başkan Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’in de eşlik ettiği belirtildi. Kushner son dönemde Gazze ve Abu Dabi’de yürütülen uluslararası temaslara ilişkin siyasi girişimlerde yer almıştı. ABD heyeti Maskat görüşmeleri öncesinde bölgesel tur kapsamında Abu Dabi’den Katar’a geçti.

Wall Street Journal ise bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberinde, heyette ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper’ın da yer alacağını aktardı. Savunma yetkililerinin üst düzey diplomatik görüşmelere katılımı alışılmış olmasa da Trump’ın başkanlığı döneminde benzer örnekler yaşandı.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt dün yaptığı açıklamada, Trump’ın bir anlaşmaya varılıp varılamayacağını görmek istediğini, ancak aynı zamanda uyarıda bulunduğunu belirtti. Leavitt, “Bu müzakereler sürerken İran rejimine şunu hatırlatmak isterim: Başkanın, dünyanın tarihindeki en güçlü ordunun başkomutanı olarak, diplomasinin ötesinde de birçok seçeneği var” ifadelerini kullandı.

Trump ise İran’a atıfla, “Müzakere ediyorlar. Bizi vurmak istemiyorlar. Oraya doğru ilerleyen büyük bir filomuz var” ifadesini kullandı. Trump, anlaşma sağlanmaması halinde “kötü şeylerin” yaşanabileceği uyarısında bulunarak Tahran üzerindeki baskıyı artırdı.

Taraflar, İsrail’in geçen haziran ayında İran’a karşı 12 gün süren savaşının ardından kesintiye uğrayan müzakere sürecinden aylar sonra yeniden Umman’da bir araya geliyor. ABD, söz konusu savaş sırasında İran’ın nükleer tesislerini vurmuş; bu saldırıların, uranyum zenginleştirmede kullanılan çok sayıda santrifüjü tahrip ettiği değerlendiriliyor.

İsrail saldırıları ayrıca İran’ın hava savunma sistemlerini ve balistik füze cephaneliğinin bazı bölümlerini hedef almıştı.

ABD’li yetkililer, Dışişleri Bakanı Marco Rubio da dahil olmak üzere, İran yönetiminin 1979 devriminden bu yana en zayıf dönemini yaşadığını savunuyor. Geçen ay İran’da patlak veren geniş çaplı protestolar, 86 yaşındaki Dini Lider Ali Hamaney yönetimi için en ciddi meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Güvenlik güçlerinin sert müdahalesi sonucu binlerce kişinin öldüğü, on binlercesinin gözaltına alındığı bildiriliyor.

Trump, başlangıçta protestoculara yönelik baskılar nedeniyle askeri müdahale tehdidinde bulunmuş ve göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak son günlerde söylemini, Batı’nın nükleer silah üretmeyi amaçladığını düşündüğü İran nükleer programının sınırlandırılmasına odakladı.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, çarşamba günü yayımlanan bir radyo röportajında Trump’ın “tüm seçenekleri açık tutacağını”, önceliğin askeri olmayan yöntemler olacağını, ancak başka bir seçenek kalmazsa askeri yola başvurabileceğini ifade etti.

 "Air 9" filosuna ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi "Abraham Lincoln" üzerinde uçuyor (ABD Ordusu)"Air 9" filosuna ait bir savaş uçağı filosu, 8 Ocak 2026'da Pasifik Okyanusu'ndaki Nimitz sınıfı uçak gemisi "Abraham Lincoln" üzerinde uçuyor (ABD Ordusu)

Bölgede “Abraham Lincoln” uçak gemisinin ve diğer savaş gemilerinin varlığıyla ABD, hava ve deniz askeri varlığını artırmış durumda. Buna karşılık bölge ülkeleri, olası bir saldırının tüm bölgeyi etkileyebilecek geniş çaplı bir savaşı tetiklemesinden endişe ediyor.

Bu kaygılar, ABD güçlerinin “Lincoln” yakınlarında bir İran insansız hava aracını (İHA) düşürmesi ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nda ABD bayraklı bir gemiyi durdurmaya çalışmasının ardından daha da arttı.

Analistler, Washington’un şu anda bir saldırı düzenleme kapasitesine sahip olduğunu, ancak bu tür saldırıların İran’ın davranışlarını değiştirme ya da rejimi zayıflatma konusunda ne kadar etkili olacağının belirsiz olduğunu belirtiyor.

İran’ın resmî Mehr Haber Ajansı, Maskat görüşmelerinin Washington’un “ne kadar gerçekçi olduğunu test eden bir sınav” niteliği taşıdığını yazdı. Ajans, müzakere konusunun yalnızca nükleer dosya olduğunu, savunma kapasitesi ya da bölgesel dosyaların gündeme getirilmesinin diplomatik süreci baltalayacağını vurguladı.

Ajans ayrıca ne aşırı iyimserlik ne de peşin bir karamsarlıkla yaklaşılması gerektiğini, görüşmelerin tarafların güç dengesi içinde anlaşmazlıkları yönetme kapasitesini test ettiğini kaydetti.

Atlantik Konseyi’nden araştırmacı Alissa Pavia ise Trump’ın İran’ı artan siyasi ve askeri baskıyla nükleer tavizlere zorlamayı hedeflediğini söyledi. Pavia’ya göre, ekonomik krizler, vekâlet savaşları ve iç karışıklıklar nedeniyle zayıflayan İran’ın durumu, Trump tarafından yeni bir nükleer anlaşma için fırsat olarak görülüyor.

Sınırlı detaylar

Görüşmeler öncesinde müzakerenin kapsamı, niteliği ve katılımcıları netlik kazanmazken, Umman sınırlarında güvenlik önlemleri artırıldı.

Bir adam, yetkililerin "casus yuvası" olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD büyükelçiliğinin dış duvarlarına çizilmiş, Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren bir duvar resminin önünden geçiyor (AFP).Bir adam, yetkililerin "casus yuvası" olarak adlandırdığı Tahran'daki ABD büyükelçiliğinin dış duvarlarına çizilmiş, Özgürlük Heykeli'nin meşale tutan kolunun kırıldığını gösteren bir duvar resminin önünden geçiyor (AFP).

İran Dini Lideri’nin danışmanı Ali Şemhani, Arakçi’ye destek vererek onu “üst düzey karar alma ve askeri istihbarat çevrelerinde güvenilir, stratejik ve yetkin bir müzakereci” olarak tanımladı.

Şemhani, İran silahlı kuvvetleri ile diplomasinin, liderliğin talimatları doğrultusunda ulusal çıkarları koruyacağını söyledi.

ABD tarafının ise İran’ın hangi koşullarda müzakereye hazır olduğu konusunda belirsizlik sürüyor. Tahran, görüşmelerin yalnızca nükleer programla sınırlı kalacağını, füze kapasitesi ya da bölgesel nüfuz konularının gündeme gelmeyeceğini vurguluyor.

Buna karşılık bazı bölgesel diplomatlar, üç yıllık zenginleştirme askıya alma ve yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun yurt dışına çıkarılmasını içeren bir öneri sundu. Ancak İran, programın sonlandırılmasını ya da stokların devrini reddediyor.

ABD Dışişleri Bakanı Rubio ise anlamlı bir anlaşmanın nükleer program, füzeler ve bölgesel davranışları kapsaması gerektiğini savunarak, anlaşmaya varılmasına dair şüphelerini dile getirdi.


Trump, pazar günü yapılacak seçim öncesinde Japonya Başbakanı'na desteğini açıkladı

Trump, Yokosuka'da Japonya Başbakanı Takeichi ile birlikte ABD Donanması'na bir konuşma yaptı (Arşiv- AFP)
Trump, Yokosuka'da Japonya Başbakanı Takeichi ile birlikte ABD Donanması'na bir konuşma yaptı (Arşiv- AFP)
TT

Trump, pazar günü yapılacak seçim öncesinde Japonya Başbakanı'na desteğini açıkladı

Trump, Yokosuka'da Japonya Başbakanı Takeichi ile birlikte ABD Donanması'na bir konuşma yaptı (Arşiv- AFP)
Trump, Yokosuka'da Japonya Başbakanı Takeichi ile birlikte ABD Donanması'na bir konuşma yaptı (Arşiv- AFP)

ABD Başkanı Donald Trump, Japonya'da pazar günü yapılacak ulusal seçimler öncesinde Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'ye "tam desteğini" ifade etti ve 19 Mart'ta Beyaz Saray'da kendisiyle görüşeceğini belirtti.

Kamuoyu yoklamalarına göre koalisyonunun kazanması beklenen Japonya'nın ilk kadın başbakanı, yatırımcıları tedirgin eden harcama planları ve Çin ile ilişkileri daha da gerginleştirebilecek savunma güçlendirme politikaları konusunda halktan destek arıyor.

Anketler, Takeachi'nin Liberal Demokrat Partisi ve koalisyon ortağı Japonya Yenilenme Partisi'nin, 465 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nde yaklaşık 300 sandalye kazanabileceğini gösteriyor; bu da gerçekleşirse, mevcut az farkla elde ettikleri çoğunluğa kıyasla önemli bir artış anlamına geliyor.

Trump, dün Truth Social platformunda şunları yazdı: "Başbakan Takaichi, kendisinin ve koalisyonunun yaptığı çalışmalar nedeniyle son derece saygın bir isimdir." Şöyle devam etti: "Bu nedenle, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak, kendisine ve son derece saygın koalisyonuna tam ve eksiksiz desteğimi sunmaktan onur duyuyorum."