Mahir Esed’in akrabası, Lübnan ordusu sayesinde serbest

Fotoğraf (Arşiv- Şarku'l Avsat)
Fotoğraf (Arşiv- Şarku'l Avsat)
TT

Mahir Esed’in akrabası, Lübnan ordusu sayesinde serbest

Fotoğraf (Arşiv- Şarku'l Avsat)
Fotoğraf (Arşiv- Şarku'l Avsat)

Lübnan ordusu istihbarat birimi, 17 Mart’ta, iki hafta önce Bekaa bölgesinde kaçırılan Esed ailesine mensup Hüseyin el-Ali adlı rehinenin serbest bırakıldığını açıkladı.
Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in erkek kardeşi Tuğgeneral Mahir Esed’in ailesine yakın Hüseyin el-Ali'nin serbest bırakıldığını duyuran Lübnan askeri istihbaratı, rehinenin ifadesine başvurmak için Beyrut’a götürüldü.
Askeri istihbarat birimi yayınladığı bildiride, “Geçen günlerde Bekaa’da silahlı kişiler tarafından kaçırılan Suriyeli Hüseyin el-Ali’nin serbest bırakılması için istihbarat birimi tarafından devam eden faaliyetler çerçevesinde, söz konusu isim serbest bırakıldı. Kendisinin sağlık durumu iyi” ifadelerine yer verildi. Bildiride, “İstihbarat Birimi, dahil olanları tutuklamak için soruşturmalara devam ediyor” denildi.
Lübnan’daki bir güvenlik kaynağının Şarku’l Avsat’a aktardığına göre, kaçırma eyleminin asıl nedenleri henüz belirlenemedi ve el-Ali’nin fidye için mi yoksa başka nedenlerden dolayı mı kaçırıldığına ilişkin henüz net bir bilgi yok.
Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklar ayrıca, Hüseyin el-Ali’nin Mahir Esed’in ailesine yakın bir isim olduğunu belirtirken, suçlulara yakın gruplara baskı yapılarak ve onlarla temasa geçilerek Hüseyin el-Ali’nin serbest bırakılmasının sağlandığını vurguladı. Kaçırma anından itibaren, suçluların takip edildiğini söyleyen kaynaklar, öncelik olarak “adamın Lübnan’ın doğusunda Suriye ile sınır Brital kırsalı yakınlarında tutulduğu” bilgisine ulaşıldığını açıkladı.
Beyrut'tan yayın yapan özel Merkeziyye Haber Ajansı’na göre, İç Güvenlik Güçlerine bağlı bilgi bölümü, Hüseyin el-Ali’nin arabasında ve telefonuna ulaştı. İstihbarat ile koordinasyon sağlandıktan sonra serbest bırakılması için baskı uygulandı. Kaynaklar, kaçırma eyleminin arkasında “kaçakçılık operasyonları veya bireysel sebepler” olabileceğine de dikkati çekti. Henüz olayla bağlantılı herhangi bir kişi gözaltına alınmazken, güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat’a kovuşturma sürecinin yaşandığını vurguladı.
Kaynaklar ayrıca, Lübnan ordusunun Bekaa’daki tüm çeteleri takip ettiğini belirtirken, kaçakçılık faaliyetlerine katılanların tamamının yakalanıp adalete teslim edileceğini ifade etti. Kaynaklar, söz konusu sorunun köklü bir şekilde çözülmesinin planlandığını da vurguladı.
Lübnan ordusu, ülkenin doğusundaki terörist varlığını sona erdiren “Arsal Tepeleri Şafağı” operasyonu sonrasında iç istikrarı sağlamak, adam kaçırma, hırsızlık ve cinayetleri kovuşturmak amacıyla bir plan yürütüyor. Plan kapsamında çok sayıda üst düzey isim takip edilirken bazıları da tutuklandı. Bu çerçevede güvenlik operasyonu sırasında kaçmaya çalışan Ali Zeyd İsmail, vurularak öldürüldü. Aynı şekilde operasyonlarına devam eden ordu, Bekaa ve Baalbek’te güvenlik varlığını artırarak, bölgeyi istikrara kavuşturmak amacıyla kavuşturmasını da sürdürmeye devam ediyor.



Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.


BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
TT

BM, Hızlı Destek Kuvvetlerini el Faşir'de soykırım yapmakla suçladı

Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)
Darfur bölgesinin en büyük şehri el Faşir'deki bir pazar yeri çatışmalarda alevler içinde kaldı (Arşiv- AFP)

Sudan'daki bağımsız uluslararası araştırma misyonu dün, geçen ekim ayında "Hızlı Destek Kuvvetleri"nin (HDK) eline geçmesinden bu yana birçok vahşete tanık olan Sudan'ın el Faşir kentinde "soykırım eylemlerinin" meydana gelmesini kınadı.

Birleşmiş Milletler misyonu, Sudan'ın batı Darfur bölgesindeki bu şehirde HDK'nin sistematik eylemlerinden çıkarılabilecek tek makul sonucun soykırım niyeti olduğu sonucuna varan bir rapor yayınladı.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre ABD Hazine Bakanlığı, el Faşir'deki suistimalleri nedeniyle üç HDK komutanına yaptırım uyguladı. Bakanlık, bu kişilerin HDK'nin şehri ele geçirmesinden önce 18 ay süren el Faşir kuşatmasında yer aldığını belirtti.