AK Parti'nin İstanbul seçim sonuçlarına yönelik itirazı sürüyor

Ekrem İmamoğlu İstanbul’daki basın toplantısında (EPA)
Ekrem İmamoğlu İstanbul’daki basın toplantısında (EPA)
TT

AK Parti'nin İstanbul seçim sonuçlarına yönelik itirazı sürüyor

Ekrem İmamoğlu İstanbul’daki basın toplantısında (EPA)
Ekrem İmamoğlu İstanbul’daki basın toplantısında (EPA)

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Maltepe’deki oyların ikinci kez sayımına karar verirken, AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, muhalefetin adayı Ekrem İmamoğlu ile aralarındaki farkın 29 binden 12 bin 200’e indiğini açıkladı.
AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, 31 Mart seçimleriyle ilgili dün bir basın toplantısı düzenledi. Yıldırım, “Bugüne kadar oyların yüzde 10'u sayılabilmiştir. Oyların tamamı sayılsaydı, CHP rıza gösterseydi seçimin sonucu böyle olmayacaktı. Bu oylar sandıkta iç edildi, bu kadar açık. Bizim oylarımız karşı adaya yazılmıştır” diyerek, oyların denetiminin halen devam etmekte olup sonuçların kesin olarak açıklanmadığını söyledi.
Muhalefetin adayı İmamoğlu ise Yıldırım’ın ardından bir basın toplantısı düzenleyerek, İstanbul’daki seçim sonuçları üzerine uzayan tartışmaların sona ermesini istedi.
Yıldırım’ın açıklamalarına değinen İmamoğlu, "2 saat boyunca somut bir delil, usulsüzlük sunabildi mi? Beni acelecilikle suçluyor ama ‘Yıldırım hızıyla kazandım’ dedi. ‘Görmemişlik yaptı ağırbaşlı olmadı’ diye beni suçluyor. Seçimden yarım gün sonra tüm İstanbul’a gönül belediyeciliği afişi asan ben olsaydım görmemiş olurdum” dedi.
İtirazlar sürüyor
İktidar partisi, İstanbul’un birçok ilçesinde oylara itiraz etti. Büyükçekmece ilçesinde ise seçimin tamamen iptal edilmesi çağrısında bulundu.
YSK ise, Büyükçekmece seçimleri ile ilgili kararını İstanbul’daki sayım işleminin tamamlanmasının ardından açıklayacağını duyurdu.
sonuçların açıklanmasından sonra, Erdoğan ve partisinin İstanbul’un tamamında seçimlerin iptaline karşı olağanüstü itiraz etmesi bekleniyor.
Bu tartışmalar sürerken Ekrem İmamoğlu, hafta sonu Beşiktaş-Medipol Başakşehir maçını stadyumda izledi. Beşiktaş taraftarları maç öncesinde "Mazbatayı ver, İmamoğlu'na mazbatayı ver" tezahüratı yaparak İmamoğlu’na destek verdi.
Davutoğlu ve Gül yeni parti mi kuruyor?
Öte yandan yerel seçim sonuçlarının netleşmesinin ardından, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun AK Parti içerisindeki Erdoğan’ın görüşlerine muhalif olan bir grup eski lider ile yeni bir parti kuracağına ilişkin söylentiler arttı.
Yaklaşık bir aydır, Davutoğlu ile eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün yeni bir parti kurmak için çalıştıklarına dair spekülasyonlar yapılıyordu.
Daha önce Abdullah Gül’ün danışmanlığı yapmış olan Yeni Çağ gazetesi Ankara Temsilcisi Ahmet Takan, ‘Davutoğlu Ankara’yı turladı’ başlıklı yazısında, yeni partinin kurulmasına ilişkin istişarelerde bulunmak üzere Ankara turu yaparak, çok sayıda eski ve yeni AK Partili isimlerle görüştüğü bilgisi yer aldı.
Takan yazısında konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı; “Ahmet Davutoğlu'nun görüştüğü isimlerden bazılarıyla konuştum. Hoca yeni parti  kurma konusunda çok kararlıymış. En az 50 milletvekili ile yeni partisini kuracağını iddia ediyor fakat bu isimleri söylemiyormuş.”
AK Parti’nin büyük şehirlerdeki yenilgisi ve özellikle İstanbul’da olmak üzere seçim sonuçlarını kabul etmeyi geciktirmesi, parti içerisinde memnuniyetsizliğe neden oluyor.



İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
TT

İranlı yetkili: Mart ayı başında yapılacak yeni nükleer görüşmeler geçici bir anlaşmaya yol açabilir

İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)
İran’ın Buşehr nükleer reaktörü (Reuters)

İranlı üst düzey bir yetkili bugün Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran ile Washington arasında ülkesine yönelik yaptırımların kaldırılmasının kapsamı ve mekanizması konusunda görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtti.

Yetkili, nükleer programla ilgili yeni görüşmelerin mart ayı başında yapılmasının planlandığını söyledi.

Yetkili, İran’ın yüksek zenginleştirilmiş uranyum stokunun bir kısmını ihraç etme, saflığını düşürme ve uranyum zenginleştirme konusunda bölgesel bir birlik oluşturma seçeneğini ciddi şekilde değerlendirebileceğini ifade etti. Karşılığında ise İran’a barışçıl amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkının tanınması gerektiğini vurguladı.

“Görüşmeler sürecek ve geçici bir anlaşmaya varma imkânı mevcut” diyen yetkili, sürecin devam edeceğini kaydetti.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, geçen hafta ABD ile yapılan nükleer görüşmelerin ardından birkaç gün içinde karşı öneri taslağı hazırlanmasını beklediğini açıklamıştı. Öte yandan Başkan Donald Trump, İran’a sınırlı askeri saldırılar düzenlemeyi değerlendirdiğini belirtmişti.

Yetkili, İran’ın petrol ve maden kaynaklarının kontrolünü Washington’a teslim etmeyeceğini, ancak Amerikan şirketlerinin İran’daki petrol ve gaz sahalarında her zaman faaliyet gösterebileceğini de ifade etti.


Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
TT

Witkoff: Trump’ın İran için belirlediği kırmızı çizgiler arasında ‘sıfır zenginleştirme’ de var

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)
ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff (Reuters)

ABD’nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Başkan Donald Trump’ın İran’ın nükleer programına ilişkin bir anlaşmayı neden hâlâ kabul etmediğini sorguladığını söyledi. Witkoff, Washington’ın baskı uygulamasına rağmen Tahran’ın anlaşmaya yanaşmamasının Beyaz Saray’da şaşkınlık yarattığını ifade etti.

Fox News’e verdiği röportajda Witkoff, Trump’ın İran’ın tutumuna hayret ettiğini belirterek, “Neden teslim olmadıklarını merak ediyor... ‘Teslim olmak’ ifadesini kullanmak istemiyorum ama neden teslim olmadılar?” dedi.

Witkoff, Trump’ın ayrıca İran’ın ‘bu denli yoğun baskı ve bölgede sahip olduğumuz deniz gücünün büyüklüğü karşısında’ ABD ile temasa geçmemesini sorguladığını aktardı. Trump’ın, Tahran’ın nükleer silah edinme niyetinde olmadığını ilan etmesini ve hangi adımları atmaya hazır olduğunu netleştirmesini beklediğini dile getirdi.

ABD’li yetkili, Trump tarafından belirlenen kırmızı çizgilerin İran’ın uranyum zenginleştirmede ‘sıfır zenginleştirme’ seviyesini korumasını şart koştuğunu söyledi. Witkoff, İran’ın uranyumu sivil amaçlar için gerekli seviyenin ötesinde zenginleştirdiğini de ifade etti.

Witkoff, aynı röportajda, devrik İran Şahı’nın oğlu Rıza Pehlevi ile görüştüğünü de doğruladı.

Witkoff, “Başkanın talimatıyla onunla görüştüm” ifadesini kullanırken, görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntı vermedi.

Geçen hafta Pehlevi, Başkan Donald Trump’a İran’a yönelik askeri müdahale çağrısını yinelemiş ve ülkede bir ‘geçiş sürecine’ liderlik etmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Witkoff’un açıklamaları, Trump’ın İran’a yönelik askeri saldırı tehdidinde bulunduğu ve bölgedeki askeri konuşlanmayı artırdığı bir dönemde geldi. Trump, aynı zamanda Tahran ile nükleer program konusunda bir anlaşmaya varma isteğini de dile getirdi.

İran’ın nükleer programı, Tahran ile Batılı ülkeler arasında yıllardır süren anlaşmazlığın merkezinde yer alıyor. Batılı ülkeler, İran’ın nükleer silah edinme ihtimalinden endişe duyuyor.


İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
TT

İran, AB üyesi ülkelerin silahlı kuvvetlerini “terör örgütü” olarak sınıflandırdı

İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)
İran'ın güneyinde yapılan tatbikat sırasında DMO üyeleri (Wana - Reuters)

İran, Avrupa Birliği (AB) üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini terör örgütü olarak tanımladı.

İran Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yapılan açıklamada, Tahran'ın İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü olarak sınıflandıran AB'nin ‘yasadışı ve haksız’ olarak nitelendirdiği karara yanıt olarak harekete geçeceği belirtildi.

AB'nin 19 Şubat'ta aldığı karara yanıt olarak yayınlanan açıklamada, “Avrupa hükümetleri, İran silahlı kuvvetlerinin resmi bir kolu olan Devrim Muhafızlarını terör örgütü olarak tanımladığından, İran da karşılıklılık ilkesine dayalı önlemler alacaktır” denildi.

Alman Haber Ajansı DPA’nın aktardığına göre Tahran’ın kararı 2019 yılında çıkarılan ‘ABD’nin DMO’yu Terör Örgütü Olarak Tanımlamasına Karşı Misilleme Tedbirleri Yasası'nın 7’nci maddesine dayanıyor. İran Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin bu konudaki kararını herhangi bir şekilde destekleyen veya buna uyan tüm ülkeler, İran tarafından benzer tedbirlere tabi tutulacaktır” açıklamasında bulundu.

Açıklama şöyle devam etti:

“Bu yasa ve 4’üncü madde dahil olmak üzere hükümleri uyarınca İran, AB üyesi tüm ülkelerin deniz ve hava kuvvetlerini bu yasanın hükümlerine tabi kabul etmekte ve bunları terörist örgütler olarak sınıflandırıp ilan etmektedir.”

Bakanlık, bu önlemin İran'ın iç hukuku çerçevesinde, Avrupa hükümetlerinin uluslararası hukuk ilkelerini açıkça ihlal etmesine yanıt olarak alındığını vurgulayarak açıklamasını sonlandırdı.