​Lübnan’da kamu sektöründe çalışanların maaşlarındaki düşüş protesto edildi

Emekli askerler dün güneye giden yolu kesti (Ulusal Ajans)
Emekli askerler dün güneye giden yolu kesti (Ulusal Ajans)
TT

​Lübnan’da kamu sektöründe çalışanların maaşlarındaki düşüş protesto edildi

Emekli askerler dün güneye giden yolu kesti (Ulusal Ajans)
Emekli askerler dün güneye giden yolu kesti (Ulusal Ajans)

Lübnan ordusundan emekli çok sayıda kişi dün, haklarının ellerinden alınmasını ve maaşlarının düşürülmesini protesto ederek lastik yaktı. Çoğunluğunu ordu mensuplarının oluşturduğu yüzlerce emeklinin bu protesto hamlesi, Lübnan hükümetinin çalışanların maaşlarında azalmaya gidileceği açıklamalarının ardından geldi.
Hükümet, geçtiğimiz yıl yapılan parlamento seçimlerinin arifesinde, yüksek yaşam maliyetini telafi etmek için maaşlarda artış yapılacağını açıklamıştı. Ülkede gelir sıkıntısı nedeniyle maaşlarda artış sağlanamazken, Maliye Bakanlığı tarafından alınan bu karar hayata geçirilemedi.
Lübnan ekonomik durumunu incelemek üzere görevlendirilen McKinsey şirketi, kamu sektöründe çalışanların maaşları ve ücretlerini azaltarak istihdamın dondurulması ile birçok sektörü etkileyen reform talebinde bulundu.
Lübnan Dışişleri Bakanı Cibran Basil’in geçtiğimiz Cumartesi günü yaptığı açıklamaların ardından bu konuda endişeler daha da arttı. Basil, devlet çalışanlarının bu şekilde devam edemeyeceklerini kabul etmeleri gerektiğini ve aldıkları katkıların belli bir yüzdesini kaybedeceklerinin üzücü olduğunu söylerken, bunun yapılmaması durumunda, ülkenin sorunlar yaşayacağını ifade etti. Meclis Başkanı Nebih Berri başta olmak üzere, Hizbullah ve Emek Hareketi gibi çok sayıda siyasi blok, maaş kesintilerine karşı çıktı. Bazı partiler, çalışanların maaşlarının azaldığını aktarırken bunun ülke adına doğru bir hamle olmadığını ifade ettiler. Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn’ın damadı olan Milletvekili Şamil Rukoz da maaşların azaltılmasına karşı çıktı.
Lübnanlı ekonomist Tevfik Kesbar, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, maaş ve ücretlere odaklanmak harcamaları azaltacak önlemlerin ciddiyetini yansıtmadığını çünkü bunun Lübnanlıları hedef aldığını söyleyerek, finansal hesap verilebilirliğin olmamasının kamu sektöründe birçok gereksiz harcama ve yolsuzluğa neden olduğunu söyledi.
Kesbar açıklamasında, 1993 yılından bu yana Maliye Bakanlığı’nın resmi rakamlarına göre, devletin 244 milyar dolar harcama yaptığını belirterek, yatırım harcamaları, israf, yolsuzluk dahil yüzde 8 civarında bir kaybın olduğunu ve bu kaybın politik sınıfın çıkarlarını karşılamak için olduğunu belirtti.
Emekli asker: Bu durum hiç mantıklı değil
Emekli askerlerin gerçekleştirdiği protestolara ek olarak, Şarku’l Avsat’a konuşan emekli bir Albay, “Elini askeri maaşa uzatmak, sosyal devrim olasılığını tehdit ediyor. Bu durumum Lübnan’da memur düzeyinde değil, asker düzeyinde büyük bir soruna sebep olabilir. 40 binden fazla emekli askeri personelimiz var, çoğu iş bulamıyor. Aileleri ve sorumlulukları var, 45 yaşında emekli oluyorlar. Birçoğu yaşadıkları daireleri satın almak için ordudan konut kredisi alarak maaşların yarısını alarak ödeme yapmak istiyor. Aylık bin dolar olan emekli maaşları yüzde 25 oranında düşürülürse, konut kredisinin taksitlerini bankaya ödeyemeyecekler ve bankalar evlere el koyacak veya maaşlar için ayda 200 dolar ödeyecekler. Bu durum Lübnan’daki asgari yaşam maliyetlerine göre hiç mantıklı değil” dedi.
Albay açıklamasına, “Bazı gönderimler azaltılabilir, özellikle özel okul ve üniversite ücretlerinin ödenmesi ile ilgili olanlar. Çünkü resmi okul ve üniversitelerden eğitime devam etmek mümkün, dolayısıyla bu primlerin yüzde 50’sinden emekliler etkilenmemiş olacak” şeklinde devam etti. Devletin planlama eksikliğini eleştiren emekli Albay,  “Kamu sektöründen çalışanların dörtte üçü emekli oldu. Emeklilerin sayıları ve maliyetleri yıllardır incelenmemiş, bu da krize yol açarak ekonominin hızla çökmesine neden oldu” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.