İsrail, Suriye'ye 3 bin 253 roket ve güdümlü füze fırlattı

Suriye’nin Kuneytra ilinde İsrail uçakları tarafından bombalanan bir köy (Reuters)
Suriye’nin Kuneytra ilinde İsrail uçakları tarafından bombalanan bir köy (Reuters)
TT

İsrail, Suriye'ye 3 bin 253 roket ve güdümlü füze fırlattı

Suriye’nin Kuneytra ilinde İsrail uçakları tarafından bombalanan bir köy (Reuters)
Suriye’nin Kuneytra ilinde İsrail uçakları tarafından bombalanan bir köy (Reuters)

İsrail’in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği bombardımanların hedefleri arasında Suriye ve İran askeri üsleri, radarları, operasyon ve komuta odaları, kargo uçakları, cephane ve füze depoları gibi çeşitli noktalar vardı. Independent Arabia’nın ulaştığı bilgilere göre İsrail operasyonlarının hedefinde ayrıca füze bataryaları, Suriye ve İran hava savunma merkezleri ve bir füze montaj tesisinin yanı sıra İran gözlem kuleleri ile Suriye'nin içlerindeki Hizbullah kampları da bulunuyordu.
Saldırıların ayrıntıları
İsrail, Suriye topraklarına yönelik 236 hava, kara ve deniz bombardımanı ile 3 bin 253 roket ve güdümlü füze atışı gerçekleştirdi. Suriye'nin doğusundan güneybatısına ve kuzeyine doğru gerçekleşen 150 saldırıdan 95’i Şam, el-Mezze ve el-Kis ve askeri havaalanları, Cemraya bölgesindeki Suriye Bilimsel Etütler ve Araştırma Merkezi, Kasiyun Dağı ve 4. Zırhlı Tümeni Komutanlığı'na düzenlendi. Diğer saldırılarda ise Halep, Hama, Deyrizor, Humus, Suveyda Havaalanı, İdlib, Kuneytire, Cebel-i Şeyh Dağı, Şam’ın doğu kırsalı, Lübnan-Suriye sınır bölgesi (Bekaa), Suriye-Lübnan sınır bölgesi, Lazkiye, Cebele, ed-Dimas, el-Kuseyr, Medaye ve Elbukemal’i hedef alındı. 
Kullanılan silahlar
Saldırılarda güdümlü füzeler ve İsrail tarafından geliştirilen ABD yapımı akıllı teknolojili roketler kullanıldı. Bazı bölgelere atılan füzeler, yaklaşık bir veya bir buçuk ton ağırlığındaydı. Çeşitli bölgelere atılan yüksek basınçlı füzeler oldukça etkiliydi. Bununla birlikte 4. Zırhlı Tümeni, İran Devrim Muhafızları (DMO) ve Hizbullah'ın bir parçası olduğu Kasiyun bölgesindeki Suriye-İran ortak istihbarat merkezlerine de zırh delici füzeler fırlatıldı.
İndependent Arabia’dan Emced es-Said’in haberine göre İsrail  bombardımanlarda yeni F-35 model hayalet uçaklarını da  kullandı. Tel Aviv'in 50 adet sipariş ettiği ve 17’sinin teslim aldığı ABD yapımı son teknolojiyle donatılmış F-35 savaş uçaklarından İsrail yapımı füzeler fırlatıldı.
İsrail,bombardımanlarının bir kısmında donanma gemilerini de kullandı. Güvenilir bir kaynaktan aktarılan bilgiye göre İsrail Suriye'deki T-4 Hava Üssü’ne yapılan saldırılardan birinde Akdeniz’de bir denizaltıdan son derece karmaşık ve akıllı teknolojiye sahip bir silah kullandı. Ayrıca Amerikan kruz (seyir) füzeleri gibi uzaktan yönlendirilen bir ton ağırlığındaki “Jericho” tipi bir füze de fırlatıldı. Söz konusu füzelerin oldukça uzak mesafelere ulaşabileceği belirtiliyor.
İsrail, Suriye’de savaşın başlamasından bu yana Suriye topraklarına son 3 yıldır karadan karaya, karadan havaya ve sahip olduğu balistik füzeler de dahil olmak üzere en gelişmiş füze modellerinin yer aldığı çok sayıda saldırı gerçekleştirdi.
Suriye, buna karşılık olarak 236 bombardımandan birinde İsrail’e ait F-16 model bir savaş uçağını vurdu. İsrail, pilotun kendi hatası sonucu yaralandığını ve İsrail topraklarına güvenli bir şekilde iniş yaptığını duyurdu. İsrail basınında yer alan haberlerde pilotun Hava Kuvvetleri'ne dönerek görevine kaldığı yerden devam ettiği belirtildi.
Suriye, İsrail’in saldırılarına karadan havaya sadece 20 füzeyle karşılık verdi. Suriye tarafından yayınlanan veriler, hava savunma sistemlerinin İsrail tarafından Suriye topraklarına fırlatılan çok sayıda füzenin engellendiği yönünde.
Birçok farklı kaynağa göre İsrail'in gerçekleştirdiği bombardımanlarda büyük çoğunluğu DMO ve Hizbullah unsurlarından olmak üzere Suriye askerlerinin ve sivillerin de aralarında bulunduğu 250'den fazla kişi öldü.
Söz konusu saldırıların Suriye askeri tesisleri ve füze bataryalarını tamamen tahrip etmesinin yanı sıra Suriye hava savunma sistemini uzun süre felç ettiği ve 1 milyar dolar zarara yol açtığı tahmin ediliyor.



Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
TT

Arap Koalisyonu liderliğindeki askeri komite, Yemen güçlerini birleştirmek ve devleti yeniden kurmak için harekete geçti

Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)
Aden Valisi ve yeni Devlet Bakanı Abdurrahman Şeyh, Alimi'nin huzurunda yemin etti (SABA)

Yemen Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, Yemen’de Meşruiyeti Destekleme Koalisyonu liderliğinde, tüm askeri güçlerin ve oluşumların hazırlanmasından, donatılmasından ve komutasından sorumlu olacak bir yüksek askeri komite kurulduğunu duyurdu. Bu komite, askeri karar alma sürecini birleştirmek ve Husilerin barışı reddetmesi durumunda devletin kurumlarını barışçıl yahut zorla yeniden kurmaya hazır olmasını sağlamak amacıyla kuruldu.

Dün televizyonda yayınlanan konuşmasında Alimi, Hadramut ve Mahra illeri, geçici başkent Aden ve kurtarılan diğer bölgelerdeki askeri kampların devrinin tamamlandığını doğruladı. Alimi, devletin güney davasına bağlılığını, Suudi Arabistan'ın himayesinde kapsamlı bir güney diyalog konferansının düzenlenmesini desteklediğini ve konferansın sonuçlarının bölgesel ve uluslararası garantiler altında uygulanacağını bir kez daha teyit etti.

Öte yandan, Yemen cumhurbaşkanlığından bir kaynak, Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE), Başkanlık Konseyi üyesi Ferec el-Bahsani'nin, Konsey liderliğiyle çalışmak ve Suudi Arabistan'ın desteklediği devam eden çabalara katılmak üzere Riyad'a gitmesine izin vermesini istedi.

Son günlerde Bahsani ile iletişime geçmenin imkansız olduğunu doğrulayan kaynak, BAE’li yetkililerin onun Başkanlık Konseyi'ndeki görevlerini yerine getirmek için ülkeyi terk etmesine izin vermediğini ima etti.


Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
TT

Suriye: SDG'nin Fırat Nehri'nin su pompalama işlemini durdurmasının ardından Halep'te su kesintisi yaşandı

Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)
Halep'te Suriye güvenlik güçlerine ve orduya ait araçlar (Reuters)

Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Halep'in doğusundaki Fırat Nehri'nden su pompalama işlemini durdurduktan sonra, dün akşam Halep şehrine su temini aksadı, şehirde ve kırsal kesimde yaşayan milyonlarca insan susuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre Suriye Enerji Bakanlığı yaptığı açıklamada, “Halep'in doğu kırsalındaki el-Babiri istasyonundan su pompalanması, SDG'ye bağlı askeri unsurların doğrudan emriyle bugün saat 17:30'da durduruldu” ifadesini kullandı.

Enerji Bakanlığı'nın açıklamasında, “El-Babiri istasyonu SDG'nin kontrolü altında ve Halep şehri ile kırsalının ana su kaynağıdır. İstasyonun kapatılması, tüm vilayete doğrudan zarar vermiş ve vatandaşların yaşamları ile temel hizmetler üzerinde olumsuz bir etki yaratmıştır” denildi.


Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
TT

Bishara Bahbah: Salı günkü Barış Konseyi'nin ardından Gazze Yönetim Komitesi toplanacak

Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)
Bishara Bahbah, ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance arasında (Bahbah'ın X hesabı)

Gazze'deki arabulucu ve “Barış İçin Arap Amerikalılar" komitesinin başkanı Bishara Bahbah, dün Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, aldığı bilgilere göre ABD Başkanı Donald Trump'ın 13 Ocak Salı günü Gazze Şeridi için geçici bir yönetimi denetleyecek "Barış Konseyi"ni açıklayacağını söyledi. Bunun ardından bir veya iki gün sonra Kahire'deki toplantılar sırasında Filistinli teknokratlardan oluşan bir komitenin kurulacağını belirtti.

Filistin kökenli Amerikalı Bahbah, “Barış Konseyi”nin Katar, Mısır ve BAE de dahil olmak üzere birçok ülkeyi içereceğini ve teknokratlardan oluşacak komitesinin isimlerinin “İsrail'in itirazıyla karşılaştığını, perşembe ve cuma günleri Gazze'deki (Barış Konseyi) direktörlüğü pozisyonuna aday olan Nikolay Mladenov'un İsrail ve Ramallah'a yaptığı iki ziyaret sırasında bu isimler üzerinde anlaşmaya varıldığını” açıkladı.