Koalisyon, Husilere ait bir askeri noktaya saldırı düzenledi

Husi yandaşları, darbecilerin siyasi konsey başkanı Salih el-Sammad’ın ölümü andı (Getty)
Husi yandaşları, darbecilerin siyasi konsey başkanı Salih el-Sammad’ın ölümü andı (Getty)
TT

Koalisyon, Husilere ait bir askeri noktaya saldırı düzenledi

Husi yandaşları, darbecilerin siyasi konsey başkanı Salih el-Sammad’ın ölümü andı (Getty)
Husi yandaşları, darbecilerin siyasi konsey başkanı Salih el-Sammad’ın ölümü andı (Getty)

Koalisyon güçleri, 20 Nisan’da sabah saat 3.40’ta, Husi milislerin terör saldırısı düzenlemek için insansız hava aracı deposu olarak kullandığı askeri noktaya hava saldırısı düzenledi. Yok edilen hedefin, Husi milisler tarafından işgal edilen cumhurbaşkanlığı sarayı çevresindeki eski bir Cumhuriyet Muhafızları kampında yer aldığı belirtildi.
Yemen meşruiyetini destekleyen koalisyon güçlerinin sözcüsü Turki el-Maliki, söz konusu saldırıların, Husilerin lojistik merkezlerinin vurulması için başlatılan operasyonların (19 Ocak 2019, 31 Ocak 2019, 9 Şubat 2019, 23 Mart 2019 ve 10 Nisan 2019) bir devamı niteliğinde olduğunu açıkladı.
Maliki, koalisyon ortak güçlerinin diğer terör örgütleri gibi Husi milisleri engelleyeceği taahhüdüne de dikkati çekerken, sivilleri ve hayati öneme sahip bölgeleri insansız hava araçlarının terör tehditlerinden korumak için her türlü önlemin alınacağını vurguladı.
Saldırıların, uluslararası yasalarla tutarlı olduğunu söyleyen Turki el-Maliki, İran destekli Husi milisler, mahallelere yakın kamplarda bulunurken koalisyon güçleri liderliğinin, sivilleri korumak için tüm önlemleri aldığını kaydetti. Aynı şekilde koalisyon sözcüsü, Husilerin yerleşim bölgelerini imalat yapmak için askeri bölge olarak kullandığını belirtirken, söz konusu bölgelerde balistik füze montajı ve kurulumu, insansız hava araçları üretimi, mayın ve bomba üretimi yapıldığını, bölgelerin silah deposu olarak kullanıldığını ifade etti.
Aynı şekilde Yemen Silahlı Kuvvetleri Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı, askeri ve strateji uzmanı Tuğgeneral Ali Naci Ubeyd, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada “Operasyonlar, milislerin füzelerle ve uçaklarla Yemen barışını tehdit eden, uzun süreli işgallerini yok etmek için yapıldı. İran’ın uluslararası yeteneklerini kullanarak kaçakçılık operasyonları aracılığıyla Sana’daki Husi varlığıyla mücadele etmek gerekiyor” dedi.
Öte yandan Yemen Enformasyon Bakanı Yardımcısı Necib Gulab, Şarku’l Avsat ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, Husilerin, toplumun tüm bileşenlerini kendi çıkarlarına harcamak ve insani krizi en üst düzeye çıkarmak için yürüttükleri savaşta tüm yöntemleri kullandığını belirtti. Milislerin, savaş kurbanlarını umursamadığını, aksine kurban döngüsünü genişletmeyi terör hareketi sıfatıyla en önemli araçları olarak gördüğünü söyleyen Gulab, DEAŞ ve El-Kaide’yi takip eden bu yaklaşımın terör örgütlerini ve çeşitli şebekeleri korumayı amaçladığını ifade etti. Necib Gulab ayrıca, söz konusu yaklaşımın İran’ın birçok ülkede uyguladığı bir yaklaşım olduğuna da dikkati çekti. Yemenli yetkili, koalisyonun Yemen’i kurtarma ve devleti imar etme sürecinde merkezi bir amaç olarak askeri hedeflere ulaşmak ve sivilleri korumak için çatışma kurallarını geliştirdiğini de vurguladı.
Husilerin, şehirleri depolara, mayın ve bomba üretim merkezlerine dönüştürme konusunda ısrarcı olduğunu belirten Necib Gulab, “Sonuçlar, Savan şehrinde bir mayın patlamasında yaşananlar gibi felaket. Bununla birlikte kurbanların sayısı artıyor. Bir Husi yaklaşımı haline dönüşen mezarların genişletilmesi girişimi, özellikle de Yemen toplumunun yapısı üzerinde kalıcı bir etki oluşturuyor” dedi.



ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
TT

ABD arabuluculuğuyla İsveç'te esir takası görüşmeleri yapılıyor

Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)
Ürdün ve Suriye dışişleri bakanları ile ABD elçisi Tom Barrack, geçen eylül ayında Şam'da düzenlenen ve "Süveyda yol haritası"nın açıklandığı basın toplantısında (EPA)

Suriye kaynakları Şarku’l Avsat'a, ABD arabuluculuğuyla Suriye'nin güneyindeki Süveyda vilayetinde bir esir takası konusunda görüşmelerin devam ettiğini doğruladı.

İl yönetiminin medya ilişkileri direktörü Kuteyba Azzam, Suriye hükümeti ile Şeyh el-Akl ve Hikmet el-Hicri'ye bağlı "Ulusal Muhafız Kuvvetleri" arasında, esir takası anlaşmasına varılması amacıyla görüşmelerin yapıldığını belirtti.

Medyada yer alan haberlere göre ABD elçisi Tom Barrack'ın ofisi, 2025 yazındaki olaylardan bu yana Şam kırsalında gözaltında tutulan Süveyda'dan 61 sivilin serbest bırakılması karşılığında, Savunma ve İçişleri Bakanlıklarından "Ulusal Muhafızlar" tarafından Süveyda'da tutulan 30 mahkumun teslim edilmesini içeren anlaşmanın sonuçlandırılması için her iki taraftan da onay aldı.

Süveyda Valisi Mustafa Bakur, geçen ay Suriye hükümetinin bu sivilleri aşiret güçlerinden teslim aldığını ve takas ayarlamak üzere gözaltına aldığını duyurdu.

Geçtiğimiz temmuz ayındaki olaylardan dolayı gözaltına alınanların serbest bırakılması, geçen eylül ayında Şam'dan Amerikan ve Ürdün'ün desteğiyle açıklanan "yol haritasının" maddelerinden biridir.


Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
TT

Filistin Sağlık Bakanlığı: İsrailli bir yerleşimci Batı Şeria’da ABD vatandaşı Filistinli genci öldürdü

İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları (Reuters)

Filistin Sağlık Bakanlığı, 19 yaşındaki ABD vatandaşı Filistinli Nasrallah Muhammed Cemal Ebu Siyam’ın, çarşamba gecesi Batı Şeria’da bir İsrailli yerleşimcinin açtığı ateş sonucu ağır yaralandıktan sonra hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bakanlık, Ebu Siyam’ın çarşamba günü işgal altındaki Batı Şeria’da, Ramallah yakınlarında bulunan Mihmas köyünde vurulduğunu bildirdi.

Reuters’a konuşan ABD Büyükelçiliği’nden bir yetkili ise şiddeti kınayarak, “ABD Dışişleri Bakanlığı için yurt dışındaki Amerikan vatandaşlarının güvenliği ve emniyetinden daha yüksek bir öncelik yoktur” ifadesini kullandı.

rgtbrgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninde gözyaşlarına boğuldu. (AFP)

İsrail güvenlik güçlerinin olası misillemesinden çekindiği için isminin açıklanmasını istemeyen Ebu Siyam’ın bir yakını, yerleşimcilerin köye koyun çalmak amacıyla baskın düzenlediğini öne sürdü.

Aralarında Ebu Siyam’ın da bulunduğu köylülerin hırsızlığı engellemeye çalıştığını, bunun üzerine yerleşimcilerin ateş açtığını ve Ebu Siyam ile birlikte bazı kişilerin yaralandığını söyledi.

Filistin resmi haber ajansı WAFA ise saldırılarda 5 kişinin yaralandığını, bunlardan 3’ünün -Ebu Siyam dahil- kurşunla yaralandığını bildirdi. Ajans, diğer yaralılara ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Reuters’ın olayla ilgili yorum talebine İsrail ordusu tarafından henüz yanıt verilmedi.

dcfgt
İşgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kenti yakınlarında bulunan Mihmas köyünde İsrailli bir yerleşimci tarafından öldürülen ABD vatandaşı Filistinli gencin yakınları, cenaze töreninin ardından yas tutuyor. (Reuters)

Gazze Şeridi’nde Ekim 2023’te başlayan savaşın ardından Batı Şeria’da İsrailli yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik şiddet eylemleri belirgin biçimde arttı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle yaklaşık 700 kişi yerinden edildi.

Uluslararası kuruluş, 2026’da Batı Şeria’da 9 Filistinlinin öldürüldüğünü, 2025 yılında ise bu sayının 240’ı aştığını bildirdi. Verilere göre 2025 yılında Batı Şeria’da iki İsrailli öldü.

İsrail, yerleşimci şiddetiyle ilgili nadiren iddianame düzenliyor. İsrailli izleme kuruluşu Yesh Din, 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada, 7 Ekim 2023’ten bu yana belgeledikleri yüzlerce yerleşimci şiddeti vakasının yalnızca yüzde 2’sinde dava açıldığını duyurdu.

Son iki yılda Batı Şeria’da, aralarında aktivist Ayşenur Ezgi Eygi’nin de bulunduğu bazı ABD vatandaşları, İsrail güçleri ya da yerleşimciler tarafından öldürüldü.


Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
TT

Tunuslu bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırıldı

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)
Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said (Reuters)

Yerel medyaya göre Tunus'ta bir mahkeme dün Milletvekili Ahmed Seydani'yi, ülkenin son sel felaketinin ardından sosyal medyada Cumhurbaşkanı Kays Said'i eleştirdiği gerekçesiyle sekiz ay hapis cezasına çarptırdı.

Seydani, bu ayın başlarında, Tunus'un çeşitli bölgelerinde altyapıya zarar veren sellere neden olan olağanüstü yağışların ardından Saïd'in iki bakanla yaptığı görüşmeyle ilgili Facebook'ta yaptığı, "Cumhurbaşkanı, yetki alanını resmi olarak yollara ve su borularına genişletmeye karar verdi. Görünüşe göre yeni unvanı Sanitasyon ve Yağmur Suyu Drenajı Başkomutanı olacak” yorumu nedeniyle tutuklandı.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Seydani'nin avukatı Husameddin Bin Atya ajansa yaptığı açıklamada, müvekkilinin Telekomünikasyon Kanunu'nun 86. maddesi uyarınca yargılandığını ve bu maddenin “Kamu iletişim ağları aracılığıyla kasıtlı olarak başkalarına zarar veren veya huzurunu bozan herkesi” bir ila iki yıl hapis ve 100 ila 1.000 dinar (yaklaşık 300 avro) para cezası öngördüğünü söyledi.

Tunus'ta geçen ay 70 yıldan fazla süredir görülen en şiddetli yağışların ardından en az beş kişi hayatını kaybetti, birçok kişi ise hala kayıp durumunda.