​Demografik dönüşüm Japonya’yı tehdit ediyor

Japonya, robot alanındaki işgücü yetersizliğini telafi etme ve işgücü piyasasındaki kadın sayısını artırmaya çabalıyor (Getty Images)
Japonya, robot alanındaki işgücü yetersizliğini telafi etme ve işgücü piyasasındaki kadın sayısını artırmaya çabalıyor (Getty Images)
TT

​Demografik dönüşüm Japonya’yı tehdit ediyor

Japonya, robot alanındaki işgücü yetersizliğini telafi etme ve işgücü piyasasındaki kadın sayısını artırmaya çabalıyor (Getty Images)
Japonya, robot alanındaki işgücü yetersizliğini telafi etme ve işgücü piyasasındaki kadın sayısını artırmaya çabalıyor (Getty Images)

Bir hafta önce 85’inci yaş gününü kutlayan Bayan Fumiko Nakajima,  hayatının son perdesinde farklı sularda yelken açıyor gibi görünüyordu. Tekerlekli sandalyesinde oturan, ince kemikli bu kadın, başkent Tokyo’nun Zenkoukai mahallesinde bulunan huzur evinin beşinci katındaki odasında adeta küçük bir serçeyi andırıyor. Çocukluğundan bahseden Bayan Nakajima, küçükken “yaramaz” olduğunu, anne ve babasını henüz küçük yaşta kaybettiğini ve bu yüzden eğitimini tamamlayamadığını söyledi. Pearl Harbor saldırısı ve Hiroşima’daki atom bombası felaketinden önce Japon imparatorunun henüz bir tanrı olarak görüldüğü yıllarda Nagoya’da doğan Bayan Nakajima, savaş sonrası ülkesinin yeniden ayağa kalkışına ve mucizevi ekonomik gelişmelerine şahitlik etti. Ancak Bayan Nakajima, bugün tıpkı en gelişmiş batılı toplumlarda olduğu gibi Japon toplumunu da tehdit eden ciddi bir problem olan demografik dönüşümle mücadele için en son gelişmiş teknolojileri kullanan bir huzurevinde yaşıyor.
Bu huzurevinde, işgücüne bağımlılığı azaltan, yaşlılara verilen bakım hizmeti kalitesini artıran ve olası bir vaka durumunda 24 saat ilk yardım ve temel hizmetler sunmak için bekleyen gelişmiş robot modellerinin entegre edildiği bir elektronik sistem bulunuyor. Bununla birlikte yeni göçmenlik yasası düzenlemesinin önümüzdeki ayın başlarında yürürlüğe girmesiyle yabancı işçilerin önünün açılması bekleniyor.
Demografik dönüşüm, Japonya için şimdilik olağanüstü bir durum olmasa da öngörülebilir gelecekte demografik bir felakete dönüşebileceği uyarısı yapılıyor.  Geçtiğimiz yıl nüfusun 394 binlik düşüş kaydetmesine neden olan ortalama doğurganlık oranlarına göre şuan 128 milyon olan nüfusun 2065 yılında 88 milyona, 2115 yılında ise 50 milyona düşmesi bekleniyor. Japonya'nın şu andaki doğurganlık oranı yüzde 1,4 Fakat ülkede istikrarlı bir nüfus yapısı sürdürebilmek için yüzde 2,07 olması gerekiyor. Ancak mevcut rakam olması gerekenin oldukça altında kalıyor.
Huzurevindeki turumuza rehberlik eden Japonya Ulusal Nüfus ve Sosyal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü Genel Müdür Yardımcısı Toru Suzuki, siyasetçilerin vatandaşları Japon neslinin tükenmekte olduğu konusunda uyarmaları gerektiğini söyledi. Suzuki, bunun sebebini gelişmiş bir ülke olmalarına bağlarken bu sorunun şuan diğer gelişmiş ülkelerinde sorunu olduğunu belirtti. Toru Suzuki, “Ekonomik büyüme yavaşlıyor. Bu durum bir aile olmak için işe ihtiyaç duyan gençlere sunulacak olanakların azalmasına neden oluyor” dedi.
Ancak Japonya'daki sorun, yabancı işçilere kapılarını kapatan gelenekler nedeniyle diğer gelişmiş ülkelere göre daha da karmaşık. Şu anda Japonya'da ikamet eden yabancıların sayısı, çoğunluğu Çin, Güney Kore, Filipinler ve Vietnam'dan olmak üzere toplam nüfusun yalnızca yüzde 2-2,5’ine denk geliyor. Bu nedenle hükümet, acil olarak yabancı işçilere kapıların açılması gerektiğine dikkati çekti. Fakat bununla birlikte yılda en fazla 345 bin “davetli işçi” sınırlaması koyan hükümet, halkın itirazlarıyla karşılaştı. İşe başlamadan önce sınavlara tabi tutulan göçmen işçi adayların, ülkede aileleri olmadan beş yıldan uzun süre kalmalarına izin verilmemesi ve yalnızca önceden belirlenmiş 14 alanda çalışmalarına izin verilmesi gibi katı kurallar bulunuyor. İş gücüne ihtiyaç duyan büyük sanayi işletmelerinin baskısı sonucu gelen yeni yasa, Japonya’nın Güney Kore ve Tayvan’da olduğu gibi daha fazla yabancı işçi kabul etmesini gerektiriyor.
Öte yandan Japonya, iş gücü sıkıntısını telafi etmek için robotları ve işgücü piyasasındaki kadın sayısını artırmaya çalışıyor. Yaşlı bakımı sektöründeki açığın 2035 yılına kadar 680 bine çıkacağı tahmin ediliyor. Bu sektör şu anda toplam işgücünün yüzde 13'ünü oluştururken 2040 yılında yüzde 20’ye çıkması bekleniyor. Araştırmalar, bugün doğan kadınların yarısının 95 yaşına kadar yaşayacağına işaret ediyor.
Bakımevindeki robotlar, yaşlılar uyurken izlenmelerine, sözlü taleplerini işlevsel hareketlere dönüştürmelerine veya tansiyon, ateş ve şeker seviyelerini ölçmelerine yardımcı oluyor. Örneğin, evden uzaktayken kısa mesajlarla veya çağrı ile çalıştırılan cihazlar bulunuyor. Bununla birlikte android uygulamaları diğer birçok sektörde de ümit verici gelişmelere imza atıyor. Fakat yinede Toshiba tarafından “çalışanların birer kopyası olarak" geliştirilen, balık halindeki dükkan sahipleri gibi, her yere robot yerleştirilmesi pekte olası değil.
Öte yandan kadınların işgücü piyasasındaki sayılarının artırılması, Japonya'nın demografik açığı doldurması gereken risklerden biri. Çalışmalar, çağdaş Japon toplumunun, kadınların tam olarak profesyonelleşmesini engelleyen asırlık geleneklerin ötesine geçtiğine işaret ediyor. Ancak bu gelenekler genç nesiller üzerinde hala baskısını koruyor.
Kariyer sosyolojisi uzmanı Kiko Izuchi konuya ilişkin değerlendirmesinde, bugün bu konuda yapılan tartışmaların yıllar önce imkansız olduğunu söyledi. Izuchi, bugün Japonya'da çalışan kadınların sayısını ABD’dekinden daha yüksek hale getiren acil ekonomik gerekliliğin insan hakları çerçevesinde oldukça cesaret verici olduğunu kaydetti.
Uluslararası Çalışma Örgütü’ne (ILO) göre Japon kadınların işgücü piyasasına katılım oranı yüzde 70 ile gelişmiş ülkelerdekini geçmiş durumda.
Ancak, Reuters tarafından geçen yıl yayınlanan bir araştırmaya göre, kadınlar Japon işletmelerin yüzde 75'inde üst düzey yönetim kadrosu içinde yer alamıyor. Ayrıca kadınlar ortalama yönetim kadrolarının yalnızca yüzde 10'unu oluşturuyor. Aynı durum, siyaset çevreleri için de geçerli. Japon kadınlar, parlamento ve üst düzey hükümet görevlerinin sadece yüzde 10’unda yer alıyorlar. Kültürel alanda ise geçtiğimiz yıl Tokyo Üniversitesi tıp fakültesinde patlak veren ve giriş sınavlarında kadınların sayısını öğrencilerin üçte birinden daha az tutmak için bir takım hilelerin yapıldığına işaret eden skandalın yankıları halen sürüyor.



AB, Hindistan ile güvenlik ortaklığı anlaşması imzalayacak

Avrupa Birliği (Reuters)
Avrupa Birliği (Reuters)
TT

AB, Hindistan ile güvenlik ortaklığı anlaşması imzalayacak

Avrupa Birliği (Reuters)
Avrupa Birliği (Reuters)

Avrupa Birliği (AB), Hindistan ile önemli bir serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi’de yapılacak zirve öncesinde yaptığı açıklamada, Yeni Delhi ile bir güvenlik ve savunma ortaklığı anlaşması imzalamaya hazır olduklarını belirtti.

Fransız Haber Ajansı AFP'nin haberine göre Kallas Strazburg'daki Avrupa Parlamentosu milletvekillerine şunları söyledi:

“Bugün, AB ile Hindistan arasında deniz güvenliği, siber güvenlik ve terörle mücadele gibi konuları kapsayan yeni bir güvenlik ve savunma ortaklığı kurma konusunda ilerleme kaydetme kararı aldık.”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Devlet ve Hükûmet Başkanları Konseyi Başkanı Başkanı António Costa, 26- 27 Ocak tarihlerinde Hindistan'ı ziyaret etmesi bekleniyor. Bu ziyaret sırasında geniş kapsamlı bir ticaret anlaşması ve savunma ortaklığı anlaşması imzalanabilir.

Kallas, “Kural temelli küresel sistemin benzeri görülmemiş bir baskı altında olduğu bir dönemde Hindistan ile AB arasındaki ilişkiler gelişiyor” ifadelerini kullandı.

AB yetkilisi, her iki tarafın da ‘AB ile Hindistan arasında bir serbest ticaret anlaşması müzakerelerini sonuçlandırmaya çalıştığını’ vurguladı.

Brüksel'e göre bu anlaşma, dünyadaki türünün en büyüğü olacak. Anlaşma, Hindistan ve Avrupa şirketlerinin, ABD başkanının uyguladığı gümrük vergileri karşısında üreticileri için yeni fırsatlar bulmasını sağlayacak.

Kallas, iki tarafın ayrıca ‘dönemlik işçilerin, öğrencilerin, araştırmacıların ve yüksek vasıflı profesyonellerin giriş-çıkışlarını’ kolaylaştıracak bir anlaşma imzalama çabası olduğunu söyledi.

Hindistan, bu adımların Avrupa'da bilişim mühendisleri ve diğer teknoloji uzmanlarının istihdamına katkıda bulunmasını umuyor.


Bir arıza nedeniyle Trump'ın uçağı geri dönmek zorunda kaldı ve bu durum ABD başkanlık uçağının yaşıyla ilgili soruları gündeme getirdi

ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere Zürih Uluslararası Havalimanı'na indikten sonra Air Force One uçağından inerken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere Zürih Uluslararası Havalimanı'na indikten sonra Air Force One uçağından inerken (AP)
TT

Bir arıza nedeniyle Trump'ın uçağı geri dönmek zorunda kaldı ve bu durum ABD başkanlık uçağının yaşıyla ilgili soruları gündeme getirdi

ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere Zürih Uluslararası Havalimanı'na indikten sonra Air Force One uçağından inerken (AP)
ABD Başkanı Donald Trump, Dünya Ekonomik Forumu'na katılmak üzere Zürih Uluslararası Havalimanı'na indikten sonra Air Force One uçağından inerken (AP)

Başkan Donald Trump'ın salı gecesi Avrupa'ya giderken Air Force One uçağında meydana gelen ve Trump'ın geri dönmesine neden olan elektrik arızası, onlarca yıldır hizmette olan yaşlanan başkanlık uçağı hakkında yeni ve endişe verici soruları gündeme getirdi.

Şarku’l Avsat’ın CNN'den aktardığına göre ABD Hava Kuvvetleri uzun zamandır yaşlanan filosunu modernize etmeye çalışıyor ve Trump, ilk döneminden beri Air Force One programında önemli değişiklikler yapılması için baskı yapıyor.

Geri dönmek zorunda kalan Boeing 747-200B uçağı, Doğu Zaman Dilimi'ne göre gece 11:00'den kısa bir süre sonra Maryland'e güvenli bir şekilde iniş yaptı. Bu uçak, ABD başkanını taşımak için tasarlanmış uçakları da içeren Hava Kuvvetleri'nin VC-25A programının bir parçası. İnişten yaklaşık bir saat sonra Trump bir uçağa binerek, İsviçre'nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu'na doğru yola çıktı.

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt'e göre uçak tedbir amaçlı olarak Joint Base Andrews'e geri döndü.

CNN ulaşım analisti Mary Schiavo, "Bu uçağın dünyanın en iyi bakımlı uçaklarından biri olduğundan şüphe yok, ancak herhangi bir uçak, uyarı ışığı yandığında acil onarım gerektiren arızalar yaşayabilir" dedi.

dfrgth
ABD başkanlık uçağı Air Force One, İsviçre'nin Zürih Havalimanı'na iniş yaptı (AP)

ABD Hava Kuvvetleri'ne göre söz konusu uçak ilk olarak 1991 yılında hizmete girdi ve başkanın taşınması için tahsis edilen iki Boeing uçağından biridir. Her iki uçak da otuz yılı aşkın süredir hizmette ve Trump, yeni uçaklar istediğini defalarca dile getirerek bu uçaklarla alay etmiştir. Ancak uçakların değiştirilmesi çok daha uzun sürecektir.

Boeing ile yapılan bir sözleşme uyarınca, iki başkanlık uçağı olan Air Force One'ın yerine geçecek yeni uçakların 2022 yılında teslim edilmesi planlanmıştı, ancak bu süre doldu ve herhangi bir teslimat gerçekleşmedi.

Yeni uçaklarla ilgili son gelişmeler

Trump, başkanlık filosunun yenilenmesini uzun zamandır bekliyordu ve şu anda birkaç uçak üzerinde görüşmeler devam ediyor. Aralık ayında, ABD Hava Kuvvetleri, gelecekteki başkanlık hava taşımacılığı programını desteklemek için Alman havayolu şirketi Lufthansa'dan iki ek Boeing uçağı satın alma niyetini açıkladı; teslimatların bu yıl içinde yapılması planlanıyor ve bu da uçakların öncelikle eğitim amaçlı kullanılacağını gösteriyor.

ABD Hava Kuvvetleri, resmi bir açıklamada, eğitim programlarını desteklemek ve 747-8 filosuna yedek parça sağlamak amacıyla 400 milyon dolara kadar maliyetle iki uçak satın alacağını duyurdu. Bu, önümüzdeki yıllarda başkanlık uçağı olan Air Force One'ın yerine geçecek olan 747-200'lerin hazırlıklarının bir parçasıdır.

İlk uçağın bu yılın başlarında teslim edilmesi planlanırken, ikincisinin 2026 yılının sonundan önce teslim edilmesi bekleniyor. Hava Kuvvetleri bu iki uçağı başkanlık filosuna dahil etmeye karar verirse, süreç muhtemelen uzun sürecektir.

Salı gecesi yaşanan olay emsalsiz değil; ABD başkanının uçağı daha önce de benzer sorunlar yaşamıştı. Bu haftaki olay, Trump'ın son aylarda yedek uçağı kullanmak zorunda kaldığı ikinci olay oldu.

fvg
ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan başkanlık uçağı Zürih Havalimanı'na iniş yaptı (EPA)

Levitt'in o dönemde yaptığı açıklamaya göre, Başkan Trump ve First Lady Melania'nın geçen eylül ayında Birleşik Krallık'a yaptıkları ziyaret sırasında, uçaklarının arızalanması nedeniyle yerel bir havaalanına iniş yapmak zorunda kalmışlar ve bunun üzerine destek helikopteri kullanmışlardı.

Başkan Trump, İsviçre gezisine devam etmek için salı günü, genellikle First Lady veya Kabine üyeleri tarafından kullanılan bir Boeing C-32A uçağına bindi. ABD Hava Kuvvetleri'nin filosunda bu uçaklardan dört tane bulunuyor.


Venezuela Geçici Cumhurbaşkanı ABD'yi ziyaret edecek

Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)
Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)
TT

Venezuela Geçici Cumhurbaşkanı ABD'yi ziyaret edecek

Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)
Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez (AFP)

Venezuela geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez dün, ABD’li üst düzey bir yetkilinin tarafından Washington'ı ziyaret edeceğinin duyulmasının ardından, ABD ile ‘korkusuzca’ görüşmeler yaptığını açıkladı.

Delcy Rodríguez, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul toplantılarına katılan devlet başkanları dışında, çeyrek asırdan fazla bir süredir ABD'yi ziyaret eden ilk Venezuela devlet başkanı olacak.

Bu davet, ABD özel kuvvetlerinin Başkan Nicolás Maduro'yu tutuklayarak uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla ABD'deki bir hapishaneye naklettiği operasyondan bu yana Washington ile Karakas arasındaki ilişkilerde ani bir değişim olduğunu yansıtıyor.

Rodríguez yaptığı açıklamada, “ABD ile diyalog sürecindeyiz ve korkusuzca, hassas ya da daha az hassas olan farklılıklarımız ve zorluklarımızla yüzleşmek ve bunları diplomatik kanallardan çözmek için çalışıyoruz” dedi.

Rodríguez, Maduro'nun yardımcısı ve Venezuela’nın ABD karşıtı hükümetinin önde gelen isimlerinden biriydi, ancak geçici devlet başkanlığı görevini devraldıktan sonra politikasını değiştirdi. Ancak ABD, halen Rodríguez’e mal varlıklarının dondurulması da dahil olmak üzere yaptırımlar uygulamaya devam ediyor.

Ancak Rodríguez, ABD savaş gemileri filosu ülkesinin deniz kıyılarının açıklarında demirliyken ABD'nin Venezuela petrolünün satışını aracılık etmesine izin verdi, yabancı yatırımları kolaylaştıracağı vaadinde bulundu ve onlarca siyasi tutukluyu serbest bıraktı.

Beyaz Saray'dan üst düzey bir yetkili, Rodriguez'in yakında Washington'ı ziyaret edeceğini, ancak henüz bir tarih belirlenmediğini söyledi. Venezuela'nın görevdeki bir devlet başkanının ABD’ye gerçekleştirdiği son ziyaret, merhum solcu lider Hugo Chavez'in iktidara gelmesinden önceki 1990'lı yıllarda gerçekleşmişti.

Venezuelalı yetkililer tarafından henüz onaylanmayan ABD ziyareti, Rodríguez'e, ‘Amerikan emperyalizmine’ karşı çıkan yetkililerin de bulunduğu hükümet içinde sorunlar yarattı. Venezuela İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ve Savunma Bakanı Vladimir Padrino Lopez hala ülkede önemli bir nüfuza sahip ve analistlere göre Rodriguez'e destekleri kesin değil.

Trump, ABD’nin dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervlerine sahip Venezuela'nın petrolüne erişimi olduğu sürece, Rodríguez ve Maduro hükümetinin büyük bir kısmının iktidarda kalmasına şimdilik razı gibi görünüyor.