Sudan muhalefetinden sivil itaatsizlik ilanı

Özgürlük ve Değişim Koalisyonu liderleri, dün düzenledikleri basın toplantısı sırasında (EPA)
Özgürlük ve Değişim Koalisyonu liderleri, dün düzenledikleri basın toplantısı sırasında (EPA)
TT

Sudan muhalefetinden sivil itaatsizlik ilanı

Özgürlük ve Değişim Koalisyonu liderleri, dün düzenledikleri basın toplantısı sırasında (EPA)
Özgürlük ve Değişim Koalisyonu liderleri, dün düzenledikleri basın toplantısı sırasında (EPA)

Sudan'ın en büyük  muhalif çatı yapılanması Özgürlük ve Değişim Güçleri, Askeri Geçiş Konseyi'nin zorluk çıkarmaya devam etmesi halinde, bugünden itibaren milyonlarca kişiden oluşan bir kitle ile yürüyüşler gerçekleştirileceğini ve ülkedeki durumun kapsamlı bir sivil itaatsizlik derecesine tırmandırılacağını taahhüt etti. Ayrıca Afrika Birliği’nin (AfB) Sudan'daki Askeri Geçiş Konseyi'ne, yönetimi sivil geçiş hükümetine teslim etmesi için verdiği 15 günlük sürenin 3 aya çıkarılması önerisini reddetti. Bununla birlikte  hakimler, ilk kez ordu merkezinin önünde gerçekleştirilen oturma eylemine katıldıklarını açıklayarak protestocuların saflarına dahil oldular.
Özgürlük ve Değişim Güçleri liderleri, dün düzenledikleri basın toplantısı sırasında, Askeri Geçiş Konseyi'nin yetkilendirdiği siyasi komitenin ‘değişimin önünde bir engel oluşturduğunu ve devrimi örtbas etmenin aracı haline geldiğini’ belirttiler. Ayrıca iktidarın sivil bir hükümete devredilmesi için daha fazla baskı uygulayarak milyonlarca kişiden oluşan bir kitle ile yürüyüşler gerçekleştirileceğini ve ülkedeki durumun kapsamlı bir sivil itaatsizlik derecesine tırmandırılacağını taahhüt etti.
Özgürlük ve Değişim Güçleri, Sudan'daki yönetimi sivillere devretmesi için Geçici Askeri Konsey'e 15 günlük süre veren ve aksi takdirde ülkenin üyeliğini dondurmakla tehdit eden Afrika Birliği Barış ve Güvenlik Konseyi’nin, iktidarın sivil hükümete teslim etmesi için tanınan sürenin 3 aya çıkarılması önerisini reddettiklerini açıkladı.
Bununla birlikte Askeri Geçiş Konseyi ile olan müzakereleri askıya alma kararına bağlılıklarını yenileyen Özgürlük ve Değişim Güçleri, devrim ve kitlelerin temsilcisi olarak kendilerinin konsey tarafından ciddiye alınmadıklarını dile getirdi.
Özgürlük ve Değişim Güçleri Üyesi Fatih Hüseyin Muhammed Ali, muhalefet koalisyonunun gelecekte siyasi komite ile uğraşmak istemediğini ve kendileriyle daha önce gerçekleştirilen toplantının verimli geçmediğini dile getirerek, durumu düzeltmek amacıyla diyalogu askıya almaya karar verdiklerini açıkladı.
Fatih Hüseyin, açıklamasının devamında, ‘iktidarın sivillere devredilmesinin, konseyin iktidarda gözünün olmadığı sözünü yerine getirmesinin ve yönetimi sivillere devretme konusundaki kararlılığını sürdürmesinin ve Özgürlük ve Değişim Güçleri’nin devrimcileri temsil ettiğinin tanınmasının’ önemini vurguladı.
Özgürlük ve Değişim Güçleri Üyesi ve Sudan Kongre Partisi Başkanı Ömer ed-Dakir, “Orduya yönetimi devralması değil, halktan yana taraf olması çağrısı yaptık” diye konuştu.
Özgürlük ve Değişim Güçleri liderlerinden Sıddık Faruk eş-Şeyh, gazetecilere verdiği demeçte, Özgürlük ve Değişim Güçleri’nin toplumsal bir güç olarak kendilerine has bir vizyona sahip olması engellenmeksizin geçiş dönemine ilişkin asgari düzenlemeler hususunda müttefik olduklarını dile getirdi.
Sıddık Faruk eş-Şeyh, Askeri Geçiş Konseyi’nin iktidarı sivil bir idareye devretmemesi durumunda protesto liderlerinin atması gereken adımlar hakkındaki bir soruya cevaben, “Milyonlardan oluşan bir konvoyla yürüyüşler düzenleyeceğiz. Ayrıca kapsamlı bir grev için hazırlanıyoruz” dedi.
Askeri Geçiş Konseyi, basın toplantısından kısa bir süre sonra, konsey ile olan müzakerelerin askıya alındığını açıklamasına rağmen Özgürlük ve Değişim Güçleri’ni cumhurbaşkanlığı sarayında acil bir toplantıya çağırdı.
Orduya bağlı basın organı tarafından yayınlanan açıklamada, Özgürlük ve Değişim Güçleri tarafından konseye sunulan vizyonunun tartışılması için kapıların açık olduğu ve konseyin devrimcilerin taleplerini yerine getirme sözünü bağlı oldukları belirtildi.
Eski Devlet Başkanı Ömer el-Beşir’in devrilmesiyle sonuçlanan protestoları düzenleyen ve örgütleyen güçlerin omurgasını teşkil eden Özgürlük ve Değişim Güçleri, devrik hükümetin bir parçası olan siyasi güçleri diyaloga davet etmesinden dolayı konsey ile olan müzakereleri askıya aldı.
Öte yandan hakimler, ordu merkezinin önünde oturma eylemine devam eden protestoculara katıldıklarını açıkladılar. Hakimler tarafından yapılan açıklamada, hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı için değişim sürecinin desteklenmesi kapsamında, öğleden sonra Anayasa Mahkemesi’nin önünden ordu genel merkezine doğru yürüyecek bir konvoyun oluşturulacağını kaydedildi.
Sudan’da 19 Aralık’ta yüksek ekmek fiyatlarına, yakıt kıtlığına, para kıtlığına ve ilaç fiyatlarındaki büyük artışlara karşı gerçekleştirilen gösteriler ve toplu protestolar, sonrasında Devlet Başkanı Ömer el-Beşir'in istifasını talep eden gösterilere dönüştü ve ülkedeki çok sayıda şehre yayıldı.
Protestolar, 6 Nisan'da ordu genel merkezi önünde yüz binlerce kişinin katıldığı bir oturma eylemine evrilene kadar devam etti. Bunun ardından Devlet Başkanı Ömer el-Beşir azledildi ve Savunma Bakanı Avad bin Avf 11 Nisan’da yönetime el koydu. Ancak göstericiler, Avad bin Avf’ın konseyin başında olmasını kabul etmediler. Ayrıca İstihbarat Başkanı Salah Abdullah Kuş’un Askeri Geçiş Konseyi'nde bulunmasını reddettiler. Salah Abdullah Kuş ve yardımcısı Kemal Abdülmaruf istifa etmek zorunda kaldılar. Sonrasında Askeri Geçiş Konseyi başkanlığına Abdülfettah el-Burhan getirildi.
Protestocular, eski rejimin ve rejimi temsil eden sembol isimlerin tasfiye edilmesi talepleri yerine getirilmedikçe ve iktidarın sivil bir otoriteye devri gerçekleştirilmedikçe ordu merkezi önünde gerçekleştirdikleri oturma eylemine devam edeceklerini açıkladılar.
Öte yandan, Şarku’l Avsat’a konuşan eski Dışişleri Bakanı ve halihazırda Özgürlük ve Değişim Güçleri liderlerinden olan İbrahim Taha Eyüp, ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Makila James’in Askeri Geçiş Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan ile gerçekleştirdiği görüşmenin adından önceki gün akşam saatlerinde Hartum'daki ABD Büyükelçiliği’nde halk hareketi temsilcileriyle bir araya geldiğini söyledi. 
Taha Eyüb, ABD'nin Hartum Maslahatgüzarı Stephen Kotsis’in geçiş dönemini 12 ila 18 ay arasında bir süreyle sınırlandırmaları önerisinde bulunduğunu ve dünyanın kendilerini tam olarak desteklemelerini sağlamak için demokratik yollarla seçilmiş bir hükümet görmeyi beklediğini ifade ettiğini sözlerine ekledi.
Bununla birlikte Washington önceki gün yaptığı açıklamada, Sudanlı protestocuların meşru taleplerini desteklediğini açıkladı. Makila James, Sudan halkının sivillerin yönettiği bir hükümetin iktidarı devralması talebini desteklediklerini dile getirerek, bunun mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesi için tarafları çalışmaya sevk etmek amacıyla burada olduklarını belirtti.
Sudanlıların ne istediklerini açıkça ifade ettiklerini vurgulayan James, “Sudan halkını bu düzeyde desteklemek istiyoruz. İnsan haklarına saygı duyan, hukukun üstünlüğüne saygılı ve ülkenin karşılaştığı ciddi sorunları çözebilecek bir topluma doğru ilerlemenin en iyi yolu budur” ifadelerini kullandı.
James, gerçekleştirdiği Afrika turunun bir parçası olarak Güney Sudan'ın başkenti Cuba'ya gitmek üzere dün Hartum'dan ayrıldı.
Öte yandan Askeri Geçiş Konseyi tarafından yapılan açıklamada, iptal prosedürleri tamamlanana dek Filipinler merkezli Uluslararası Konteyner Terminal İşletmeleri (ICTSI) ile olan sözleşmenin askıya alındığı kaydedildi.
Port Sudan Güney Limanı’nda çalışan işçiler, limanı işletmek, yönetmek ve geliştirmek amacıyla Ocak ayında Filipinli bir şirketle imzalanan 20 yıllık imtiyazları protesto etmek amacıyla Şubat ayında greve gitmişlerdi.



Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
TT

Irak, 350 bin Suriyeli mülteciyi kabul ettiği haberlerini reddediyor

Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi
Irak İçişleri Bakanlığı'na bağlı bir güvenlik görevlisi

Irak İçişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, Irak'ın Suriyeli mültecilere sınırlarını açtığı ve 350 bin mülteciyi kabul edeceği yönündeki haberleri yalanladı.

Irak İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Bu haberleri kesinlikle yalanlıyoruz, ancak bilgi aktarımında doğruluğa ve haberlerin yalnızca resmi kaynaklardan alınmasına, kötü niyetli söylentilerden kaçınılması gerektiğini uyarıyoruz" denildi.

Şarku'l Avsat'ın DPA'dan aktardığına göre bakanlık açıklamasında ayrıca, "blog yazarlarının yanlış bilgi yaymaktan kaçınmaları ve yetkili kurumların resmi web sitelerini takip etmenin önemini" vurguladı.


Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
TT

Maliki, Irak Başbakanlık yarışında çekilmenin eşiğinde

Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ve fotoğrafta solunda Nuri el-Maliki (AFP)

Irak’ta Kanun Devleti Koalisyonu lideri Nuri el-Maliki’nin üçüncü kez başbakanlık koltuğuna oturma ihtimali, artan Amerikan baskısı ve Koordinasyon Çerçevesi içindeki derinleşen bölünmeler nedeniyle giderek zayıflıyor. Buna karşılık Kürt tarafı, cumhurbaşkanlığı makamının akıbetinin, bir sonraki başbakanın ismi netleşmeden karara bağlanamayacağı görüşünde.

Koordinasyon Çerçevesi’nden üst düzey bir kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Nuri el-Maliki’nin üçüncü dönem şansı ciddi biçimde geriliyor” dedi. Kaynağa göre Maliki’nin adaylıkta ısrarı, “fiilen yeniden başbakan olmak istemesinden ziyade, Muhammed Şiya es-Sudani’nin bu makama gelmesini engelleme” amacını taşıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen kaynak, Sudani’nin daha önce Maliki lehine geri adım attığını, bunun karşılığında ise Maliki’nin hükümet kuramaması hâlinde kendisini destekleyeceği yönünde bir taahhütte bulunduğunu, Maliki’nin bugün bu durumu siyasi bir koz olarak kullanmaya çalıştığını belirtti. Kaynak, Kanun Devleti Koalisyonu liderinin, kazanamasa bile “alternatif adayın belirlenmesinde etkili bir söz sahibi olmak” istediğini vurguladı.

cfgthy
Bağdat’ta ABD Büyükelçiliği yakınında Maliki’ye destek amacıyla düzenlenen gösteride, Maliki taraftarları (DPA)

Aynı kaynak, Maliki’nin adaylığına karşı olduğu yönündeki Amerikan mesajlarının, resmi adaylık açıklamasından önce bile Koordinasyon Çerçevesi içindeki herkes tarafından bilindiğini ifade etti.

Maliki, televizyon röportajında, Sudani’nin destek karşılığında kendisinden herhangi bir güvence talep etmediğini savunarak, başbakanlıktan çekilme kararının Sudani’ye ait olduğunu ve bunun kendisini şaşırttığını söyledi.

Koordinasyon Çerçevesi’nin Kürdistan çıkarması

Bu gelişmelerle eş zamanlı olarak, Muhammed Şiya es-Sudani başkanlığında ve Bedir Örgütü lideri Hadi el-Amiri ile El-Esas İttifakı Başkanı Muhsin el-Mandalavi’nin de yer aldığı Koordinasyon Çerçevesi heyetinin Erbil ve Süleymaniye’ye yaptığı ziyaret, cumhurbaşkanlığı dosyasında Kürt tutumunu yumuşatmayı başaramadı.

Siyasi kaynaklara göre heyet, cumhurbaşkanlığıyla ilgili tek bir krizi çözmek için gitti, ancak Kürt bakış açısıyla birbirine bağlı iki krizle — cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık — geri döndü. Kürtler , “Şii siyasi liderliğin başbakanlık makamını fiilen belirlediği” kanaatine varmış durumda.

Kaynaklar, Erbil ve Süleymaniye’de Kürt tarafının tek bir tutum ortaya koyduğunu; bunun da, özellikle ABD baskısının arttığı bir ortamda, başbakanın ismi netleşmeden cumhurbaşkanlığı meselesinin karara bağlanamayacağı yönünde olduğunu aktardı. Bu baskılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Maliki’nin başbakan olarak atanmasının sonuçlarına dair uyarı içeren paylaşımının ardından daha da belirginleşti.

Kürt partiler, ABD ile doğrudan bir cepheleşmenin ön safında yer almaktan endişe ediyor. Bu kaygılar, yeni ABD özel temsilcisinin Bağdat’ı ziyaret ederek geçici hükümet başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ile görüşmesi ve Trump’ın paylaşımından bir gün sonra Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesud Barzani ile telefon görüşmesi yapmasıyla daha da arttı.

İki günlük süre ve Kürt belirsizliği

Heyetin Bağdat’a dönüşünün ardından Koordinasyon Çerçevesi, Kürtlere cumhurbaşkanı adayları konusunda tutumlarını netleştirmeleri için iki günlük ek süre tanıma kararı aldı. Aksi hâlde “parlamenter çoğunluk” seçeneğine gidilebileceği, bunun da Kürt partilerden birinin bu makamı kaybetmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Buna karşılık Kürt siyasi ve medya söylemi giderek daha muğlak bir hâl aldı. Kürdistan Demokrat Partisi ile Kürdistan Yurtseverler Birliği, cumhurbaşkanlığı makamının “sabit bir Kürt hakkı” olduğu görüşünde ısrar ediyor.

Irak Meclisi İkinci Başkan Yardımcısı ve Kürdistan Demokrat Partisi yöneticilerinden Ferhad Etruşi, partisinde cumhurbaşkanlığı konusunda herhangi bir görüş ayrılığı olduğu iddialarını reddederek, medyada yer alan haberleri “gerçeklikten uzak” olarak niteledi. Etruşi, Kürdistan liderliği ve Mesud Barzani’den çıkacak her karara bağlı kalacaklarını ve bunun kamu yararına hizmet edeceğini vurguladı.

Maliki, Koordinasyon Çerçevesi’ni zorluyor

Siyasi kulislerde, Maliki’nin son televizyon açıklamalarının Koordinasyon Çerçevesi içinde dengeleri yeniden sarstığı ve “çelişkili ve dağınık” bir tablo yarattığı belirtiliyor. Bazı çerçeve bileşenleri Trump’ın paylaşımını küçümsemeye ve bunun “satın alınmış” ya da “Irak içinden yazılmış” olabileceğini öne sürmeye çalışsa da, çerçeve içindeki kaynaklara göre asıl zarar, dış baskılardan ziyade Maliki’nin kendi açıklamalarından kaynaklandı.

sdfvgthy
Nuri el-Maliki (Reuters)

Dikkat çekici bir gelişme olarak Bloomberg, Washington’un Maliki’nin başbakan olması hâlinde, İran’a yakınlığı gerekçesiyle Irak’ın petrol ihracat gelirlerine erişimini kısıtlayabileceği uyarısını Iraklı yetkililere ilettiğini bildirdi. Bu uyarının, geçen hafta Türkiye’de Irak Merkez Bankası Başkanı Ali el-Allak ile üst düzey Amerikalı yetkililer arasında yapılan bir toplantıda iletildiği, bunun Trump’ın “Iraklı siyasetçiler Maliki’yi seçemez” ifadeleriyle eş zamanlı olduğu aktarıldı.

Buna karşılık İran’a yakın kaynaklar, Tahran’ın Irak’taki müttefiklerine Trump’ın baskılarına direnme çağrısı yaptığını, İran lideri Ali Hamaney’in geçen ay Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani’yi Bağdat’a Maliki’nin adaylığı dolayısıyla bir tebrik mesajıyla gönderdiğini ve bunun Washington’da rahatsızlık yarattığını belirtti.

“Şartlı olarak çekilmeye hazırım”

Maliki ise televizyon röportajında, Koordinasyon Çerçevesi’nin çoğunluğunun talep etmesi hâlinde adaylıktan çekilmeye hazır olduğunu söyledi ve adaylığının Irak’a Amerikan yaptırımları getireceği iddiasını reddetti. Adaylığın “tamamen Irak’a ait bir mesele” olduğunu savunan Maliki, ABD Başkanı’nın iç ve dış aktörler tarafından “yanıltıldığını” ileri sürdü; söz konusu paylaşımın “muhtemelen Irak içinden yazıldığını” iddia etti.

Siyasi tıkanıklığın sürmesiyle birlikte, Irak’ta başbakanlık mücadelesinin, dış baskılar ile iç hesapların kesiştiği bir zeminde daha da karmaşık hâle gelmesi bekleniyor. Özellikle Şii siyasi blok içindeki uzlaşma ihtimalinin zayıflaması, süreci daha da belirsiz kılıyor.


İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
TT

İsrail'in Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, en az 40 kişi yaralı

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)
Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.

Refah sınır kapısından geçiş yapacak hastalar ve yaralılar için yapılan geçiş düzenlemeleri iptal edildi

Gazze Şeridi'nin merkezindeki Bureyc mülteci kampında çocuklar çadırların ve geçici barınakların önünden geçiyor, (AFP)

Gazze: “Al-Sharq Al-Awsat”

Gazze Şeridindeki Sivil Savunma'ya göre, bugün İsrail ordusunun Gazze'nin çeşitli bölgelerine düzenlediği bombardımanda 17 Filistinli öldü, çok sayıda Filistinli ise yaralandı. İsrail ordusu ise bir subayının silahlı saldırı sonucu yaralanmasına karşılık olarak "hassas" vuruşlar yapıldığını belirtti.

Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Gazze Şeridi Sivil Savunma Sözcüsü Muhammed Basal, "İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik hava ve topçu bombardımanı sonucu ilk belirlemelere göre, aralarında çok sayıda çocuk, bir bebek ve çok sayıda kadının da bulunduğu 17 şehit ve 40'tan fazla yaralı " olduğunu bildirdi.

Filistin Haber Ajansı (WAFA), tıbbi kaynaklara dayanarak, Gazze şehrinin doğusundaki Zeytun ve Tuffah mahallelerinde İsrail ordusunun vatandaşların çadırlarına yönelik topçu bombardımanı sonucu, aralarında bir çocuğun da bulunduğu 9 vatandaşın öldüğünü ve birçok kişinin de yaralandığını bildirdi.

Haberde, Han Yunus şehrinin güneyindeki Kizan Raşvan bölgesinde yerinden edilmiş kişilerin çadırlarını hedef alan topçu bombardımanı sonucunda 3 Filistinlinin öldüğü ve birçok Filistinli’nin ise yaralandığı bildirildi.

Ekim ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasından bu yana 530'dan fazla Filistinlinin öldürüldüğü ve bin 460'tan fazla kişinin de yaralandığını belirtildi.

Filistin kaynaklarına göre, İsrail yetkilileri bugün yaralı ve hasta Filistinlilerden oluşan üçüncü grubun Refah kara sınır kapısından geçiş düzenlemelerini iptal etti.

Filistin Kızılayı sözcüsü Raid el-Nims, Alman Basın Ajansı'na (DPA) yaptığı açıklamada, İsrail'in Gazze'ye yönelik askeri tırmanışıyla eş zamanlı olarak, Hamas'ın ateşkes anlaşmasını ihlal ettiği bahanesiyle, bugün Rafah kara sınır kapısından hasta ve yaralıların geçişi için planlanan geçiş koordinasyonunun iptal edildiği konusunda bilgilendirildiklerini söyledi.